KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/954
- Karar No
- 2025/526
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
2.193 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/954
KARAR NO : 2025/526
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/01/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 03.05.2019 tarihinde ----- ilçesinde ---- plakalı yolcu otobüsünde seyahat ederken, ----- belediyesinin iştiraki olan ------ çalışanı otobüs şoförü ------ tedbirsizlik ve dikkatsizliği yüzünden otobüsün direksiyon hâkimiyetini kaybederek devrilmesi nedeni ile meydana gelen elim kazada ağır yaralandığını, iş bu kazada 7 kişinin vefat ettiğini, ayrıca 30 kişinin de yaralandığını, bu kaza nedeni ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin ciddi ve ağır darbeler aldığını, tekrar tekrar operasyonlar geçirdiğini, tam olarak iyileşemediğini ve mesleğini ifa edemeyecek duruma geldiğini, %13 oranında malul kaldığını ,
araç şoförü olan ------ asli kusurlu olduğunu ve sorumluluğunun bulunduğunu, yine kazaya sebebiyet veren aracın belediye tarafından tahsis edildiğini, araç sahibinin ------ Şirketi olduğunu, ancak söz konusu aracın ----- tarafından ----- Şirketine uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını ve ----- Şirketinin ise kaza tarihini kapsayan dönemde ------ Belediyesine uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığının anlaşıldığını , bu nedenle üçüncü kişilere verilen zararlardan davalı belediyenin sorumluluğunun bulunduğunu, -----işlettiği ---- plaka sayılı aracın,
kaza tarihinde mahkememiz dosyasındaki davalı ------ Şirketi tarafından ----- numaralı zorunlu trafik ve ----- numaralı kasko poliçeleri ile sigorta edildiğini, kazadan sonra davalıya ------ yoluyla başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, oysa sigorta şirketinin ------- numaralı Zorunlu Trafik poliçesinde kişi başı sürekli sakatlık tazminat limiti 360.000,00TL olarak belirlenidğini, y ine ------- numaralı Kasko poliçesinde İhtiyari Mali Mesuliyet limiti olarak 50.000,00-TL belirlendiğini, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalması şartı ile şimdilik.
1.000TL maddi tazminatın ve müvekkilinin uğradığı manevi zararların telafisi içinde 50.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle yetkili mahkemenin Karayolları Trafik Kanunu madde 110. uyarınca ------ Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, kazaya karışan ------ plakalı araç 15.09.2018 - 15.09.2019 dönemine ilişkin olarak ------ nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalısı olduğunu, söz konusu aracın ayrıca -----poliçe ile genişletilmiş filo kasko ile sigortalı bulunduğunu,
Trafik Sigortası poliçesinden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde azami 360.000,00-TL. ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ihtiyari mali mesuliyet limitleri ile sınırlı olduğunu, bu tutarın 50.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik,tedavi ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu hususta sorumluluğun sosyal güve
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; trafik kazasından kaynaklı iş göremezliğe dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
------. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.10.2022 Tarih, ----- Esas ve ------- Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu olay ile ilgili ------Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyasından da yargılama yapıldığından bu dosyada alınan kusur raporu hükme esas alınmıştır. -----Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasında alınan kusur raporunda, dava dışı sürücü ------ % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
ATK tarafından verilen maluliyet raporunda özetle; "20.02.2019 tarihli, ------ sayılı ----- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren bir aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli yada geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde tespit edilmiştir.
Tespit edilen maluliyet ve kusur raporları ile davacıdaki zararın hesaplanması için Aktuer bilirkişiden rapor tanzimi istenilmiştir.
Aktuer bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; ----- tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu görüldüğünden, maluliyet raporundaki değerlendirmelere istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik zarar hesabı yapıldığı, Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş (Bilinen) Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, yapılan hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın (Asgari ücretin) dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı,
davadışı SGK ya da davalılar tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik Ödemesi bulunmadığı, davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından herhangi bir tenzil yapılmadığı, davacı------ hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 2.020,90 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı ZMMS Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 360.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı,
taşımacılık ve Koltuk (ZYT) poliçesi bir meblağ sigortası olup, Ferdi kaza poliçesinden kaynaklanan Maluliyet tazminatı ödemelerinde, dikkate alınacak en önemli hususun sigortalının doktor raporları ile tespit edilen maluliyet oranlarının değil, gerçekleşen ve maluliyete sebep olan, uzuv veya uzuv kısmının kat'i ve mutlak suretle vazife görmemesi ve kullanılmamasının, poliçenin genel şartlarının 8. Md. de yer alan tablodaki karşılığının, dikkate alınması gerektiği ve ilgili tespitlerin uzmanlık alanım dışında olduğu,
Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.Davacı taraf tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
12.12.2024 tarihli duruşmada, Tanık -----beyanında; "davacı halamın oğlu olur, kazanın gerçekleştiği zaman birlikte berber olarak çalışıyorduk, kaza sonrası psikolojisi bozulduğu ve yaralandığı için 15 gün kadar çalışamadı, zaten kolundan yaralanmıştı, kaza sonrasında iki kere ameliyat geçirdi, bu ameliyatlar dolayısıyla da dükkanını açamadığı oluyordu ancak kendi işi olması nedeni ile 3-4 gün kadar dinlenip açtığını biliyorum, kolunda ağrı olduğu için mesleğini yerine getirirken de zorlandığını söylüyordu, kaza sonrası bel ağrıları da oldu, şu anda birlikte çalışmamaktayız,
davacı şu anda da berberlik yapmaktadır dedi. " şeklinde rapor sunulmuştur.06.02.2025 tarihli duruşmada tanık ------ beyanında; "davacı ile aynı köydeniz, davacı kaza geçirdi, ----- aynı mahallede oturmamız nedeni ile tanışmaktayız, kendisi benim berberimdir, kaza sonrasında sağ kolunun ağrıdığını, çalışma hızının düştüğünü söylüyordu zaten tıraş olurken de bunu hissediyordum, konu ile ilgili başka bir diyeceğim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili. 13.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile.
Fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere müvekkili ----- için 1.000 TL olarak talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini arttırarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte 2.020,90 TL’nin ödenmesi şeklinde ıslah dilekçesi vermiştir.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren bir aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli yada geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı ---- %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ------ hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 2.020,90 TL olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacının davaya konu kaza sebebiyle duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile maluliyet oranı, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/954, K. 2025/526, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama