İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/369 K.2025/300

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/369Karar2025/300Tarih25 Nisan 2025Okuma22 dk · 4.313 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/369
Karar No
2025/300
Karar tarihi
25 Nisan 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.313 kelime·22 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/369

KARAR NO : 2025/300

DAVA

Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/05/2022

KARAR TARİHİ : 25/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davalının haksız icra takibi ile müvekkilinin banka hesaplarına haciz ve bloke koymuş ve müvekkilinin hesaplarına konulan blokeler nedeniyle müvekkilinin ticari faaliyetleri sekteye uğramış, zarar ve itibar kaybına uğramış olduğunu, müvekkilinin davalıya danışmanlık hizmeti vermiş ve her nasılsa danışmanlık hizmet süresinin bitiminden itibaren yeni sözleşme hazırlığı safhasında sözleşme süresi bitmesine rağmen sözleşmeyi feshetmiş ve bir kısım sözleşme bedelinin iadesini istemiş olup müvekkilinin internet üzerinden eğitim videoları sunan, pazarlayan ve satan bir şirket olduğunu;

mezkur icra takibinde takip dayanağı olan sözleşme, ödeme emri ekinde mevcut olmayıp, bunun takibin iptali sebebi olduğunu, diğer yandan müvekkiline karşı başlatılan icra takibi ödeme emri müvekkilinin haberinin olmadığı ve kendisine gönderilen tebligattan haberin de verilmediği (sms veya mail ) e-tebligat adresine gönderilmediğini, müvekkilinin haberinin olmaması nedeniyle icra takibine zamanında itiraz edememiş olduğunu, başlatılan icra takibi ve ödeme emrinin yasal zorunlulukları barındırmadığından usulen iptalinin gerekmekte olup, İcra takibine, ödeme emrine, takip talebine,

işletilen faize ve borcun tamamına açıkça itiraz edilmekte ve müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, tarafların 09/03/2021 tarihinde eğitim ve yönetim danışmanlığı sözleşmesi imzaladığını, danışmanlık süresi ve işi bittiğinden------ hizmetlerden memnun olduğunu ifade ederek tekrar sözleşme teklif ettiğini, bu bağlamda tarafların yeni sözleşme hazırlığı ve görüşmesi yaptığını ve fakat fiyatta anlaşılamadığından sözleşmenin karşılıklı imza altına alınamadığını;

davalının ----Noterliği'nden 15.03.2022 tarihinde ------ yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini ve sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirilmemesi iddiasıyla zaten biten sözleşmesini feshettiğini.

KDV dahil 72.000TL.nin haksız iadesinin talep edildiğini; davacının bu ihtara karşı-----Noterliği'nden 21.03.2022 tarih ------ yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek sözleşmenin yükü inin yerine getirildiğine ve borcu kabul etmediğine ilişkin beyanlarda bulunduğunu; ancak aradan bir müddet geçtikten sonra davacıya karşı hukuka aykırı olarak 31/03/2022 tarihli icra takibine girişildiğini; davalının bir alacağı bulunmadığını;

davalının zaten süresi bitmiş sözleşme nedeniyle bir alacak hakkının olmadığını, davacının sözleşmenin tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olup sözleşme imlülüklerini yerine getirmeyen tarafın davalı taraf olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükünün, kural olarak davalı alacaklıya düştüğünü; sözleşmenin 09.03.2021 den itibaren 12 ay olarak belirlendiğini;

ödeme planının ise başlangıç dönemi hizmet yoğunluğu gözetilerek sözleşmenin 4. ödemeler başlıklı bölümünde “08/03/2021 - 13/03/2021 : 20.000 TL * KDV, 08/04/2021 - 13/04/2021 : 20.000 TL * KDV, 08/05/2021 - 13/05/2021 : 20.000 TL * KDV ve kalan 9 aylık dönem için aylık 10.000TL.” ödeme olarak belirlendiğini;

ödemelerin ----- ENSTİTÜSÜ online ödeme sisteminden yapılacağının, EFT-HAVALE ile ödeme durumunda ise hesap bilgilerinin belirtilmiş olduğunu, davalının sözleşmenin tüm dönem boyunca devam ettiği ödemesi gereken toplamın KDV hariç bedel 150.000TL. olduğunu, bu bedelden sadece hizmet 14.09.2021'de sonlandığı için bakiye aylık bedel talep edilmediğini ve zaten davalının da toplamda eksik olarak ödeme yaptığını;

eksik ödeme ile sadece 60.600TL ödendiğini ve davalının borcu dahi olduğunu ve dava'talep haklarını saklı tuttuklarını, ödemeler başlığı bu şekilde belirlense de müvekkiline hizmetleri karşılığında ödenen bedel toplamda eksik olarak 60.600 TL (KDV DAHİL) olup tüm bu ödemeler için faturalar düzenlenmiş olduğunu, davacıya yapılan ödemelerin 10.03.2021 -7.500,00 TL ve 23.600,00 TL, 09.006.2021-23.600,00 TL, 14.09.2021 — 2.950,00 TL ve 13.10.2021 — 2.950,00 TL olup, Toplamda KDV Dahil 60.600,00 TL şeklinde olduğunu, bahsi geçen bu ödemelere ilişkin düzenlenen bu faturalara davalı yasal süresinde itiraz etmemiş olduğundan,

fatura münderecatını kabul etmiş sayılacağını, bu durumda ispat yükü de yer değiştirmiş olup fatura içeriğinin doğru olmadığını davalı yan ancak yazılı delillerle ispat etmek zorunda ve faturanın aksini ispat yükünün faturayı alan tarafta olduğunu, sözleşme kapsamında olan tüm yükümlülükler zaman zaman yüz yüze yapılan toplantılarda, zaman zaman telefon görüşmelerinde ve mail yazışmaları ile gerçekleştirildiği katalog yapımı, mail kartvizit hazırlama, zoom toplantı, yüz yüze toplantı, geliş gidişler vb. davalının Digital olarak gelişmesi için teknik Öneri, tavsiye iş ve işlemler,

kural olarak davalının fatura konusu hizmetin verilmediğini ispat külfeti olduğunu, sözleşme kapsamında ------ elektrik arasındaki danışmanlık hizmeti ----- sahibi ve yöneticisi ----- bilgisi dahilinde karşılıklı olarak görüşülerek ------ açısından durdurulmuş olup bireysel olarak sözleşmedeki diğer danışman ---- danışmanlık vermeye devam edeceğinin kararlaştırıldığını; ------ Enstitüsü'nün bu karar doğrultusunda 14.09.2021 tarihinde davalı kurum çalışmalarına mail yoluyla danışmanlık sürecini bittiği — bildirimini yaptığını;

davalının 14.09.2021'den itibaren artık ----- Enstitü: çalışmayacağının belirlendiğini ve o zamana kadarki hizmetler verilmiş olmasına rağmen 5-6 ay sonra kötüniyetli olarak taraflarına ödediği bedelin iadesini zamanında faturaya da itiraz etmeden ihtarname ile istemesinin hukuka, hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, diğer yönden davaya konu sözleşmede Danışman olan ------ile ilişkisini Eylül 2021 sonu itibariyle bitirdiğini, hal böyle olunca da----- firması ile bireysel olarak danışmanlık sürecini ---- yöneteceğinin kararlaştırıldığını,

----- Enstitüsü ve Sözleşmedeki Danışman ------ danışmanlığı karşılıklı olarak sonlandırmış olup, Bu konuda ----- yazışmalarının da mevcut -----bu 6,5 aylık süreçte davacıya toplamda KDV Hariç 90.000 TL üzerinde ödemesi gerekirken bu bedeli de ödememiş olduğunu, yine ---- firmasının yetkilisi ve sahibi -----, davacının danışmanlığını ve önerisini dikkate alarak firmasında olan öz oğlu ----- çalışma disiplinine uymadığından dolayı işten çıkarmış, yine bu bağlamda talimatları dinleyerek başkaca işçileri de çıkarmış,

davalının SGK kayıtları celp eksik ödeme yapmasına rağmen aradan 6 ay geçtikten sonra hem de eksik ödediği bedeli talep etmesinin de abesle iştigal olduğunu, ---- ödeme yaptıysa bunu kendisinden talep etmesi gerektiğini, hasız, usulsüz ve kötüniyetli bir şekilde başlatılan icra takibi ile davacının ticari itibarlarının zedelendiğini,

haciz ve bloke nedeniyle ticari hayatının sekteye uğramış olduğunu belirterek takdir edilen alacağın 9615 i oranında teminat karşılığında icra takibinin durdurulması ve kasadaki paranın alacaklı davalıya ödemenin durdurulması ve müvekkilinin ticari hayatını etkileyeceğinden hacizlerin kaldırılması ve tüm icrai işlemlerin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve var olan hacizlerin kaldırılmasına,

davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı haksız ve kötüniyetli takip başlattığından %20'den aşağı olmamak üzere davacıya verilmek üzere takip tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla kötüniyet tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı şirket vekilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğuna yönelik iddialarının aksine, müvekkili şirketin, davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmemiş olmasından bahisle sözleşmeyi haklı nedenle fesih etmiş ve davacıya ödediği bedelin iadesini icra marifetiyle talep etmiş olduğunu, tarafların, 08.03.2021 tarihli sözleşme uyarınca, davacı şirketin, müvekkili şirkete eğitim ve yönetim danışmanlık hizmetini 12 ay süre ile ifa etmesi ve müvekkili şirketin de bu hizmet karşılığı ödeme yapması hususlarında mutabık kalmış olduklarını, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu),

davalı (alacaklı) müvekkilinin varlığını iddia ettiği 08.03.2021 tarihli sözleşmenin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu dava dilekçesinde bildirerek başka bir neden olan “sözleşmeden doğan edimini ifa etmiş olması ile son bulduğunu” ileri sürmekte, bu bağlamda, huzurdaki davada, sözleşmeden doğan edimini gereği gibi ifa edip etmediğinin ispat yükünün davacıya düşeceğini, menfi tespit davasında kural olarak ispat yükünün davalı alacaklıya düştüğünü, ancak huzurdaki davada davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmiş olduğunu iddia etmekte olduğundan işbu iddiasının MK.

Nın 6.maddesindeki genel kural gereği davacının kendisinin ispatlaması gerektiğini, içtihatlar ve doktrin doğrultusunda, davacı vekilinin, davaya konu sözleşmeden doğan edimini sözleşmede belirtilen süreler dahilinde ifa ettiğini ispat etmesi gerekir iken, hizmetin eksiksiz yerine getirilmiş olduğu hususu mevcudiyetinin davacı tarafça kanıtlanamamış olduğunu, davacı şirketin, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğunu, şöyle ki birinci dayanak: Sözleşmenin 2. maddesi ile sözleşmenin 08.03.2021 tarihinde başlamış olup, 3*9 ay opsiyonel 12 ay süreli olduğu düzenlenmiş, başka bir anlatımla, davacı şirket,

sözleşmenin 3. madde hükmünde yer alan yükümlülüklerini ilk 3 ay içinde yerine getirmesi gerekir iken bu edimini ifa etmemiş olduğunu, ikinci dayanak: Yine sözleşmenin 3. maddesinde “İlk ay firmaya müdahale edilmez, takribi maksimum 45-50 gün içerisinde ekte yer alan süreçlerin bir fizibilitesi çıkarılıp, tarafınıza raporlandıktan sonra belirlenen hedef ve çalışma çizelgesine uygun aksiyonlar alınacağı” kararlaştırılmış iken davacının maddede belirtilen süreler dâhilinde ne bir raporlama yaptığını ne de herhangi bir aksiyon aldığını;

üçüncü dayanak: sözleşmenin ön sayfasında “----- Dönüşüyor.” başlığı altında “Size sunmuş olduğumuz gizlilik sözleşmesini Pazartesi günü almamızla birlikte süreci başlatmış olacağız.

Aşağıda sunmuş olduğumuz maddelerle ilgili yol haritasını da in içerisinde size ileteceğiz.” şeklindeki taahhütte bulunulsa da işbu edimin ifa edilmediğini recin başlatılmadığını, davacı vekili, dava dilekçesinin 5.5. maddesinde, sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerin davacı şirket tarafından yerine getirildiğini ifade etmesine karşın aynı dilekçenin 5.6. maddesinde “kendi içinde çelişkiye düşerek” taraflar arasındaki danışmanlık hizmetinin sona erdiği ve sonraki sürecin bireysel olarak------ tarafından yürütüldüğü şeklindeki samimi ikrarının mahkemece dikkate alınmasını talep ettiklerini, şöyle ki,

davacı şirket vekilinin dava dilekçesinin 5. sayfasında yer alan 5.5. maddesinde, “Sözleşmedeki süreci davacı şirket yetkililerinden ------- ve şirket çalışanlarının yönettiğini ve danışmanlığı layıkıyla yerine getirmiş oldukları” şeklindeki beyanı ile sözleşmedeki yükümlülüklerin davacı şirket bünyesinde ifa edilmiş olduğunu iddia ettiğini;

dilekçenin aynı sayfasının 5.6. maddesinde ise aynı vekil yukarıdaki beyanı ile çelişkiye düşerek “Sözleşme kapsamında ---- ve ----- arasındaki danışmanlık hizmetinin ---- sahibi ve yöneticisi ------ bilgisi dahilinde karşılıklı olarak görüşülerek ------ Enstitüsü açısından durdurulmuş olup, bireysel olarak sözleşmedeki diğer danışman------ danışmanlık vermeye devam edeceği” şeklinde beyanda bulunmuş olduğunu, davacı şirket vekilinin işbu samimi ikrarı ile “davacı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmediğinin, danışmanlık hizmetinin davacı şirketçe durdurulduğunun ve bu sebepledir ki,

danışmanlık hizmetinin ----- tarafından verileceği hususlarının” açıklık kazandığını; davacı şirket vekilinin işbu tespitine herhangi bir itirazlarının bulunmamakta olduğunu, zaten davacı şirketin işbu sözleşme ihlali neticesi davalı şirketin, hizmetin ifası için dava dışı ------ ile anlaşmış ve davacı şirket tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler dava dışı----- tarafından yerine getirilmiş olduğunu, davacı şirket vekilinin her ne kadar dava dilekçesinde, müvekkili şirketin faturalara itiraz etmediğini,

başka bir anlatımla işbu faturaların davacı şirketçe müvekkili şirkete verilen hizmetin bir göstergesi olduğunu iddia etmekte ise de davacı vekilinin gözünden kaçan hususun “müvekkili şirketin, tam da davacı şirket vekilinin iddia etmiş olduğu üzere, davacı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme 4. maddesi doğrultusunda, davacı şirketin hizmet verme taahhüdüne karşılık kendi üzerine düşen ücret ödeme yükümünü gereği gibi ifa ettiğini;

ne var ki, davacı şirket vekilinin dava dilekçesinin 5.6. maddesinde yer alan samimi ikrarı ile açıklık kazanmış olduğu üzere, davacı şirketin, danışmanlık hizmetini vermeyeceği hususunu müvekkili şirkete beyan etmesi neticesi müvekkilinin de, dava dışı---- ile anlaşmış ve sonrasında davacı şirkete ------Noterliğinin 15.03.2022 tarih ve ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih etmiş ve sözleşmenin başlangıcında ödemiş olduğu ücretin iadesi için davalı aleyhine icra takibi başlattığını;

zira davalı şirket sözleşmeden doğan etmeden malvarlığında sebepsiz zenginleşme meydana gelmiş olduğunu, davacının, hükmü uyarınca dava konusu alacağın *9020'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesi gerektiğini belirtmiş ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve------ İcra Müdürlüğünün------sayılı icra takibine kaldığı yerden devamına, davacının, dava konusu alacağın 9620'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan 19/07/2023 tarihli raporda özetle.

Taraflar arasında adi yazılı şekilde “Danışmanlık ve Yönetim Danışmanlığı Sözleşmesi" nin (“sözleşme”) ve “Gizlilik Sözleşmesi" nin kurulduğu; davalının “işveren” olarak anıldığı; isimsiz nitelikteki bu sözleşmenin 2. maddesinde sözleşmenin süresinin 08.03.2021 tarihinde başlayıp 349, opsiyonel 12 aylık olduğunun kararlaştırıldığı davacının üstlendiği işin konusunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlen davalının da buna karşılık (ivaz) olarak sözleşmenin 4. maddesinde kararlaştırılan ücreti ödemeyi üstlendiği.

Davalının -----Noterliği' nde 15.03.2022 tarihinde düzenlenen ------ yevmiye numaralı ihtarnameyi davacıya gönderdiği ve işbu ihtarnamede 08.03.2021 tarihli sözleşmenin, sözleşmenin 2. maddesindeki sürede davacı tarafça gereği gibi yerine getirilmediğini, tebliğden itibaren 3 gün içinde davacının yükümlülüklerini yerine getirmesinin talep edildiği; sözleşmenin tebliğden itibaren 3 gün içinde ifa edilmemesi halinde ise bu 3 günün sonunda sözleşmenin feshedildiğinin, dolayısıyla davalı tarafça davacıya ödenen bedelin tebliğden itibaren 7 gün içinde iade edilmesinin ihtar edildiği,

Bu ihtara karşılık olarak davacının -----Noterliği'nde 21.03.2022 tarihinde düzenlenen ------ yevmiye numaralı ihtarnameyi göndererek sözleşmenin yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin, ihtarnamedeki iddiaların ve taleplerin kabul edilmediğinin ihtar edildiği.

Davacının, davalı tarafından 15.03.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetme beyanından evvel 08.03.2021 başlangıç tarihli sözleşmenin, zaten sözleşmenin 2. maddesine göre sonlanmış olduğunu iddia ettiği görülmekle dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından dosyaya sunulan (Ek-10) 14.09.2021 tarihli e- postada “----- Enstitüsü tarafından------ verilen danışmanlık hizmetlerinden olan dijital dönüşüm ve insan kaynakları danışmanlığı ----- bilgisi dahilinde durdurulmuştur.

Bu süreçte ------ Bey bireysel olarak danışmanlık vermeye devam edecektir. ------ tekrardan danışmanlık alınmak istenirse benimle iletişime geçebilirsiniz.” ifadesine yer verildiği görülmekle bu e- postanın davacı şirketin çalışanı ----- tarafından kimlere gönderildiğinin açıkça anlaşılamadığı (“alıcı” kısmında “..8 kişi daha...” ifadesinin bulunduğu), dolayısıyla bu e-posta ile sözleşmenin 14.09.2021 tarihinde sonlandırılıp sonlandırılmadığının anlaşılamadığı; bu hususun uzmanlık alanımızın dışında kalan usul mevzuatına göre ikrar niteliğinde olup olmadığını mahkememize ait olduğu,

Davacı Şirketin 72.000TL asıl ve 370tl işlemiş faiz olmak üzere toplamda 72.370.-TL üzerinden harçlandırmak suretiyle davalı şirkete borçlu bulunmadığının tespiti istemi ile davalı şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu menfi tespit davasında.

Davacı şirketin yukarıda listelenen kayıtları muvacehesinde, davalı şirketten 7.906,99TL alacaklı durumda bulunduğu, Davalı şirketin yukarıda listelenen ticari defter kayıtlarından görüleceği üzere davacı şirketçe adına düzenlenmiş bulunan ve toplam tutarı KDV Dahil 68.506,99TL tutarlı 7 adet faturanın tamamını ödemediği, borç/alacak bakiyesinin (0) sıfırlanmış olduğu, Davalı şirketin ödemeleri ispata elverişli dekont, makbuz vb. belgeleri dosyaya sunması halinde bu kayıtlara itibar edilebileceği, aksi halde davacının 7.906,99 TL asıl alacaklı durumda olduğu,

Davacının iddia ettiği üzere sözleşmeden doğan borcun gereği gibi ifa edilip edilmediği hususunun tarafımızca anlaşılamadığı; şöyle ki dosyaya taraflarca sunulan teknik/sektörel beyanlara ve sunulan yazışmaların, tutanakların hangi anlama geldiğine/sonuçlarına ilişkin değerlendirme yapılmaksızın menfi tespit davasına ilişkin de bir yorum yapmanın mümkün olmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi tarafından alınan 10/09/2024 tarihli raporda özetle.

Davacının, davalı tarafından 15.03.2022 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshetme beyanından evvel 08.03.2021 başlangıç tarihli sözleşmenin, zaten sözleşmenin 2. maddesine göre sonlanmış olduğunu iddia ettiği görülmekle dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından dosyaya sunulan (Ek-10) 14.09.2021 tarihli e-postada “---- tarafından ----- verilen danışmanlık hizmetlerinden olan dijital dönüşüm ve insan kaynakları danışmanlığı ----- bilgisi dahilinde durdurulmuştur.

Bu süreçte----bireysel olarak danışmanlık vermeye devam edecektir. ------- tekrardan danışmanlık alınmak istenirse benimle iletişime geçebilirsiniz.” ifadesine yer verildiği görülmekle bu e-postanın davacı şirketin çalışanı------ tarafından kimlere gönderildiğinin açıkça anlaşılamadığı (“alıcı” kısmında kişi daha...” ifadesinin bulunduğu); dolayısıyla bu e-posta ile sözleşmenin 14.09.2021 Tarihinde sonlandırılıp sonlandırılmadığının açık bir şekilde anlaşılamadığı; bu hususun uzmanlık alanımızın dışında kalan usul mevzuatına göre “ikrar” niteliğinde olup olmadığı mahkememize ait olduğu,

İspat yüküne ilişkin değerlendirmeler, HMK gereğince usul mevzuatını ilgilendirdiğinden uzmanlık alanlarının dışındaki bu husus bakımından da değerlendirme yapılamadığı, “davacı şirket ve davalı şirketin bilgisayarlarında davaya konu edilen online eğitimlerin verilip verilmediği; sisteme yüklenen eğitimlerin bulunması halinde bu eğitimlerin doğrudan davalı çalışanları tarafından erişilmesinin mümkün olup olmadığı” hususunda: Davacı sistemi olan “------ Enstitüsü Öğrenme Sistemi” üzerinde Davalının 8 adet çalışanının üyeliğinin olduğu, Her üyeye eğitim atamalarının gerçekleştirildiği,

üyelerin tamamlanan, başlanmış ve başlanmamış durumlarında eğitimlerinin olduğu, tamamlanan eğitimlere ait eğitim belgeleri ve üniversite onaylı sertifikalarının indirilebilir durumda hazır olduğu, yani sistemin aktif olarak kullanıldığı, Sistemdeki bu kullanıcıların üyeliklerinin halen aktif ve kullanılabilir olduğu, kullanıcılarının şifreleri ile girebileceği, şifrele hatırlanmıyor olması durumunda kayıtlı e-mail adresleri ile şifrelerini yenileyebilecekleri hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Duruşmada dinlenilen tanık ----- Beyanında : "Ben davacı şirkette 2021 aralık 2023 aralık tarihleri arasında insan kaynakları uzmanı olarak çalıştım, davacı ile davalı arasında genel olarak danışmanlık hizmeti kapsamında bir ilişki mevcuttu, danışmanlık hizmeti genel hatlarıyla insan kaynakları, işe alımı, işe alım görüşmesi,

eğitim ve dijital pazarlama ve çalışanlarla insan kaynaklarına yönelik görüşmeleri kapsamaktadır, davacı danışmanlık hizmeti kapsamındaki tüm hizmetlerini eksiksiz olarak yerine getirmiştir zaten insan kaynaklarına yönelik tüm işleri ve görüşmeleri ben yerine getirdim ayrıca işçilere online eğitim de verildi bitirmeyen işçilere tutanaklar tutuldu, hatta sözleşmenin davacı tarafça feshinden sonra kasım ayı içerisindeki işçi görüşmelerinde yine arada sözleşme ilişkisi bulunmadığı halde gerekli yardımlarda davacı adına bulundum,

yapılan online eğitimlere yönelik bilgisayar kayıtlarından gerekli ulaşım sağlanabilir öncelikle davacı şirketin dava dışı------ ile birlikte danışmanlık hizmeti vereceği yapılan sözleşmede belirlidir davacı ile davalı arasındaki sözleşme süresi içerisinde sözleşme hükümleri uyarınca -----danışma hizmeti vermiştir fakat sözleşmenin bitiminden sonra bildiğim kadarıyla davalı şirket dava dışı ----- danışmanlık hizmeti almaya başlamıştır ben ---- ile----- gidiyordum, -----şirketin de şirket temsilcisi ------ ile ve şirket çalışanları ile ortak toplantılar birçok kez yapıldı, ben telefonla davalı şirket yetkilisi ----- ile telefonla, maille,

görüşmeler yapılıyordum, ayrıca şirkete ------ olmaksızın da danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla gittiğimi hatırlıyorum, danışmanlık hizmeti vermiş olduğumuz kapsamda davalı şirket işten çıkartma yaptı, işten çıkartılan personellerden biri depo personeli idi, diğeri ise ------ isimli çalışandı ayrıca danışmanlık şirketinin vermiş olduğu tavsiyelere uyulmadığı için davalı şirket yetkilisi oğlunu da iş yerinden uzaklaştırdığını biliyorum,

verilen sözleşme danışmanlık sözleşmesi olduğu için sözleşme kapsamında ki görüşler tavsiye niteliğindedir söz konusu tavsiyelerin uygulanması davalının yetkisindedir vermiş olduğumuz eğitimler online olduğu için sistemde kayıtlıdır birçok eğitim verildiği için eğitimlerin kimlere verildiğini hatırlamıyorum ancak kayıtlar mevcuttur, ayrıca davalının işçilerinin davalı şirkete çağrılarak yüz yüze eğitim ve seminerler verilmiştir,

web tasarımına yönelik olarak tavsiyeler davacı şirket sahibi ------ tarafından verilmekteydi bu tavsiyeler davalı tarafça işten çıkartılan ------ isimli çalışana aktarılmıştır ancak tavsiyelerin uyulup uyulmadığı hususu davalının insiyatifindedir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanık ----- Beyanında : "Ben davacı şirkette nisan 2021 ağustos 2023 yılları arasında içerik yöneticisi olarak çalıştım, davalı şirkete davacı adına dijital içerik alanında hizmet verdim, ----- isimli bir algoritma hakkında davalı firmaya içerik yönetimi alanında birif ve yönlendirmelerde bulundum,

yapmış olduğum işin iş tanımında uygulama işi olmadığı halde davalı şirket çalışanı olan soy ismini hatırlayamadığım ----- isimli çalışana doğrudan davalı şirketinin web sitesinin kullanımını ve ------ isimli algoritma hakkında uygulamalı olarak bilgi verdim daha sonradan duyduğum üzerine söz konusu çalışan kendisine verilmiş olan bilgi ve biriflerle ilgili olarak davalı şirkete yeterli bilgiyi aktaramadığı için işten çıkartılmıştır, davacı şirket tarafından davalı şirkete danışmanlık hizmeti kapsamında işe alım, insan kaynakları, satım,

kretif alanın da metin ve içerik üretimi hususlarında hizmet verilmiştir ayrıca doğrudan benim alanıma girmediği halde online eğitimlerin de yapıldığını biliyorum, ayrıca şirket içerisinde davalı çalışanlarına, seminer ve eğitimlerde yapıldığına şahit oldum bu süreçleri dava şirket sahibi ----- ve davacı şirket danışmanı olan --- beraber yürütmüştür ----- isimli şahıs davalı şirket tarafından yönlendirildiği ve görevlendirildiği için hangi alanda uzmanlığının bulunduğu sorgulamadım,

------ isimli algoritma tüm hatlarıyla bir eğitim gerektirmektedir ancak benim ------ isimli şahsa vermiş olduğum eğitim genel hatlarıyla dır bilgisayar kullanımı olan birisi genel hatlarıyla bu algoritmayı gösterdiğim şekilde uygulayabilir, ben vermiş olduğum eğitim tarihin tam olarak hatırlayamıyorum Mayıs ve haziran aylarında işe başladığım ilk zamanlar davacının şirket merkezinde eğitimi bizzat ben verdim" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanık ------ beyanında: "Ben davacı şirket adına danışmanlık şirketi veriyordum, pandemi dönemi davacı adına çalışmaya başladım 04/10/2021 tarihi itibariyle davacı ile sözleşmemi sonlandırdım, taraflar arasında uyuşmazlığa konu sözleşmeyi biliyorum, danışmanlık hizmeti adı altında birçok eğitimi kapsamaktaydı benim alanım ise satış, pazarlama ve ekip yönetimine ilişkindir ben vermiş olduğum tüm eğitimleri davacı adına eksiksiz bir şekilde tamamladım,

dijital taraftaki eğitim faaliyetlerini ise davacı şirket ortağı ----- sağlıyordu bu nedenden ötürü dijital eğitimden doğrudan bilgi sahibi değilim bu eğitimlerin davalıya verilip verilmediği yönünde bilgim yoktur söz konusu davadan tanık olarak çağrılmam nedeni ile haberdar oldum davacı ile davalı arasında ki danışmanlık sözleşmesi bitimi akabinde davalının danışmanlık hizmetini kendi alanımda bireysel olarak vermeye devam ettim bu dönemde davacı ile davalı arasında ki sözleşme süresi içerisinde dijital eğitim alanında davacının üstlenmiş olduğu eğitim ediminin eksikliğini tespit ettim ancak alanıma girmediği için gerekli yardımlarda

bulunamadım ben davacı şirket ile olan ilişkimi sonlandırdıktan sonra davalı ile çalışmaya başladığımda ayrı bir sözleşme kapsamında ücreti mukabilinde çalıştım, davalı şirkette dijital eğitim alanında davacı ile iletişime geçen ------- ancak eğitimler tüm davalı çalışanlarına yöneliktir ve eğitimlerin izlenip izlenmediği ve devam edip edilmediğine yönelik davacı şirkettedir davacının başkaca bir fiil sorumluluğu bulunmaktaydı sözleşme hükümleri uyarınca da davalının sitesinin ------ uyarınca yürütülmesi,

üst sıraya çıkartılması gerekmektedir bu hususta sözleşme de yer alıyordu, davacı üzerine düşen bu yükümlülükleri yerine getirmemiştir, ------vb dijital süreçlerle ilgili sözleşme kapsamında hiç bir yükümlülük yerine getirilmediğini biliyorum ben davacı ile sözleşmem bitmeden davalıyla bireysel sözleşme imzalamadım şuan itibariyle ve iki yıldan beri davalı şirkete davalı şirkete hizmeti vermiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanık ------ Beyanında. "Tanıklık yapacağım hususu anladım.

Ben davalı şirkette satış yöneticisi olarak çalışmaktayım, davalı şirkette iki dönem halinde çalıştım, davacı ile davalının sözleşmeyi imzaladığı tarihlerde davalı çalışanı değildim ancak 2022 yılı mayıs ayından beri davalı firmada aralıksız görevimi yürütmekteyim, sözleşme hükümlerini inceledim, sözleşme de davacının dijital süreçler adı altında ki sorumluluklarını yerine getirmemiştir web sitesinin açılması ve hizmete sunulması dijital içeriklerden olan sosyal medya açılması ve yönelik hizmetler davacı tarafça hiçbir şekilde verilmemiştir çünkü işe başladığında bu görevler tarafıma verildi bu nedenle önceki imzalanan sözleşmeyi inceledim,

ben şirket evrakların da böyle bir sözleşme gördüm ancak tanık olduğumu için dava dosyasında bulunan tüm sözleşmelerden bilgim yoktur, sözleşmenin hangi süre zarfını kapsadığını bilmiyorum, sözleşmenin imza öncesi ve sonrası aşamasında bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Talimat mahkemesince dinlenilen tanık----- beyanında.

Ben davalı şirkette pazarlama ve satış müdürüyüm dava konusuna ilişkin bilgim vardır, dava konusunun geçtiği dönemde satış ve iş geliştirme yöneticisi olarak görev yapmaktaydım, davacı firma ile web sitesinin yapılandırılması üzerine bir anlaşma yapıldı bu anlaşma dahilinde vadedilen işlemler yapılmadı web sitesinin geliştirilmesi için gerekli işlemler yapılmadı şu an da halihazırda web sitesi aynen duruyor anlaşmanın yapıldığı tarihten bugüne bu web sitesi üzerinde herhangi bir değişiklik veya işlem söz konusu olmadı çalıştığım şirket tarafından kullanılmıyor şirket yeni bir web sitesi yapılması için başka bir şirket ile ön çalışma

yapmaktadır, anlaşma yapıldığı tarih ile web sitesinin mevcut hali arasında bir değişiklik olmadığı yapılacak inceleme ile görülecektir, dijital süreç ile alakalı bir hizmet alınmadı tam bilmiyorum ancak galiba sözleşme kapsamlıydı ben web sitesi ile alakalı dijital kısmından bahsediyorum, Bizim sürekli görüşmemiz oluyordu ancak davacı vekilinin sorusunu tam anlayamadım hangi kapsam ile ilgili görüşmeyi sorduğu belirsizdir birçok konuda görüşmemiz vardır.

Hangi konuda ki görüşmeyi sorduklarını anlamadım. Sözleşmesel yükümlülükleri detaylıca bilmiyorum yüzeysel olarak biliyorum ----- yetkililerinin beyanından web sitesinin baştan aşağı düzeltileceği, ------- çalışması yapılacağı ve yapısal kodları ile bozuklukların düzeltileceği, içerik yazılacağı gibi süreçler yürütüleceği söylendi ben bu hususları biliyorum ancak bunlar yapılmadı.

Ben bireysel eğitim almadım enstitü toplu olarak genel bir eğitim verdi bu eğitimde benim ve oradaki kişilerin web sitesinin nasıl yapılacağına dair bir eğitim verilmedi. ----- tanıyorum.

Kendisiyle satış süreçleri ile alakalı görüşmemiz olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı şirket yetkilisi ----- beyanında; " 08.03.2021 tarihli sözleşme uyarınca, davalı ile yapılan anlaşma gereği, sözleşmenin 3. madde hükmündeki yükümlülüklerimizi eksiksiz olarak ilk 3 ay içinde yerine getirdiğimize, Yine Sözleşmenin 3. maddesinde yer alan “maksimum 45-50 gün içerisinde fizibilitesi çıkartılıp raporlanan ve belirlenen hedef ve çalışma çizelgesine uygun aksiyon aldığımıza” ve raporlamaları tam ve eksiksiz olarak yaptığımıza,

Sözleşmenin ön sayfasında yer alan “Bir Marka Daha Dönüşüyor” başlığı altında “Size sunmuş olduğumuz gizlilik sözleşmesini Pazartesi günü almamızla birlikte süreci başlatmış olacağız. Aşağıda sunmuş olduğumuz maddelerle ilgili yol haritasını da, 30-45 gün içerisinde size ileteceğiz.” şeklindeki taahhüdümüzü ve bu edimimizi eksiksiz ve taahhüdümüze uygun yerine getirdiğimize" şeklinde yemin ederek yemininde ısrar etmiştir.

Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında oluşan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir.

Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonrada ileri sürülebilir.

Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır.Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir.

Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir.Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur.

Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer.

Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.

Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (-----Somut olayda davacının eğitim sistemi olan ----- Öğrenme Sistemi üzerinde davalının 8 adet çalışanının üyeliğinin olduğu, her üyeye eğitim atamalarının gerçekleştirildiği, üyelerin tamamlanan, başlanmış ve başlanmamış durumlarında eğitimlerinin olduğu, tamamlanan eğitimlere ait eğitim belgeleri ve üniversite onaylı sertifikalarının indirilebilir durumda hazır olduğu, yani sistemin aktif olarak kullanıldığı,

sistemdeki bu kullanıcıların üyeliklerinin halen aktif ve kullanılabilir olduğu, kullanıcılarının şifreleri ile girebileceği, şifrele hatırlanmıyor olması durumunda kayıtlı e-mail adresleri ile şifrelerini yenileyebilecekler teknik bilirkişi raporu ile tespit olunmakla davacının davalı tarafa sözleşme hükümleri doğrultusunda hizmet verdiği ispat edilmiştir.

Davalı yana yemin delilli hatırlatılmış ve davacı şirket yetkilisi hizmetin verildiğine yönelik olarak verilen yemini eda etmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının davalıya borçlu olmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispat yükü; davacının (borçlunun) üzerindedir. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın kabulü ile ---- İcra müdürlüğünün ------ sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine

2-Şartlar oluşmadığından davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,

3-Karar harcı 4.943,59 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.235,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.707,69 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.235,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.316,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

5-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.656,25 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.00,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/369, K. 2025/300, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/369
  4. Karar No : 2025/300
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 26/05/2022
  7. Karar Tarihi : 25/04/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/369
Karar No
2025/300
Tarih
25 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/370 K.2025/349
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/371 K.2025/687
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/372 K.2025/323
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/374 K.2025/612
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2022/375 K.2025/395
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/375 K.2025/250

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.