İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/813 K.2024/922

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/813Karar2024/922Tarih18 Aralık 2024Okuma29 dk · 5.844 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/813
Karar No
2024/922
Karar tarihi
18 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.844 kelime·29 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/813

KARAR NO: 2024/922

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 27/01/2020

KARAR TARİHİ: 18/12/2024

Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında Mahkememizden verilen ----- sayılı ilamıyla kaldırılması üzerine yukarıdaki başlıkta belirtilen esasa tevzi edilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından ibraz edilen tedbir talepli dava dilekçesinde konusu ve sebeplere ilişkin sebep dilekçede ayrıntılı olarak belirtilen şekilde ----- sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibe dayanak yapılan ve alacaklısı davalı şirket, borçlusu davacı şirket, tanzim tarihi ------olarak gösterilen ve malen/nakden kısmı boş bırakılan bononun herhangi bir ilişki karşılığı olmadığı, herhangi bir alacak-borç ilişkisine bağlı olmadığı,

sahte olduğu ve bu nedenle şikayet üzerine-------- sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiği ileri sürülerek ve menfi tespit davalarının zorunlu arabulucuya tabi olmadığı belirtilip bu nedenle zorunlu arabulucuya başvurulmadan davanın açıldığı hususu da açıklanmak suretiyle sonuçta davacının söz konusu takip ve dayanağı söz konusu bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup ilgili takibin durdurulması yönünde tedbir talebinde de bulunulmuştur.

Mahkememizin ----sayılı dosyası üzerinden ----- tarihinde zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğuna bağlı olarak usulden reddine ilişkin ---------sayılı kararı ile menfi tespit davasının zorunlu arabulucuya tabi olmadığı gerekçesi ile İstinaf başvurusu kabul edilerek kararın kaldırılması üzerine dava bu kez mahkememizin başlıktaki ---Esasına tevzi edilmiş olup ------- tarihinde bu tevziye bağlı olarak düzenlenen tensip tutanağında yer alan ----- nolu ara kararda belirtilen ilgili ara kararlar yerine geldikten sonra ve davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü aynı mahiyetteki takibin durdurulmasına

yönelik tedbir talebi hakkında --------- tarihinde oluşturulan ara karar ile: menfi tespite ilişkin davanın niteliği, tedbir talebinin ''icra takibinin durdurulmasına'' münhasır olarak ileri sürülmüş olması, İİK Madde 72 düzenlemesi,

tedbir talebinin söz konusu maddenin 2. fıkrası çerçevesinde olup, davanın icra takibinden sonra açılmış olması nedeni ile gözetilmesi gereken taleple bağlılık ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varıldığından İcra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinin içeriği, ispat kurallarına ve sonuca etkisi gözetilerek buraya aynen alınması uygun görülmüş olup, gerekli-yeterli kısımları:

-------

KONU

Davaya yönelik beyan ve savunmalarımızı içeren cevap dilekçemizin ibrazıdır.

AÇIKLAMALAR

1-MADDİ OLAY:Müvekkil ---------- kurulmuş olup, statik projeleri hizmetleri olmak üzere mimari, elektrik, taahhüt, üç boyutlu tasarım projeleri, inşaat işleri yapmakta, ayrıca banka ve kurumlara düzenli olarak teknik servis vermekte olan, köklü bir şirkettir.

Şirket yetkilileri ---------elektrik mühendisi olması sebebiyle şirketin elektrik projelerindeki taahhütlerinin yerine getirilmesi hususunda, diğer müvekkilimiz ------- inşaat mühendisi olması sebebiyle inşaat ve mimari projelerinin uygulanması hususunda şirket nezdindeki işleri yürütmektedirler. ------- yönetim kurulu başkanı ve %50 ortağı olduğu davacı ------ parselde kayıtlı ----- kullanıma dönüştürülmesi adına KİRA SÖZLEŞMESİ başlıklı bir sözleşme imzalanmıştır.

İşbu KİRA SÖZLEŞMESİ'ne konu -----kullanımdan -------- kullanıma dönüştürülmesi işinin teknik, mimari ve imar danışmanlığı hizmetleri ile belediye nezdinde gerekli izin işlemlerinin tamamlanmasına konu bir kısım iş, ---- ile müvekkil ----- firmasına taşere edilmiştir. ------

Müvekkil---------- kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmiş ve imalatlarını tamamlamıştır.

İşbu sözleşmeye konu işlerin bedeli de ----- tarafından düzenlenen --------bedelli bono ile ödenmiştir.Görüleceği üzere, davacının iddiasının aksine ortada sözleşmesel bir ilişki mevcuttur.Müvekkil ------- ruhsat ve izin işlemlerini ---- nezdinde tamamlanmış ve ------bulunan site genelinde bu sitenin otel konseptine dönüştürülmesine yönelik inşaat ve imalatlar ilr inşaat yapım sözleşmesine konu imalatlarını tamamlamış, söz konusu yapının otel niteliği kazanması adına ---- alınmış -------ve inşaat teslim edilmiş olmasına rağmen bono bedeli kendisine ödenmemiştir.

Bunun üzerine iş sahibi borçlu şirket hakkında -------D. İş dosyası kapsamında ihtiyati haciz kararı temin edilmiş ---- ve bu karar ------ Sayılı dosyası kapsamında kesin haciz işlemlerine geçilmiş ve takip kesinleştirilmiştir.-----Ancak borçlu şirket adına icra dosyasından yapılan takbis mal varlığı sorgusunda, dosyadan gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinde borçlu şirketin borcu ödemeye yeter mal veya alacağı tespit edilememiştir.

Mamafih şirket merkezinde yapılan fiili hacizde de şirket merkezinin boş depo halinde olduğu görülmüştür.-----Müvekkil şirketin yasal yollarla davacı şirketten alacağını tahsil etme çabası içerisindeyken, müvekkil şirket yetkililerinin şifahen aldıkları duyum ile --------- başlıklı bir sözleşme akdettiği, bu sözleşme ile--- bulunan---- inşaat yapım işi aldığı,

bu iş kapsamında asıl işveren ----------ödenen hak edişleri gerek şirket öz varlığından kaçırmak gerek müvekkil şirkete ait borcu ödememek ve gerekse akrabası olan şahıslara ve kendisine yarar sağlamak amacı ile MUVAZAALI OLARAK alt yüklenici sıfatlı üçüncü şahıs ---- devrettiği öğrenilmiştir.--------

Davacı ------ nezdinde akdedilen ve şirkete gelir getirmesi beklenen -----sözleşmenin işvereni----- gelecek hak ediş tutarlarını şirket kayıtlarında göstermemek ve 3. Şahıs/eşi ile kendisi çıkarına kar elde etmek amacı ile sözleşmeden kaynaklanan haklarını devretmiştir. İşbu devir işlemi muvazaalı olup gerek bono borçlusu -------içini boşaltma gerekse borcu ödemekten imtina etme kastı gütmektedir.

Nitekim akdedilen Devir anlaşmasının diğer tarafı olan şirket ----- olup bu şirketin yetkilisi ---- diğer davalı -------- eşidir. Karı koca olan davalı şirket yetkilileri, alacaklı müvekkilden mal kaçırma kastı ile muvazaalı bir şekilde sözleşme devir işlemi yapmış bulunmaktadırlar.

Yinelemek gerekirse davacı--------Yetkilisi ve ortağı --------- konu işleri, borçlu şirket nezdinde yapılabilecekken hiçbir kar elde etmeden, salt kişisel menfaat sağlamak ve müvekkil şirketin alacağının tahsilini önlemek amacıyla, eşinin yetkilisi olduğu --------- devir sözleşmesi imzalayarak asıl iş verenden gelen hak ediş ödemelerinin de tamamını bu şirkete havale yolu ile göndermiştir.---------- halinde sunulan şirkete ait TL ve USD banka hesap hareketleri ile asıl iş verenden gelen tüm ödemelerin doğrudan ------- hesabına havale edildiği sabittir.

Yukarıda anlatılar nedenlerle, davacı şirket müvekkil şirket tarafından yapılan iş ve işlemlerin karşılığını ödememek için her türlü yola başvurmaktadır. Davacı şirketin huzurdaki davayı ikame etme sebebi de müvekkilin alacağına kavuşmasına engel olmaktır. Şöyle ki;

II-DAVAYA YÖNELİK CEVAPLARIMIZ

1-HUZURDAKİ DAVADA İSPAT YÜKÜ DAVACIDA OLMAKLA, DAVACININ SÖZ KONUSU SÖZLEŞMENİN İFA EDİLMEDİĞİNİ İSPAT ETMESİ GEREKMEKTEDİR. MÜVEKKİL ŞİRKET DAVACI İLE İKAME ETMİŞ OLDUĞU SÖZLEŞME KONUSU ALANDA.

SÖZLEŞME İLE KENDİSİNE TAŞERE EDİLMİŞ TÜM İŞ VE İŞLEMLERİ GEREĞİ GİBİ YERİNE GETİRMİŞTİR.Davacı taraf dava konusu bononun herhangi bir sözleşmesel ilişki karşılığı ya da alacak-borç ilişkisi karşılığı düzenlenmediğini, muhteviyatı itibariyle sahte olduğunu, davacının müvekkil ile hiçbir dönemde herhangi bir sözleşmesel ilişkisi mevcut olmadığını, davalı firma ile sözleşme akdetmesini gerektirecek bir faaliyeti bulunmadığını, davacı firmanın müvekkil şirket ile böyle bir sözleşme yapma durumu ve gereksinimi olmadığını, ileri sürmektedir.----------- ilamında yer alan.

"İş bu davada ispat külfeti davacılar üzerinde olup, davacılar dava konusu her iki takip dayanağı olan bonoların gerçek bir borç olmadığı halde muvazaalı olarak düzenlendiğini ispat etmek zorundadır. Davacılar bunun ispatı için her türlü delile dayanabilirler. Ancak davacıların gösterdiği deliller muvazaanın ispatı için yeterli değildir.

Öte yandan davacılar vekilinin kendi beyanı ve dosya içerisindeki tapu kayıtlarından davacıların davalı şirketten -------- taşınmazları devir alırken yaptıkları takiplerden dolayı hacizleri gördükleri ve taşınmazları haciz yükü ile satın aldıkları anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece davacıların davasının mevcut delil durumuna göre reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş,bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir." ifadesi gereği huzurdaki davada davacıların gerçek bir borç ilişkisinin olmadığını ispat etmesi gerekmektedir.Lakin dava dilekçemizin ekinde sunulan sözleşmeden de anlaşılacağı üzere, davacı şirket yetkilisi ile geçerli bir sözleşme imzalanmış, -------- kayıtlı ------- amaçlı kullanımdan -----amaçlı kullanıma dönüştürülmesi işinin teknik, mimari ve imar danışmanlığı hizmetleri ile belediye nezdinde gerekli izin işlemlerinin tamamlanmasına konu bir kısım iş,

---- firması arasında akdedilen ---- firmasına taşere edilmiştir.İşbu husus------------soruşturma sayılı dosyasından verilen KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARARDA yer alan.

"Şüpheli ---- alınan beyanlarında; ------------bulunan lojmanın otel konseptine çevrilmesi hususunda sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme gereğince bu işlerin yapılması amacıyla------ imzalandığı, bu işlemlerin tamamen hukuki olduğu ve------- adet işçisinin proje ve ruhsat dahilinde çalıştığını beyan ettiği" ifadeleri de beyanlarımızı destekler niteliktedir.-----İşbu sözleşmeye istinaden, kira sözleşmesine konu alan için müvekkil şirket yetkilisi ---- tarafından statik uygulama projeleri, -----Yine müvekkil şirket bünyesinde, ilgili sözleşmenin ifası adına işçiler çalıştırılmıştır.-------- Mamafih davacı şirket,

taraflar arasındaki sözleşmedeki işlerin halli için, -----yevmiye numaralı vekaletnameyi çıkarmış ve işbu vekaletname ile müvekkil şirket yetkilisi ---- yetkili kılmıştır-------- Görüleceği üzere; müvekkil şirket davacı ile yapmış olduğu sözleşmenin ifası adına iş ve işlemlerde bulunmuş, hatta davacı şirket müvekkil ile aralarındaki sözleşmeye dayanarak VEKALETNAME düzenleyerek, müvekkil şirkete teslim etmiştir.

Her ne kadar sözleşme konusu alacağımız ödenmemiş ve icra yoluyla da tahsil edilememiş olsa da---- müvekkil şirket arasında akdedilen İNŞAAT YAPIM SÖZLEŞMESİ içeriğindeki yükümlülükler, harfiyen yerine getirilmiştir. Nitekim bu hususta konut amaçlı inşa edilen ---------ruhsat ve izin işlemleri tamamlanarak ---------temin edilmiştir.

2-SÖZLEŞMENİN İMZALANMASINDAN DAVACI ŞİRKETİN HABERİNİN OLMADIĞI HUSUSU GERÇEĞİ HİÇBİR ŞEKİLDE YANSITMAMAKTADIR.

DAVACININ DAMGA VERGİSİ ÖDENMEDİĞİ VE NOTERDE İŞLEM YAPILMAMASI YÖNÜNDEKİ İDDİALARININ, YARGILAMANIN ÖZÜYLE İLGİSİ BULUNMAMAKLA, KABUL ETMEMEKLE BİRLİKTE BU YÖNDE BİR EKSİKLİK OLSA DAHİ, SÖZ KONUSU EKSİKLİĞİN İMZALANAN SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİĞİNİ ETKİLEMEYECEĞİ İZAHTAN VARESTEDİR.Davacı sözleşmeden ilk kez 08.01.2020 tarihinde savcılık dosyasına ibraz edilmesiyle haberdar olduklarını, takip dayanağı senedin tanzim tarihi ------- iken sözleşmede herhangi bir tarih dahi belirtilmediğini,

sözleşmenin noter aracılığıyla yapılmadığını damga vergisinin ödenmediğini ileri sürmektedir.Lakin ilgili sözleşme davacı şirket yetkilisi tarafından bizzat imzalanmış olmakla, ilgili sözleşmeden sonradan haberdar oldukları iddiasının gerçeği yansıtmadığı açıktır.

Bu husus davacı tarafından dava konusu bonoya ilişkin takibe ve bono üzerindeki imzaya itiraz talebiyle --------- dosyasından açılan dava kapsamında verilen gerekçeli kararda yer alan; "...takip dayanağı senedin üzerindeki imzaya itiraz edilmişse de, senedi imzalayanın genel müdür------ olabileceğinin ikrar edildiği, dosyaya mübrez ------ göre genel müdür -------tarihli ilanla ilk 3 yıl için münferiden temsile yetkili kılındığı, buna göre takip dayanağı bononun tanzim tarihi olan 06/05/2019 tarihinde ------- şirkete temsile yetkili olduğu..." ifadelerinde de açıkça belirtilmiştir.----Kaldı ki yukarıda da yer verildiği üzere;

--------- sayılı dosyasından verilen KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARARDA yer alan. "Şüpheli -----alınan beyanlarında; ------- bulunan lojmanın otel konseptine çevrilmesi hususunda sözleşme imzalandığını ve bu sözleşme gereğince bu işlerin yapılması amacıyla -------- imzalandığı, " ifadesi de söz konusu sözleşmenin imzalanmasında şirketin bilgisinin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu noktada şirketin söz konusu sözleşme ve sözleşmeye istinaden tanzim edilen bonodan haberi olmadığı hususu gerçeği yansıtmamaktadır.Yine dava konusu sözleşme herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından, noterde yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Sözleşmenin damga vergisinin ödenmediğini kabul etmemekle birlikte, şayet bir an ödenmediği düşünülse dahi sözleşmenin damga vergisinin ödenmemiş olması veya eksik ödenmesi, o sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyecektir.

Sözleşmenin geçerli olması için yazılı olarak düzenlenmesi, imzalanması ve hukuki hüküm ifade etmesi ispat için yeterlidir. Sözleşmenin damga vergisinin ödenmemiş olması, o sözleşmenin ispat ve delil aracı olarak kullanılmasına engel teşkil etmez. Hukuki yönden geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davacının damga vergisi ve noterde işlem yapılması yönündeki iddialarını kabul etmemekle birlikte, yargılamanın özüyle ilgisi bulunmadığı açıktır.

3-BU NOKTADA HİZMET ALMASINA RAĞMEN ALMADIĞINI, MÜVEKKİL İLE SÖZLEŞME İMZALAMASINA RAĞMEN GEÇERLİ OLMADIĞINI İDDİA EDEN DAVACI ŞİRKETİN KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞU İZAHTAN VARESTEDİR.Davacı şirket sermayesinin 250.000,00-TL olduğunu, dava konusu rakamdaki sözleşmenin imzalanmadan önce ortaklar kurulunda karar alınması gerektiği, %50 şirket ortağı olan -----bu aşamalarda bilgisinin alınmadığını ileri sürmektedir.

Lakin davacılar söz konusu temennilerini herhangi bir şirket/ortaklık sözleşmesine dayandıramamaktadır.----dosyasından verilen kararda da belirtildiği üzere; "genel müdür ----- tarihli ilanla ilk 3 yıl için münferiden temsile yetkili kılındığı, buna göre takip dayanağı bononun tanzim tarihi olan 06/05/2019 tarihinde ----şirkete temsile yetkili olduğu." açıktır ve söz konusu bono ile sözleşme de MÜNFERİT YETKİLİ ŞİRKET TEMSİLCİSİ tarafından imzalanmıştır.

Bu noktada hizmet almasına rağmen almadığını, müvekkil ile sözleşme imzalamasına rağmen geçerli olmadığını iddia eden davacı şirketin KÖTÜ NİYETLİ OLDUĞU izahtan varestedir.Kaldı ki davacının tüm bu iddiaları, şirketin iç işleyişiyle ilgili olmakla, iç işleyişte doğan uyuşmazlığın müvekkile fatura edilmesi hususunun tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir.

4-DAVA KONUSU BONO İLE ŞİRKETİN ZARARA UĞRATILDIĞINI KABUL ETMEMEKLE BİRLİKTE, SÖZ KONUSU HESAP HAREKETLERİ İNCELENDİĞİNDE.

İDDİA EDİLENİN TAM TERSİNE DAVACI ŞİRKETİN DİĞER ORTAĞI ------------ ŞİRKETİN ZARARINA HAREKET ETTİĞİ, ŞİRKETİN İÇİNİ BOŞALTTIĞI GÖRÜLECEKTİR.Davacı, dava konusu senedin davacı şirket genel müdürü ------ tarafından temsil yetkisi kötüye kullanılarak şirketin haklarının ortadan kaldırılması ve şirketin zarara uğratılması amacıyla düzenlenmiş bir senet olduğunu, şirket genel müdürü ---- şirketi zarara uğratmak kastı ile hareket ettiklerini ileri sürmektedir.Lakin davacıların iddialarının aksine yukarıda da açıklandığı üzere;

---- nezdinde akdedilen ve şirkete gelir getirmesi beklenen ----sırf bu sözleşmenin işvereni ------ gelecek hak ediş tutarlarını şirket kayıtlarında göstermemek, şirketi zarara sokmak ve 3. Şahıs/eşi ile kendi çıkarına kar elde etmek amacı ile sözleşmeden kaynaklanan haklarını, muvazaalı bir şekilde devretmiştir.

Davacı --------konu işleri, borçlu şirket nezdinde yapılabilecekken hiçbir kar elde etmeden, salt kişisel menfaat sağlamak ve müvekkil şirketin alacağının tahsilini önlemek amacıyla, eşinin yetkilisi olduğu --------devir sözleşmesi imzalayarak asıl iş verenden gelen hak ediş ödemelerinin de tamamını bu şirkete havale yolu ile göndermiştir.

Dosyaya sunulan şirkete ait TL ve USD banka hesap hareketleri ile şirkete gelen tüm ödemelerin doğrudan -------hesabına havale edildiği sabittir. Dava konusu bono ile şirketin zarara uğratıldığını kabul etmemekle birlikte, söz konusu hesap hareketleri incelendiğinde; iddia edilenin tam tersine davacı şirketin diğer ortağı ---- şirketin zararına hareket ettiği, şirketin içini boşalttığı görülecektir.

Davacı şirket aleyhine başlatılan;--------Sayılı dosyasından yapılan takbis mal varlığı sorgusunda, dosyadan gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerinde davacı şirketin borcu ödemeye yeter mal veya alacağı tespit edilememiştir. Mamafih sözleşmede belirtilen adres olan şirket merkezinde yapılan fiili hacizde de şirket merkezinin boş depo halinde olduğu görülmüştür.

Söz konusu işlemler nedeniyle --- Eşi hakkında-------- sayılı dosyasından İİK 333-338 maddeleri uyarınca alacaklıyı zarara uğratmak amacıyla şirketin mevcudunu eksiltme suçundan şikayetçi olunmuştur. Aynı suç kapsamında ---- yetkilileri hakkında da-----ı dosyasından şikayetçi olunmuştur.Yine hem ------ şirketine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamelerine olumsuz cevap verilmiştir. Söz konusu cevaplar gerçeği yansıtmamakla birlikte, ------89/1 haciz ihbarnamesine 89/1 haciz ihbarnamesine haksız itirazda bulunması nedeniyle ------.sayılı dosyasından dava ikame edilmiştir.

5----------- YAPILAN ŞİKAYETİN DELİL OLUŞTURMAK AMACIYLA YAPILDIĞI KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR İLE SABİTTİR.Davacı gerçekte böyle bir ticari alışveriş olmadığı halde fikir ve irade birliği içerisinde hareket edildiğini, işbu iddiaları kapsamında müvekkil firma yetkilileri hakkında ----dosyası üzerinden şikayetçi olunduğunu beyan etmektedir.Lakin söz konusu soruşturma dosyasından KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR verilmiş olmakla, ilgili kararda davacıların delil elde etmek amacıyla şikayette bulunduğu, söz konusu bononun irade sakatlığı yaratan davranışlar ile alınmadığı,

söz konusu bononun düzenlenmesinin ve takibe konu edilmesinin dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı açıkça belirtilmiştir. Kaldı ki Haksız ve hukuka aykırı iftira mahiyetinde şikâyette bulunan şirket ve ----- hakkında müvekkil şirket adına iftira ve suç uydurma suçları nedeniyle ayrıca suç duyurusunda bulunulmuş olup;------- ile ile soruşturma işlemleri devam etmektedir.

6- ----- OLAN ------ GÖNDERDİĞİ SÖZ KONUSU İHTARNAMENİN İNŞAATIN DURMASINA SEBEBİYET VERMEYECEĞİ GİBİ, İÇERİĞİNİ DAVACI TARAFINDAN ÇARPITILDIĞI AÇIKTIR.Davacı Arsanın Sahibi ve İşletmeye alındığında %50 ortağı olan ----- firmasının---------- gönderdiği -------tarihli Fesih İhbarnamesi’ne göre bu ------içerisinde ---- sonra ruhsatlı ve resmi olarak herhangi bir inşaat işi yapılması MÜMKÜN olmadığını iddia etmektedir.

Lakin dosyaya sunulan ------- denetim tarihli ------ denetim raporundan da görüleceği üzere; dava konusu otel projesinde, inşaat işlemleri devam etmektedir.------- Yine müvekkil şirket yetkilisi------------ bulunduğu mailler ile ----------şirketinden gelen iş programı çizelgesinden de görüleceği üzere; söz konusu alanda inşaat işlemi yapılabilmektedir.----Kaldı ki davacı tarafından sunulan 04.10.2019 tarihli Fesih İhbarnamesinden de anlaşılacağı üzere; -------şirketi otel inşaatı kapsamında -------KAYIT BELGESİ alınmış olması nedeniyle söz konusu ihtarnameyi çekmiş bulunmaktadır.

Söz konusu ihtarnamenin inşaatın durmasına sebebiyet vermeyeceği gibi, içeriğini davacı tarafından çarpıtıldığı açıktır. Söz konusu alanda müvekkil şirket sözleşme ile yüklendiği tüm edimleri harfiyen yerine getirmiş olmakla aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir.

7-BONONUN DAVACININ TİCARİ DEFTERLERİNDE KAYITLI OLMAMASININ DAVANIN ESASINA ETKİSİ BULUNMAMAKTADIR.Davacı dava dilekçesinde dava konusu bononun defterlerinde kayıtlı olmadığını bu nedenle bedelsiz olduğunu ileri sürmektedir. Bu hususun doğru olduğunu kabul etmemekle birlikte; aşağıda yer verilen Yargıtay kararında da belirtildiği üzere; bononun davacı defterlerinde kayıtlı olmaması davanın hiçbir etkisi bulunmamaktadır.------------ONAMA kararında yer alan.

"Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yetkilisinin şirket hisselerini 03/04/2013 tarihli protokol ile şuanki yetkilisine devrettiğini ve bu hisse devrinin -------- ilan edildiğini, protokolde şirketin 3.şahıslara kıymetli evraktan doğan borcu olmadığı belirtildiği halde davalının müvekkili hakkında gerçeğe aykırı olarak düzenlenmiş bir bonoya dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin ticari kayıtlarında bu bonoya rastlanılmadığını,

bu bononun eski şirket yetkilisi tarafından müvekkilinin zarara uğratılması kastıyla düzenlendiğini ileri sürerek müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketin bir takım iş bağlantılarını gerçekleştirdiğini ve bu işlerin komisyonu olarak da takibe konu senedin düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece toplanan delillere göre; dava konusu bonoda herhangi bir kayıt bulunmadığı, dolayısıyla davalının senet metnini talil etmesinin söz konusu olmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu,

bononun davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının davanın esasına etkisinin olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,"

8-DAVACININ TAKİBİN TEDBİREN DURDURULMASI TALEBİ YERİNDE OLMAMAKLA REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

Davacı tarafımızın kötü niyetli olduğunu, İİK m 72 gereği takibin durdurulması gerektiğini belirtmektedir. Lakin İİK 72/3. Maddesinin; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir." hükmü uyarınca, HUZURDAKİ DAVA TAKİPTEN SONRA AÇILDIĞINDAN, TAKİBİN DURDURULMASINA KARAR VERİLEMEYECEĞİ AÇIKTIR.

-------SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve sayın mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle, -Öncelikle davacının koşulları oluşmayan tedbir talebinin REDDİNE, -Yapılacak yargılama neticesinde, huzurdaki davayı ikame etmekte haksız olan davacının haksız davasının REDDİNE , -Davacı aleyhine haksız ve kötüniyetli olduğu gözönünde bulundurularak % 20’den aşağı olmamak üzere KÖTÜ NİYET/İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNE,

--------şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde davalı şirketin taahhütlerini yerine getirip imalatları tamamladığı, davanın davalı şirketin alacağına kavuşmasına engel olma amacıyla açılan haksız dava olduğu ve tedbir şartlarının bulunmadığı ileri sürülerek tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Ön inceleme duruşmasında söz konusu ---- karar gereği de gözetildiğinde engel bir dava şartı olmadığı belirlenerek tarafların arasındaki uyuşmazlığın ------ icra dosyası üzerinden işlem gören takibe dayanak yapılan ve alacaklısı davalı şirket, borçlusu davacı şirket,

tanzim tarihi ------ bedelli olarak gösterilen malen/nakden kısmı boş bırakılarak bononun taraflar arasında herhangi bir ilişkiye bağlı olup olmadığı, sahte olup olmadığı ve sonuçta söz konusu bono nedeni ile davacının davalıya borcunun olup olmadığı ve ihtimale göre her iki taraf yönünden de icra inkar/kötü niyet tazminatının gerekip gerekmediği hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu belirlendikten sonra delillerin toplanmasına ve taraf defterlerinin adreslerine göre talimatla incelenmesine yönelik ara kararlar oluşturulmuştur.Davacı defterleri yönünden ------Talimat sayılı dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine

mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davacı defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişkiyi gösterir bir kayıt olmadığı, taraflar arasında herhangi bir faturalaşma ve/veya ödeme kaydına rastlanmadığı, davaya konu senedin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede söz konusu rapora karşı yazılı beyanlarda bulunularak raporun iddialarını teyit ettiğini ileri sürmüştür.

Davalı vekili söz konusu rapora karşı ---- tarihli dilekçe ile itirazlarda bulunmuş ise de söz konusu itirazların ve temin edilen raporun davacı defterlerine yönelik mahiyeti birlikte değerlendirildiğinde nihai rapor için oluşturulacak bilirkişi heyetince irdelenecek hususlar olduğu anlaşıldığından söz konusu raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasını gerektirmemiştir.Davalı defterleri yönünden ise --------- Talimat sayılı dosyası üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi üzerine mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, TTK.

Madde 65 ve V.U.K. kayıt nizamı hükümleri uyarınca defterlerin ve gerekli diğer kayıtların Türkçe tutulduğu, kazıntı ve silintiye rastlanmadığı, dava konusu ------ bedelli bononun davacı şirketten avans olarak alınan senetler bölümünde kayıtlı olduğu, 2019 yılı ayrıntılı bilançodan 121 alacak senetleri kısmında göründüğü, davalı şirketin muhabese hesaplarında 340 alınan sipariş avansları hesabında alacak bakiyesi ve 121 alacak senetleri hesabında borç bakiyesi olarak göründüğü,

davalı şirketin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen dilekçede söz konusu rapora karşı yazılı beyanlarda bulunularak raporun iddialarını teyit ettiğini ileri sürmüştür.Davalı vekili söz konusu rapora karşı beyanda bulunarak eleştirilerini dile getirmek suretiyle eleştirilerin nihai raporu hazırlayacak bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmasını istemiştir.

Davalı vekilinin söz konusu rapora karşı beyan ve eleştirileri ile rapor birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin de talep ettiği gibi nihai rapor için oluşturulacak bilirkişi heyetince irdelenecek hususlar olduğu anlaşıldığından söz konusu raporu düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasına gerek olmamıştır.

Yukarıda belirtilen şekilde taraf defterleri üzerinde talimatla bilirkişi incelemeleri yapılarak raporlar temin edildikten sonra 14/12/2022 tarihli duruşmada oluşturulan ara kararlara bağlı olarak bir mali müşavir, bir ticaret hukuku alanında uzmanlığı olan sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi ile bir inşaat mühendisi olmak üzere 3 kişiden oluşacak bilirkişi heyetine görev verilerek talimatlarla alınan raporlar,

bu raporlara karşı taraf vekillerinin ibraz ettikleri dilekçeler de irdelenmek suretiyle sonuçta tarafların iddiaları ve savunmalarıyla birlikte ön inceleme tutanağında ayrıntılı olarak belirtilen uyuşmazlık konularını aydınlatacak şekilde nihai rapor temini yoluna gidilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından oluşturulan 03/04/2023 tarihli rapor ve davacı vekilinin itirazları birlikte değerlendirilmek suretiyle ek rapor temini yoluna gidilmiş olup,

bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13/09/2023 tarihli ek raporda: her ne kadar kök raporda davalı savunmasına konu işin yapılmış olduğu ihtimaline göre değerlendirme yapılmış olmasına rağmen itiraz dilekçesindeki hususlar ve sunulan seviye tespit tutanakları ile soruşturma kapsamında ifade veren tanığın ifadesi birlikte değerlendirildiğinde söz konusu işin yapılmadığı kanaatinin oluştuğu ancak sağlıklı bir inceleme yapılabilmesi için ilgili belediyeden imar işlem dosyası istenerek dava konusu yerde keşif yapılması gerektiği, inşaatın yapılmış olması ihtimalinde davacının borçlu olduğu,

aksi halde ise borçlu olmadığı ifade edildiğinden davacı vekilinin itirazları da gözetilerek 04/10/2023 tarihli duruşmada söz konusu ek rapor doğrultusunda ------ adresinde bulunan------- taşınmazdaki otel inşaatiyle ilgili ruhsat,

mimari projeler ve diğer ilgili tüm işlem evrakları da olacak şekilde imar işlem dosyasının tamamının örneğinin celbine ve bir inşaat mühendisi refakatinde söz konusu otel üzerinde talimatla keşfen bilirkişi incelemesine yönelik ara kararlar oluşturulmuştur.----- tarihinde inşaat mühendisi bilirkişi eşliğinde söz konusu otelde keşfi yapılarak gözlem tutanağa yansıtılmış ve davacı şirket yetkilisi ---- ek raporda işaret edilen ve soruşturma kapsamında tanık olarak ifadesi bulunan------- isimli şahsın tanık olarak ifadesi alınmış olup,

söz konusu keşif üzerine inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 16/04/2024 tarihli raporda davalı şirketin dava konusu parselde herhangi bir inşai faaliyetinin olmadığı kanaati açıklanarak dayanakları raporda ayrıntılı olarak ifade edilmiştir.

Söz konusu keşifte dinlenen tanık beyanına göre de davalı şirketin söz konusu yerde herhangi bir faaliyetinin olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Söz konusu rapora karşı davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmuş olup, ----tarihli duruşmada alınan taraf vekillerinin beyanları, davalı şirket yetkilisinin imzalı beyanı, oluşturulan ara kararlar ve bilirkişi heyetinden nihai ek rapor alınmasına yönelik ara karar gerekleri gözetilerek söz konusu duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımlarının buraya aynen alınması uygun görülmüş olup, söz konusu 12/06/2024 tarihli duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:

"... Belirli gün ve saatte celse açıldı.

Davacı vekili --- sistemi üzerinden, davalı vekili ------- huzuren duruşmaya katıldılar. Başka gelen yok.

Belli yerde açık yargılamaya başlandı.Davalı vekili tarafından ara karar doğrultusunda rapora karşı itiraz dilekçesi ibraz edilmiş olduğu anlaşıldı.Davalı vekilinden soruldu: zapta geçen itiraz dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, dedi.Davalı şirket yetkilisi söz aldı: davalı şirketin sahibi ve yetkilisiyim, iki ortaklı şirketin şuanda tek yetkilisi benim, şirket olarak proje ve imar tadilatı işleri yapıyoruz, ----- gibi otellerin projelerini yapmış bir şirket olduğumuz için eldeki davaya konu iş de bize verilmiştir,

davacı şirketin yetkilileri bizi arayıp ------ dairelik bir misafirhane ve lojman projesi olduğunu ve kaba inşaatının bittiğini söylediler, bu inşaatın otele çevrilmesi halinde ------ sözleşme yapıp işletileceği söylenmişti, bunun üzerine gidip söz konusu inşaatın sağlam olup olmadığını kontrol ettim, binanın sağlam olduğunu davacı şirket yetkililerine rapor ettim, bunun üzerine kaç oda çıkacağını söylediler, bunun üzerine projeyi gayri resmi olarak tadil ettiğimizde 187 otel odası çıktı, bodrum kat 1.850 m² olduğu için bunun yeterli olmadığını söylediler,

bunun üzerine o tarihte çıkan imar barışı ile ilgili kanundan faydalanarak otele çevirebileceğimizi söyledim, fakat imar barışı yapılmış işleri kapsadığı için benden hızlı bir şekilde bodrum alanını 1850m²den 3200m²ye çıkarmamı istediler, bunun üzerine bodrumu 1850 m²den 3200m²ye çıkarma işini yaptık, bu işi zeminde fiili olarak yaparak hafriyat firmasıyla anlaşıp hafriyat yaparak bodrumdaki bazı yerleri birleştirerek alanı bu şekilde genişletip konferans salonu ve diğer bölümlerin kaba inşaatlarını yaptık.

Gayri resmi ve proje dışı çalışıldığı için bunlar defterlerde görünmemektedir. Davacı şirket bana bu işler için vekaletname verdi ve buna dayalı olarak binanın elektriğini ve suyunu bağlatarak inşaat aşamasında bu elektrik ve suyu kullandık.

Gayri resmi çalıştığımız için işçileri sigortalayamadık ve çalışanları kendi şirketim üzerinden sigortaladık ve dava konusu otel işinde bunları görevlendirdik, bunlardan sonra tapu sahibi olan ------- firması imar barışına başvurarak mesken olan konutları otel niteliğine çevirmiş oldu. Biz bu şekilde imar tadilatı için ön çalışma yapmış olduk. İmar barışından izin alındıktan sonraki aşamada olan işleri de zaten resmi olarak yaptık.

İfademde geçen ön çalışma ve proje tadilatı işleri karşılığında bize dava konusu ----bedelli bono verilmişti. Sonradan otelin tamamlanması için yapılan giderlerin değeri ise ------ ulaştı. Söz konusu 11.500.000 USD ile ilgili gider dava dışı başka şirketle ilgilidir. Davacı ile ------ arasında anlaşmazlık olup ortaklıkları devam etmediği için ---- söz konusu 11.500.000 USD ile ilgili giderlerin karşılığı işi dava dışı başka bir şirkete yaptırmıştır.

İşte bu nedenle yani davacı ile ------ ortaklığı devam etmediği için dava konusu bono bedeli de bize ödenmedi, yaptığım projelerin hepsi bilgisayarımda mevcut olup davacı yetkilileriyle mail ortamında bunları paylaşmıştım. Keşif sırasında bilirkişiye de göstermiştim, bilgisayar şuanda yanımdadır, gerekirse yeniden incelenebilir, dedi. Beyanı okundu, imzası alındı.

Davalı şirket yetkilisi ----------Davalı vekili söz aldı: somut olayı müvekkil şirketin huzurdaki yetkilisi özetledi, raporlarda söz konusu mailler, ifadede geçen vekaletnameler değerlendirilmemiştir, bilirkişilerin konuyu yanlış anladıklarını düşünüyoruz, zira müvekkilini işi inşaatın otele dönüştürülmesi işidir, raporda belirtilen eksikliklerin bu işle ilgisi olmayıp otel olduktan sonraki süreçte söz konusu olacak işlerdir.

Müvekkilin söz konusu işte çalıştırdığı işçiler tarafından açılan davalar da işçiler eldeki davaya konu otel işinde çalıştıklarını ispatladıkları için ücrete ilişkin alacak davaları müvekkil şirket aleyhine sonuçlandı, 04/11/2021 işlem tarihli dilekçemizde belirttiğimiz işçi alacağına ilişkin dava dosyaları istinaftadır. İtirazlarımız doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden söz konusu delillerimiz de değerlendirilerek rapor alınmasını istiyoruz, dedi.

Davacı vekili söz aldı: bize göre dosya tekemmül etmiştir, 2. kez keşif mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor aldırılmıştır, tüm raporlarda ve dosyaya sunduğumuz seviye tespit tutanaklarında davalı tarafça bonoya dayanak yapılan sözleşmedeki edimlerin hiçbirinin yapılmamış olduğu görülmüştür, mevcut yerde herhangi bir iş yeri dosyası açılmamıştır, huzurda dinlenen davalı yetkili dahi hiçbir resmi işlem yapılmadığını ifade etmiştir, keşif mahallinde bir takım projeler sunulmuş ve bilirkişi tarafından incelenmiştir, bu projelerde de herhangi bir resmi onaylı olmadığı bellidir.

Söz konusu çalışanlar ------- tarafından başka firmaya yaptırılan iş nedeniyle de çalışmış olabilir, zaten davalı tarafça açılmış bir iş yeri dosyası da mevcut değildir, netice itibariyle bonoya dayanak yapılan sözleşmedeki edimlerin davalı tarafça yapılmadığı anlaşılmıştır, biz bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini istiyoruz, aksi halde davalı tarafın bu duruşmada ileri sürdüğü ve savunmayı genişleten beyanlara muvafakat etmiyoruz, dedi.Dosya incelendi:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davalı tarafın delil listesinde yer verilen ------dosyasına müzekkere yazılarak duruşma tutanaklarının, ifadelerin yer aldığı tutanakların, kararın ve varsa dayanak raporun örneklerinin, ayrıca karar kesinleşmiş ise kesinleşme şerhinin --- üzerinden gönderilmesinin istenmesine,

Davalı tarafın delil listesinde yer verilen --------sayılı dosyasına müzekkere yazılarak duruşma tutanaklarının, ifadelerin yer aldığı tutanakların, kararın ve varsa dayanak raporun örneklerinin, ayrıca karar kesinleşmiş ise kesinleşme şerhinin --- üzerinden gönderilmesinin istenmesine,Yukarıdaki kararlar yerine geldikten sonra ve bu konuda taraf vekillerinden birinin hatırlatıcı yazılı başvurusuna bağlı olarak aşağıdaki kararlara göre işlem yapılmasına,Daha önce heyet olarak görev alan bilirkişiler------- oluşan bilirkişi heyetine aşağıdaki şekilde görev verilmesinin uygun olacağına,Bilirkişilerin her biri için 2.000 TL olmak üzere toplam

6.000 TL ek ücrete ilişkin avansın davalı tarafça karşılanması için davalı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde itirazlardan vazgeçilmiş sayılarak dosya kapsamı ile yetinileceğine ilişkin kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna,

Yukarıdaki karara göre süresinde avans yatırıldıktan ve yukarıdaki kararlarda belirtilen müzekkere cevapları geldikten sonra yazılı başvuruya bağlı olarak işlem yapılmak üzere dosya söz konusu bilirkişi heyetine verilerek daha önce düzenlenen rapor, ek rapor, talimatla temin edilen rapor, itirazlar, bono, sözleşme, ön inceleme duruşmasında tespit edilen ihtilaf noktaları, yukarıdaki 1 ve 2 nolu ara kararlara göre yazılacak müzekkerelere verilecek cevaplar, muhtemel işin boyutu, gayri resmi yapılmış olma ihtimali gibi davanın aydınlanmasına etkisi ve katkısı da olacak bütün hususlar yönünden değerlendirmeleri içerir,

davalı vekilinin 04/06/2024 tarihli itiraz dilekçesindeki itirazları aydınlatır şekilde ve bu duruşmada zapta geçen beyanlar da irdelenerek ihtimale göre ve talimatla alınan raporun 14. sayfasında ilk paragrafta belirtilen toplam proje bedeli 625.000 TL ile bu bedelin alt kalemlerinde belirtilen işler yönünden bu işlerin davalı tarafça yapılmış olma ihtimali bulunup bulunmadığı yönünden de ihtimali değerlendirmeyi ve kanaati içerir şekilde ek rapor düzenlenmesinin istenmesine,Ek rapor ibraz edildiğinde tebliğine,

..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Yukarıya aynen aktarılan ilgili ara karar doğrultusunda bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen----- tarihli 2. ek rapor temin edilmiş olup, bu raporun gerekli-yeterli kısımları:

"...

4. İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER 4.1. İnşaat Mühendisliği Yönünden;

>03.04.2023 tarihli kök raporumuzdaki değerlendirmelerin belge ve bilgilerin eksik olması, sadece proje, ruhsat ve ----------kayıt belgesi üzerinden değerlendirme yapılarak hatalı bir değerlendirme yaptığımız, 13.09.2023 tarihli ek raporumuzda bu husus özellikle belirtilmiştir.

>13.09.2023 tarihli ek raporumuzda ise; Kök Raporumuzda davaya konu işin yapılmış olduğu her ne kadar değerlendirilmiş ise de itiraz dilekçesinde ki hususlar ve dosya ya sunulan seviye tespit tutanakları Arasında 1 yıl olması ve Seviye Oranlarında Artış Olmadığı görülmesi, diğer evraklar ve--------- ifadesi ve diğer evraklar incelendiğinde Davaya konu işin yapılmamış kanaati vermiş olduğu ancak daha sağlıklı bir incelemenin İlgili BelediyedeDavaya konu işin yapılmamış kanaati vermiş olduğu ancak daha sağlıklı bir incelemenin İlgili Belediyeden İmar İşlem Dosyasının-------- istenmesi ve Dava konusu yerde Keşif yapılması ile sağlanabileceği kanaati oluşmuştur.

• Bu kanaatimiz üzerine sayın mahkemenin ------------

16/04/2024 tarihli raporu alınmış.

> 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise;

Kendi firmalarınca yaptırıldığı ve buna göre uygulandığı ifade edilerek keşif sırasında Davalı asili tarafından sunulan ozalit halindeki projeleri incelediğimizde içinde sadece konut halindeki önceki durumu gösterir mimari röleve ile yeni durumu gösterdiği belirtilen tadilat mimari ve betonarme projeler (statik hesap raporu dahil) sunulmuş olup, inşaat yapım sözleşmesi kapsamında olmasına rağmen sunulan projeler arasında mekanik ve elektrik tesisatı uygulama projeleri bulunmamaktadır.

Ayrıca bu projelerde hazırlayanların teknik personelin imzaları olmadığı gibi, 12/09/2018 tarihli kira sözleşmesinin 7.maddesine göre projelerde onayı zorunlu olan, ne işveren mülk sahibi ------ ------denetim firmasının imzalarının bulunmadığı görülmektedir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Fesih Seviye Tespit Tutanaklarını incelediğimizde ise:

1-)---- numaralı ------ itibariyle %75 olduğu,

Aynı blok için yaklaşık 1 yıl sonra ----- Tespit Tutanağı'nda---- numaralı Yapıya İlişkin ----- tarihi itibariyle yine %75 olduğu bildirilmiştir.

2-)------ numaralı ------itibariyle %65 olduğu,Aynı blok için yaklaşık 1 yıl sonra -------tarihi itibariyle yine %65 olduğu bildirilmiştir.

3-)----- numaralı ----- yine %65 olduğu bildirilmiştir.

Yukarıda detaylandırılmış 12/10/2018 tarihli Fesih Seviye Tespit Tutanakları;------ -----firmasına geçmesi yani ---------müteahhitliği değişikliği nedeniyle düzenlenmiş olduğu, ---- tarihli tutanakların ise İmar barışı başvurusu gerekçesi ile ---------sahibi --- -------------denetim hizmet sözleşmesinin 04/10/2019 tarihinde fesh edilmesi nedeniyle düzenlendiği anlaşılmakta olup, her gerek 12/10/2018 tarihli ve gerekse 04/10/2019 tasrihi tutanaklarda da fiziki seviyenin aynı olduğu görüldüğünden dava konusu yerde 12/10/2018 ile 04/10/2019 tarihleri arasında herhangi bir inşaai faaliyetin olmadığı kanaatine varılmıştır. Denilmiş.

Sonuç kısmında ise:

> 1-) ---- bulunan 3 blok halindeki yapıların inşaatının tamamlanmış olduğu --------- faaliyette olduğu görülmüştür.

2-) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde Davalı tarafından sunulan belgelerin yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere işin kendileri tarafından yapıldığını tevsik edici olmadığı, davacı tarafından sunulan ve ----denetim firmalarınca düzenlenen Fesih Seviye Tespit Tutanaklarına göre dava konusu işin yapıldığının iddia edildiği dönem olan ----- tarihleri arasında dava konusu parselde herhangi bir imalat yapılmadığı,

ayrıca 19/02/2019 tarihli ---------ruhsatında da imzası bulunan tanık -----sırasında verdiği: "Ben --------- firmasının şantiye şefi olarak o dönemde çalıştım, 01/08/2019 tarihine kadar bu şirketin şantiye şefi olarak keşif mahallinde inşaatta çalıştım, normal proje dönemine girmeden inşaat o hali ile devredildi, belirttiğim tarihte hiçbir iş yapılmadı, --------- beyi de hiçbir şekilde inşaat sahasında görmedim benim şantiye şefi olduğum dönemde herhangi bir malzeme girişi de olmadı" beyanını da dikkate alarak, Davalı firmanın dava konusu parselde herhangi bir inşaai faaliyetinin olmadığı kanaatine varılmıştır.

Denilmiş.

♦♦♦ Dosyaya sunulan tüm bilgi belge, dökümanlar incelenmiş, bilirkişi raporları incelendiğinde söz konusu inşai faaliyetin Davalı firma olan ----------tarafından yapılmamış olduğu, ♦♦ Söz konusu işin davalı firma tarafından, gayri resmi yapılmış olma ihtimalinin dahi olmayacağı- olamayacağı kanaati oluşmuştur. 4.2- Mali Müşavir Bilirkişi;Tarafların beyan ve itirazları tekrar incelemeye tabi tutulmuş olup Kök ve I. ek raporda mali açıdan belirtmiş olduğum tüm hususlar aynen geçerli olmakla birlikte, görüşümü değiştirecek herhangi bir husus bulunmamaktadır.

4.3- Ticaret Hukuku Bilirkişisi;Daha önce uyuşmazlığa ilişkin görüşlerimiz dosya içeriğinde yer alan belgeler ile diğer teknik bilirkişilerin görüşleri doğrultusunda 03.04.2023 tarihli kök raporda çerçevelenmişti. Özellikle senedin bedelsizliğine yönelik değerlendirmelerimiz, ticaret hukuku prensiplerinin olaya uygulamasının yanı sıra somut olaydaki kambiyo ilişkisine esas olan temel ilişki niteliğindeki sözleşmede yer alan edimlerin ifası ile doğrudan ilişkiliydi.

Bir başka ifadeyle teknik bilirkişilerin, edimlerin ifasına yönelik yapmış olduğu tespitlere göre senedin bedelsiz olup olmayacağı değerlendirilebilecekti.Nitekim bu husus 13.09.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda da tarafımızca açıkça vurgulanmış, öncelikle sözleşmenin ifa edilip edilmediğinin ilgili belgelerin değerlendirilmesi ve keşif incelemesi yoluyla tespit edilmesi gerektiği, şayet yapılan inceleme sonucunda sözleşmenin ifa edilmediği anlaşılırsa davacının borcunun bulunmadığı sonucuna varılabileceği, sözleşmenin ifa edildiği anlaşılırsa davacının borcunun bulunduğu sonucuna varılabileceği şeklinde bir kanaate varılmış;

böylelikle teknik olarak edimlerin ifa edildiğinin tespitinin, ticaret hukuku bağlamında yapılacak değerlendirmede doğrudan etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştı.Gelinen noktada ticaret hukuku prensipleri bakımından bulunduğumuz pozisyon aynıdır.

Bununla birlikte inşaat mühendisi bilirkişisi tarafından yapılan ve inşai faaliyetin davalı tarafından yapılmadığı yönündeki tespiti karşısında, davalının temel ilişki niteliğindeki sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmediği sonucuna ulaşmak gerekir. Dolayısıyla taktir sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla senedin bedelsiz olduğu kanaatine varılmıştır.

5. SONUÇ: 5.1. İnşaat Mühendisliği Yönünden;Dosyaya sunulan tüm bilgi belge, dokümanlar incelenmiş, bilirkişi raporları incelendiğinde söz konusu inşai faaliyetin Davalı firma olan ------ tarafından yapılmamış olduğu,Söz konusu işin davalı firma tarafından, gayri resmi yapılmış olma ihtimalinin dahi olmayacağı - olamayacağı kanaati oluşmuştur. 5.2- Mali Müşavir Bilirkişi;Tarafların beyan ve itirazları tekrar incelemeye tabi tutulmuş olup Kök ve I. ek raporda mali açıdan belirtmiş olduğum tüm hususlar aynen geçerli olmakla birlikte, görüşümü değiştirecek herhangi bir husus bulunmamaktadır.

5.3- Ticaret Hukuku Bilirkişisi;Taktir tamamen sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; inşaat mühendisliği bilirkişisi tarafından yapılan değerlendirme ışığında davalının kambiyo ilişkisine temel nitelikteki sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmediği, dolayısıyla senedin bedelsiz olduğu kanaatine varılmıştır.Hususları nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla sunulur. 14.10.2024..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Söz konusu 2. ek rapor davalı tarafça yapılmış hiçbir iş olmadığı kanaatiyle birlikte 1. ek raporu da teyit etmiştir.Davacı vekili söz konusu 2. ek rapora karşı yazılı beyanlarda bulunmuş ise de herhangi bir itiraz ileri sürmemiştir.Davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunularak yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiştir.Temin edilen raporlar, keşfen yapılan bilirkişi incelemesi,

keşif esnasında dinlenen tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde temin edilen söz konusu ek raporların dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görüldüğünden başka bir heyetten rapor alınmasına yönelik talep yerinde görülmeyerek tahkikat tamamlanmıştır.Sonuç olarak gerekli kısımları ----- üzerinden temin edilip incelenen icra dosyası, takibe dayanak olup dava konusu olan bono, bononun malen/ nakden kısmının boş olarak bırakılmış olması,

talimatla taraf şirketlerin defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemelerine bağlı olarak temin edilen raporlar, bu raporlara göre bonoyla ilgili defterlere yansıyan veriler, cevap dilekçesinde bononun ---------- bulunan otel inşaat işi nedeniyle düzenlendiğine ve davalının üzerine düşen işleri yerine getirdiğine ilişkin savunma, talimatla yapılan keşifte dinlenen tanık beyanı, takipsizlik kararıyla sonuçlanan soruşturma dosyası kapsamı,

bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen dosya kapsamına uygun ve Mahkememizce de yeterli görülen davalı tarafça savunmada belirtilen işin hiç yapılmadığına ilişkin birbirini teyit eden ek rapor ve 2. ek rapor, davalının savunmasına göre ispat külfetinin davalı üzerinde olması, davalı savunmasının sübut bulmaması,

savunmanın aksine tanık beyanı, ek raporlar ve dosya kapsamına göre söz konusu otel inşaatında davalı tarafça yapılmış bir iş olmadığının sübut bulması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde savunmaya göre ispat külfeti davalıda olan davaya konu bononun otel inşaatı için düzenlenmiş olması ihtimalinde davalı tarafça otel yönünden yapılmış bir iş olmaması nedeniyle bononun karşılıksız olduğu,

ispat külfeti aidiyetine de bağlı olarak davalı savunmasının dayanaksız olduğu ve davacı tarafın iddiasının sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, davalı tarafın savunması, bononun davalı defterlerine yansıyan şekli, defterlerde usulsüzlük olmaması ve savunmanın ispatı yönünden davalı tarafın muhtemel çaresizliği birlikte değerlendirildiğinde davalı- takip alacaklısının kötü niyeti sabit görülmediğinden aleyhine kötü niyet tazminatı şartlarının gerçekleşmediği sonucuna varılarak kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın kabulü ile -------sayılı icra dosyası üzerinden işlem gören takibe dayanak yapılan ve alacaklısı davalı şirket, borçlusu davacı şirket, tanzim tarihi-------bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,Davalı-takip alacaklısının kötü niyeti sabit görünmediğinden kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine,

Davaya konu bono bedeli üzerinden hesaplanan 153.697,50 TL nispi karar harcından 40.379,12 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 113.318,38 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan 47.265 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafça yapılan giderin davalı üzerinde bırakılmasına,

Kabule konu değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 307.500,00 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2024

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/813, K. 2024/922, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2020/813
  4. Karar No: 2024/922
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 27/01/2020
  7. Karar Tarihi: 18/12/2024
  8. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  9. Konu
  10. Açıklamalar
  11. Iı-davaya Yönelik Cevaplarımız
  12. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/813
Karar No
2024/922
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/841 K.2024/1142
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/854 K.2024/1190
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/864 K.2024/1104
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/869 K.2024/1124
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/873 K.2024/955
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/874 K.2024/1038

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.