KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/257
- Karar No
- 2025/88
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
Karar Metni
2.805 kelime·14 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/257
KARAR NO : 2025/88
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2023
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı Şirket, ----- Şirketine taşören hizmet veren bir inşaat firması olduğunu.----- ilçesinde yeni iletişim hatlarının kurulması için davalı şirkete külli olarak taşöre olarak yaptığını. -----. ile davalı şirket arasında yapılacak işlere ilişkin sözleşme imzalanarak iş bir bütün olarak davalı şirkete devredildiğini.
Daha sonrasında davalı şirket ise işin büyüklüğü, işin adresi, teknik yapısı ve maliyeti gibi kıstaslara göre 3. Şirketlerle anlaşma yaparak elindeki işi Alt İşveren olarak yaptırdığını, bu kapsamda /-----/işi alan davalı şirket ile davacı şirket arasında 07/03/2022 tarihli --- Kablolu Erişim Şebekeleri Tesisi Yüklenici Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını.
Taraflar arasında imzalanan bu sözleşmeyle davalı şirket ile davacı şirket arasında, Sözleşmede gösterilen adreste ki bölgenin döşeme yapılması için Parkesinin sökülmesi, Boru döşenecek yerin teknik şartnameye uygun kazılması ( boru için 25 cm genişlik 50 cm derinlik kazım şekli boru kanalı) Uygun kazım sonrası tedarik edilen borunun döşenmesi, döşeme sonrası bölgenin uygun malzeme ile geri doldurulması, uygun madde ile doldurulan alanın özel makine ve işçilik ile sıkıştırılması, sıkılaştırılan zemin üzerine sökülen parkelerin geri döşenmesi,
işlerinin yapılması için anlaşıldığını, yapılan anlaşma sonrasında davacı şirket sözleşme de üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini.
Yukarıda belirtilen iş ve işlemler taraflar arasında yazılı olarak anlaşılarak yapıldığını, yapılan işlemler için iş teslimi yapılmış ve ödeme yapılarak sözleşme iki tarafça ifa edildiğini, taraflar arasında tanzim edilen yazılı sözleşme uyarınca taahhüt edilen iş ve işlemler davacı tarafından yapıldığı sırada yine aynı döşeme hattı içerisinde bulunan baca döşeme işlemleri başka bir şirkete taşören olarak verilmesi düşünülür iken davacı şirketin uygun, düzgün ve düzenli olarak çalıştığı görüldüğünden sözlü olarak baca döşeme işlemlerinin yapılması da teklif edildiğini,
davacı daha çok iş yapma saikiyle bu teklifi kabul etmiş ve yazılı sözleşmede anlaşılan eylemlerinden ayrı ve ek olarak; davaya konu Faturada belirtilen bacaların depodan inşaat alanına nakliyesi yapmak ( depo teslim tutanağı mevcut ), gösterilen adreslerde baca yerlerin kazılması, ( kare kazım, 1 metre derinlik 90x90 genişlik ), kazılan yerlere bacaların montajının yapılması, yazılı sözleşme kapsamında döşenen boruların uçlarının , bacanın içerisine monte edilmesi, boru ve bacaların monte edildikten sonra gerekli malzemeler ile su sızdırmazlığını yapıp gerekli inşaat malzemesi ile doldurulması,
doldurulan alanın gerekli makine ve işçilik ile sıkılaştırılıp sağlamlaştırılması, sıkıştırılıp sağlamlaşan alana tekrardan parke döşenmesi, işlemleri davacı şirket tarafından ayrı ve ek olarak yapıldığını, yapılan bu işlemlerden sonra davacının ekte sunulan 16-11-2022 tarih ----- fatura numaralı E arşiv Faturası ile davalı şirkete tahakkuk ederek davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalı şirket ödeme yapmadığını.
Fatura alacağına ilişkin----- İcra Dairesi -----Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine müteakip davalı şirket itiraz etmiş ve işbu davayı açmak hasıl olduğunu beyan ederek; davamızın kabulü ile ----.
İcra Dairesi -----Dosyasında ki itirazın iptali ile dosyanın devamına karar verilmesine, haksız yapılan itiraz nedeniyle % 20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, -----. Şirketine taşören hizmet veren bir inşaat firması olduğunu, ----- ilçesinde yeni iletişim hatlarının kurulması için davalıya külli olarak taşöre olarak yaptırdığını. Bu noktada davalı tarafından yapılan işlemlerin tamamı ------ fatura edilerek bedeli mukabilinde iş yapıldığını.
Davalı ile----- arasında yapılacak işlere ilişkin sözleşme imzalanarak işin tamamı davalının ifa edebilmesi amacıyla üzerine devir edildiğini, davalının işin büyüklüğü ve işleyişi noktasında 3. Şirketler ile gerekli temasları kurarak işin kendileri tarafından yapılmasını sağlayarak alt işveren konumuna geçtiğini, bu doğrultuda----- tarafından tevdi edilen iş neticesinde, davalı ile davacı arasında 07/03/2022 tarihli ---- Kablolu Erişim Şebekeleri Tesisi Yüklenici Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını.
Taraflar arasında imzalanan bu sözleşmeyle davalı şirket ile davacı arasında aşağıda belirtilen hususların ifası noktasında anlaşıldığını, sözleşmede gösterilen adreste ki bölgenin döşeme yapılması için Parkesinin sökülmesi, Boru döşenecek yerin teknik şartnameye uygun kazılması ( boru için 25 cm genişlik 50 cm derinlik kazım şekli boru kanalı), Uygun kazım sonrası tedarik edilen borunun döşenmesi, Döşeme sonrası bölgenin uygun malzeme ile geri doldurulması, Uygun madde ile doldurulan alanın özel makine ve işçilik ile sıkıştırılması,
Sıkılaştırılan zemin üzerine sökülen parkelerin geri döşenmesi olduğunu, yukarıda belirtilen işin ifası için gerekli anlaşma taraflar arasında yazılı bir biçimde tanzim edilmiş ve işin yapılması neticesinde ödemeler davacıya gereği gibi yapılarak davacı tarafından üzerine düşen yükümlülük icra edildiğini, davacı tarafından davalı ile aralarında tanzim edilen ve işin tüm detaylarını belirtilen sözleşmeye ek olarak yine aynı hat içerisinde bulunan baca döşeme işlemlerinin yapıldığı iddia edilerek fatura düzenlediğini ve mezkur faturada belirtilen bedelin ödenmesi talep edildiğini,
davacı tarafından da ayrıca kabul gördüğü üzere yapıldığı öne sürülen işlemlerin tamamının taraflar arasında şifahen yapılan görüşmeler neticesinde yapıldığı, bunların her birinin farklı kalem ve işçilik oluşturduğu ve bu hususta tanzim edilen faturanın üstelik herhangi bir karşılığı olmaksızın ödenmesi gerektiği beyan edildiğini, taraflarca yazılı bir sözleşmenin varlığı ortada iken, ek bir sözleşme tanzim edilmesi imkan ve ihtimalleri es geçilerek ifa edildiği öne sürülen işlemlerin bedelinin ödenmesi istendiğini,
davalı tarafından davacıya yönelik kötü niyetli bir şekilde hiç ifa edilmemiş bir işin karşılığında fatura tanzim edilmesi yoluna gidilmiş ve neticede bu yönlü yapılan takibe itiraz etme zarureti hasıl olduğunu, davalı davacı tarafından yapılması talebinde bulunduğu ve tarafların bu doğrultuda anlaştığı iş ve yükümlülükler daha önce belirlenmiş ve yerine getirdiğini.
Davalının gerek davacı gerekse de ----- İle aralarında bulunan sözleşme kapsamında işin anahtar teslim şeklinde yani tamamının bitirilerek ifa edileceği açıkça beyan edildiği halde taraflar arasında yapılan şifahi görüşmeler neticesinde mezkur işlerin yapıldığının iddia edilmesi ve neticede buna dayalı bedel tanziöi talebinde bulunulması hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini beyan ederek; davanın ve---- İcra Dairesi ----- Dosyasında ki itirazın iptali ile dosyanın devamına yönelik talebin reddine, haksız ikame edilen dava ve takip nedeniyle % 20 'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanağı dosyaya sunulmuştur.---- İcra Müdürlüğü'nün---- Esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 -(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu Madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır.
Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır.
Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir.
Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
DEFTER İNCELEMESİ; Davacı Defter İncelemesi: Davacı tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter onay bilgileri aşağıdaki gibidir;
Davacı şirketin ibraz ettiği 2020 ve 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür.
Davalı Defter İncelemesi : Sayın Mahkeme 08.03.2024 tarihli celsesinde; ‘’ Tarafların (davacı ve davalı) 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde mahkememiz kaleminde hazır bulundurmalarına, tarafların yerinde inceleme talepleri var ise 2 haftalık kesin süre içerisinde açıkça bildirmelerine, yerinde incelemenin nerede yapılacağının açıkça bildirilmesine, bu hususta taraflarca iki haftalık süre içerisinde açıklama yapılmasına,
ticari defterler inceleme gün ve saatinde hazır edilmez veya 2 hafta içerisinde yerinde incelemede talep edilmezse ticari defterlerin incelenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, Ticari defterlerini sunmadığı veya yerinde inceleme talebinde bulunmadığı takdirde 6100 sayılı HMK'nın 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun davalı tarafa ihtarına,’’ karar verilmiştir.
Sayın Mahkemenin duruşma zaptı, davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
HESAP İNCELEMESİ
Davacı Hesap İncelemesi: Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2023 ve 2023 yılı ----- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir; ¸
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından 26.04.2022 tarihinden 16.11.2022 tarihine kadar davalı tarafa 4 fatura ile 794.791,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 27.12.2022 tarihi itibariyle davalından 794.971,60 TL alacaklı olduğu ve bu alacağın takibe konu olan 06.11.2022 tarihli ------ numaralı 126.578,60 TL tutarlı fatura ile takibe konu olmayan 3 adet 668.393,30 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görülmüştür. Davacı defter kayıtları üzerinde, 11.04.2023 dava tarihinden sonra 31.12.2023 tarih ----- yevmiye kaydı ile ‘’Cari Teyidi’’ açıklamasıyla 794.971,90 TL’nin davalı hesabına ALACAK, ------ Kodlu Ortaklara Borçlar hesabına BORÇ kayıt edilerek hesabın kapatılmış olduğu, görülmüştür.
HESAP İNCELEMESİ
Davalı Hesap İncelemesi: Davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı hesap incelemesi yapılamamıştır.
BA ve BS Formlarının İncelenmesi: Bilindiği üzere ---- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği ----- döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırılmıştır. Sayın Mahkeme 08.03.2024 tarihli celsesinde. 2022 yılına ilişkin sadece taraflar arasındaki kayıtları gösterir BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine, karar vermiştir.
Davacının bağlı bulunduğu ----- 15.03.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2022 yılı BS ve BA analiz formunu dosyaya göndermiştir. Davacı şirketin 2022 yılı BS Formunda, davalı tarafa 4 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 673.705,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür. Davalının bağlı bulunduğu ------ 13.03.2024 tarihli yazı cevabından, davalının 2022 yılı BS ve BA analiz formunu dosyaya göndermiştir.
Davalı şirketin 2022 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 566.435,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görülmüştür.
01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan tarafların 2022 yılı BS ve BS formda 102.270,00 TL (673.705,00 – 566.435,00=) tutarında uyuşmazlık bulunduğu, iş bu uyuşmazlığın, takibe konu olan 06.11.2022 tarihli ----- numaralı 126.578,60 TL tutarlı faturanın davalının 2022 yılı BS formunda gözükmemesinden kaynaklanmaktadır.
Buna göre davalı tarafından takibe konu olan 06.11.2022 tarihli ----- numaralı 126.578,60 TL tutarlı faturaya itiraz edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Faiz Konusu İncelenmesi: Takip alacaklısı davacı taraf 27.12.2022 tarihli icra takibinde 126.578,60 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip sonrasında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir.
3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmaktadır. ---- verilerinden 27.12.2022 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının yıllık %15,75 olduğu görüldüğünden, Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği,
SONUÇ; Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle, Sayın Mahkemenin kabulü halinde, Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ibraz ettiği 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görülmüştür. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
Dava Konusu Alacak Yönünden: Davacının defterlerine göre 27.12.2022 tarihi itibariyle davalından 794.971,60 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın takibe konu olan 06.11.2022 tarihli ----- numaralı 126.578,60 TL tutarlı fatura ile takibe konu olmayan 3 adet 668.393,30 TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı görülmüştür.
Davacı defter kayıtları üzerinde, 11.04.2023 dava tarihinden sonra 31.12.2023 tarih 45 yevmiye kaydı ile ‘’Cari Teyidi’’ açıklamasıyla 794.971,90 TL’nin davalı hesabına ALACAK, ---- Kodlu Ortaklara Borçlar hesabına BORÇ kayıt edilerek hesabın kapatılmış, eş değişle 794.971,60 TL alacak tutarın tahsil edildiği ve dava tarihinden sonra davalından herhangi bir alacağının bulunmadığı görülmüştür.
01.07.2021 tarihinden itibaren GIB tarafından otomatik olarak oluşturan tarafların 2022 yılı BS ve BS formda 102.270,00 TL (673.705,00 – 566.435,00=) tutarında uyuşmazlık bulunduğu, iş bu uyuşmazlığın, takibe konu olan 6.11.2022 tarihli ----- numaralı 126.578,60 TL tutarlı faturanın davalının 2022 yılı BS formunda gözükmemesinden kaynaklanmaktadır.
Buna göre davalı tarafından 06.11.2022 tarihli ----- numaralı 126.578,60 TL tutarlı faturaya itiraz edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Sayın Mahkeme tarafından taraflar arasında uyuşmazlığa konu olan 06.11.2022 tarihli ------ numaralı 126.578,60 TL tutarlı fatura muhteviyatından işlerin davacı tarafından davalı tarafa yapıldığının kabulü halinde, 27.12.2022 takip tarihli itibariyle davalından 126.578,60 TL alacaklı olduğu, 126.578,60 TL asıl alacağa takip sonrasında yılık %15,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu,
davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 126.578,60 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu,
işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/257, K. 2025/88, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama