KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/629
- Karar No
- 2024/634
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
Karar Metni
1.704 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/629
KARAR NO: 2024/634
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 18/09/2023
KARAR TARİHİ: 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı/Borçlu aleyhine 22.03.2023 tarihinde --------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının anılan icra dosyasına 24.03.2023 tarihli dilekçesi ile borca itiraz edildiğini, işbu icra dosyasında mevcut takip taleplerinde, tebliğ edilen ödeme emrinde de borca dayanak olan 01.07.2022 tarih ----------- no.lu faturanın e.fatura olduğunu, davalının aynı faturaya ilişkin icra takibinden önce kısmi ödeme yaptığını, ödemediği kalan bakiye tutar için icra takibi başlatıldığını beyan ederek.
Davalı/borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü ----------- Esas sayılı dosyasına vaki 22.745,00 TL'lik tutara ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin davacı tarafa dava dilekçesinde iddia edildiği verdiğini ve alacaklı olduğunu ispat yükü, genel ispat kaidesi uyarınca davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının usulüne uygun şekilde tutulan ticari defterleri bilirkişi heyeti marifetiyle incelendiğinde davanın mesnetsiz olduğu ortaya çıkacağını, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği kanaatinde olduklarını, Zira ortada likit bir alacak bulunmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri,
getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir.
Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz.
Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi alanında uzman bilirkişi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde, davalı şirket ile olan 2022 yılı ---------- Kodlu ----------- Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından 31.05.2022 tarihinden 10.07.2022 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 74.652,70 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 4 ayrı tarihte 1.907,70 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.08.2022 tarihi itibariyle davalından 22.745,00 TL alacaklı olduğu, iş bu alacağın takibe konu edilen 01.07.2022 tarihinde ---------- nolu 43.660,00 TL tutarlı faturanın kalan bakiyesinden kaynaklan görüldüğü,
davalı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan defterlerinde, davacı şirket ile olan 2022 yılı ---------- Kodlu ------------ Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, Davalı tarafından 31.05.2022 tarihinden 10.07.2022 tarihine kadar davacı taraftan 2 fatura ile 74.652,70 TL tutarlı alış yaptığı, bu süreçte davacı tarafa 4 ayrı tarihte 51.907,70 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 31.08.2022 tarihi itibariyle davacı tarafa 22.745,00 TL borçlu olduğu,
iş bu borcun takibe konu edilen 01.07.2022 tarihli ------------ nolu 43.660,00 TL tutarlı faturanın kalan bakiyesinden kaynaklandığı görüldüğü, davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 63.265,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü,
takip alacaklısı davacı taraf 22.03.2023 tarihli icra takibinde 22.745,00 TL asıl alacağına, işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 Maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin “avans” oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmakta olduğu,
Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 22.745,00 TL asıl alacak için talebe bağlılık ilkesi gereği takip tarihinden itibaren yılık %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davalı şirketin ibraz ettiği 2022 yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu,
defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, taraflarının incelenen 2022 yılı ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafından 31.05.2022 tarihinden 10.07.2022 tarihine kadar davalı tarafa 2 fatura ile 74.652,70 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalıdan 4 ayrı tarihte 51.907,70 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.08.2022 tarihi itibariyle davalından 22.745,00 TL alacaklı olduğu.
İş bu alacağın takibe konu edilen 01.07.2022 tarihli ----------- nolu 43.660,00 TL tutarlı faturanın kalan bakiyesinden kaynaklandığı görüldüğü, davacı tarafından takip konusu yapılan, aynı zamanda davalı kayıtlarında yer alan 01.07.2022 tarihli ------------ nolu 43.660,00 TL tutarlı faturaya davalı tarafından yasal sürede iade/iptal emine tabi tutulmadığına dair dayanak belge bulunmadığından, uyuşmazlığı konu faturanın miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kesinleştiğinin kabulü halinde.
18.08.2023 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 22.745,00 TL alacaklı olduğu, 22.745,00 TL asıl alacak için takip sonrasında talebe bağlılık ilkesi gereği yıllık %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu,
her iki taraf defterlerinde davacının alacaklı olduğunun görüldüğü, ba-bs formlarında faturaların görüldüğü, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 22.745,00 TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/629, K. 2024/634, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama