KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/490
- Karar No
- 2025/232
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
2.238 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2020/490 Esas
KARAR NO: 2025/232
ESAS DAVADA (İstanbul Anadolu ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- Esas)
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2020
BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas)
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Niteliktekinde Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 14/11/2020
KARAR TARİHİ: 15/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari alışverişten kaynaklanan ve taraf defterlerinde kayıtlı olan alacağa ilişkin davalı aleyhine ------ sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini borçlunun takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek davalı borçlu tarafında haksız ve kötü niyetle ---- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin başlangıç tarihi itibariyle işletilecek faizi ile devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin savunma sanayiinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirketin ise bu alanda taşeronluk işleri yaptığını, müvekkilinin ---- savunma ihalesi aldığını, ------ mekanizma gövdesi işini davacı tarafın verdiği teklif değerlendirilerek,
davacıya taşare edildiğini, ancak davacının işlerin düzgün ve zamanında yapılmaması nedeniyle kurum tarafından 283.183,69 TL'lik iade faturası kesildiğini ve ödeme yapılmadığını beyan ederek davanın reddine davacının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.-------Karar sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirildi.Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkili şirketin savunma sanayiinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davacı şirketin ise bu alanda taşeronluk işleri yaptığını, müvekkilinin --- savunma ihalesi aldığını, ------mekanizma gövdesi işinin müvekkili tarafından davalıya taşere edildiğini davalının bu işi 1.365.000,00 TL bedelle yapacağına dair mail attığını müvekkilince uygun bulunduğunu ve tarafların anlaştığını ancak davalının işlerini zamanında ve düzgün yapmaması nedeniyle ----bedelli iade faturası kestiğini ve ödeme yapmadığını müvekkilinin işbu zararı davalıdan tahsil etmek için ----- sayılı dosyası ile takip başlattığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz
ettiğini beyan ederek itirazın iptaline takibin devamına davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğunu kusursuz şekilde yerine getirdiğini kaldı ki iddia edildiği gibi hata kusur olması durumunda ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini ancak davacının böyle bir ihbarda bulunmadığını davacının kendini alacaklı göstermek maksadı ile hareket ettiğini beyan ederek davanın reddine davacını %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.----- müzekkere yazılarak ihaleye ilişkin
evrakları mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.------- sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; esas dosya davacısının esas dosya davalısı aleyhine 77.138,64 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı ödeme emrinin borçluya 10/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği borçlunun süresinde itiraz ettiği takibin durduğu itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldı.-------- dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
İncelemesinde; birleşen dava davacısı alacaklının 14/09/2020 tarihinde davalı borçlu aleyhine 297.593,27 TL tutarlı ilamsız takip başlattığı ödeme emrinin borçluya 08/10/2020 tarihinde tebliğ olduğu borçlunun aynı gün itiraz ettiği itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.İlgili vergi dairelerinden tarafların ----- formları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır.Dosya rapor tanzim edilmek üzere mali müşavir ve metalürji mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş bilirkişiler hazırlamış olduğu raporda özetle;
davacı karşı davalı tarafın defterlerinin incelemesi neticesinde davacı karşı davalının 30 adet toplam 1.812.345,42 TL fatura düzenlendiği bu faturaların 1.735.206,78 TL’sinin ödendiğini 77.138,64 TL alacaklı olduğu davalı karşı davacının defterlerinin karşı tarafın defterlerini teyit ettiğini kendi defter ve kayıtlarına göre davacı karşı davalıya 77.138,64 TL borçlu olduğunu,
taraflar arasında 03/10/2018 tarihli anlaşma imzalandığını iş bu anlaşmada malzeme birim fiyatının 42 TL olarak belirlendiğini anlaşma kapsamında geciken her gün için %0,4 ceza kesileceği hususunda anlaşıldığını yine ----- gecikmeden doğan her türlü zarardan sorumluyuz şeklindeki beyan ile sorumluluğu üstlendiğini ------davalı karşı davacıya geç teslimden dolayı 242.177,75 TL ceza kestiğini yine sebebini tespit edilmediği 21.405,00 TL cezanın kesildiğini toplamda 263.582,75 TL ceza kesildiğini davacı karşı davalının alacağı mahsup edildiğinde davalı karşı davacının 186.44,11 TL alacaklı olduğunu beyan etmişlerdir.
İtirazlar üzerine ek rapor aldırılmış olup heyet hazırlamış olduğu ek raporda özetle; kök raporlarındaki değerlendirmelerin doğru olduğunu beyan etmişlerdir.Dosya itirazlarda dikkate alınarak sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişi, mali müşavir ve metalürji mühendisi bilirkişiden oluşan yeni bir heyete tevdi edilmiş olup heyet hazırlamış olduğu raporda özetle; asıl dava yönünden her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre;
davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmeye istinaden davacı tarafından yapılan işlerden dolayı davacının davalıdan takip tarihi itibariyle bakiye 77.138,64 TL iş bedeli alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, davalı/taşeron ile davacı/işveren arasında kurulmuş olan Taşeronluk Sözleşmesinin kurulmasının kaynağı olan Sözleşme Teklifi’nde, normalizasyon işlemlerinin davalı/taşeron tarafından yapılacağını ve/veya normalizasyon bedellerinden davalı/taşeronun sorumlu olacağını öngören bir hüküm bulunmadığını, yine raporun Teknik Kısmında tespit ve değerlendirmelere göre;
taraflar arasındaki akdi ilişkinin süregeliş tarzı itibariyle de teknik olarak normalizasyon bedellerinden davalı/taşeron sorumlu olmamalıdır.
Bu durumlar sebebiyle, davacı/işverenin davadışı/asıl işverene ödemiş olduğu ya da ödeyecek olduğu normalizasyan bedellerinin tahsilini takip tarihi itibariyle davalı/taşerondan talebe hak kazanamamış olduğu kanaatine varıldığını, davalı tarafından ayıplı işlerin yapıldığını ve bu yüzden (sırf bundan dolayı) davadışı/asıl işveren tarafından kendisinden (davacı/işverenden) Cezalar tahsil edildiğini veya tahsil edilecek olduğunu ispata yönelik somut delil dosyaya sunulmadığını belirtmişlerdir.
İtirazlar üzerine alınan ek raporda kök raporda değişikliğe gitmemişlerdir.Esas ve birleşen dava ticari ilişkiden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Mahkememiz dosyası yönünden Uyuşmazlık; ------ sayılı takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı bu doğrultuda taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında,Birleşen ---- dosyası yönünden Uyuşmazlık;
-------takibine yapılan itirazın haklı olup olmadığı bu doğrultuda esas davada davalı olup birleşen davanın davacısı olan şirketin davanın diğer tarafı ile arasındaki ticari ilişki nedeni ile davanın diğer tarafından alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir.
Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Esas dava yönünden yapılan incelemede;"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.
Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.
Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". -----Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda davacı tarafın takibe konu ettiği faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu davacının davalıdan 77.138,64 TL alacaklı olduğu sabit olup davalı aksi yönde delil ya da ödendiğine ilişkin
belge sunmadığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede;Dava konusu olan ------ tarafından imali yaptırılmak üzere ihale çıkılmış, ihaleyi Davalı –Karşı Davacı ----- almış ve daha sonra işi basit bir sipariş formu ile Davacı / Karşı Davalı---- yaptırmıştır. ---- alan firma olan Davalı –Karşı Davacı ------ Satın alma sözleşmesini ve idari şartnameyi imzalatmış ve imalatın yapımı ile ilgili gerekli teknik resim ve teknik şartnameleri de imza karşılığı teslim etmiştir.
Bu teslim edilen evraklar içinde teslim süresinin ne zaman başlayacağı, imalat esnasında dikkat edilmesi gereken hususların neler olduğu , verilen teknik resimler ile imalatın hangi kriterlerde ve toleranslarda yapılması gerektiği ve daha bir çok başka teknik anlamda dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir.
Davacı yan davalının işlerini zamanında ve düzgün yapmaması nedeniyle----- bedelli iade faturası kestiğini ve ödeme yapmadığını müvekkilinin işbu zararı davalıdan tahsil etmek için ---------- sayılı dosyası ile takip başlattığını iddia etmiş ise de alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı yan işlerin zamanında ve düzgün yapılmadığına 283.183,69 TL bedelin davalı sorumluluğunda olduğunu gösterir somut delil dosyaya sunamamış olup iddiasını ispatlayamamıştır.
Öte yandan taraflar arasında kurulmuş olan Taşeronluk Sözleşmesinin kurulmasının kaynağı olan Sözleşme Teklifi’nde, normalizasyon işlemlerinin davalı/taşeron tarafından yapılacağını ve/veya normalizasyon bedellerinden davalı/taşeronun sorumlu olacağını öngören bir hüküm bulunmamaktadır.
Yine bilirkişilerce yapılan teknik değerlendirmeler ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin süregeliş tarzı itibariyle de teknik olarak normalizasyon bedellerinden davalı/taşeron sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır.
Bu durumlar sebebiyle, davacı/işverenin davadışı/asıl işverene ödemiş olduğu ya da ödeyecek olduğu normalizasyan bedellerinin tahsilini takip tarihi itibariyle davalı/taşerondan talebe hak kazanamamış olduğu kanaatine varılmıştır.Davalı vekili her ne kadar kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de davacının açıkça kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığından talebin reddine karar verilmiştir.Tüm açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ESAS DAVA YÖNÜNDEN YARGILAMA GİDERLERİ
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 5.269,34 TL karar ve ilam harcından 931,65 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 4.337,69 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı ve 931,65 TL peşin harcı toplamı: 986,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN YARGILAMA GİDERLERİ
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 3.348,10 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.732,70 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.309,39 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6831 sayılı Kanun'a göre yargılama gideri olarak tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/490, K. 2025/232, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama