KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/12
- Karar No
- 2025/12
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
Karar Metni
974 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/12
KARAR NO : 2025/12
DAVA
Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 07/01/2025
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının --- - Krallığı'nda çelik kapı üretim faaliyeti gösteren bir firma olduğunu, davacının Türkiye'den satıcı -- - -- üretim kapasitesini arttırmak için 1 adet 55 KW gücünde PVC mikronize değirmeni;
hammadde ihtiyaçları için ise 1.000 adet 10.000 metrelik çelik kapı fitili, 420 adet çelik kapı kilidi, 2.206 adet çekme kol rozeti, çekme kol (100 cm), dürbün, rozet, rozet taşı, tak tak, gömme sürgü, vida kapağı satın aldığını, söz konusu ürünlerin kayıtlardan anlaşıldığı üzere 06.02.2024 tarihinde limana teslim edildiğini ve 10.02.2024 tarihinde de söz konusu malların "----- isimli gemiye yüklendiğini, Geminin 12.02.2024 tarihinde limandan ayrıldığını ve davalı ----- firmasının bildiriminden öğrenildiği kadarıyla geminin 14.02.2024 tarihinde --- battığını,
davacının davalı ----- firması ile yukarıda belirtilen malların taşınması için taşıma sözleşmesi (yolculuk çarteri) akdettiğini, davalı ---- ise diğer davalı ---- firması ile alt taşıma ilişkisi kurduğunu ve yine diğer davalı ---- firmasının da---- şirketi ile alt taşıma ilişkisi kurduğunu, buna göre davalı ----- akdi taşıyan, davalı ----- alt taşıyan ve dava dışı ----Firmasının ise fiili taşıyan konumunda olduğunu, --- -- firması Türkiye'de yerleşik bir firma olmaması ve bilgilerinin taraflarınca paylaşılmaması sebebiyle husumet yöneltilemediğini, bu firmaya husumet yöneltme haklarını saklı tuttuklarını,
somut olayda davacı firmanın satın almış olduğu makine ve malzemelerin mülkiyeti satıcının taşıyana teslimi ile davacı firmaya geçtiğini, davacı firmanın doğrudan zilyetliği kazanamamış olsa da eşyaların mülkiyetini detaylıca bahsedildiği üzere kazandığını, Somut olayda sunulacak delillerle ispat olunacağı üzere denize elverişli olmayan gemi ile sefere çıkılması sebebi ile mezkur kazanın meydana geldiğini ve taşıma sözleşmesi uyarınca davacının mallarının zayi olduğunu, davacının uğramış olduğu zarar kalemleri arasında arasında ödemiş olduğu navlun bedeli, zayi olan malın piyasa değeri ve yoksun kaldığı kârdan oluştuğunu,
arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davanın kabulüne, davacı firmanın ödemiş olduğu navlun bedeli için HMK m. 107 uyarınca belirsiz olarak şimdilik 1.000,00 USD'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, davacı firmanın zayi olan malları için HMK m. 107 uyarınca belirsiz olarak şimdilik 1.000,00 USD'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine,
davacı firmanın yoksun kalınan kârı için HMK m. 107 uyarınca belirsiz olarak şimdilik 1.000,00 USD'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsil olarak alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Maddi tazminat davasıdir. Mahkememizce uyuşmazlık öncelikle görev yönünden değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK MADDE 114-1/c maddesinde;"Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. 6100 sayılı HMK MADDE 115-"(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." şekilnde düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesinde. "21 inci maddenin birinci fıkrası gereğince her iki taraf için ticari sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın:1.Bu kanunda. 2.Medeni Kanunun, rehin mukabilinde ikraz ile meşgul olanlar hakkındaki 876 ila 883 üncü maddelerinde.
3.Borçlar Kanununun, bir işletmenin satılması veya diğeriyle birleştirilmesi hakkındaki 179 ve 180, rekabet memnuiyetine dair 348 ve 352, neşir mukavelesi hakkındaki 372 ila 385, itibar mektubu ve itibar emri hakkındaki 399 ila 403, komüsyona dair 416 ila 429, ticari mümessiller ve diğer ticari vekiller hakkındaki 449 ila 456, havale hakkındaki 457 ila 462, vedia hakkındaki 463 ila 482 nci maddelerinde. 4.Alameti farika, ihtira beratı ve telif hakkına mütaallik mevzuatta.
5.Bu kanunun 135 inci maddesinde yazılı ticarete mahsus yerler hakkındaki hususi hükümlerde. 6.Bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında; tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Şu kadar ki; her hangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyen havale, vedia ve telif hakkından doğan davalar bundan müstesnadır. Ticari davalarda dahi deliller ve bunların ikamesi Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine tabidir.
(Ek son fıkra:20/4/2004 - 5136/1 md.) İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir.
HSK'nın 24.03.2005 gün ---- sayılı kararında; Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurulmayan yerlerde, ticaret mahkemesi bulunması halinde bir ticaret mahkemesi var ise, bu mahkemenin, birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinin görevli olacağı hususu karar altına alınmıştır.
Dosya kapsamından.
Huzurdaki dava, davacının Türkiye'den satın aldığı bir kısım emtianın uluslararası taşıma sırasında zayi olduğu iddiasına dayalı ödenen navlun bedeli ile zayi olan emtia ve yoksun kalınan kârın davalılardan tahsili istemiyle açılmış olup, davacı tarafından davalı ---- şirketi ile taşıma sözleşmesi (yolculuk çarteri) akdettiği, davalı --- şirketi ile davalı ----- şirketi arasında alt taşıma ilişkisi bulunduğunun ve taşıma konusu emtianın denize elverişli olmayan gemi ile sefere çıkılması sebebi ile meydana gelen kazada zayi olduğunun ileri sürüldüğü,
bu kapsamda taşımanın deniz yoluyla yapıldığının ve taşımaya konu emtianın deniz taşıma sırasında zayi olduğunun ileri sürülmesi karşısında CMR 2. Madde hükmü de dikkate alınarak uyuşmazlıkta Denizcilik İhtisas Mahkemesinin (----. Asliye Ticaret Mahkemesi) görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla 6100 Sayılı HMK m.114/1.c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/12, K. 2025/12, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama