İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/138 K.2024/853

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/138Karar2024/853Tarih22 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.218 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/138
Karar No
2024/853
Karar tarihi
22 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.218 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2021/138 Esas

KARAR NO:2024/853

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ:03/03/2021

KARAR TARİHİ:22/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil ------- annesi olup gebelik takibi dava dışı ---- tarafından yapıldığını, ----- tarihlerinde geçerli olmak üzere ---- tarafından düzenlendiğini, Sigortalı doktor, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmayarak küçük ------- down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, Oysa down sendromu gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de -------- göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu,

------ sendromunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul ettiğini, davanın sigortalı doktorun davacıları aydınlatmaması sebebiyle down sendromlu doğumdan sorumlu olduğu iddiasına dayandığını, ----- bu konudaki ilke kararı, anomaliyi tespit imkanları konusunda aydınlatma yapılmamasının hekimin sorumluluğunu gerektirdiği ve aydınlatma konusunda da ispat yükünün davalı sigortacıya ait yönde olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Müvekkil küçük ------- 430.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 409.000 TL manevi tazminat,

Müvekkil ... (anne) için 20.000 TL manevi tazminat, Müvekkil ... (baba) 20.00 TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 510.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle.

Kamu hastaneleri ve üniversite hastanelerinde çalışan doktorların verdikleri zararlara karşı açılacak davalarda görevli mahkeme ‘’ idare mahkemeleri’’ olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, kamu hastanelerinde hukuki açısından sorumluluk hekim hasta arasında değil, idare ile hasta arasında kurulduğunu bu nedenle de kamu hastanesinde tedavi gören veya operasyon geçiren bir hasta malpraktis iddiasında bulunduğunda bu iddiasını hasım olarak idareye yöneltmesi gerekeceğini, öncelikle sigortalı hekim, müvekkil şirkete ---- nolu tıbbi kötü uygulamaya ilişkin ------ arasında sigortalı olduğunu,

rizikonun gerçekleşme tarihinin doğru tespit edilebilmesi için davacıların huzurdaki davadan önce sigortalı hekime başvuruları olup olmadığı, hakkında yapılmış bir şikayet, uzlaştırma talebi, arabuluculuk, ihtarname vb. bir yol ile haberdar olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, sigortalı hekimin ve dolayısıyla müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu için hukuki şartlar oluşmadığını, müvekkil sigorta şirketinin işbu davada hukuki sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle genel şartlar gereğince olguda "tıbbi uygulama hatası" niteliğinde bir kusur bulunması gerekeceğini,

bu şartlardan birinin bulunmadığı bir durumda hekimin ve dolayısıyla sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin hukuki sorumluluğundan bahsetmek mümkün olmayacağını, tıbbi uygulamalarda bulunan doktor ve yardımcı personelin mesleğin gerektirdiği ortalama dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle yapılan söz konusu tıbbi hatalar ------------- olarak adlandırıldığını, dava konusu olguda tıbbi uygulama hatası bulunmadığını, günümüz koşullarında down sendromunun anne karnındayken tarama testleri ile kesin olarak tespiti mümkün olmadığını, down sendromunun anne karnındayken tanılanma imkanı,

belirli sürelerde yapılabilen gebelik tetkikleri ile her zaman mümkün olmadığını, . davacı taraf isnatlarına dayanak olarak belirtilen gebelik tetkikleri de (ikili-üçlü-dörtlü) tanı testi değil, tarama testidir. yani anne karnındayken bebeğe kesin tanı konulması amacı ve başarısına sahip olmayan, yalnızca risk durumu tarayabilen testlerdir. hiçbir zaman kesin sonuç vermeyeceğini, anne karnında down sendromunun tespit edilmesi halinde dahi fetüse müdahale imkanı bulunmadığını,

bir hekimin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için iddia edilen zarar ile hekimin davranışı arasında uygun illiyet bağının kurulması da bir zorunluluk olduğunu, hekim tıbbi girişimi bilim ve meslek kurallarına uygun ve özenle yerine getirdiği takdirde, ortaya çıkan komplikasyondan sorumlu tutulamayacağını,----- rapor alınması zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine görevsizlik nedeniyle davanın reddine husumet yokluğunun tespiti halinde davanın reddine, kusur durumu, uygun illiyet bağı gibi hukuki nedenlerle olguda tıbbi uygulama hatasından söz edilemeyeceğinden davanın esastan reddine,

davanın sigortalı hekim ...' a ihbar edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ----- tarihli tarafından alınan raporda özetle;Antenatal takiplerinde Down sendromunun tespit edilemediği iddia edilen ----- doğumlu --- hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde.

Kişinin gebelik takiplerinin ----tarihi itibari ile ---- yapıldığı, -----olarak ölçüldüğü, -----gebelik haftasında ayrıntılı ------ yapıldığı, son gebelik kontrolünün---- haftasında yapıldığı, ---- tarihinde farklı bir hastanede Down sendromu mevcut olan bir erkek bebek doğurtulduğu anlaşılmakla,20 yaşındaki gebenin, ---- tarihli kontrolünde ense kalınlığı ve------ ölçümü yapıldığı, ayrıca dosyada mevcut ekran görüntü çıktılarında 20/03/2014 tarihinde istenen tetkikler bölümünde Down Sendromu ile başlayan bir tetkik istendiğinin görüldüğü,

ancak hastane kayıtlarına ulaşılamadığından Down Sendromu tarama testinin istenip istenmediği ve yapıldıysa sonucu hakkında yorum yapılamadığı, ------ test için gerekli ölçümlerin yapılması dolayısı ile ikili test yapıldığı düşünülmekle birlikte bu husustaki kayıtların yetersizliği nedeni ile ikili test istenip istenmediğinin adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği, bununla birlikte; bu testlerin tarama testi olduğu, önerilmiş olsa dahi vücut hücrelerindeki kromozom sayısındaki fazlalıktan kaynaklanan genetik bir anormallik olan Down Sendromu tarama testlerinin ------ tarafından uygulanması zorunlu bir tetkik olarak bildirilmediği,

bu testlerin tarama niteliğinde olduğu, bu testin yapılması durumunda doğacak bebekte “Down Sendromu vardır veya yoktur” şeklinde kesin bir sonuca gitmenin mümkün olmadığı, tarama testlerinde annenin yaşı, hormonal değerleri ve testin özelliğine göre --------sonuçlarını göz önüne alarak bir risk oranı belirlendiği, tarama testlerinin sonuçlarının risk sınırı üzerinde çıkmasının bebekte mutlaka Down Sendromu olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, risk sınırının altında olduğu durumlarda dahi bebekte Down Sendromu görülebileceği, test sonucunun yukarıda söz edilen parametrelere göre kaç gebenin birinde karşılaşabileceğini gösterdiği,

oranın istatistikler ışığında risk sınırının üstünde bir değer göstermesi durumunda amniyosentez gibi ileri tetkikler önerilebileceği, tanı koydurucu olan bu ileri girişimsel tetkiklerde %1 oranında düşük riski olduğu, dolayısıyla gebelik takip sürecinde riskli grupta olmayan (35 yaşından küçük) kişiye bahsi geçen tarama -----yapılmadan koryon villüs biyopsisi veya amniosentez gibi invaziv yöntemlerin önerilmesinin beklenmediği,

bebekte doğumdan sonra tespit edilen Down Sendromunun intrauterin rutin yapılan obstetrik ve/veya ilgili uzmanlar tarafından yapılabilen ikinci düzey ultrasonografi tetkiklerinde tespitedilemeyebileceğinin tıbben bilindiği, Sorulduğu üzere --------- göre ‘gebelik süresi on haftadan fazla ise, gebelik ancak, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli kararları ile sonlandırılır’ hükmü bulunduğu,

ilgili kanun uyarınca hazırlanmış ------- haftanın üzerindeki gebeliklerde rahim tahliyesini gerektiren, kadının hayatını ya da hayati organlarından birini tehdit eden ya da çocuk için tehlikeli olan hastalıklar ve durumlar’ başlığı altında rahim tahliyesi gereken durumların listelendiği, söz konusu liste içerisinde sayılan hastalıklarda Down Sendromu bulunduğu,

ilgili Kanun’un 5. Maddesi’ne göre hastalığın Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanıyla hastalığın ilişkin olduğu uzmanlık dalından bir hekimin birlikte hazırlayacakları, kesin klinik ve laboratuvar bulgulara dayanan, gerekçeli raporlarla saptanması durumunda gebeliğin sonlandırılabileceği, hususlarını beyan ve rapor etmiştir. -------Tarihli raporda özetle; ------ takiplerinde Down sendromunun tespit edilemediği iddia edilen ----- hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde;.

Kişinin gebelik takiplerinin -----yapıldığı, son gebelik kontrolünün ----gebelik haftasında yapıldığı, ------- tarihinde farklı bir hastanede Down sendromu mevcut olan bir erkek bebek doğurtulduğu anlaşılmakla,20 yaşındaki gebenin, ---- tarihli kontrolünde ense kalınlığı ve ------- ölçümü yapıldığı, ayrıca dosyada mevcut ekran görüntü çıktılarında 20/03/2014 tarihinde istenen tetkikler bölümünde Down Sendromu ile başlayan bir tetkik istendiğinin görüldüğü, ancak hastane kayıtlarına ulaşılamadığından Down Sendromu tarama testinin istenip istenmediği ve yapıldıysa sonucu hakkında yorum yapılamadığı,

------ test için gerekli ölçümlerin yapılması dolayısı ile ikili test yapıldığı düşünülmekle birlikte bu husustaki kayıtların yetersizliği nedeni ile ikili test istenip istenmediğinin adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği, bununla birlikte; bu testlerin tarama testi olduğu, önerilmiş olsa dahi vücut hücrelerindeki kromozom sayısındaki fazlalıktan kaynaklanan genetik bir anormallik olan Down Sendromu tarama testlerinin -------- tarafından uygulanması zorunlu bir tetkik olarak bildirilmediği, bu testlerin tarama niteliğinde olduğu,

bu testin yapılması durumunda doğacak bebekte "Down Sendromu vardır veya yoktur" şeklinde kesin bir sonuca gitmenin mümkün olmadığı, tarama testlerinde annenin yaşı, hormonal değerleri ve testin özelliğine göre ------- sonuçlarını göz önüne alarak bir risk oranı belirlendiği, tarama testlerinin sonuçlarının risk sınırı üzerinde çıkmasının bebekte mutlaka Down Sendromu olduğu anlamına gelmeyeceği gibi, risk sınırının altında olduğu durumlarda dahi bebekte Down Sendromu görülebileceği, test sonucunun yukarıda söz edilen parametrelere göre kaç gebenin birinde karşılaşabileceğini gösterdiği,

oranın istatistikler ışığında risk sınırının üstünde bir değer göstermesi durumunda amniyosentez gibi ileri tetkikler önerilebileceği, tanı koydurucu olan bu ileri girişimsel tetkiklerde %1 oranında düşük riski olduğu, dolayısıyla gebelik takip sürecinde riskli grupta olmayan (35 yaşından küçük) kişiye bahsi geçen tarama testleri ve obstetrik -------yapılmadan koryon villüs biyopsisi veya amniosentez gibi invaziv yöntemlerin önerilmesinin beklenmediği,

bebekte doğumdan sonra tespit edilen Down Sendromunun intrauterin rutin yapılan obstetrik ve/veya ilgili uzmanlar tarafından yapılabilen ikinci düzey ultrasonografı tetkiklerinde tespit edilemeyebileceğinin tıbben bilindiği, sorulduğu üzere 2827 Sayılı Nüfus Planlaması Hakkında Kanun'un ilgili maddelerine göre 'gebelik süresi on haftadan fazla ise, gebelik ancak, annenin hayatını tehdit ettiği veya edeceği veya doğacak çocuk ile onu takip edecek nesiller için ağır maluliyete neden olacağı hallerde doğum ve kadın hastalıkları uzmanı ve ilgili daldan bir uzmanın objektif bulgulara dayanan gerekçeli kararları ile sonlandırılır' hükmü bulunduğu,

ilgili kanun uyarınca hazırlanmış Rahim Tahliyesi ve Sterilizasyon Hizmetlerinin Yürütülmesi ve Denetlenmesine ilişkin Tüzüğün Ek 2. listesinde 'on haftanın üzerindeki gebeliklerde rahim tahliyesini gerektiren, kadının hayatını ya da hayati organlarından birini tehdit eden 'ya da çocuk için tehlikeli olan hastalıklar ve durumlar' başlığı altında rahim tahliyesi gereken durumların listelendiği, söz konusu liste içerisinde sayılan hastalıklarda Down Sendromu bulunduğu,

ilgili Kanun'un 5. Maddesi'ne göre hastalığın Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanıyla hastalığın ilişkin olduğu uzmanlık dalından bir hekimin birlikte hazırlayacakları, kesin klinik ve laboratuvar bulgulara dayanan, gerekçeli raporlarla saptanması durumunda gebeliğin sonlandırılabileceği,------ bölüm, cetvel ve listeler için,

11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr1 I(10A……….65)A %100E cetveline göre %100 (yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir. -------Tarihli rapor da özetle; --------- sendromunun tespit edilemediği iddia edilen ---- doğumlu ---- hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin değerlendirilmesinde.

Kişinin gebelik takiplerinin ------ yapıldığı, -------ölçüldüğü, --- tarihinde 22. gebelik haftasında ayrıntılı ---- yapıldığı, son gebelik kontrolünün ----- gebelik haftasında yapıldığı, ----- tarihinde farklı bir hastanede Down sendromu mevcut olan bir erkek bebek doğurtulduğu anlaşılmakla, Kişinin gebelik takiplerinin ---- Hastanesinde yapıldığı, ------- sendromu1 kodlu ve isimli hizmet girişinin yapıldığı, ancak testin yapılıp yapılmadığının tıbbi kayıtlardan anlaşılamadığı, ayrıca 08/05/2014 tarihinde üçlü test istemi yapıldığı, ancak yine testin yapılıp yapılmadığının tıbbi kayıtlardan anlaşılamadığı, sorulduğu üzere;

tıbbi kayıtlar içerisinde Down Sendromu hakkında bilgilendirmeye ait herhangi bir yazılı tutanak bulunmadığı, kişinin bu hususta aydınlatılıp aydınlatılmadığı hususunun adli tahkikatla aydınlatılmasının gerektiği, kişinin takibinin ilgili hekim tarafından -------- tarihleri arasında yapıldığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Türk hukukunda girişimsel bazı müdahalelerde hastanın yazılı rızasının alınması gerektiği öngörülmüş ise de aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır.

Öte yandan Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 18. maddesi gereğince bilgi, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verilir; hasta, tıbbî müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbî müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirilir. Dolayısıyla hastanın aydınlatılması sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebilir.

Başka bir deyişle hekimin hastasını aydınlatma yükümlülüğü kapsamında yazılı aydınlatma belirli ölçüde ispat kolaylığı sağlasa da şekil serbestisi söz konusudur. O hâlde aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususu hekim tarafından her türlü delille ispatlanabilir.

Bunun yanı sıra; --------sayılı kararında da; tıbbi bir müdahale nedeniyle oluşan bir zarardan hekimin dolayısıyla külli halefi sıfatındaki davalı ------ sorumlu tutulabilmesi için, kusurlu bir davranışın varlığının arandığı bir noktada; kusuru bulunmayan hekimlerin veyahut sigortacısının sorumlu tutulamayacağının açık olduğu, ayrıca, küçük çocuğun davacı olarak yer alması bakımından ise;

bebeğin down sendromlu olduğunun tespit edilemediği ve kürtaj hakkının engellendiği iddiası ile down sendromlu çocuk adına talepte bulunulmasının özürlü doğmuş çocuğun hekime karşı neden kendisinin dünyaya gelmesine yol açtığı ve henüz cenin olduğu dönemde yaşamının sona erdirmediğini ileri sürmesi gibi bir iddia ile varolmama hakkının kabulü gibi hukuken korunamaz bir duruma yol açmakta olduğu,

sigortalı doktorun meslek ve sanatı arasındaki ihmal ile davacı küçük çocuğun down sendromlu doğması arasında nedensellik bağının mevcut olmadığı gerekçesiyle benzer bir dava dosyasında davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı annenin gebelik takiplerinin----------Down sendromu1 kodlu ve isimli hizmet girişinin yapıldığı, ancak testin yapılıp yapılmadığının tıbbi kayıtlardan anlaşılamadığı tüm bunlara ek olarak 08/05/2014 tarihinde üçlü test istemi yapıldığı, ancak yine testin yapılıp yapılmadığının gelen sağlık kayıtlarından anlaşılamadığı,

gözetilerek bu aşama doktorun ilgili testleri isteyerek davacı anneyi sözlü olarak aydınlattığı kanaatine varıldığı ve yargılamanın gelinen aşamasında ispat yükü yer değiştirilerek davacı annenin ilgili testleri yaptırtığı ve sonuçları doktora gösterdiğini ispat etmesi gerekmekte olup incelenen sağlık kayıtlarında söz konusu testlerin sonuç muayenesine yönelik bir başvuru tespit ve ispat edilemediğinden yukarıda izah edilen tüm bu sebepler ile davalı yana sigortalı hekimin eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu,

işlemlerde herhangi bir ihmal dikkat ve/veya özen eksikliği ya da tıbbi hata tespit edilmediğinden açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2 Karar harcı 427,60 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.741,91 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.314,31 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı yönünden reddedilen maddi tazminat kısmı için karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/4 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı taraf manevi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----- bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2024

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/138, K. 2024/853, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/853
  5. Dava
  6. Dava Tarihi:03/03/2021
  7. Karar Tarihi:22/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/138
Karar No
2024/853
Tarih
22 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/138 K.2024/806
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/138 K.2024/749
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/138 K.2024/909
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/139 K.2024/688
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/141 K.2024/929
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/152 K.2024/898

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.