KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/381
- Karar No
- 2024/724
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
2.038 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/381
KARAR NO : 2024/724
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil Şirket test, muayene ve belgelendirme sektöründe faaliyet göstermekte olan global bir şirkettir. Bu kapsamda Müvekkil Şirket ile Davalı/Borçlu -----Şirketi arasında, ------ Bölgesi’nde ifa edilecek proje kapsamında, 14.06.2021 tarihli “Üçüncü Parti Gözetim Hizmeti Sözleşmesi” (“1. Sözleşme”) (EK-1) ve 24.11.2021 tarihli “Üçüncü Parti Gözetim Hizmeti Sözleşmesi” (“2. Sözleşme”) (EK-2) olmak üzere 2 sözleşme imzalanmıştır.
Projeye ait bu iki Sözleşmeye göre, aylık hakediş karşılığında, Müvekkil tarafından Davalı/Borçlu’nun hizmet aldığı bir başka müteahhit/yüklenici firmanın Davalı/Borçlu için gerçekleştireceği çelik konstrüksiyon imalatı ve montajına yönelik gereken gözetleme, denetleme, raporlama işlerinin Müvekkil tarafından yapılması ve ilgili testlere nezaret edilmesi hizmetlerinin Müvekkil tarafından ifa edilmesi hususunda karşılıklı mutabakata varılmıştır.
Sözleşme gereği Müvekkil Şirket tarafından taahhüt edilen yükümlülükler tam, gereği gibi ve süresi içerisinde eksiksiz yerine getirilmiş, Şözleşme’de belirlenen şekilde faturalar düzenlenmeye başlamış; ancak Davalı/Borçlu Şirket faturalara ve hizmete yönelik hiçbir itiraz veya ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin, ödeme yükümlülüğünü zamanında ve tam olarak gerine getirmemiştir.
Ödemelerin yapılması için Müvekkil Şirket tarafından Davalı/Borçlu ile gerek sözlü gerekse de e-posta ve noter vasıtasıyla yazılı olarak pek çok kez iletişime geçilmeye çalışılmış ve ödemelerin yapılması talep edilmiştir. Ancak taleplerimize rağmen fatura bedelleri ödenmemiştir.
Bu süreçte önemle altını çizmek isteriz ki, bugüne kadar Davalı/Borçlu tarafça Müvekkilin düzenlemiş olduğu hiçbir faturaya itiraz edilmemiş olup, Müvekkil Şirket’in alacaklı olduğu toplam 56.250,06TL (asıl alacak) tutarındaki fatura bedelleri üzerinde Davalı/Borçlu ile mutabık kalınmıştır. Dolayısıyla, Davalı/Borçlu fatura bedellerini, içeriğini, hizmeti ve borçlu olduğunu kabul etmiş bulunmaktadır.
Ödemelerden haksız şekilde imtina edilmesi nedeniyle Müvekkil Şirket ticari anlamda zor durumda bırakılmıştır. Müvekkil Şirket ile Davalı/Borçlu arasındaki cari hesaplar ve ticari defter incelemeleri ile Müvekkil’in alacaklı konumunda olduğu kolaylıkla ispatlanacaktır.
Bilindiği üzere, tacirler basiretli davranmakla yükümlü olup, hizmet veya fatura düzenlenmesi ile ilgili herhangi bir itirazlarının olması halinde bunu diğer tarafa faturanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 8 gün içinde bildirmekle yükümlüdürler. Davalı/Borçlu’nun hizmet veya faturalara ilişkin hiçbir itirazının olmamasına karşın ödemelerden kaçınması basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünü de ihlal ettiğini göstermektedir.
Müvekkil Şirket Sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerini tam ve gereği gibi yerine getirmiş, hakediş miktarı üzerinde taraflar mutabık kalmış ve ardından hakedişe istinaden fatura düzenlenmiş ve faturalara süresinde itiraz edilmediğinden, bu faturalar Davalı/Borçlu tarafından kabul edilmiştir. Bu cihetle Davacı/Borçlu tarafından iddia edilen -Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin tam ve gereği gibi ifa edilmediği- iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve kabul edilemezdir.
Bu nedenlerle, Davalı/Borçlu tarafından da kabul edilen ancak tüm ihtarlara rağmen ödenmeyen hizmet bedellerine ilişkin olarak Müvekkil Şirket tarafından yasal takibe geçilme zorunluluğu doğmuştur. ---- İcra Müdürlüğü’nün----- sayılı dosyası ile 02.11.2022 tarihinde, genel haciz yoluyla icra takibi yapılarak ödenmeyen fatura bedelleri için; toplam 56.250,60TL asıl alacağın işlemiş faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Açılan takipte, ödeme emri 09.11.2022 tarihinde Borçlu’ya tebliğ ediliştir. Borçlu Şirket vekili 11.11.2021 tarihinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını talep etmiştir. Ancak Borçlu, icra takip dosyasına sunulan faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmamıştır.
Davalı/Borçlu yukarıda açıklanan sebeplerle Müvekkil’e yukarıda belirtilen faturalardan dolayı borçlu konumda olup, icra takibine itiraz esnasında da hiçbir ödeme belgesi sunulmaması nedeniyle bu husus açıktır. Her ne kadar Davalı/Borçlu borca itiraz etmiş olsa da yukarıda izah ettiğimiz üzere itirazı hukuki dayanaktan yoksundur ve kötüniyetlidir.
Zira Müvekkil ve Davalı/Borçlu Şirket arasında akdedilen Sözleşmenin 1.5 “Ödeme Şartları” Maddesine göre, tereddütte mahal vermeyecek şekilde, fatura edilen hizmet bedelini ödemekle yükümlü olduğunu bilmekte ve kabul etmektedir. Ayrıca Sözleşme’de ifade edilen 30 gün içerisinde ödemeyi yapmamış olduğundan temerrüdün olduğu açıktır.
(1.5.3: “ ----- tarafından gönderilen tüm faturalar, fatura düzenlenme tarihinden itibaren Otuz (30) gün içinde ödenecektir.” ) Ayrıca, ticari işlerde faiz serbestçe belirlenebilecek olup, bu husus Türk Ticaret Kanunu’nda da açıkça düzenlenmektedir.
Tacir olmanın bir gereği olarak, taraflar arasında kararlaştırılan süre içinde ödeme yapılmaması, gecikme halinde temerrüdün ihtara gerek olmaksızın gerçekleşmiş olduğunu göstermekte ve Müvekkil Şirket’e asıl alacak ile birlikte ticari avans faizi talep etme hakkını vermektedir. Davalı/Borçlu aleyhinde işbu itirazın iptali davasını açmadan önce TTK 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmiş ve arabuluculuk sürecinde Davalı/Borçlu ile anlaşılamamıştır.
Davalı/Borçlu’nun icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz etmesi nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekmektedir.
Nitekim, Yargıtay ----Hukuk Dairesi ----- sayılı ilamında özetle “dava konusu alacak faturalara dayalı cari hesap alacağı olup likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan iik’nin 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir. “şeklinde karar verilerek itirazı iptal edilen borçlunun %20 den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına mahkum edileceği yönünde karar verilmiştir.
Bu nedenle, Sayın Mahkemeniz nezdinde açmış olduğumuz işbu davada Davalı/Borçlunun likit, belirli ve vadesi açıkça kararlaştırılmış olan borca yönelik haksız itirazın iptaline karar verilmesini ve Davalı/Borçlu’nun %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf dava dilekçesinde yalnızca cari hesap ekstresinden ve ticari defterlerde ilgili alacağın varlığından bahsetmiş ancak cari hesaba ve ticari defterlere konu faturaların gereğinin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğine ilişkin herhangi bir somut delil sunmamıştır.
Davacı şirket tarafından yetkilendirilen -----yetkisi ve yeterliliği bulunmamasına rağmen doğrudan iş sahibi ile iletişim kurarak müvekkil şirket hakkında asılsız ithamlarda bulunması, şikayet ve hakaret etmesi nedeniyle müvekkilimizin ticari itibarı ciddi ölçüde zedelenmiştir.
Sözleşme’ye konu hizmetlerin kapsamına yapılan denetimler kapsamında raporlama hizmeti de girmesi nedeniyle verilen raporların geçerliliği ve teknik nitelikleri, işin kalitesi ve İş Sahibi’ne karşı Müvekkil Şirket’in yükümlülükleri göz önüne alındığında iş sahasında görevlendirilecek çalışanın eğitim düzeyi ve deneyiminin gerekli nitelikleri haiz olması yüksek önem arz etmektedir.
Davacı tarafından iş sahasında “----” olarak görevlendirilen ----- isimli saha çalışanının yukarıda belirtmiş olduğumuz davranışları nedeniyle müvekkil şirket tarafından yeni bir saha çalışanı görevlendirilmesi talep edilmişse de davacı şirket 20.12.2021 – 27.12.2021 tarihleri arasındaki mail yazışmalarında türkiye’deki ekonomik şartlar nedeniyle sözleşme’de kararlaştırılan bedel tutarında veya daha uyguna bir “-----” temin edilemediği,
başka bir seçeneklerinin bulunmadığı ve ancak 27.500,00-tl ödenmesi durumunda yeni bir saha çalışanı görevlendirebileceği belirtilmiştir. yukarıda bahsi geçen tüm hususlar daha önce gerek mail yoluyla gerekse de şifahen davacı şirkete bildirilmişse de müvekkil şirketin uğramış olduğu müspet zararın tazminini talep etmek amacıyla davacı şirkete 10.08.2022 tarihinde ---- Noterliği'nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiştir. ancak davacı tarafa gönderilen işbu ihtarname de cevapsız bırakılmıştır.
Faturalar ve cari hesap ekstresinde görünen alacağın gereği olarak taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki hizmetleri gereği gibi yerine getirmeyen ve müvekkil şirketi zarara uğratan davacı tarafça icra takibi ikame edilmiş olup; söz konusu takibe tarafımızca itiraz edilmiştir.
Yukarıda belirtilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen dikkate alınacak hususlar ile haksız ve mesnetsiz davaya cevaplarımızın sunulması ile davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline, davacı taraf aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık konularında defter inceleme hususunda SMMM bilirkişiye rapor düzenletildiği görüldü.
Davacının defterlerinin incelenmesi için ----- talimat yazıldığı, talimat bilirkişisi raporu sonuç kısmında:
" 1- Davacı yana ait 2021-2022 ve 2023 yılı yasal defter beratlarının usulüne uygun olarak yasal
sürelerinde oluşturulduğu, görülmüş olup, 6102 sayılı TTK.’nun 64. Maddesinde belirtilen
kanuni şartları tam olarak taşıdığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve
ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüş olup, davacı
yana ait 2021-2022-2023 yılları yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı tespit edilmiştir.
2- Davacı yan takipte 56.250,60 TL alacak talebinde bulunmuş olup, Davacı yanın takibe konu
ettiği; “30.09.2021 tarihli ----- no.lu 16.992,00 TL bedelli,” “31.10.2021
tarihli, ---- no.lu 12.744,00 TL bedelli”,” 30.11.2021 tarihli --- no.lu,17.428,60 TL bedelli” “31.12.2021 tarihli ----- no.lu 9.086,00
TL bedelli” faturalar içeriği hizmeti usulüne uygun olarak davalı yana teslim ettiğini kanıtladığı takdirde takip tutarı olan 56.250,60 TL alacağa hak kazanacağı,Tespiti ile hazırlanan bilirkişi raporunu son takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın
Mahkemenize ait olduğu " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Davalı defterlerine ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu sonuç kısmında:
"
Davalı tarafın ticari defterlerinin (envanter defteri görülememiştir) Türk Ticaret Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/2 maddesi hükümlerine uygun olarak tutulduğu, Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince
muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, davalı lehine delil olma niteliklerini taşıdığı tespit edilmiştir.
Davalının yasal defter kayıtlarına göre, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 56.250,60 TL borcu bulunmaktadır. Diğer bir ifadeyle; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 56.250,60 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu tutar davacının
başlatmış olduğu icra takibinde yer alan fatura alacağı ile uyumludur.
Davacı ve davalı şirketlerin BA/BS formları mutabık durumdadır. BA/BS formlarında yer alan tutarlar davalının yasal defter kayıtlarıyla uyumludur.Davacı ile davalının yasal defter kayıtlarında yer alan tutarlar uyumludur.Sayın ----- raporunda belirtmiş olduğu gibi hizmetin usulüne uygun bir şekilde davacı tarafından davalıya karşı ifa edildiğini gösteren bir tutanak/mutabakat bulunmamakla birlikte dosya münderecatında bulunun belgelerin uzman bir teknik bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde sözleşme kapsamında işlerin yapılıp
yapılmadığının tespiti gerçekleşebilir.Sayın Mahkeme tarafından davalının davacıya icra takibindeki asıl alacak tutarı kadar
borçlu olduğuna kanaat getirilmesi durumunda; tarafımızca yapılan yeniden hesaplama neticesinde davacının icra dosyasıyla talep etmiş olduğu faiz tutarıyla mutabık kalınmıştır.
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER
*Davacı şirketin ve davalı şirketin ticari defter kayıtları, *Taraf şirketlere ait BA-BS (vergi kayıtları) formları, *Bilirkişi raporları, *Tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; taraflar arasında yer alan ticari ilişki nedeniyle fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Davacı taraf ticaret şirketi olup tacirdir.
Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacir sıfatını haizdir. Uyuşmazlık tacir olan davacı ve davalının ticari işletmesinden kaynaklanmaktadır. Hâl böyleyken huzurdaki nispi ticari davaya Mahkememiz bakmakla görevlidir,Somut olayda.
Davacı yana ait 2021-2022 ve 2023 yılı yasal defter beratlarının usulüne uygun olarak yasal sürelerinde oluşturulduğu görülmüş olup, 6102 sayılı TTK nun 64. Maddesinde belirtilen kanuni şartları tam olarak taşıdığı, defter kayıt nizamının tek düzen muhasebe usul ve ilkelerine göre tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görüldüğü, davacı yana ait 2021-2022-2023 yılları yasal defterlerinin mevcut haliyle sahibi lehine delil vasfı taşıdığı tespit edildiği,
davacı taraf davalı aleyhine 56.250,60 TL alacak talebinde bulunmuş olup, davacı yanın takibe konu ettiği, 30.09.2021 tarihli --- nolu 16.992,00 TL bedelli , 31.10.2021 tarihli, ----- nolu 12.744,00 TL bedelli, 30.11.2021 tarihli ----- nolu 17.428,60 TL bedelli, 31.12.2021 tarihli ------ nolu 9.086,00 TL bedelli faturaların tarafların defterlerinde ve vergi kayıtlarında yer aldığı, fatura bedelleri ile tespit edilen alacak tutarının davalı kayıtlarıyla uyumlu olduğu,davalının yasal defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve icra takibi tarihi itibariyle davalının davacıya 56.250,60 TL borcu bulunduğu,
davacı ve davalı şirketlerinin BA/BS formları mutabık durumda olduğu, davalının faturalara süresi içerisinde iade ettiğine dair bilginin ve belgenin sunulmadığı , davalı tarafça ödeme yapılmadığı , davalının sunduğu 0.08.2022 tarihli ----- Noterliği ---- yevmiye nolu ihtarnamesi incelendiğinde, sözleşme kapsamında davacının hakediş bedellerine hak kazanmadığı belirtmiş ise de , ihtarnamenin tarihi dikkate alındığında fatura tarihlerinden yaklaşık 8 ay sonra keşide edildiği görüldüğü bu nedenle davacının taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş,
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/381, K. 2024/724, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama