KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/481
- Karar No
- 2025/278
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
Karar Metni
2.744 kelime·14 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/481
KARAR NO : 2025/278
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2020
KARAR TARİHİ : 16/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından---- Projesi kapsamında model ev ve ----- olarak belirlenen etaptaki toplam 123 bağımsız bölümün mutfak ve 59 adet cam mutfak kapısının yapımı için alt yüklenici ihalesi açıldığını, müvekkili şirket tarafından bahsi geçen ihaleye 2014 yılının Şubat ayında kapalı zarf usulü ile teklif verildiğini, yapılan ihale sonucunda alt yükleniciliğin müvekkili şirkete ihale edildiğini, müvekkili şirketin 2016 yılına kadar yüklenici firmanın belirlenmesi hususunda davalı şirkete sürekli başvuruda bulunmuş ise de davalı şirket tarafından sürekli oyalandığını,
2016 yılında müvekkili şirketin tedarikçisi olan ---- merkezli ----- isimli şirketin, “ihalenin yapıldığı 2014 yılında belirlenen fiyatlarla projeye başlanmasının mümkün olmadığını, fiyatların revize edilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra proje kapsamında belirlenen cam mutfak kapılarının üretiminin duracak olması nedeniyle kapı malzemelerinin stoklanması gerektiğini” belirterek avans talebinde bulunduğunu, tedarikçi şirket olan ----- Şirketinin talebi üzerine müvekkili şirket tarafından 04.03.2016 tarihinde revize teklif mektubunu davalıya gönderdiğini,
revize teklif mektubunda davalı tarafa 3 ayrı fiyat teklifinde bulunulduğunu ve toplam bedelin 1.864.934,37 Euro olan ----Paket” olarak geçen dolap, cam kapı ve tezgahların yapımı konusunda anlaşıldığını ve bu doğrultuda protokol imzalandığını, ilgili protokolde “müvekkili şirketin 04.03.2016 tarihli teklifinin kabul edilmesi nedeniyle teklif gereği 200.000 Euro avans bedelinin müvekkili şirkete verileceğinin ve müvekkili şirketin bu avansa karşılık karşı tarafa avans mektubu verileceğinin” hüküm altına alındığını,
protokolün imzalanıp 200.000 Euro’nun müvekkili şirkete verilmesi ile birlikte tedarikçi şirket tarafından üretimden kaldırılacak olması nedeniyle proje kapsamında olan cam kapıların tamamının üretimini yaptığını ve bu kapıların tamamının hazır bir şekilde ----- fabrikada bekletildiğini, müvekkili şirket tarafından sadece cam kapıların üretimiyle kalınmadığını, protokolün imzalanmasıyla birlikte proje kapsamında yapılacak olan mutfak dolapları ve tezgahların üretimi için de hazırlıklara başlanıldığını,
protokolün imzalanması akabinde protokol gereği müvekkili şirket tarafından ----- Bankasına ait 20.06.2016 tarihli avans teminat mektubu düzenlenerek davalı tarafa verildiğini, ancak davalı şirket tarafından yüklenici şirketin belirlenmemesi ve müvekkili şirketin sürekli oyalanmış olması nedeniyle teminat mektubunun bir kez yenilendiğini ve iki kez ise geçerlilik süresinin uzatıldığını, davalı şirket tarafından yüklenici firmanın ise ancak ihaleden yaklaşık 5 yıl sonra 2018 yılı Aralık ayında “----- Libadiye Adi Ortaklığı” olarak belirlendiğini,
yüklenici şirketin belirlenmesi akabinde alt yüklenici sözleşmesinin imzalanmasından önce müvekkili şirketin talebi üzerine yüklenici ----- Adi Ortaklığı tarafından niyet mektubu tanzim edildiğini, niyet mektubunun akabinde müvekkili şirketin çalışmalara devam ettiğini ve alt yüklenicilik sözleşmesinin imzalanması konusunda başvurularda bulunmuş ise de aradan geçen 5 aylık süreye rağmen sözleşmenin imzalanmadığını,
devam eden süreçte davalı şirket tarafından 18.07.2019 tarihli yazıyla hiçbir sebep gösterilmeksizin müvekkili şirket ile sözleşme imzalanmayacağı belirtilerek müvekkiline ödenen 200.000 Euro tutarlı avansın iadesinin talep edildiğini, akabinde davalı şirketin 19.07.2019 tarihinde ihtarname keşide ederek ihalenin ve protokolün fesh edildiği,
bu nedenle 200.000 Euro tutarlı avansın iadesinin, aksi halde teminat mektubunun paraya çevrileceğinin bildirildiğini, ihalenin yapıldığı 2014 yılından 2019 Temmuz ayına kadar yapım aşamasında geçilmemiş ise de davalının talebi üzerine projenin geliştirilmesi ve projedeki eksikliklerin giderilmesi hususunda sürekli olarak müvekkili şirket tarafından davalı şirkete danışmanlık hizmetleri verildiğini, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin engellenmesi adına ----- Asliye Ticaret Mahkeme’sinin ---- sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu,
ancak ilgili dosyadan haberdar olan davalı şirketin kötü niyetli olarak 25.07.2019 tarihinde mektubu bozdurarak paraya çevirdiğini, davalının, müvekkili şirketi sözleşme imzalama bahanesiyle 5 yıla yakın bir süre oyaladığını, müvekkilinin sözleşmenin imzalanacağı inancıyla davalı şirkete gerek danışmanlık hizmeti verdiğini ve gerekse proje kapsamında cam kapılan tamamının üretimini yaptığını, proje kapsamında yapılacak mutfak dolap ve tezgahları için malzeme siparişi verdiğini, gelinen aşamada sözleşmenin imzalanmayacağının bildirilmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu,
bahsi geçen cam kapıların üretim hattından kaldırılması ve yine mutfak dolap ve tezgahlarının tamamının özel üretim olması nedeniyle başka bir projede değerlendirilmelerinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin üretim için yapmış olduğu hazırlıklardan ve projenin geliştirilmesi aşamasında davalı şirkete verilen teknik destekten dolayı uğradığı zarar ve mahrum kalınan kâr kaybının bilirkişilerce yapılacak inceleme neticesinde belirleneceğini iddia ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;
haklı davalarının kabulü ile HMK m.107 uyarınca bilirkişilerce tespit edilecek değer üzerinden arttırılmak üzere müvekkilinin uğradığı zarar ve kâr kaybına istinaden şimdilik 200.000 Euro’nun 25.07.2019 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davanın arabuluculuk şartı yerine getirilmeksizin açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin --- ili, ---- ilçesi, ----- mahallesinde kain tapunun 70 ada, 147-148-156 parsellerinde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa edilmiş “-----adıyla bilinen alışveriş merkezi ile bitişiğindeki ----- bloklarının sahibi olduğunu, müvekkili tarafından ilgili etaptaki toplam 123 bağısız bölümün yapım işi sürdürülürken söz konusu bağımsız bölümlerin mutfak işleri için 2014 yılında açılan alt yüklenici ihalesi kapsamında en makule yakın teklifin davacı tarafından verildiğini,
ihalenin akabinde 04.03.2016 tarihinde alt yüklenici ihalesi için “Revize Teklif Mektubu” adı altında müvekkili şirketin sorumluluk kaydını ihtiva eden bir metin imzalanarak müvekkiline tevdii edildiğini, davacı tarafından, anılan metin kapsamında alt yükleniciyi müvekkili şirketin belirleyeceği, davacının ancak müvekkili tarafından işaret edilecek kişi veya firmayla alt yüklenicilik sözleşmesini imzalayabileceği ve yine müvekkilini ihaleyi dilediği zaman ve şartta iptal edebileceği ile bu iptal yahut vazgeçmeden dolayı herhangi bir tazminle sorumlu tutulamayacağının kabul ve deklare edildiğini,
bir süre sonra 23.05.2016 tarihinde taraflar arasında bir Protokol imzalandığın ve söz konusu protokolde taraflar arasında 04.03.2016 tarihli teklif mektubuna atıf yapılarak müvekkili tarafından davacıya 200.000 Euro avansın verileceği ve davacının da bunun karşılığında bu miktarda teminat mektubunu müvekkiline vereceğinin kararlaştırıldığını, akabinde müvekkili tarafından davacıya 200.000 Euro avans ödemesi çıkartılarak karşılığında 200.000 Euro’luk teminat mektubunun davacı şirket tarafından müvekkiline tevdii edildiğini, 22.03.2019 tarihine kadar geçerli olan teminat mektubunun geçerlilik süresinin 31.07.2019 tarihine kadar uzatıldığını,
ihaleye konu iş için şartların olgunlaşması beklenirken müvekkili şirket tarafından ihalenin yeniden değerlendirilmesine karar verildiğini ve ihale edilmek istenen işin bir süre daha ötelenerek yeniden değerlendirilmesi kararı alındığını ve bu çerçevede davacı şirkete 19.07.2019 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek taraflar arasında imzalanması hedeflenen sözleşmenin imzalanmayacağı, daha evvel yapılan ihalenin iptal edilerek taraflar arasındaki protokolün feshedildiği ve söz konusu protokol çerçevesinde davacı tarafa tevdii edilmiş olan 200.000 Euro’nun 2 işgünü içerisinde iade edilmesi,
aksi halde teminat mektubunun irat edileceğinin bildirildiğini, söz onuşu ihtara rağmen avansın iade edilmemesi ve iyiniyet çerçevesinde yapılan görüşmelerden olumlu sonuç alınamaması üzerine 25.07.2019 tarihinde teminat mektubunun irad kaydedildiğini, davacı tarafın haksız kazanç elde etme gayesi içinde haksız bir şekilde işbu davayı açtığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ne yazılı ne de sözlü herhangi bir taahhüt veya yükümlülükte bulunulmadığını,
davacının bizzat imzalayarak müvekkili şirkete vermiş olduğu “Revize Teklif Mektubu” başlıklı metnin 6. maddesinde müvekkili şirketin dilediği zaman ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin ihaleyi iptal edebileceği ve bundan dolayı kendisine herhangi bir kusur atfedilemeyeceği gibi tazminatla da sorumlu tutulmayacağını kabul ve deklare ettiğini, yine alt yüklenicilik ihale şartnamesinin 20.1. maddesinde belirtildiği gibi müvekkilinin ihaleyi iptal etme hakkının olduğunun kararlaştırıldığını,
davacı tarafından da kabul edildiği üzere müvekkili şirket tarafından yazılı bir sipariş emri gönderilmedikçe taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı bir sözleşme ilişkisi kurulamayacağını ve herhangi bir girişimde bulunulamayacağını, bir an için davacının iddia ettiği üzere herhangi bir sipariş geçme veya herhangi bir firmaya karşı taahhütlerde bulunmuş olsa dahi bu kendi ticari kararı olduğundan sadece davacıyı bağlayacağını,
taraflar arasında akdedilmiş bir danışmanlık hizmet sözleşmesi veya bu minvalde başka bir sözleşme bulunmadığı gibi davacı şirket tarafından müvekkili şirkete danışmanlık hizmeti verildiği iddialarının doğru olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya herhangi bir taahhüt veya yükümlülük yüklenmediğinden davacının kâr kaybı adı altında müvekkili şirketten herhangi bir bedel talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak,
dava şartı olan arabuluculuk uyuşmazlık çözüm yoluna usulüne uygun şekilde başvurulmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde bu defa da haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı ve davalı şirketin ticari sicil kayıtları celp edilmiş, ----. Noterliği'nden 19/07/2019 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile ilgilisine tebliğine dair evrakın onaylı sureti istenilmiş, -----.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Değişik İş sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, tarafların uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen 2 mali müşavir ve 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi kök ve ek raporuna yönelik gerekçeli itirazları ve raporda uygulanan hesaplama yönteminin Yargıtay uygulamasına uygun olmaması nedeniyle hükme esas alınması mümkün olmadığından,
mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir, 1 sektör uzmanı ve 1 nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi edilerek tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiş ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hesaplama yönünden birbiri ile çelişkili olduğu ve bu hali ile hüküm kurulmasının mümkün olmaması nedeniyle, TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusu alacakla ilgili yıllara ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavir,
1 nitelikli hesap uzmanı ve 1 sektör bilirkişisinden oluşan yeni bir heyet eşliğinde inceleme yapılarak rapor alınmış ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan müspet zararın tahsili istemine ilişkindir.TBK'nın 112. ve devamı maddesine göre; alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet (olumlu) zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.
Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan tüm deliller, ihale şartnamesi, revize teklif mektubu, taraflar arasında akdedilen 23.05.2016 tarihli Protokol hükümleri ve kısmen hükme esas alınan 04.02.2025 tarihli bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; Davalı şirket tarafından -----Projesi kapsamında, 2014 yılında açılan alt yüklenicilik ihalesini davacının kazandığı, ihalenin davacı üzerinde kalmasından sonra ve fakat henüz davacı alt yüklenici ile davalı (veya davalının göstereceği yüklenici) arasında “Alt Yüklenici Sözleşmesinin” akdedilmesinden
önce, davacı tarafından davalıya 04.03.2016 tarihli “Revize Teklif
Mektubunun” gönderildiği, gönderilen revize teklif mektubunun 2 nolu maddesinde, “Teklifimizin kabul edilmesi halinde; tarafınızdan
bildirilecek olan Yüklenici firma ile ihale şartnamesinde belirtilen koşullara uygun olarak
sözleşme imzalayacağımı ….taahhüt ederiz” şeklinde; 4 nolu maddesinde de; “Geçerli bir Sözleşme düzenlenip imzalanana kadar veya
imzalanmadığı takdirde dahi, işbu Teklif Mektubumuz ve paragraf 1’de atıfta bulunulan ek
belgeler uyarınca, İş Sahibi olarak yazılı talimatınızın referans gösterdiği Yüklenici tarafından
gönderilecek Sipariş Emri ile birlikte, Sipariş Emri tarihinden itibaren aramızda geçerli ve
bağlayıcı bir sözleşme teşkil edeceğini kabul ediyoruz” şeklinde; 5 nolu maddesinde ise; “En düşük teklifi veya tarafınıza verilen herhangi bir teklifi kabul etmek
zorunda olmadığınız gibi kabul edilmeyen teklifler için gerekçe göstermek zorunda
olmadığınızı ve/veya Teklifimizi İşler’in bir bölümü için kısmen kabul edebileceğinizi ve İhale’yi
iptal edebileceğinizi de kabul ederiz. Ayrıca, işbu teklifin hazırlanması sırasında meydana
gelen ücret ve masrafların karşılığında bir tazminat, geri ödeme veya başka herhangi bir
ödemeye hiçbir koşulda hak kazanamayacağımızı kabul ederiz” şeklinde beyanda
bulunulduğu; 04.03.2016 tarihli Revize Teklif
Mektubunun davacı tarafından davalıya gönderilmesini
takiben, bu mektupta yer alan tekliflerin davalı tarafından kabul edilmesi üzerine: işbu Revize
Teklif Mektubuna da atıfta bulunulmak suretiyle, taraflar arasında 23.05.2016 tarihli Protokol
akdedildiği, işbu protokol hükümleri ile davacı tarafından 04.03.2016 tarihinde sunulan nihai teklifin kabul
edildiği ve davacı alt yüklenicinin bu işler kapsamında ---- Bölgesi İşleri Ana Yüklenicisi ile sözleşme imzalayacağının kararlaştırıldığı, buna göre davacı alt yüklenicinin 04.03.2016 tarihli sabit ve bağlayıcı teklifi
doğrultusunda Paket 3 Yüklenicisi kapsamındaki işler için sipariş kesinleştirmek adına Paket Yüklenicisi ile imzalanacak sözleşme gereği 200.000,00 EURO avans ödemesi Protokol’ün imzalanması vedavacı alt yüklenicinin, iş sahibi davalı tarafından onaylı bir
bankadan ekte yer alan formatta alacağı Avans Teminat Mektubu’nun iş sahibi’ne sunulması
karşılığında, iş sahibi tarafından 15 gün içerisinde Alt Yüklenici’ye ödeneceğinin protokolde belirtildiği, söz konusu protokolün taraflar arasında düzenlenmesinden sonra, bu protokole istinaden,
01.07.2026 tarihinde davalı iş sahibi tarafından davacıya 200.000,00 Euro
tutarında avans ödemesi yapıldığı ve davacı tarafından da davalıya 200.000,00 Euro bedeli banka teminat mektubu verildiği, avans ödemesinin yapılmasından sonraki süreçte, davacı tarafından
dava dışı-----Adi Ortaklığı’na (yükleniciye), 12.02.2019 tarihli “Niyet Mektubu”
düzenlenmiş ve taraflarca imzalandığı, işbu Niyet Mektubunda, “sözleşme müzakerelerinin
olumla sonuçlanmasına müteakip Yüklenici ile ve/veya Yüklenici’nin uygun göreceği bir üst/alt
yüklenici ile sözleşme ilişkisi içine girileceği” taahhüt edildiği, ancak niyet mektubunun düzenlenmesinden sonraki süreçte de, davacı alt yüklenici ile
dava dışı/yüklenici arasında herhangi bir “Alt Yüklenicilik Sözleşmesinin “akdedilmediği gibi davalı tarafından davacıya keşide edilen 19.07.2019 tarihli İhtarname ile taraflar arasındaki İhalenin iptal edildiği ve Protokolün feshedildiği, davalıya ödenmiş olan
200.000 Euro avansın 2 iş günü içinde iade edilmesi hususlarının ihtar edildiği, davacının ise işbu davayı açmak suretiyle, davalının
ihaleyi iptal etmesi ve Protokolü haksız olarak feshettiğini iddiasıyla, bu yüzden uğradığını
iddia ettiği zararların (kar mahrumiyeti zararı ile İhaleye ve Protokole istinaden yaptığı
masraflar sebebiyle uğradığı zararın) tazminini talep ettiği; yukarıda bahsi geçen revize teklif mektubunun 5 nolu maddesi ile davacının İhale Şartnamesinin 20.1 nolu maddesinde yer alan “İş sahibi, takdir yetkisi kendisine ait olmak üzere, Alt Yüklenicilik
İhalesini iptal edebilir; bu halde herhangi bir açıklama yapmak yükümlülüğü yoktur” hükmünü benimsediği ve kabul ettiği ve de
davalıya gönderdiği Revize Teklif Mektubunun 6 nolu
maddesi ile davacı alt yüklenici ile davalının göstereceği
yüklenici arasında alt yüklenicilik sözleşmesi akdedilene kadar davalının ihaleyi iptal etme
hakkının bulunduğunu da davalıya açıkça beyan ettiği, dolayısıyla davacı alt yüklenici ile davalının
göstereceği yüklenici arasında Alt Yüklenicilik Sözleşmesi akdedilene kadar
davalının İhaleyi tek taraflı olarak iptal etme hakkının bulunduğu hususunda tarafların mutabakata vardıkları ve davacının, davalı tarafın ihaleyi tek taraflı olarak
feshetme hakkının bulunmadığı yönündeki iddialarının yerinde olmadığı kanaatine
varıldığı; davacı alt yüklenici ile davalının
göstereceği yüklenici arasında Alt Yüklenicilik Sözleşmesi akdedilene kadar davalının ihaleyi tek taraflı olarak iptal etme hakkı bulunmakta ise de, bu hakkını TMK'nun 2/f.1 maddesindeki “dürüstlük
kurallarına” uygun olarak kullanmakla yükümlü olduğu, ancak davalının, ihalenin davacı
üzerinde kalmasından sonra, davacı ile protokol imzalamakla ve bu protokole istinaden
davacıdan 200.000,00 Euro avans tahsil etmekle ve sonrasında da,davacı alt yüklenici ile davalının
göstereceği yüklenici arasında Alt Yüklenicilik Sözleşmesi akdedilmeden önce, haklı bir gerekçe göstermeksizin ihaleyi ve protokolü feshetmekle;
davacı nezdinde uyandırdığı haklı güvene aykırı hareket ettiği ve
dolayısıyla “çelişkili davranışta” bulunduğu, bu sebeple, sözleşmeyi haksız olarak feshettiği sonucuna varılmıştır.
Davacı ile davalının göstereceği yüklenici arasında Alt Yüklenicilik
Sözleşmesi akdedildikten ve davacı bu sözleşmeden kaynaklanan işleri yapmaya başladıktan
sonra Alt Yüklenicilik Sözleşmesi ve İhale davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olsaydı,
bu durumda, TBK'nun 484. madde hükmü uyarınca davacı davalıdan, Alt Yüklenicilik Sözleşmesinden
beklediği ekonomik menfaati elde edememesi nedeniyle uğramış olduğu zararların,
yani “müspet zararların” (kar mahrumiyeti zararının vb.) tazminini talebe hak kazanabileceği, ancak böyle bir durum söz konusu olmadığı için davacının müspet zararlarının tazminini davalıdan talebe hak kazanamayacağı kanaatine
varılmış; her ne kadar kısmen hükme esas alınan 04.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda "davacı ile davalının gösterdiği bir yüklenici arasında, ihaleye istinaden henüz bir
alt yüklenici sözleşmesi akdedilmeden önce davalı tarafından taraflar arasındaki
ihale ve protokol feshedilmiş olduğu için, taraflar arasındaki akdi ilişkinin
geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı, yani akdi ilişkiden dönüldüğü, bu sebeple de
davacının, akdi ilişkinin devam edeceğine ve Alt Yüklenicilik Sözleşmesi akdedileceğini
güvendiği için uğradığı zararların, yani “menfi zararların” tazminini davalıdan talebe hak
kazanacağı " yönünde görüş bildirilmiş ve bu yönde hesaplama yapılmış olsa da; davacının dava dilekçesi ve 16/12/2020 tarihli beyan dilekçesi uyarınca işbu davada davacı tarafın uğradığı müspet zararın tahsilini talep ettiği, menfi zarara ilişkin talebinin bulunmadığı açıkça görülmekle; talepten fazlasına karar verilmesi mümkün görülmediğinden, sonuç itibariyle davacı ile davalının göstereceği yüklenici arasında Alt Yüklenicilik
Sözleşmesi henüz akdedilmeden ve davacı bu sözleşmeden kaynaklanan işleri yapmaya başlamadan önce Alt Yüklenicilik Sözleşmesi ve İhalenin davalı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle, yasal koşulları oluşmadığından davacının müspet zararın (kar mahrumiyeti zararının vb.) tahsili istemiyle açtığı davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile arta kalan 25.401,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davalı vekili için tayin olunan 225.284,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/481, K. 2025/278, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama