KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/307
- Karar No
- 2022/856
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2022
Karar Metni
1.038 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/307 Esas
KARAR NO : 2022/856
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2022
KARAR TARİHİ : 09/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkil ile davalı/borçlu, ilk defa 2017 yılında ticari anlamda çalışmaya başladıklarını, davalı tarafın yöneticisi ve ortağı olduğu-----isimli şirkete ait bir makinanın (----) belirli bir bedelle davacı müvekkiline satılması hususunda şifahi bir sözleşme yapılmış, sözleşme gereğince davacı müvekkil 27/03/2018 tarihinde davalı/borçlu----- hesabına 30.000,00-TL tutarında peşinatı havale yaptığını, daha sonra davalı/borçlu------ edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle bu sözleşmeden dönüldüğü için davacı müvekkilimiz peşinatın iadesini istemiş ve davalı/borçlu 09/07/2018 tarihinde 9.000,00-TL geri ödeme yaptığını,
ancak 21.000,00-TL. tutarındaki bakiye borcunu ise geri ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerine anlaşma sağlanamadığını, icra takibinin itiraza uğradığını, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, ----- sayılı dosyasındaki alacağın tamamı yönünden takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin bugün itibari ile söz konusu şirketin ortağı dahi olmadığını açılan davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gerekli olduğunu açıklanan nedenle işbu davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davacının bahsini ettiği makineye ilişkin "edimi yerine getirmeme" iddiasının ayıptan kaynaklanması halinde zaman aşımı gerçekleşmiş olup,
işbu davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, -----adlı şirket ile davacı-----sayılı dosyası üzerinde görülmekte olan davada,------işbu davada ki gibi 30.000,00 TL'ye ------ tezgahının satışında------adlı şirket ile anlaştığını daha sonra bu sözleşmeden dönüldüğü için peşinatın iadesini istediğini ancak davacının iddia ettiği gibi sözleşmeden dönmesi için bu hususu karşı tarafa ihbar etmesi ve bu ihbarı noter, taahhütlü mektup, telgraf yada elektronik imza kullanmak suretiyle e-posta üzerinden yapması gerektiğini, ancak davacı buna yönelik hiçbir delil sunmadığını,
iddiaya konu borcunun varlığından söz edilmesi halinde dahi bu borç ödendiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır.
Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür------05/10/2022 tarihli yazı cevabında;
davalı ------- gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı tespit edilerek mahkememize bildirilmiştir.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalı tarafın ------ şirketin eski ortağı olmasının davalıya tacir sıfatı kazandırmayacağı, dolayısıyla nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/307, K. 2022/856, 9 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama