KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/528
- Karar No
- 2024/583
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2024
Karar Metni
2.697 kelime·13 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/528
KARAR NO: 2024/583
DAVA: ALACAK (TİCARİ NİTELİKTEKİ HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 24/08/2021
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı ile davacı arasında, birden fazla gemi yapımına ilişkin, birden fazla sözleşme akdedilmiş olup; ilgili sözleşmeler kapsamında davacının gemilerde yapılacak birtakım iç aksam işlerinin ifasını yüklenmiş, davalının yükümlülükleri ise yapılan işlere yönelik hak edişlerin davacıya ödenmesi olarak belirlendiğini, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen Sözleşme uyarınca, her fatura bedeli üzerinden %2 oranında teminat kesintisi yapılacak, işlerin tamamlanması akabinde ise yapılan teminat kesintilerin davacı şirkete ödeneceğini,
davacı tarafından üzerine düşen tüm yükümlülükler yerine getirilmiş ve işler süresi içerisinde eksiksiz olarak tamamlanmış olmasına karşın; bugüne kadar davalı şirket tarafından yapılan %2'lik teminat kesintilerine ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından %2'lik kesintilere ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmaması akabinde, tarafınca ---- Noterliği ----- yevmiye numaralı ve 11.01.2021 tarihli ihtarname keşide edilerek,
davacı alacağının ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından bu taleplerinin cevapsız bırakıldığını, bugün itibarı ile iadesi gerektiği halde iade edilmeyen toplam teminat tutarı 23.243,94-TL olup; ek olarak taraflar 23.243,94-TL cari hesap bakiyesi üzerinde de mutabık kalındığını, sözleşmede yer alan hükümler göz ardı edilse dahi, ----Noterliği ----- yevmiye numaralı ve 11/01/2021 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, davacı ile davalı şirket arasındaki ilişkinin 2018 yılından beri devam ettiği ve bu süreçte teminat iadelerinin hiçbir surette gerçekleştirilmediği olup,
davacının davalı şirketten aldığı ödemeler ile birlikte çalıştırdığı personelin maaşını ödediği ve meydana gelen gecikmelerden davacının yalnızca temerrüt faizi ile giderilebilecek zarardan fazlaca zarara uğradığını, munzam zarar yalnızca alacaklının ispatlaması gereken bir zarar türü olmayıp;
enflasyon oranı, işçilerin maaş değişiklikleri, ülkedeki ekonomik durum gibi birden fazla değişkeni bulunan bir husus olduğunu, davacının, davalı şirketten aldığı ödemeler ile yapılan işlerde çalışan personellerine ödemeler yaptığını,
akabinde dünya genelinde meydana gelen Covid-19 pandemisi nedeni ile ekonomik olarak ülkemizin zor durumlar geçirdiği ve davacının geciken alacağı nedeni ile mağdur edildiği hususlarının izahı abesle iştigal olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile 23.243,94-TL tutarındaki teminat alacağının ticari temerrüt faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi ve davalının cari hesap tutarını ödememesi nedeni ile davacının uğradığı munzam zararın hesaplanarak tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının, ----- Bölgesinde, ---- Caddesi No:---- adresinde gemi inşa ve onarımı konusu ile iştigal eden bir tersane olduğunu, davacı şahıs firması ise, davacıya ait tersanede onarım gören bazı gemilerde ve asıl işin bir bölümünde, İş Kanunu'nun 2. Maddesi çerçevesinde, birtakım işlerin yapımını üstlenen alt işveren statüsünde çalıştığını, İş Kanunu'nun 2/6. bendinde, asıl-alt işveren ilişkisi "Bir işverenden,
işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. " şeklinde tanımlandığını, tersaneler bölgesindeki tüm tersanelerde, gemilerin onarım ve inşa işlerinde, uzmanlıklarına göre geminin farklı kısımlarında birçok alt işveren şirket ya da firma çalıştığını, alt işveren şirket ya da firmalar üstlendikleri işlerin yapımında,
iş sözleşmesi akdettikleri ve sigorta girişlerini yaptırdıkları işçilerini çalıştırdıklarını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, alt işveren üstlendiği işi ekipman ve işçilik bedeli kendisine ait olmak üzere bitireceğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, alt işveren işçilerinin tüm parasal yükümlülükleri alt işverene ait olduğunu, davacı, işçilerinin alacak riskine karşılık aylık %3 oranında teminat kesintisi yapılmasını kabul ettiğini, davacı işçileri tarafından açılan işçilik alacakları davaları davacı şirkete yöneltildiğini, aşağıda belirtilen kişiler davacı firma işçileri olup,
davalı tersanede yaptıkları çalışmaların karşılığında işçilik haklarını alamadıkları iddiasıyla alacak davaları açmışlardır ve bu davalar derdest olduğunu,
----- ( TC ---- ) — ----İş Mahk-------
---— (TC -----) — ----------
Söz konusu dosyalardaki işçilik alacakları tutarı davacının teminat alacağı olarak belirttiği tutarı kat kat aşar miktarda olduğunu, dosyalar derdest olup, bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı işçilerinden ----, işçilik alacakları konusunda ------ büro dosya no ve ----- arabuluculuk dosya no ile arabuluculuk yoluna başvurmuş ve bu başvuru neticesinde anlaşma sağlandığını, davacı da söz konusu dosyada taraf olduğunu, İşçi haklarının yanı sıra arabulucu ücreti de davalı şirketçe ödendiğini, Mahkemece söz konusu dosyanın celbi ile incelenmesini talep ettiklerini,
gizlilik hükümleri gereği Mahkemece istenmesi halinde ödeme makbuzları sunulacaklarını, davacı, dava dilekçesinde netice-i talep kısmında 23.243,94 TL teminat alacağının ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiş ve ayrıca "munzam zararının da hesaplanarak tazmini"ni talep ettiğini, davacının bu talebi somutlaştırılmadığı gibi açık da açık olmadığını, davacının munzam zarar iddiasını somut delillerle kanıtlaması gerektiğini beyan ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, delil listemizde belirtilen bağlantılı dosyaların bekletici mesele yapılmasına,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, alacak ve munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.
Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.
Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Gemi Mühendisi bilirkişisi heyeti marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi heyeti raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davacının hak edişlerinden yapılan dava konusu 23.243,94 TL tutarlı kesintisinin, davacının, işçileri açmış olduğu açılan işçilik davalarında, davalında taraf olmasından kaynaklı, iş bu kesinti tutarını davacının teminat alacağından mahsup edebileceğinin kabulü halinde, dava tarihi itibariyle davalının davacıya 3.178,33 TL borçlu olduğu, davacının hak edişlerinden yapılan dava konusu 23.243,94 TL tutarlı kesintisinin, davacının, işçileri tarafından açılan işçilik davalarında, davalında taraf olması,
iş bu kesinti tutarını davacının teminat alacağından mahsup edemeyeceğinin kabulü halinde, dava tarihi itibariyle davalının davacıya 23.243,94 borçlu olduğu. ----- öncelikle munzam zarar talep edilen alacakla ilgili temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçları ile ilgili getiri bilgilerinin resmi kurumlardan sorulup tespit edildikten sonra,
yeniden oluşturulacak munzam zarar hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan, tahsiline karar verilen davacılar alacağının temerrüt tarihinde bu yatırım araçlarından oluşacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde tahsil tarihlerinde asıl alacakla birlikte getirisinin ulaşabileceği miktar ile tahsiline hükmedilen asıl alacak ve bu alacak için temerrüt tarihinden tahsil tarihlerine kadar davacıların tahsil edebilecekleri ve tahsil ettikleri faiz miktarı ve toplam miktar ve bu şekilde bulunacak toplam miktarlar arasındaki fark konusunda gerekçeli,
mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp değerlendirilerek faizle karşılanmayan zarar konusunda uygun bir karar verilmesi” davası söz konusu olayda munzam zararın hesabında, temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar geçen süredeki enflasyon verilerini gösterir TEFE, TÜFE-ÜFE oranları, banka vadeli mevzuat faiz oranları, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, işçi ücretleri ve diğer yatırım araçlarına göre hesaplandığı, davacı tararından davalı tarafa keşide edilen ---- Noterliği 11.01.2021 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamede, 23.243,94 TL tutarında teminat iadesinin 3 gün içinde ödenmesi ihtar edildiği,
Mahkeme 27.08.2021 tarihli tensip zaptında, ---- Noterliği ----- yevmiye numaralı ve 11.01.2021 tarihli ihtarnamenin bir suret örneğinin gönderilmesi yönünde karar vermiştir. ----- Noterliği'nin tarafından sayın mahkemenin müzekkeresine cevap verilmemiş ve dosya kapsamında ihtarnamenin tebliğ bilgisi bulunmadığı, Mahkeme 23.12.2022 tarihli celsesinde, davacı vekiline dava dilekçesi ile ayrıca munzam zarar talep edildiği görülmekle miktarın açıklanması ve haçlandırması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine,
aksi halde bu talebe ilişkin dosyanın işlemden kaldırılacağı hususunun ihtarına, ihtarat yapıldı, davacı vekilinin talebi doğrultusunda kendisine süre verilmesine, karar verildiği, davacı vekili tarafından 06.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde, munzar zarara harca esas miktarının 55.413,54 TL olduğu beyan edildiği, davacı vekilinin 06.01.2023 tarihli beyanına göre ödeme tarihinin 06.01.2023 olduğu anlaşılmakla, -----Noterliği ----- yevmiye numaralı ve 11.01.2021 tarihli ihtarnamenin tebliğ bilgisi bulunmadığından temerrüt tarihi tespit edilemediği,
davacı tarafından munzam zarar talep edilip, edilemeyeceği, ---- Noterliği ----- yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiği, 11.01.2021 tarihinin temerrüt tarihi olduğu, takdir Mahkemeye ait olmak üzere.
06.01.2023 tarihine kadar munzam zarar hesaplanacağı, davacı taraf huzurdaki davada 23.243,94 TL asıl alacağına ticari faiz yürütülmesini talep ettiği, temerrüt tarihi ve 06.01.2023 tarihi dikkate alındığında, 23.243,94 TL teminat alacağına, 06.11.2023 tarihine kadar ticari faiz oranına göre 7.487,73 TL temerrüt faizi tahakkuk ettiği,Yine temerrüt tarihi ve 06.11.2023 tarihi dikkatte alındığında, USD, EUR, Altın, Tüfe, Üfe Net Asgari Ücret yönteme göre asıl alacağı fiili ödeme tarihinde 67.723,95 TL” ye tekabül ettiği, bu bakımdan paranın değer kaybının ilgili dönemde 45.023,90 TL (68.267,8 - 23.243,94 ) olduğu görülmektedir.Mahkemece,
paranın zaman değerinin munzam zarara sebep olacağının kabulü halinde, yukarıda yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan 06.01.2023 tarihine göre temerrüt faizini aşan 36.992,24 TL munzam zararının oluştuğu hesaplanmıştır.
¸Davacı şirketin ibraz ettiği 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davalı şirketin ibraz ettiği, 2020 ve 2021 yılı ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, asıl işveren - alt işveren ilişkisinde, alt işveren işçilerinin işverenlerine karşı açacağı işçilik/tazminat alacağı davalarında, her iki işveren de müteselsil sorumlu olduğu,
yukarıda açıklandığı üzere, davacı işçilerinin davacı işverenlerine karşı İş Mahkemelerinde açtıkları alacak davalarında, mahkemeler her iki işvereni de müteselsilen sorumlu tuttuğu, bu nedenledir ki, Asıl İşveren - Alt İşveren sözleşmeleri düzenlenirken, incelenen davada olduğu gibi, sözleşmeye bu yönde hükümler konulduğu, taraflar arasındaki Sözleşme'nin 5.13 ve 5.18 Maddeleri, bu yönden konulmuş maddeler olduğu,
davacının hak edişlerinden yapılan dava konusu 23.243,94 TL tutarlı kesintisinin, davacının, işçilerinin açmış olduğu işçilik davalarında, davalında taraf olmasından kaynaklı, iş bu kesinti tutarını davacının teminat alacağından mahsup edilebileceğinin kabulü halinde, dava tarihi itibariyle davalının davacıya 3.178,33 TL borçlu olduğu, davacının hak edişlerinden yapılan dava konusu 23.243,94 TL tutarlı kesintisinin, davacının, işçileri tarafından davacıya açılan işçilik davalarında, davalında taraf olması,
iş bu kesinti tutarını davacının teminat alacağından mahsup edilemeyeceğinin kabulü halinde, dava tarihi itibariyle davalının davacıya 23.243,94 borçlu olduğu, Mahkemece paranın zaman değerinin munzam zarara sebep olacağının kabulü halinde, yukarıda yapılan hesaplamaya göre, davacının davalıdan 06.01.2023 tarihine göre temerrüt faizini aşan 37.536,57 TL munzam zararının oluştuğu hesaplanmıştır.¸ Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;Açılan dava ile, davalı ile davacı arasında, birden fazla gemi yapımına ilişkin, birden fazla sözleşme akdedilmiş olup;
ilgili sözleşmeler kapsamında davacının gemilerde yapılacak birtakım iç aksam işlerinin ifasını yüklenmiş, davalının yükümlülükleri ise yapılan işlere yönelik hak edişlerin davacıya ödenmesi olarak belirlendiğini, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen Sözleşme uyarınca, her fatura bedeli üzerinden %2 oranında teminat kesintisi yapılacak, işlerin tamamlanması akabinde ise yapılan teminat kesintilerin davacı şirkete ödeneceğini, davacının tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen,
davalı şirket tarafından yapılan %2'lik teminat kesintilerine ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığından bahisle oluşan teminat alacağının ticari temerrüt faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi ve davalının cari hesap tutarını ödememesi nedeni ile davacının uğradığı munzam zararın hesaplanarak tazminine karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir.
Davalı taraf, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, alt işveren işçilerinin tüm parasal yükümlülükleri alt işverene ait olduğunu, davacı, işçilerinin alacak riskine karşılık aylık %3 oranında teminat kesintisi yapılmasını kabul ettiğini, davacı işçileri tarafından açılan işçilik alacakları davaları davacı şirkete yöneltildiğini, bir kısım davacı firma işçilerinin davalı tersanede yaptıkları çalışmaların karşılığında işçilik haklarını alamadıkları iddiasıyla alacak davaları açtıkları ve bu davalar derdest olduğu,
"munzam zararının da hesaplanarak tazmini"ni talep ettiğini, davacının bu talebi somutlaştırılmadığı gibi açık da açık olmadığını, davacının munzam zarar iddiasını somut delillerle kanıtlaması gerektiğinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.Tarafların asıl işveren - alt işveren ilişkisinde, alt işveren işçilerinin işverenlerine karşı açacağı işçilik/tazminat alacağı davalarında, her iki işvereninde müteselsil sorumlu olduğu,
davacı işçilerinin davacı işverenlerine karşı İş Mahkemelerinde açtıkları alacak davalarında, mahkemeler her iki işvereni de müteselsilen sorumlu tuttuğu, tarafların incelenen ticari defterleri ile davacının hak edişlerinden yapılan dava konusu 23.243,94 TL tutarlı kesintisinin yapılmış olduğu,Davalının, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyada 194.157,27-TL ödeme yapmış olduğu, bu miktardan davacının kendi işçisi olması sebebiyle sorumlu olduğu, davacının davalıdan olan 23.243,94-TL teminat alacağının çok daha üzerinde davalının ödeme yaptığı, açıklanan gerekçelerle davanın reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu icra dosyası dışında devam eden takiplerin bulunduğu ve davalının takip dosyalarına teminatlar yatırdığı görülmektedir. Arabuluculuk aşamasında davalının ödeme yapmış olduğu dosyanın bulunduğunun iddia edildiği görülmektedir. ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyada 194.157,27-TL ödeme yapmış olarak davacıdan alacaklı konuma geçtiği görülmekle, diğer dosyalarda davalının yapmış olduğu teminat ödemelerinin, borç ödemelerinin sonuca etkisi olmayacağı anlaşılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/528, K. 2024/583, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama