KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/800
- Karar No
- 2024/1023
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
Karar Metni
5.568 kelime·28 dk okuma·13 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/800
KARAR NO : 2024/1023
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2020
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
davacı şirkete icra dosyasında yapılan tebligatın
usulsüz olduğu, takibin hukuka aykırı olarak kesinleştiğini, akabinde usulsüz tebligat
nedeniyle davacının tüm mal varlığına haciz konulduğu hatta bir kısım araçlar da yakalanarak
yediemin otoparkına çekildiğini, davacının, takip konusu alacağa ilişkin olarak davalıya herhangi bir borcu da bulunmadığını.Davalı tarafından düzenlenen takip talebinde 10/08/2020 tarihli ve 22.615 Euro bedelli faturanın takip tarihindeki ( 27/08/2020 ) Kur
üzerinden TL karşılığı, 1 Euro = 8.7041 TL olarak takibe konulduğunu. Ancak öncelikli
olarak kur çevirisinin hatalı yapıldığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ---- Efektif satış
kurunun esas alınması gerekmesine rağmen bu kur üzerinden işlem yapılmadığını, bunun
yerine herhangi bir dayanağı olmayan 8,7041 TL'nin kur olarak baz alındığının takip
dosyasından anlaşıldığını. Davalının icra takip dosyasında fatura alacağının TL karşılığını
talep etmesi o alacağın dayanağı olarak dosyaya sunulan faturada yer alan miktarın yabancı
para olması hususunu değiştirmediği için bu tür alacak için Ticari reeskont faizi talep edilmesi
de mümkün olmadığını. Zira yabancı para alacakları için, takibi kabul anlamına gelmemek
kaydıyla, 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca talep edilebilecek faiz oranı belirlenmiş
olmakla, alacaklı tarafın talep ettiği faiz miktarı da talep edilen alacak kalemin uygun
olmayıp, fahiş miktarda olduğunu, davalı tarafından düzenlenen faturanın gerçeğe aykırı
olduğunu faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair de herhangi bir delil dosyaya ibraz
edilmediğini. İlgili fatura e-arşiv fatura niteliğinde düzenlendiği anca bugüne dek davacıya
faturaya ilişkin herhangi bir bilgi verilmediği gibi faturanın tebliğ edilmediğini, davalı
kusurundan kaynaklı olarak iptal edilen projede nedeniyle davalı taraf bir kısım gerçeğe aykırı
beyanlarla fatura keseceğine dair davacıya e-posta gönderdiğini ancak akabinde davacı
tarafından, 04/08/2020 tarihinde faturayı kabul etmediklerine dair e-posta gönderildiğini, ancak yine de takibe konu fatura tanzim edildiği ve fakat davacıya tebliğ edilmediğini, davacı ile davalı taraf ---- --- ülkesine, ----- Liman aktarmalı şekilde bir kısım
malların taşınması hususunda anlaşma yapıldığı ancak taraflar arasında yazılı sözleşme
akdedilmediğini, Davalı taraf kendiliğinden bir sözleşme düzenlediğini ancak davacı
tarafından sözleşme şart ve hükümleri kabul edilmediğini akabinde ise yazılı olarak sözleşme
akdedilmeksizin davalının kusuru neticesinde işin sona erdiğini, davalı tarafın banka hesabına
davacı tarafından 20.000 Euro ödeme yapıldığını. Davalı tarafından alacaklı olduklarının
iddia ettikleri miktardan bu tutarın düşülmediğini beyan ederek; Takibin dava neticelenene
kadar tedbiren ve teminatsız olarak durdurulması ve hacizler ve yakalama kararlarının
kaldırılmasına, aksi halde mahkemenizce takdir edilecek bir teminat üzerinden takibin
durdurulması ile hacizlerin ve yakalama kararlarının fekkine, davacının, davalıya----İcra Dairesi ---- Sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, haksız ve
kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve
dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle;
Borçlu/Davacı şirketin icra takibine konu faturadaki
adresine, aynı zamanda bu adresin ------ Gazetesi ve ----- Ticaret Odası
kayıtlarındaki adres ile örtüşmesi sonucu davacının ----- adresine 02.09.2020 tarihinde ödeme emri gönderildiği ve
03.09.2020 tarihinde Tebligat Kanunu 21. Maddeye göre muhtara teslim edildiğini, icra
takibinde tebligat usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını.Davacının, icra takibinde kur
çevirisinin hatalı olduğunu, 1 Euro=8.7041 TL karşılığının bulunmadığı ve bu sebeple fazla
talep edilen miktar yönünden takibin iptalini istediğini. Yabancı para alacağını takip
tarihindeki kur üzerinden TL çevrilerek takip miktarın belirlenmesinin mümkün olduğunu, ---- Bankası’nca açıklanan günlük efektif satış oranın baz alındığını, davalı ile davacı
arasında bir kısım malların nakliyesi için taşıma sözleşmesi yapıldığını, işbu taşıma
sözleşmesi e-posta vasıtasıyla karşı tarafa iletildiğini ve karşılıklı olarak anlaşmaları sonucu
ekte yer alan taşıma sözleşmesinde taraflar mutabık kaldıklarını, E-posta aracılığıyla yapılan
görüşmeler neticesinde taraflar taşıma sözleşmesinin onaylandığını, davalı firmanın
---- kara taşımacılığı için idari makamlardan gerekli izin ve belgelerin alınması
amacıyla davacıdan 20.000 Euro talep ettiğini. Davacı tarafından davalının hesabına yatırılan
işbu bedelin faturalandırıldığı ve davacıya iletildiğini. Davacının ikrar ettiği üzere davalının 4
tıra ilişkin taşıma işlemi yaptığını, akabinde davacının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi
sebebiyle taşıma sözleşmesine ilişkin diğer 6 tıra ait nakliye işlemlerinin yapılamadığını, davalı tarafından yapılan 4 adet nakliye bedeli 18.900 Euro, ---- idari makamından alınan
yol izin ücretleri 9.500 Euro ve sözleşmenin iptal olması nedeniyle taşıma sözleşmesi
uyarınca navlun bedelin % 35 bedeli olan 12.215 Euro davalının hak kazandığı ücret
olduğunu. Bununla beraber ----- yükleme programından taraflarına henüz ödenmemiş
bakiye 2.000 Euro miktarda eklenerek toplam 42.615 Euro miktarda davalının alacaklı
olduğunu, bu bedelden yol izin ücretleri için davacı tarafından müvekkile verilen 20.000
Euro bedeli mahsup edilmiş olup toplam 22.615 Euro alacağa istinaden davalı firma
tarafından fatura kesildiğini. Bu sebeple davacının 20.000 Euro ödemenin alacak miktarından
düşmediği iddiası mesnetsiz olup gerçeği yansıtmadığını, 22.615 Euro bedelin
faturalandırıldığı ve davacı tarafa e-posta vasıtasıyla iletildiğini beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı menfi tespit talebinin reddine, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden
dolayı davacı aleyhine asgari %20 tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, davacının icra takibi dosyasında borçlu olmadığınına ilişkin menfi tespit davasıdır.
----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır.
Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır.
Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.
Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, 16/01/2022 tarihinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişilerden tarafından tanzim edilen raporda özetle;
Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, tarafların vergi dairesinden gelen BA& Bs
Formları ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde;
1. Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin incelenen 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; yevmiye defteri ile kebir defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, envanter defterlerin incelemeye ibraz edilmediği,
Davalı vekili 04.11.2021 tarihli beyanı ile ticari defter incelemesi için talimat yazılmasını, talep etmiş olduğundan, davalı tarafın ticari defterleri incelenememiştir.
2. Davacı Alacağı Yönünde;
Davalının sözleşmesi yapılmış olan 10 (on) adet araçtan sadece 4 (dört) adetinin yüklemesini yapmış olduğu,Davalının yüklemenin yapılamamış olmasına gerekçe olarak gösterilen alternatif yol güzergahının davacı tarafın gönderilen mail ile onaylanmış olduğu ve davalının cevaben yüklemeyi yapacaklarının belirtilmiş olduğu,Bu kapsamda yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının yüklemedeki gecikmesi nedeniyle taşıma işinin 6 (altı) adet araç için gerçekleştirilmemiş olduğu,
Bu nedenle Taşıma Sözleşmesinin 7. Maddesine binaen talepte bulunulan navlun bedelinin % 35 tutarındaki 12.215,00 EUR zarar bedelinin tazmin edemeyeceği (menfi)
Ayrıca davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen Yol İzin Bedeli olarak belirtilen 9.500,00 EUR’ nun öncelikle ödenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiği,
Bu kapsamda söz konusu bedelin ödenmiş olduğunun belgeler ile ibraz edilmesi ve yapılan sözleşmenin tüm masraflar dahil olarak değil sadece nakliye bedeli olarak yapılmış olması durumunda bu bedelin sadece 4 (dört) adet araç için olan 950,00 EUR X 4 = 3.800,00 EUR ‘dan davacının sorumlu tutulabileceği, Taraflar arasında yapılan sözleşmede tüm masraflar dahil 50.000,00 EUR olduğuna dair herhangi bir madde bulunmadığı,
Bu kapsamda sözleşmenin tüm masrafların dahil olarak yapıldığının ispatlanması durumunda davacının Yol İzin Bedeli olarak 3.800,00 EUR dan sorumlu tutulamayacağı,( menfi)
Ayrıca bu kapsamda davacın sadece 4 (dört) adet araç nakliye bedelinden sorumlu tutulabileceği, bu kapsamda davacının 20.000,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle diğer araçların yüklenememesinden kaynaklı sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir.
----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- talimat sayılı dosyasında 17/03/2022 tarihinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle;
İnceleme kısmında açıklanan detaylar sonucunda;
1- Davalı firmanın defter usul incelemesi, yevmiye kayıtları, faturaların usule usulüne uygunlunluğu ve Ba-Bs bildirimler usulüne uygun yapıldığı gözlenmiştir.
2- Davalı ve Davacı arasında karşılıklı beyana dayalı 50.000 Euro + aktarma tutarlı Yapılan yol masrafı ödemesi ve kabul edilmesiyle karşılıklı beyana dayalı bir sözleşme oluştuğu kanaatin varılmıştır.
3-Davalı ve davacının 2019 yılı kayıtları birbiriyle tutarlıdır. Her iki tarafta ticari ilişkiden kaynaklı satış ve alış faturalarını defterlerine kaydetmiş, ba-bs bildirimlerini yapmıştır. 2019 yılı alacak- borç bakiyesi kalmamıştır.
4-Davalı ve davacının 2020 yılı 12/03/2020 tarihine kadar olan resmi kayıtlarına göre; davacı firmanın 859,78 TL borcu kalmıştır. Aynı tarihte davalı firmanın resmi kayıtlarında muhasebeye gelmediği için işlenmeyen 125.735,04 tutarlı dekontu ibraz etmesi ve tahsil ettiğini beyan etmesi sonucu muavin defterdeki 125.821,82 TL alacaktan düşüldüğünde, davacı firmadan 86,78 TL alacaklı gözükmektedir. 12/03/2020 tarihine kadar iki firma arasındaki kayıtlar örtüşmektedir. (859,78 B) -86,78 A) bakiyeler arasındaki farkın kayıtlarda kurun farklı alınmasından kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
Davacı firmanın 18/02/2020 tarihli ----- nolu 65.668,00 Euro tutarlı faturayı kayıtlarına almış olmasına rağmen BA formunda bildirmemiştir.
5- 12.03.2020 tarihinden sonra davacı firmanın sözleşmeyi fesh etmesinin akabinde davalı firma inceleme kısmında açıklandığı üzere yüklemesi yapılan 4 tır bedeli (18.900euro)+eski kalan borç (2.000Euro)+ İzin Maliyeti (9500euro )+Sözleşme cayma bedeli navlun(12.215 euro) hesaplayarak 42.615 euro alacak hesaplamış ve bu alafaktan tahsil ettiği 20.000 euro'yu düşmüş 22.615 euro luk bir fatura kesmiştir.Kesilen ----- nolu faturayı e-arşiv fatura olarak düzenlemiş karşı tarafa faturayı maille iletmesi gerekirken mail yoluyla sadece tatarını ve fatura kestiğini bildirmiştir.
Davacıda faturadan mail yoluyla haberdar olmuş, kabul etmediğini beyan etmiş ancak adına kesilmiş olduğunu bildiği bu e-arşiv faturaya GIB portal'dan yada herhangi bir kanuni yolla itiraz etmemiştir. Faturanın iletilmesi ve itiraz süresinin geçirilmiş olamasın da davacı ve davalının fatura teslim ve itiraz usulerine uymadığı kanaatine varılmıştır.
6-Davalı ve davacının 12.03.2020 tarihine kadar karşılıklı hesaplarının eksikler olasına rağmen tutarlılık gösterdiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın itiraz ettiği ----- nolu faturanın yapılan işe istinaden kesilmiş olduğu kanaati oluşmakta olup 4 tır yükleme işinin yapıldığı, yol izinleri maliyet bilgilerinin mail yoluyla verildiği iki tarafca kabul görmüş olduğu yazışmalardan anlaşılmaktadır. Sözleşmenin fesih nedeni ,bu fesihin haklılık sebebi,ortada mucbir sebebin vâr olup olmadığı, yollarda izin verilip verilmemesinin işin tamamlamasını ne kadar etkileyeceği navlun bedelinin alacak oluşturup oluşturmayacağı konularının Uluslararası Taşıma Uzmanlığı bilgisinde olduğunu kanaâtine varılmıştır.
Mahkememizce işbu dosyada, 05/01/2023 tarihinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişilerden tarafından tanzim edilen raporda özetle;
Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere bilirkişi görevlendirmesi kapsamında tüm dosya incelendiğinde;
I. ---- İcra Dairesi’nin 09/11/2022 tarihli cevabının “İlgi sayılı yazınızla istenen müdürlüğümüz yukarıda numarası yazılı dosyası-----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında olduğundan yazınız gereği yerine getirilememiştir.” şeklinde olduğu,
II. Dosyaya sunulu bazı belgelerin ve son olarak sunulan yol izin belgelerinin yabancı dilde sunulduğu, bu belgelerin içeriklerinin değerlendirilemediği,
III. Borçlar Mevzuatı Bakımından Değerlendirildiğinde: Davacının “davacı ile davalı arasında ----- Limanı aktarmalı şekilde bir kısım malların taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, ancak taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmediği, davalının kendiliğinden sözleşme düzenlediği, ancak davacı tarafından sözleşmenin kabul edilmediği, akabinde ise yazılı olarak sözleşme akdedilmeksizin davalının kusuru neticesinde işin sona erdiği” yönündeki beyanı ile davalının “taşıma sözleşmesinin e-posta vasıtasıyla davacıya iletildiği ve karşılıklı olarak anlaşmaları sonucunda taşıma sözleşmesinde mutabık kaldındığı,
e-posta aracılığıyla yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu” yönündeki beyanı bakımından değerlendirme yapıldığında dosyaya sunulu e-posta yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında taşımaya dair bir sözleşmenin kurulduğunun anlaşıldığı (bu hususta ihtilaf bulunmadığı), ancak davalı tarafından sunulan “Taşıma Sözleşmesi” başlıklı belgede imzanın bulunmadığı ve sunulan “Taşıma Sözleşmesi” bakımından tarafların TBK m. 1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile anlaşmaya vardıkları” hususunun anlaşılamadığı;
başka bir ifadeyle tarafların “Taşıma Sözleşmesi”nde yer alan hükümler üzerinde TBK m. 1 hükmünce uyuştuklarının anlaşılamadığı, hal böyle olmakla davalı tarafından dosyaya sunulan “Taşıma Sözleşmesi”nin hükümlerinin davacıyı bağlayıp bağlamadığını takdirin, elbette TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; uzmanlık alanımın dışındaki diğer hususların değerlendirilmesinin mali ve teknik uzmanlarca aşağıda değerlendirildiği,
IV. Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden
Mali İnceleme Neticesinde:
A. Davacı şirketin incelenen 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin;
yevmiye defteri ile kebir defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, envanter defterlerin incelemeye ibraz edilmediği;
B. Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için ---- Asliye Hukuk Mahkemesi’ne talimat yazılmış olup, ---- Talimat sayılı dosya 17.03.2022 tarihli Bilirkişi ------ tarafından incelendiği ve davalının 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun beyan edildiği,
C. Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre: - Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı şirketin 10.12.2020 tarihli 127.584,00 TL tutarlı satış faturası ile başladığı, bu süreçte davacı tarafından davalı tarafa 127.584,00 TL ödeme yapıldığı ve 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı,
- Taraflar arasındaki ticari ilişkin 2020 yılında devam ettiği, davacı şirket tarafından davalı şirketten, 29.01.2020 tarihinden 18.02.2020 tarihine kadar 4 adet fatura ile 224.886,82 TL tutarında mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte davalı şirkete 3 farklı tarihte 223.027,04 TL tutarında ödeme yapıldığı ve 27.08.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 859,78 TL borçlu olduğu tespit edildiği,
- Davalı tarafından ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasıyla başlatılan takibe dayanak gösterilen, 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığının görüldüğü,
- Davalı şirketin ticari defterleri ----Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ---- Talimat sayılı dosyasında, Bilirkişi ---- tarafından incelendiği, mali bilirkişi raporunda özetle; arasında sözleşmenin oluştuğu;
2019 yılı alacak-borç bakiyesinin kalmadığı; davacının ve davalının 12.03.2020 resmi kayıtlarına göre davacının 859,78TL. borcunun kaldığı; davalının ise davacıdan 86,78TL. alacaklı göründüğü, bakiyeler arasındaki farkın kayıtlarda kurun farklı alınmasından kaynaklandığı, 65.668 EURO tutarlı faturanın davacı tarafından kayıtlarına alınmış olmasına rağmen Ba formuna bildirilmediği,
12.03.2020 tarihinden sonra sözleşmenin feshedilmesinin sonrasında yüklemesi yapılan 4 tır bedeli için 18.900 EURO+eski kalan borç için 2.000 EURO+ izin maliyeti 9.500 EURO+sözleşmeden cayma bedeli navlun için 12.215 EURO toplamında 42.615 EURO alacağın hesaplandığı, bu alacaktan tahsil edilen 20.000 EURO düşüldüğünde 22.615 EUR Oluk faturanın kesildiği; kesilen bu faturayı e-arşiv olarak düzenlendiği ve bu faturayı maille iletmesi gerekirken mail yoluyla sadece tutarı ve fatura düzenlendiğini bildirdiği, faturaya itiraz edilmediği,
faturanın iletilmesinin ve itiraz süresinin geçmiş olmasının davacının ve davalının faturayı teslim ve faturaya itiraz sürelerine uymadığı, tarafların hesaplarının 12.03.2020 tarihine kadar tutarlılık gösterdiği, davacının itiraz ettiği ----- numaralı faturanın yapılan işe istinaden kesildiği kanaatine varıldığı, 4 tır yükleme işinin yapıldığı, yol izinleri maliyet bilgilerinin mail yoluyla verildiğinin iki tarafça kabul gördüğünün yazışmalardan anlaşıldığının beyan edildiği,
V. Taşımacılık Yönünden Davacının Alacağı Değerlendirildiğinde
A. Davalının sözleşmesi yapılmış olan 10 (on) adet araçtan sadece 4 (dört) adetinin yüklemesini yaptığı, B. Davalının yüklemenin yapılamamış olmasına gerekçe olarak gösterilen alternatif yol güzergahının davacı tarafın gönderilen e-mail ile onaylanmış olduğu ve davalının cevaben yüklemeyi yapacaklarının belirtildiği,
C. Yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının yüklemedeki gecikmesi nedeniyle taşıma işinin 6 (altı) adet araç için gerçekleştirilmediği, D. Bu nedenle Taşıma Sözleşmesi’nin 7. maddesine binaen talepte bulunulan navlun bedelinin %35 tutarındaki 12.215EURO zarar bedelinin tazmin edilemeyeceği, (borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmede de belirtildiği üzere imzaların bulunmadığı bu sözleşmenin davacıyı bağlayıp bağlamadığını takdirin, Sayın Mahkeme’ye ait olduğu),
E. Davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen Yol İzin Bedeli olarak belirtilen 9.500EURO’nun ödenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiği, ancak 09.05.2022 tarihinde sunulan dilekçenin ekindeki belgelerin yabancı dilde olduğu ve içeriğinin değerlendirilemediği,
F. Söz konusu bedelin ödenmiş olduğunun belgeler ile ibraz edilmesi ve yapılan sözleşmenin tüm masraflar dahil olarak değil, sadece nakliye bedeli olarak yapılmış olması durumunda bu bedelin sadece 4 (dört) adet araç için olan 950EUR X 4 = 3.800EURO‘dan davacının sorumlu tutulabileceği,
G. Dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilse bile bu sözleşmede tüm masraflar dahil 50.000EURO olduğuna dair bir hükmün bulunmadığı,
H. Dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilir ise bu sözleşmenin tüm masrafların dahil olarak yapıldığının ispatlanması durumunda davacının Yol İzin Bedeli olarak 3.800EURO’dan sorumlu tutulamayacağı,
I. Davacın sadece 4 (dört) adet araç nakliye bedelinden sorumlu tutulabileceği,
davacının 20.000TL ödeme yapmış olması nedeniyle diğer araçların yüklenememesinden kaynaklı sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir.
Mahkememizce işbu dosyada, 23/05/2024 tarihinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi, Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi ve Taşımacılık alanında uzman bilirkişilerden tarafından tanzim edilen ek raporda özetle;
Tarafların Ticari Defterlerindeki Karşılaştırılmasında;
Davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan borcunun 859,78 TL
olduğu,Davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı taraftan olan alacağının 320.521,14 TL olduğu,Taraf ticari defter kayıtlarında kayıtlarındaki 319.661,36 TL ( 320.521,14 – 859,78 = ) uyumsuzluğun;Davacının defterlerinde, takibe konu edilen 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturanın kayıtlı olmasından,
Davacının defterlerinde kayıtlı olan 30.01.2020 tarihi 124.735,04 TL (19.200 Euro) tutarlı ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmasından,
Davacının defterlerinde kayıtlı olan 18.02.2020 tarihli 32.624,00 ( 5.000 Euro) tutarlı ödemenin, davalının defterlerinde 32.857,00 TL olarak kayıtlı olmasından,
Davalının defterlerinde 17.02.2020 tarihli ---- seri no.lu faturanın 3.393,18 TL olarak, davacı defterlerinde 3.933,18 TL olarak kayıtlara alınmasından kaynaklanmaktadır.Davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan 30.01.2020 tarihli 19.200 Euro tutarlı ödemenin davalı tarafından aldığını beyan edilmiştir.
30.01.2020 tarihinde ----- tarafından yayınlanan Euro alış kurun 6.5371 TL olduğu dikkatte alındığında, davacının 19.200 Euro ödemesinin TL karşılığının 125.512,30 TL olduğu,18.02.2020 tarihinde ---- tarafından yayınlanan Euro alış kurun 6.5435 TL olduğu dikkatte alındığında davacının 5.000 Euro ödemesinin TL karşılığının 32.717,50 TL olduğu,
Davalının 17.02.2020 tarihli ----- seri no.lu faturasının 3.933,18 TL olduğu ve davalı tarafından 540,00 TL eksik kayıtlara alınmış olduğu görülmüştür.
Buna göre,
Davacının davalı tarafa takip tarihi itibariyle 989,02 TL borçlu olduğu, işbu borcun takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı kur farkından kaynaklandığı,Davalının davacından takip tarihi itibariyle 195.688,34 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı 989,02 TL kur farkı ile takibe konu olan 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturadan
kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
Teknik inceleme:
Dosyaya muhteviyatına tercüme Çeki Listesi, İhracat Refakat Belgesi, ---- Büyükşehir Belediyesi Taşıma / Yol İzin Belgesi( ---- tarih 23.01.2020, Belge No: ----) ) sunulmuş olduğu,Davalının sözleşmesi yapılmış olan 10 (on) adet araçtan sadece 4 (dört) adetinin yüklemesini yaptığı,Davalının yüklemenin yapılamamış olmasına gerekçe olarak gösterilen alternatif yol güzergahının davacı tarafın gönderilen e-mail ile onaylanmış olduğu ve davalının cevaben yüklemeyi yapacaklarının belirtildiği,Yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının yüklemedeki gecikmesi nedeniyle taşıma işinin 6 (altı) adet araç için gerçekleştirilmediği,
Bu nedenle Taşıma Sözleşmesi’nin 7. maddesine binaen talepte bulunulan navlun bedelinin % 35 tutarındaki 12.215 EURO zarar bedelinin tazmin edilemeyeceği, (Borçlar Hukuku mevzuatına yönelik değerlendirmede de belirtildiği üzere imzaların bulunmadığı bu sözleşmenin davacıyı bağlayıp bağlamadığını takdirin, Sayın Mahkeme’ye ait olduğu), Davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen Yol İzin Bedeli olarak belirtilen 9.500 EUR’ nun ödenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiği, dosya muhteviyatına sunulmuş olan tercümelerde bu ödemenin yapılmış olduğuna dair bilgi, belge, doküman, dekont bulunmadığı,
Davalı vekili tarafından davacıdan alınan onaya istinaden izin alınması maksadıyla ----- kanalı ile 31.01.2022 tarih ve 16.400,00 EUR bedelli -----adına havale yapılmış olduğunun ve 9.500,00 EUR nun bu bedelin içinde olduğunun iddia edilmiş olduğunu,
Ancak bu meblağın 16.400,00 EUR içerisinde olduğuna dair bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, tercüme evraklarda ve izin belgesinde yol izni için ülkenin kendi iç hukuksal mevzuatlarına yönelik taşıma ve seyir kapsamında (Kullanılabilecek yol güzergahı, gabari, transit geçiş vb.) bilgilendirme yapılmış olduğu,Söz konusu bedelin ödenmiş olduğunun belgeler ile ibraz edilmesi ve yapılan sözleşmenin tüm masraflar dahil olarak değil,
sadece nakliye bedeli olarak yapılmış olması durumunda bu bedelin sadece 4 (dört) adet araç için olan 950 EUR X 4 = 3.800,00 EUR ‘dan davacının sorumlu tutulabileceği,Dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilse bile bu sözleşmede tüm masraflar dahil 50.000,00 EUR olduğuna dair bir hükmün bulunmadığı, sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilir ise bu sözleşmenin Tüm masrafların dahil olarak yapıldığının ispatlanması durumunda davacının Yol İzin Bedeli olarak 3.800,00 EUR’ dan sorumlu tutulamayacağı,
Davacın sadece 4 (dört) adet araç nakliye bedelinden sorumlu tutulabileceği, davacının 20.000,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle diğer araçların yüklenememesinden (Gecikmeden) kaynaklı sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır.
YOL ÇALIŞMASI BEKLENSİN OLARAK İFADE EDİLMİŞTİR.
KANAAT
Sayın Mahkemece 26.01.2024 tarihli celsede dosyaya sunulan tercüme evrakın incelenerek itirazın değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; I. ----. İcra Dairesi’nin 09/11/2022 tarihli cevabının “İlgi sayılı yazınızla istenen müdürlüğümüz yukarıda numarası yazılı dosyası ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyasında olduğundan yazınız gereği yerine getirilememiştir.” şeklinde olduğu,
II. Borçlar Mevzuatı Bakımından Değerlendirildiğinde: Davacının “davacı ile davalı arasında----- Limanı aktarmalı şekilde bir kısım malların taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, ancak taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmediği, davalının kendiliğinden sözleşme düzenlediği, ancak davacı tarafından bu sözleşmenin kabul edilmediği, akabinde ise yazılı olarak sözleşme akdedilmeksizin davalının kusuru neticesinde işin sona erdiği” yönündeki beyanı ile davalının “taşıma sözleşmesinin e-posta vasıtasıyla davacıya iletildiği ve karşılıklı olarak anlaşmaları sonucunda taşıma sözleşmesinde mutabık kalındığı,
e-posta aracılığıyla yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu” yönündeki beyanı bakımından değerlendirme yapıldığında dosyaya sunulu e-posta yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında taşımaya dair bir sözleşmenin kurulduğunun anlaşıldığı, ancak davalı tarafından sunulan “Taşıma Sözleşmesi” başlıklı belgede imzanın bulunmadığı ve sunulan “Taşıma Sözleşmesi” bakımından tarafların TBK m. 1 hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile anlaşmaya vardıkları” hususunun anlaşılamadığı;
başka bir ifadeyle tarafların “Taşıma Sözleşmesi”nde yer alan hükümler üzerinde TBK m. 1 hükmünce tarafların uyuştuklarının anlaşılamadığı, hal böyle olmakla davalı tarafından dosyaya sunulan “Taşıma Sözleşmesi”nin hükümlerinin davacıyı bağlayıp bağlamadığını takdirin, elbette TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; uzmanlık alanımın dışındaki diğer hususların değerlendirilmesinin mali ve teknik uzmanlarca
aşağıda değerlendirildiği,
III. Mali İnceleme Neticesinde
A. Davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı şirketin 10.12.2020 tarihli 127.584,00 TL tutarlı satış faturası ile başladığı, bu süreçte davacı tarafından davalı tarafa 127.584,00 TL ödeme yapıldığı ve 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığı,
Taraflar arasındaki ticari ilişkin 2020 yılında devam ettiği, davacı şirket tarafından davalı şirketten, 29.01.2020 tarihinden 18.02.2020 tarihine kadar 4 adet fatura ile 224.886,82 TL tutarında mal ve hizmet alışı yaptığı, bu süreçte davalı şirkete 3 farklı tarihte 223.027,04 TL tutarında ödeme yapıldığı ve 27.08.2020 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 859,78 TL borçlu olduğu tespit edildiği,
Davalı tarafından ---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyasıyla başlatılan takibe dayanak gösterilen, 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615,00 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığının görüldüğü,
Davalı şirketin ticari defterleri ----- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ---- Talimat sayılı dosyasında, Bilirkişi --- tarafından incelendiği, mali bilirkişi raporunda özetle; arasında sözleşmenin oluştuğu;
2019 yılı alacak-borç bakiyesinin kalmadığı; davacının ve davalının 12.03.2020 resmi kayıtlarına göre davacının 859,78 TL. borcunun kaldığı; davalının ise davacıdan 86,78 TL. alacaklı göründüğü, bakiyeler arasındaki farkın kayıtlarda kurun farklı alınmasından kaynaklandığı, 65.668,00 EUR tutarlı faturanın davacı tarafından kayıtlarına alınmış olmasına rağmen BA formuna bildirilmediği,
12.03.2020 tarihinden sonra sözleşmenin feshedilmesinin sonrasında yüklemesi yapılan 4 tır bedeli için 18.900,00 EUR + eski kalan borç için 2.000,00 EUR + izin maliyeti 9.500,00 EUR + sözleşmeden cayma bedeli navlun için 12.215 EUR toplamında 42.615,00 EUR alacağın hesaplandığı, bu alacaktan tahsil edilen 20.000,00 EUR düşüldüğünde 22.615,00 EUR luk faturanın kesildiği; kesilen bu faturayı e-arşiv olarak düzenlendiği ve bu faturayı maille iletmesi gerekirken mail yoluyla sadece tutarı ve fatura düzenlendiğini bildirdiği, faturaya itiraz edilmediği,
faturanın iletilmesinin ve itiraz süresinin geçmiş olmasının davacının ve davalının faturayı teslim ve faturaya itiraz sürelerine uymadığı, tarafların hesaplarının 12.03.2020 tarihine kadar tutarlılık gösterdiği, davacının itiraz ettiği ----- numaralı faturanın yapılan işe istinaden kesildiği kanaatine varıldığı, 4 tır yükleme işinin yapıldığı, yol izinleri maliyet bilgilerinin mail yoluyla verildiğinin iki tarafça kabul gördüğünün yazışmalardan anlaşıldığının beyan edildiği,Tarafların Ticari Defterlerindeki Karşılaştırılmasında;
Davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı taraftan olan borcunun 859,78 TL olduğu,
Davalının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı taraftan olan alacağının 320.521,14 TL olduğu,
Taraf ticari defter kayıtlarında kayıtlarındaki 319.661,36 TL ( 320.521,14 – 859,78 = ) uyumsuzluğun;Davacının defterlerinde, takibe konu edilen 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturanın kayıtlı olmasından,
Davacının defterlerinde kayıtlı olan 30.01.2020 tarihi 124.735,04 TL (19.200 Euro) tutarlı ödemenin davalı defterlerinde kayıtlı olmasından,
Davacının defterlerinde kayıtlı olan 18.02.2020 tarihli 32.624,00 ( 5.000 Euro) tutarlı ödemenin, davalının defterlerinde 32.857,00 TL olarak kayıtlı olmasından,
Davalının defterlerinde 17.02.2020 tarihli ------seri no.lu faturanın 3.393,18 TL olarak, davacı defterlerinde 3.933,18 TL olarak kayıtlara alınmasından kaynaklanmaktadır.Davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmayan 30.01.2020 tarihli 19.200 Euro tutarlı ödemenin davalı tarafından aldığını beyan edilmiştir.
30.01.2020 tarihinde ---- tarafından yayınlanan Euro alış kurun 6.5371 TL olduğu dikkatte alındığında, davacının 19.200 Euro ödemesinin TL karşılığının 125.512,30 TL olduğu,18.02.2020 tarihinde ----- tarafından yayınlanan Euro alış kurun 6.5435 TL olduğu dikkatte alındığında davacının 5.000 Euro ödemesinin TL karşılığının 32.717,50 TL olduğu,
Davalının 17.02.2020 tarihli ------seri no.lu faturasının 3.933,18 TL olduğu ve davalı tarafından 540,00 TL eksik kayıtlara alınmış olduğu görülmüştür.
Buna göre,
Davacının davalı tarafa takip tarihi itibariyle 989,02 TL borçlu olduğu, iş bu borcun takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı kur farkından kaynaklandığı,Davalının davacından takip tarihi itibariyle 195.688,34 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı 989,02 TL kur farkı ile takibe konu olan
10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturadan
kaynaklandığı,
IV. Taşımacılık Yönünden Davacının Alacağı Değerlendirildiğinde
A. Davalının sözleşmesi yapılmış olan 10 (on) adet araçtan sadece 4 (dört) adetinin yüklemesini yaptığı,
B. Davalının yüklemenin yapılamamış olmasına gerekçe olarak gösterilen alternatif yol güzergahının davacı tarafın gönderilen e-mail ile onaylanmış olduğu ve davalının cevaben yüklemeyi yapacaklarının belirtildiği,
C. Yukarıda açıklandığı üzere taşıyıcının yüklemedeki gecikmesi nedeniyle taşıma işinin 6 (altı) adet araç için gerçekleştirilmediği,
D. Bu nedenle Taşıma Sözleşmesi’nin 7. maddesine binaen talepte bulunulan navlun bedelinin %35 tutarındaki 12.215,00 EUR zarar bedelinin tazmin edilemeyeceği,(borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmede de belirtildiği üzere imzaların bulunmadığı bu sözleşmenin davacıyı bağlayıp bağlamadığını takdirin, Sayın Mahkeme’ye ait olduğu)
E. Davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen Yol İzin Bedeli olarak belirtilen 9.500,00 EUR ’nun ödenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiği, dosya muhteviyatına sunulmuş olan tercümelerde bu ödemenin yapılmış olduğuna dair bilgi, belge, doküman, dekont bulunmadığı,
F. Davalı vekili tarafından davacıdan alınan onaya istinaden izin alınması maksadıyla ---- kanalı ile 31.01.2022 tarih ve 16.400,00 EUR bedelli ---- adına havale yapılmış olduğunun ve 9.500,00 EUR nun bu bedelin içinde olduğunun iddia edilmiş olduğunu,
G. Ancak bu meblağın 16.400,00 EUR içerisinde olduğuna dair bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, tercüme evraklarda ve izin belgesinde yol izni için ülkenin kendi iç hukuksal mevzuatlarına yönelik taşıma ve seyir kapsamında (Kullanılabilecek yol güzergahı, gabari, transit geçiş vb.) bilgilendirme yapılmış olduğu,
H. Söz konusu bedelin ödenmiş olduğunun belgeler ile ibraz edilmesi ve yapılan sözleşmenin tüm masraflar dahil olarak değil, sadece nakliye bedeli olarak yapılmış olması durumunda bu bedelin sadece 4 (dört) adet araç için olan 950,00 EUR X 4 = 3.800,00 EUR ‘dan davacının sorumlu tutulabileceği,
I. Dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilse bile bu sözleşmede tüm masraflar dahil 50.000,00 EUR olduğuna dair bir hükmün bulunmadığı,
J. Dosyaya sunulan taşıma sözleşmesinin davacıyı bağladığı kabul edilir ise bu sözleşmenin tüm masrafların dahil olarak yapıldığının ispatlanması durumunda davacının Yol İzin Bedeli olarak 3.800,00 EUR’dan sorumlu tutulamayacağı,
K. Davacın sadece 4 (dört) adet araç nakliye bedelinden sorumlu tutulabileceği, davacının 20.000,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle diğer araçların yüklenememesinden kaynaklı sorumlu tutulamayacağı bildirilmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporları incelenmiş olup;
Davanın davalı tarafından davacıya karşı başlatılan icra takibinden kaynaklı borçlu olunmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olduğu, icra takibinin 196.853,22-TL üzerinden fatura alacağı olarak başlatıldığı, takibe konu faturanın 10/08/2020 tarihli 22.615,00-EURO bedelli fatura olduğu,
Davalı tarafından, 4 adet nakliye bedeli 18.900 Euro, İtalyan idari makamından alınan yol izin ücretleri 9.500 Euro, sözleşmenin iptal olması nedeniyle taşıma sözleşmesi uyarınca navlun bedelin %35 bedeli olan 12.215 Euro, ---- yükleme programından ödenmemiş bakiye 2.000 Euro olmak üzere toplam 42.615 Euro miktardan ödenen 20.000 Euro bedelin mahsup edilmesi ile toplam 22.615 Euro alacağa istinaden fatura kesilmiş olduğu,
Davacının “davacı ile davalı arasında ---- Limanı aktarmalı şekilde bir kısım malların taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, ancak taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmediği, davalının kendiliğinden sözleşme düzenlediği, ancak davacı tarafından sözleşmenin kabul edilmediği, akabinde ise yazılı olarak sözleşme akdedilmeksizin davalının kusuru neticesinde işin sona erdiği” yönündeki beyanı ile davalının “taşıma sözleşmesinin e-posta vasıtasıyla davacıya iletildiği ve karşılıklı olarak anlaşmaları sonucunda taşıma sözleşmesinde mutabık kaldındığı,
e-posta aracılığıyla yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında taşıma sözleşmesinin kurulduğu” yönündeki beyanı bakımından değerlendirme yapıldığında dosyaya sunulu e-posta yazışmaları incelendiğinde taraflar arasında taşımaya dair bir sözleşmenin kurulduğunun anlaşıldığı (bu hususta ihtilaf bulunmadığı), ancak davalı tarafından sunulan “Taşıma Sözleşmesi” başlıklı belgede imzanın bulunmadığı ve sunulan “Taşıma Sözleşmesi” bakımından tarafların TBK m. 1.| hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile anlaşmaya vardıkları” hususunun anlaşılamadığı;
başka bir ifadeyle tarafların “Taşıma Sözleşmesi”nde yer alan hükümler üzerinde TBK m. 1.| hükmünce uyuştuklarının anlaşılamadığı, belirtilen sebeplerle dosyaya sunulan ve geçerli olduğu iddia edilen “Taşıma Sözleşmesi” başlıklı belgenin tarafları bağlayıcılığı bulunmadığı,
Davacı ticari defterlerine göre; davacının davalıya 989,02 TL borçlu olduğu, iş bu borcun takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı kur farkından kaynaklandığı, Davalı tarafından --- İcra Müdürlüğünün ----. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe dayanak gösterilen, 10.08.2020 tarihli ---- seri no.lu 22.615,00 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığının görüldüğü,
Davalı ticari defterlerine göre; Davalının davacından 195.688,34 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın takibe konu olmayan faturaların ödemelerinden kaynaklı 989,02 TL kur farkı ile takibe konu olan 10.08.2020 tarihli ----- seri no.lu 22.615 Euro (194.699,32 TL) tutarlı faturadan kaynaklandığı,
Dosya kapsamından Taraflarca 10 (on) adet araç için ve 50.000,00 EURO üzerinden anlaşma yapıldığı, bu yönde ihtilaf bulunmadığı,
Davalının taraflarca kararlaştırılan 10 (on) adet araçtan sadece 4 (dört) adetinin yüklemesini yaptığı, Davalının yüklemenin yapılamamış olmasına gerekçe olarak gösterilen alternatif yol güzergahının davacı tarafın gönderilen e-mail ile onaylanmış olduğu ve davalının cevaben yüklemeyi yapacaklarının belirtildiği, taşıyıcının yüklemedeki gecikmesi nedeniyle taşıma işinin 6 (altı) adet araç için gerçekleştirilmediği, Belirtilen sebeplerle davacın sadece 4 (dört) adet araç nakliye bedelinden sorumlu tutulabileceği, diğer araçların yüklenememesinden kaynaklı sorumlu tutulamayacağı davacının 20.000,00 EURO ödeme yapmış olduğu,
Davalı tarafından ödenmiş olduğu iddia edilen Yol İzin Bedeli olarak belirtilen 9.500,00 EUR ’nun ödenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiği, dosya muhteviyatına sunulmuş olan tercümelerde bu ödemenin yapılmış olduğuna dair bilgi, belge, doküman, dekont bulunmadığı, Davalı vekili tarafından davacıdan alınan onaya istinaden izin alınması maksadıyla ----- kanalı ile 31.01.2022 tarih ve 16.400,00 EUR bedelli ---- ( -----) adına havale yapılmış olduğunun ve 9.500,00 EUR nun bu bedelin içinde olduğunun iddia edilmiş olduğunu, Ancak bu meblağın 16.400,00 EUR içerisinde olduğuna dair bilgi, belge ve doküman bulunmadığı,
tercüme evraklarda ve izin belgesinde yol izni için ülkenin kendi iç hukuksal mevzuatlarına yönelik taşıma ve seyir kapsamında (Kullanılabilecek yol güzergahı, gabari, transit geçiş vb.) bilgilendirme yapılmış olduğu, söz konusu bedelin ödenmiş olduğunun belgelendirilmediği, dolayısıyla bu bedelin talep edilemeyeceği,Geçerli olduğu iddia edilen “Taşıma Sözleşmesi” başlıklı belgenin tarafları bağlayıcılığı bulunmadığı, bahsi geçen taşıma Sözleşmesi’nin 7. maddesine binaen talepte bulunulan navlun bedelinin %35 tutarındaki 12.215,00 EUR zarar bedelinin tazmin edilemeyeceği,
Trafların tüm masraflar dahil 50.000,00 EUR üzerinden anlaşmış olduklarına dair bir hükmün bulunmadığı, yol izin bedelinin ayrıca talep edilebileceğine dair delil bulunmamak olduğu, bu sebeple davacının Yol İzin Bedeli olarak 3.800,00 EUR’dan sorumlu tutulamayacağı,
Belirtilen gerekçelerle davacının davalıya icra takibine konu faturadan kaynaklı olarak borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Kötü niyet tazminat talebinin, davalının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/800, K. 2024/1023, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama