KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/482
- Karar No
- 2024/813
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/482
KARAR NO : 2024/813
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacı --- adına kayıtlı ---- plakalı araç ile --- --- adına kayıtlı---- plakalı araç arasında 23.06.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı ------ söz konusu kazaya söz konusu kazaya yönelik ödeme yaptığını, Söz konusu maddi hasarlı trafik kazasına yönelik ---Asliye Hukuk ----- Sayılı dosyası üzerinden haksız fiilden kaynaklı tazminat talepli dava açıldığını, işbu davanın 25.10.2023 tarihinde karara çıktığını, davacıya ait olan ----- plaka nolu aracın sorumlu trafik sigortasının ----- Şirketi tarafından yapıldığını, müteselsil sorumlu olduğunu,
---- Asliye Hukuk ----- Sayılı dosyası dosyanın davalıları tarafından ----.
İcra Dairesi---- Esas ile icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine yönelik 133.415,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemeden sonra----İcra Dairesi ----- Esas ile ---- yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davanın kabulüne itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Yetkili mahkemenin ---- Mahkemeleri olduğunu, Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ---- plakalı aracın davalı şirket tarafından ---- numaralı ve 18.06.2021-2022 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kazanın 23.06.2021 tarihinde meydana geldiğini, Hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitlerinin maddi hasar araç başına 43.000,00 TL' olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını,
---- plakalı araç lehine sebepsiz zenginleşmeye mahal verilmemesi adına, öncelikle başvuru sahibinin huzurdaki kaza sebebi ile kasko sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki davayı ikame etmeden önce davalı şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının araç mahrumiyeti/ gelir kaybı tazminatına ilişkin taleplerinin teminat kapsamında olmadığını savunarak, davanın öncelikle usûlden aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava;Sigorta tazminatı istemine ilişkindir. ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir. Davaya konu araç ile davacıya ait GİB sorgusu UYAP sisteminden yapılarak dosya arasına alınmıştır.6100 sayılı HMK 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak gösterilmiş olup, anılan Kanun 115. maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
6502 sayılı Kanun'un 3/1 maddesine göre;
k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,
l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade etmektedir.
Aynı Yasanın 73. Maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı Yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Tüm dosya kapsamından.
Huzurdaki davanın, 23/06/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kazaya karışan karşı araçta meydana gelen maddi zararın davacı tarafından ödendiği ileri sürülerek yapılan ödemenin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, ---- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, Mahkememizce UYAP Web sisteminden yapılan sorgulamada ----- plakalı aracın otomobil vasfında olduğu, yapılan GİB sorgulamasında davacının "gelir getirici kazanç olmaksızın bazı iş ve işlemlerde kullanılan potansiyel vergi kimlik numarası" bulunduğu,
bu kapsamda davacının tacir olmadığı gibi yine yapılan GİB sorgulamasında aracın "gayri ticari" olarak kayıtlı olduğu, göreve ilişkin düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, iddianın ileri sürülüşünden tacir olmayan davacı tarafından kendi ZMMS 'na açılan davada Mahkememiz görevli olmayıp, 6502 sayılı Kanun 73. madde uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/482, K. 2024/813, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama