KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/304
- Karar No
- 2024/807
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/304
KARAR NO : 2024/807
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 37.054,86 TL alacak için ---.
İcra Müdürlüğü -----Sayılı takip dosyası ile icra takip işlemlerine başlandığını, davalı tarafın itiraz dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiye somut bir iddia ve itirazda bulunmaksızın ve müvekkil firma ile ticari ilişkisini inkar etmeksizin genel bir ifade ile takibe konu edilen cari hesap ve faturadan dolayı herhangi bir borcu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davacı firmanın gemi yapım, bakım, onarım ve tamiri sektöründe faaliyet göstermekte olup yerli ve yabancı firmaların gemilerinin tamir ve bakımını gerçekleştirdiğini,
davalı ile yapmış olduğu görüşmeye istinaden davalı firmadan trapez sac cinsi ürünün satın alınması konusunda anlaştığını ve davalı firmaya 23.01.2023 tarihinde 2 adet dekont kapsamında toplamda 98.459,70 TL ödeme yaptığını, davalının ise aldığı ödemelere karşılıkdavacı firma adına 27.02.2023 tarihli 61.404,00-TL bedelli fatura düzenlediğini ve fatura konusu ürünü davacı firmaya teslim ettiğini ancak davacı firma tarafından yapılan ödeme, davalı tarafından düzenlenen fatura kapsamında davacının firmanın davalı firmadan bakiye 37.054,86-TL alacağı oluştuğunu,
Davalı firmaya bakiye bedelin müvekkil firmaya geri iade edilmesi için sözlü ve e-mail yoluyla bildirimde bulunulmuş ise de borçlu firma tarafından bakiye borç bedeli iade edilmediğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek Davalı-borçlu tarafın ----- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı takip dosyasına (ödeme emrine) yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, Asıl alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere davalı-borçlu aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.
Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür.
Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 10/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2023 yılına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar veril, davalı tarafa yapılan tebligata rağmen uyuşmazlığa konu ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) bilirkişi ---- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "..Davacı Şirketin 37.054,86 TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında; Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talebi gibi 37.054,86 TL AVANS ALACAĞI bulunduğu, Davalı yanca Bilirkişi İncelemesine katılınmayarak Ticari Defter ibrazında bulunulmadığı, buna ilişkin değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafından rapora karşı beyan dilekçesi dosyaya sunulmuştur.İcra dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından davalı aleyhine 37.054,86-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından borca, faize, faiz oranlarına ve tüm fer'ilerine itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğu, huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde 37.054,86-TL alacak üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.İddia, savunma, sunulu bilirkişi raporu ve deliller ile tüm dosya kapsamından.
Huzurdaki davanın cari hesap alacağının konu edildiği icra takibine yapılan davalı itirazının iptali istemiyle açıldığı, usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın davaya cevap dilekçesi sunulmadığından davalı tarafından iddianın tümden inkar edildiğinin varsayıldığı, davacı tarafından "trapez sac cinsi" ürünün satın alınması konusunda taraflar arasında anlaşma bulunduğu ve davalı firmaya 23/01/2023 tarihinde 2 adet dekont kapsamında toplamda 98.459,70 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme karşısında yalnızca 61.404,00-TL bedelli faturaya konu ürünün kendilerine teslim edildiğinin ileri sürüldüğü,
Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve delil niteliğinin bulunduğunun anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK 222.
Madde ihtarı yapılmak suretiyle tesis edilen ara karara karşı davalı tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmadığı, davacı tarafından ----- hesabından 23/01/2023 tarihinde 42.510,00-TL ve 55.949,70-TL davalı tarafa ödeme yapıldığı, davacı ticari defterlerinde davalı tarafından 27/02/2023 tarihinde keşide edilen "2.940 kg.
Trapez Sac" konulu KDV dahil 61.404,84-TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, davalı tarafından keşide edilen başka bir fatura kaydı bulunmadığı, taraflar Ba-Bs formunda KDV hariç 52.038,00-TL (KDV dahil 21.404,84) bedelli faturanın yer aldığı, taraflarca vergi dairesine yapılan bildirimin kendilerini bağlayacağı, davacı tarafından davalıya ödenen bakiye 37.054,86-TL bedel yönünden mal teslimine ilişkin mevcut dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, davacı tarafından avans ödemesi olarak yapıldığı anlaşılan bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan talep yasal koşullarının bulunduğu,
tespit edilen alacağın likid ve belirlenebilir olduğu dikkate alınarak %20 tutarında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/304, K. 2024/807, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama