KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/246
- Karar No
- 2024/677
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
Karar Metni
1.864 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/246 Esas
KARAR NO: 2024/677
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/04/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı şirketin taşımacılık ve nakliyat işi yaptığını, davacı ve davalı şirket arasında -------- / -------- -------- / --------- navlun olarak 7.000 Euro ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını , davacı şirketin davalı tarafın bildirdiği üzere 17.11.2022 tarihinde yükleme adresi olarak bildirilen --------- / --------- adresinde tenteli aracını hazır bulundurduğunu, aracın yükleme sahasına alındığın ancak yüklemenin 21.11.2022 yapıldığını, davacının toplam alacağının aracın 3 günlük bekleme ücreti 300 Euro ile birlikte 7.300 Euro olduğunu, --------- / ---------- teslim alınan malların ---------- kadar komple yük ile getirildiğini,
buradan mallar aktarılarak ----------- gönderildiğini, davacının, davalının mallarını istenen yere taşıyarak hizmet sözleşmesi kapsamında borcu olan sözleşme konusu hizmeti yerine getirdiğini, davacı şirketin bu hizmeti karşılığı düzenlediği 25.11.2022 tarihli hizmet bedelini ve 3 günlük gecikme bedelini içerir 7.300 Euro luk 25.11.2022 tarihli faturasını davalıya gönderdiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini ancak ödeme işleminin de süresi içerisinde yapılmadığını,
davalı tarafın borcunu ödemediğinden ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- E. Sayılı dosyası kapsamında alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, Borçluya gönderilen (7) Örnek Ödeme Emri'nin 09.01.2023 tarihinde çalışanına teslim edildiğini, davalı şirket tarafından 12.01.2023 tarihli itiraz dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borcun tamamına itiraz edildiğinden icra takibinin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı tutularak davalıdan alacaklı olduklarının tespitine,
-------- İcra Dairesi ---------- E. Sayılı dosyasındaki alacaklarına yönelik itirazın şimdilik 1.900 Euro karşılığı 37.749 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Haksız itiraz nedeniyle devamına karar verilecek takip miktarının % 20 sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili davalı şirketin taşımacılık ve nakliyat işi yapmaktadır.
Müvekkil ile davacı şirket arasında, --------- / -------- --------- / --------- navlunu olarak 7.000 Eura ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, Bu mutabakata göre davalıya ait eşyaların taşımasını gerçekleştirecek ve davacı tarafın taşınan eşyaların yanına parsiyel yük almayacak olduğunu, ancak davacının bu taşıma işlemini gerçekleştirirken, davalıya ait eşyaların yanına parsiyel yük almak için önce taşıma sürecini geciktirdiğini, mutabakat konusu eşya haricine parsiyel yükünde araca yüklenmesi nedeniyle, davalıya ait eşyaların bir kısmının da zarar gördüğünü,
daha sonra davacının kötü niyetli olarak 7.381,90 EUR = 146.662,85 TL [1 EUR=19,8679 TL(21.12.2022) icra takibi başlattığın, davalının, davacıdan bu taşıma işleminden kaynaklı zararın giderilmesini istemiş ise de davacının 7.381,90 EUR = 146.662,85 TL [1 EUR=19,8679 TL(21.12.2022) alacak üzerinden icra takibi başlattığını, davacının, basiretli bir tacir gibi davranmadığını, daha fazla kazanç elde etmek amacıyla parsiyel yük alarak aynı araç içerisinde başka firmalara ait eşyaları da taşıdığını, --------- / ---------- teslim alınan malların ---------- kadar komple yük ile getirilmiş buradan mallar aktarılarak --------- gönderildiğini,
böylece davalının mallarını istenen yere taşıyarak hizmet sözleşmesi kapsamında borcu olan sözleşme konusu hizmeti yerine getirdiğini, iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, taşıma işlemine konu araca ait CMR nin incelenmesinde, parsiyel yük taşıma yapıldığı teyit edileceğini, davalının aynı araç içerisindeki tüm yük ve eşyaları nazara alarak,
araçta kendilerine ayrılan yere denk gelecek şekilde oranda hesaplama yaparak 4350,00 EURO ödeme yaptığını, davacı tarafın 7381,00 EURO üzerinde takip açmasının kötü niyetli olduğunu, yurt dışında gecikme nedeninin ise daha fazla kazanç elde etme gayesi ve yükleme esnasında başka firmalara ait eşyaları taşıma gayesinde bulunmasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava. Taşıma sözleşmesinden doğan alacağının konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. -------- İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.
Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında.
Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 28/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222.
Madde kapsamında taraflara 2022 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi, uluslararası kara taşımacılığı alanında uzman bilirkişi ve taşıma konusu emtianın niteliği de dikkate alınarak elektronik mühendisi bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.
SMMM bilirkişi ---------, taşımacılık alanında uzman bilirkişi ----------- ile elektrik mühendisi bilirkişi ----------- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Şirketin 1.900.-EURO karşılığı 37.749.-TL alacak talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın Kısmi İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında.
Davacı Şirketin Usul ve yasaya uygun tutulmuş Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, Davalı Şirketten Takip Tarihinde 1 adet Navlun Faturasından kaynaklı olarak 7.300.-Euro Asıl Alacaklı durumda bulunduğu, Davalı Şirketin, Davacı Şirketçe Ayıplı ve Sözleşmeye aykırı Hizmet verildiği iddialarını kanıtlamaya elverişli nitelikte herhangi bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği,
Davalı Şirketçe takip konusu işbu faturaya karşılık Takip tarihi sonrası, Dava Tarihi öncesi tarih olan 30.01.2023 tarihinde Banka aracılığıyla haricen 4.350.-Euro ödeme gerçekleştirildiği ve haricen yapılan bu ödeme sonrasında, (7.300.-€ - 4.350.-€- =2.950.-€ Bakiye Alacağı kalacağı görülmekle, Davacının talebinin 1.900.-€ ASIL Alacak olması ve taleple bağlılık gereği, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacının 1.900.-Euro Asıl Alacak talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
Takip konusu yapılan alacağa ilişkin olarak takip öncesi davalıya keşide edilmiş bir temerrüt ihtarı ve/veya taraflar arasında temerrüt halini düzenleyen bir yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanılmadığı gibi iddia da edilmediği görülmekle, Takip öncesi temerrüt koşullarının oluşmadığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
İddia, savunma, sunulu deliller ve bilirkişi raporu ile. Huzurdaki dava, taşıma ilişkisinden doğan navlun ve üç(3) günlük gecikme bedeli alacağının konu edildiği icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemiyle açılmıştır.İcra dosyasının incelemesinden.
Davacı tarafından davalı lehine 7.300-Euro fatura alacağı, 81,90-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.381,90-Euro üzerinden 23/12/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından takibe, yetkiye, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu,
huzurdaki davanın 06/04/2023 tarihinde 1.900 Euro karşılığı 37.749,00-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı görülmüştür.Yetkili icra Müdürlüğü nezdinde usulüne uygun takip dosyası bulunmasının itirazın iptali davası yönünden dava şartı olması karşısında somut olayda takip dosyasında davalı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazda bulunulduğu görülmekle öncelikle yetki itirazının incelenmesi gerekmiş,
davalı/borçlu tarafından yetki itirazında yetkili icra müdürlüğü gösterilmediğinden itirazın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla itirazının reddine karar verilmiştir.Dosyada mübrez dekont ile davalı tarafından davacı tarafa 30/01/2023 tarihinde 4.350 Euro ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından.
Davacı tarafından navlun ve üç gün gecikme bedeli alacağının konu edildiği icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen dava dilekçesine karşın davalı tarafından cevap dilekçesi yasal sürede sunulmadığından 6100 sayılı HMK. m. 128/1 uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının davalı tarafından inkâr ettiğinin varsayılması gerektiği, bu kapsamda davalı tarafından sunulan 05/10/2023 tarihli dilekçenin beyan dilekçesi olarak dikkate alınması gerektiği,
davalı tarafından sunulan 05/10/2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafından sözleşmeye aykırı olarak yükün parsiyel yük olarak taşındığı ve taşıma konusu eşyaların bir kısımının zarar gördüğü ile bu oranda navlun bedel ödemesi yapıldığı ileri sürülmüş ise de ileri sürülen "mahsup" savunmasının yasal süre içerisinde dile getirilmediği anlaşılmakla dikkate alınamayacağı, taraflara 6100 sayılı HMK 222.
Madde ihtarı yapılmak suretiyle ticari defter ve kayıtların sunulmasına yönelik duruşma ara kararı tesis edildiği, duruşmaya davalı vekili tarafından iştirak edilmesine karşın davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, Mahkememizce re'sen alınan heyet bilirkişi raporunda davacı tarafından sunulan ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve davacı tarafın takip tarihi itibariyle bir adet faturadan kaynaklanan 7.300 Euro asıl alacaklı bulunduğunun tespit edildiği, faturanın itirazına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı,
davalı tarafın icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında somut delil sunulmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, bu kapsamda icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki yapılan kısmi ödemenin asıl alacaktan mahsubu gerektiği, dava tarihi itibariyle talep edilebilecek asıl alacak miktarının 1.900 Euro olduğu ve huzurdaki davanın 1.900 Euro üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmakla davanın kabulü gerektiği, dosya kapsamında aksi delil bulunmadığı,
tespit edilen alacağın likid ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/246, K. 2024/677, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama