KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/398
- Karar No
- 2025/505
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
Karar Metni
3.312 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/398
KARAR NO : 2025/505
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı/lardan sigorta şirketinin ------ poliçe No 'lu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta edilen '----' plaka sayılı araç, 14.08.2021 günü müvekkil küçük ----- çarpması sonucu ağır yaralamasına sebebiyet verdiğinden araç sürücüsü kazadan dolayı %100 kusurlu olduğunu,----- plakalı aracın çarpması sonucu müvekkil küçüğün kafatası ile kolunda birçok kırıklar meydan gelmiş, kaza nedeniyle küçüğün kulağında işitme kaybı meydana gelmiş, kulağındaki duyu kaybının kalıcı olacağı, yüzünden de felç geçirmiş oluğundan yine bu felcin de kalıcı olacağı doktorlarca ilk tespitlerde ortaya konulduğunu,
müvekkil küçüğün iş bu kaza nedeniyle kafatasında ve ve kolunda birçok kırıklar meydana gelmiş haliyle ağır yaralanmıştır. Söz konusu kaza nedeniyle müvekkil küçükte ciddi travmalar meydana gelmiştir. Yaşadığı bu vahim kaza nedeniyle üzerinde korku ve panik etkisi görülmektedir.
Davalı sigorta şirketin sigorta ettiği aracı kullanan sürücüsü olayda 2918 sayılı KTK'nın 52/1 ve devamı maddeleri ile ilgili tüm mevzuatlar gereğince tam kusurlu olduğunu, müvekkil küçüğün yaşadığı kaza nedeniyle tüm bakımı müvekkiller anne ile baba tarafınca sağlandığını, tedavi sürecinde baba ----- uzun bir süre hiçbir iş yapamamış, çalıştığı işinden ücretsiz izinler alarak mesai ve yevmiyelerinden mahrum kalmış, küçüğün tedavisi ile uğraşmış ve ciddi maddi kayıpları olduğunu, tüm bu nedenlerle meydana gelen trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan müvekkil küçüğün,
toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca) fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL sürekli iş göremezlik tazmiantı, 100 TL bakıcı giderleri, 100 TL tedavi giderlerinin davalı/lardan kaza tarihi olan 14.08.2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı/lardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile müvekkilime ödenmesine,
Baba ------ için 100.000,00 TL manevi tazminat, anne ----- için 100.000,00 TL manevi tazminat ve ----- için de 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı/lardan ------ müteselsilen ve müştereken tahsili ile müvekkil/lere ödenmesine, Adli Yardım Talebimizin kabulüne karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/lar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 100,00 TL bakıcı giderleri için olan talebimizi 715,50 100,00 TL tedavi giderleri için (belgelendirilemeyen yol, ilaç katkı payı, tıbbi malzeme ve tedavi gideri ile gelecekte yapılması muhtemel yol, ilaç katkı payı, tıbbi malzeme ve tedavi gideri toplamı olmak üzere) olan talebimizi 4.000,00 TL den toplam 4.715,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalı/lardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini,Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ---- ŞİRKETİ vekili cevap dilekçesinde özetle Davaya konu kazaya karışan ----- plaka sayılı araç müvekkil----- Nezdinde ------numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 16.07.2021 ve 16.07.2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber;
masraf, vekâlet ücreti sorumluluğumuz da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, Zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanacağını, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmayıp davacı çocuk asli ve tam kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatından, tedavi ve bakıcı giderlerinden müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını. zira bu hususta sorumluluk sosyal güvenlik kurumuna ait olduğunu,
6704 sayılı kanun ile karayolları trafik kanunu’nun 92. maddesine yeni bentler eklenmiş, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler trafik sigorta poliçesi kapsamı dışında bırakıldığını, anılan kararda da görüleceği üzere geçici iş görmezlik, tedavi ve bakıcı giderinden sgk sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle.
Saat 23:30 civarında ------- mahallesinde iki taraflı olarak araçların park edildiği, sokağın sıkışık ve ışksız olması ve gece olması nedeniyle ortadan bir aracın zorla geçtiği, dar ara sokakta ilerlerken arabanın sağ tarafından ses gelmiş ve müvekkil aracı hemen durdurdurduğunu, daha sonra aracın sağ ön tekerine bir çocuğun çarptığı görülmüş ve müvekkil çocuğu ve annesini hemen aracına almış ve birlikte hastaneye gittiklerini, Daha sonra gerek müvekkil -----, gerekse müvekkil eşi ve ailesi defalarca hastaneye giderek küçük ---- tedavisini takip etmiş ve yanlarında olduğunu beyan etmişler.
Küçük ------- ailesi de müvekkilden şikayetçi olmayacaklarını, kazanın oluşunda kusurun kendilerinde olduğunu, müvekkilin kusurunun olmadığını defalarca beyan ettiklerini, küçük ----- annesi davacılardan ----- beyanı tek başına okunduğunda kazanın oluşunda asli, tam ve tek kusurlunun davacı ---- Ve Küçük-----olduğu, gece 23:00 da 2-3 yaşında olan çocuğunu akan trafiğin bulunduğu dar ve karanlık sokakta yalnız bırakarak, tehlikeli olan sokakta serbestçe dolaşmasına,
oynamasına izin vererek ağır ihmali ile kazanın oluşuna sebebiyet verdiğini, Müvekkil bu olaydan dolayı psikolojik tedavi almaya başlamış, olayın üzerinde bıraktığı etki ile taksiciliği bırakmış, uzun bir süre işsiz kalmış, maddi ve manevi olarak büyük miktarda zarara uğradığını, kazanın oluşumunda asli, ağır, tam ve tek kusurlu davacılar küçük ---- Ve Annesi ----- olduğunu, Kazanın oluşumunda müvekkil ----- herhangi bir kusuru bulunmadığını, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ------ Soruşturma nolu dosyasında da asli kusurlunun anne ------ olduğu tespit edildiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat talep şartları doğmadığını,
müvekkilin kullandığı araç maddi ve manevi tazminat yönünde sigortalı olduğunu, sigorta limitini aşmadığı sürece müvekkilimiz ------- herhangi bir talepte bulunulamayacağını tüm bu nedenlerle söz konusu kazada asli ve tam kusurlunun davacılar(küçük ----, annesi ---- ve babası ------- çağlı) olması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep şartlarının olmadığının kabülü ile, 2-müvekkil ------ herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun olmadığının kabulü ile, açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
müvekkil ------bu kaza nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlarını talep hakkının saklı olduğunun kabulüne, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle, İş bu davadan müvekkil 02.11.2022 tarihi itibariyle haberdar olduğunu, Müvekkil -----plakalı ticari taksinin malik olup diğer davalı ------ ise aracın şoförü ve kaza yapan kişi olduğunu Müvekkil kazadan bu davayla haberdar olduğunu Davacının talepleri KTK 109.
Maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, ava dilekçesinde müvekkiller asli kusurlu gösterildiğini Bunu kabul etmediklerini Müvekkillerin bu kaza da hiçbir kusuru olmadığını kazanın oluşumunda davacı küçüğün ve annesinin kusuru bulunmadığını.
Davacıların manevi tazminat talebi afakîdir ve zenginleşmeye yönelik olduğunu davalı müvekkile ait araç ----- sigortalı olup ------ poliçe numarası ile kaza tarihinde ZMMSsi bulunduğunu davalı her ne kadar Manevi tazminat taleplerini müvekkilimize yöneltmiş olsa da ; ilgili poliçe de 250.000,00 TL'lik manevi tazminat klozu bulunduğunu.
Kabule gelmemek kaydıyla maddi ve manevi tazminat taleplerinden davalı sigorta şirketi sorumlu olduğunu, tüm bu ndenlerle açılan davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ------ Adli Tıp kurumu tarafından alınan 19 ŞUBAT 2024 tarihli rapor da özetle.
Davalı sürücü------%20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, Olay mahallinde bulunan ve 2019 doğumlu yaya ----- bakım ve gözetiminden sorumlu olan davacı ------- bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmemekle mevcut olayda %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, 2. durumun kabulü halinde.
Davalı sürücü ------ %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Olay mahallinde bulunan ve 2019 doğumlu yaya----- bakım ve gözetiminden sorumlu olan davacı ------ bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmemekle mevcut olayda %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
------ Adli tıp kurumu tarafından alınan 01 AĞUSTOS 2024 tarihli rapor da özetle; ----- kızı 15/10/2019 doğumlu ------ 15/08/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli ----- sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı,
dolayısıyla aynı tarih ve sayılı ------ Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı,
ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan çözger’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimi bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.
Dosya kapsamında yer alan maluliyet raporları incelendiğinde kazazede ------ Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin olmadığı görüldüğünden kazazede ------- olay tarihi itibariyle 1 Yıl 9 Ay 30 Günlük, ve geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor döneminde olduğu görülmüş olup Geçici İş Göremezlik Zararı hesaplanamadığı, kazazede yönünden sadece Geçici Bakıcı Gideri hesabı yapıldığı,
Geçici Bakıcı Gideri hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel Asgari Ücret Verisinin dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Davacı kazazede ------ hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının; %20 davalı kusuru esas alınarak 715,50 TL olduğu, %70 davalı kusuru esas alınarak 2.504,25 TL olduğu,
dava konusu trafik kazasının 14.08.2021 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli 6645 sayılı kanun değişikliğinden SONRA meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu, bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde”, başka bir ifadeyle eğer mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerekeceği,
bu meblağı aşan miktardan kusurluların —kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, Dava konusu olayda sağlık ödemeleri dava dışı SGK tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı.
Eğer davacı tarafça adı geçen hastanelere ayrıca ödeme yapılmış ise bu ödemeleri İLAVE ÜCRET kapsamına girecek olup Sağlık Uygulama Tebliği'nde İlave Ücret alınması ile ilgili olarak “1.9.1 - İlave ücret alınması- (2) İlave ücretler, genel sağlık sigortalıları veya bakmakla yükümlü olunan kişilerce ve/veya sağlık kurum /kuruluşlarınca Kurumdan talep edilemez.” hükmünün bulunduğu.
B.K. md. 42 uyarınca 10.000,00 TL belgelendirilemeyen yol, ilaç katkı payı, tıbbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği; % 20 davalı kusuru esas alınarak 2.000,00 TL olduğu, %70 davalı kusuru esas alınarak 7.000,00 TL olduğu.
B.K. md. 46/1 uyarınca, 10.000,00- TL gelecekte yapılması muhtemel yol, ilaç, tıbbi malzeme ve tedavi gideri belirlendiği; %20 davalı kusuru esas alınarak 2.000,00 TL olduğu, %70 davalı kusuru esas alınarak 7.000,00 TL olduğu; hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle, ------- Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyetinin olmadığı görüldüğünden kazazede ------ olay tarihi itibariyle 1 Yıl 9 Ay 30 Günlük, ve geçici iş göremezlik dönemi boyunca efor döneminde olduğu görülmüştür.
Davalı sürücü ------ %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, olay mahallinde bulunan ve 2019 doğumlu yaya ----- bakım ve gözetiminden sorumlu olan davacı ------ bakım ve gözetim sorumluluğunu yerine getirmemekle mevcut olayda %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu ceza dosyasında tespitler de dikkate alınarak kabul edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi ile araç maliki ve araç sürücüsünün belgelendirilmeyen tedavi gideri ve bakıcı gideri alacağından % 20 araç sürücüsü kusuru oranında sorumlu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığı gözetilerek dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kanaatiyle dava tarihi itibariyle faiz işletilmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul ile davacı ----- lehine 20.000,00 TL, davacı ------ lehine 5.000,00 TL, davacı ------- lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı -----ve davalı ------- tahsili ile davacılara ödenmesine ( kazaya karışan aracın ticari taksi olduğu gözetilerek) avans faizi ile birlikte alınarak davacılara ödenmesine karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/398, K. 2025/505, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama