KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/409
- Karar No
- 2024/548
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2024
Karar Metni
2.146 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/409
KARAR NO: 2024/548
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 12/06/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin alacağının tahsili amacıyla -----İcra Müdürlüğü ----- Esas Sayılı dosyası üzerinden----- hakkında sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ederek ve takibi durdurduğunu, edimini ifa etmeyen davalı borçlu bilinçli olarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacı alacağının haklılığının ortaya çıkacağını, dava konusu icra takibi,
davacının ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında ortaya çıkmış olup, davacının bu hususta tüm sorumluluğunu yerine getirmesine rağmen davalı yanca üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeni ile davacı şirketin davalıdan alacağı doğduğunu, davacı şirket davalıdan, mal almak üzere davalı ile anlaşmaya varmasına rağmen davalı yanca teslim edileceği mal ve ürünlerin hiçbiri davacıya teslim edilmediğini beyan ederek davanın kabulüne,
fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 125.650,92 TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı, yanca dava dilekçe ve eklerinde somut her hangi bir gerekçe gösterilmediğini, iddia ettikleri alacağın, hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı, dava dilekçesinde açıklanmadığını, davalının davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını, dava dilekçesinde sadece dava konusu ile ilgili olmayan Yargıtay kararları ve kanun açıklaması bulunduğunu, davacı yanca dava dilekçesi somut gerekçelere dayandırıldığında ayrıntılı cevap verme hakkımızı saklı tuttuklarını, davalının muhasebe kayıtlarına göre davacıya her hangi bir borcu bulunmadığını,
davacının tek taraflı ticari defterlerine dayanılarak davalından alacak talep etmesi yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek haksız açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.
---- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf gerçek kişi tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2022 ve 2023 yılı ---- Kodlu Satıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;
¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi davacı tarafça davalı tarafa 31.08.2022 tarihinde ---- no.lu ve ---- no.lu 2 adet 300.000,00 TL tutarlı çekler verildiği, bu süreçte davalıdan 1 adet 24.349,08 TL tutarlı alış yaptığı ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalından 275.650,92 TL alacaklı olduğu ve bu alacağın 2023 yılına devir ettiği, davacı tarafça davalı tarafa verilen ----- no.lu 150.000 TL tutarlı çekin 02.01.2023 tarihinde iade alındığı ve buna davalı 02.01.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 125.650,92 TL alacaklı olduğu,
iş bu alacağın hesaplar arası virman ile ------ Kodlu Verilen Sipariş Avansları hesabına borç kayıt edilerek hesabın kapatıldığı, davacı alacağının ----- no.lu 150.000 TL tutarlı çekin bakiye alacağının kaynaklandığı görüldüğü, bilindiği üzere ---- Sıra Nolu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, davacı şirketin 2022 yılı karşılaştırılmalı BA formunda, davalı şirket tarafından davacı tarafa 5 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 109.452,00 TL tutarlı fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü,
davacı şirketin 2022 yılı BS karşılaştırılmalı formunda, davalı tarafa 4 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 85.344,00 TL tutarlı fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davacı tarafından incelemeye, defterlerinde kayıtlı olmayıp, GİB tarafından otomatik olarak oluşturulan tarafların 2022 yılı BS ve BA formlarında gözüken faturalar ile ---- Noterliği 27.12.2022 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamede sunulduğu,
01.07.2021 tarihinden itibaren BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan tarafların 2022 yılı BS ve BA formlarında gözüken ve davacı defterlerinde kayıtlı olmayan davalı faturaları ile davacı faturaları aşağıdaki gibidir.¸Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, davalı tarafından davacı tarafa 22.12.2023 tarihinde 4 adet KDV dahil 86.161,44 TL fatura düzenlediği, davacı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi olan 23.12.2023 tarihinde 4 adet KDV dahil 86.161,44 TL tutarlı iade faturası düzenlediği ve söz konusu faturalarını davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmekte olduğu,
davacı tarafından ----- Noterliği 27.12.2022 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarname ile davalının 4 adet KDV dahil 86.161,44 TL tutarlı faturalarına itiraz edildiği görülmüş olup, ihtarname tebliğ bilgisi sunulmadığı, ( faturalar ile ihtarname rapor ekinde sunulmuştur.) davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında 150.000 TL tutarlı çekin örneği bulunduğunu, söz konusu çek örneğinin incelemesinde ----- Şubesine ait ---- no.lu 31.12.2022 keşide tarihli 150.000,00 TL tutarlı çekin keşidesinin ----- muhatabın ---- olduğu, söz konusu çekin davacı tarafından davalından iade alındığı yukarıda tespit edildiği,
takip alacaklısı davacı taraf 21.02.2023 tarihli takipte, 125.650,92 TL asıl alacağına 1.665,31 TL işlemiş faiz ve asıl alacağını takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin.
T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına yürütülen ---- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafça davalı tarafa 31.08.2022 tarihinde ---- no.lu ve ---- no.lu 2 adet 300.000,00 TL tutarlı çekler verildiği,
bu süreçte davalıdan 1 adet 24.349,08 TL tutarlı alış yaptığı ve buna göre 31.12.2022 tarihi itibariyle davalından 275.650,92 TL alacaklı olduğu ve bu alacağın 2023 yılına devir ettiği, davacı tarafça davalı tarafa verilen ----- no.lu 150.000 TL tutarlı çekin 02.01.2023 tarihinde iade alındığı ve buna göre 02.01.2023 tarihi itibariyle davalı taraftan 125.650,92 TL alacaklı olduğı alacağının ----- no.lu 150.000 TL tutarlı çekin bakiye alacağının kaynaklandığı görüldüğü,
01.07.2021 tarihinden itibaren BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan tarafların 2022 yılı BS ve BA formlarında gözüken, davalının 22.12.2023 tarihli 4 adet KDV dahil 86.161,44 TL tutarlı faturalarına, davacı tarafından yasal 8 günlük itiraz süresi olan 23.12.2023 tarihinde 4 adet KDV dahil 86.161,44 TL tutarlı iade faturası düzenlediği ve söz konusu faturalarını davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görüldüğü,
01.07.2021 tarihinden itibaren BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan tarafların 2022 yılı BS ve BA formlarında gözüken, ancak, davacı defterlerinde kayıtlı olmayan davalının 4 adet KDV hariç 85.344,00 TL tutarlı faturalarına konu mal ve hizmetin davacı tarafa verildiğine dair dosya kapsamında sevk irsaliyesi vs. bulunmadığından ve davacı tarafça davalı tarafa verilen ----- Şubesine ait ---- no.lu 31.12.2022 keşide tarihli 150.000,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından tahsil edildiğinin kabulü halinde, davacının davalından takip tarihi itibariyle 125.650,92 TL alacaklı olduğu,
Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için takip tarihinden itibaren yıllık %10,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 125.650,92 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
TASHİH ŞERHİ
Hükmün 3. Maddesinde sehven ''davalıdan'' yerine, ''davalı şirketten'' olarak yazıldığı görülmekle, hükmün 3. Maddesinin ''3-Asıl alacak olan 125.650,92 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,'' şeklinde değiştirilmesine karar verildi.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/409, K. 2024/548, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama