İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/157 K.2024/684

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/157Karar2024/684Tarih27 Eylül 2024Okuma16 dk · 3.145 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/157
Karar No
2024/684
Karar tarihi
27 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.145 kelime·16 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/157

KARAR NO : 2024/684

DAVA

Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/03/2023

KARAR TARİHİ : 27/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket, farklı kamu kurum ve kuruluşları kapsamında yapılacak ihaleler kapsamında araç kiralama hizmeti ile iştigal etmekte olup ayrıca uhdesinde bulunan araçların benzer alanlarda faaliyet gösteren şirketlere uzun dönem kiralama sözleşmeleri ile kiraladığını,.

25.06.2021 tescil tarihli --- plakalı ----- şase nolu ---- model araç, kamu kurumları nezdinde hizmet alım işlerinde kullanmak üzere davalı ---- otomotiv yetkili bayisinden sıfır olarak 07.06.2021 tarihinde satın aldığını, müvekkil şirket, satın alınan işbu araçta olağan gözden geçirme yükümlülüğünü yerine getirmek suretiyle gerekli incelemeleri yapmış ve yaptırtmış, araçta gözle görülür herhangi bir açık ayıp görünmediğini, uyuşmazlık konusu ayıplı araç bahse konu ihale sözleşmesi kapsamında kullanılmakta iken, 05.09.2022 tarihinde aracın arıza lambası yandığını, aracın aynı gün en yakın yetkili servise teslim edildiğini,

yetkili servis tarafından yapılan tespit ve incelemeler neticesinde aracın motor arızasının söz konusu olduğu, araç motorunun ve işbu arıza ile ilişkili sair parçaların değişiminin gerektiği tarafımıza bildirildiğini, yapılan bildirim üzerine müvekkil şirket yetkililerince aracın sıfır olarak satın alındığı ve garanti süresi içerisinde olunduğu,

aracın henüz 20.000 km' de olduğu ve yaklaşık 1 yıl kadar süre ile kullanıldığı ifade edilmiş ve yapılması gereken onarımların garanti süresi de göz önünde bulundurularak bedelsiz şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. hal böyle iken yetkili servis görevlilerince söz konusu arızaların üreticiden/satıcıdan kaynaklanmadığı arızanın kullanıcı hatası sebebiyle meydana geldiği belirtilerek işlemlerin garanti kapsamında olmayacağı müvekkillere bildirilmiş ve onarım bedellerinin satıcı/üretici tarafından karşılanmayacağının belirtildiğini, kullanıcı hatası olarak iddia edilen husus ise;

arıza ışığı yanmasına rağmen aracın 210 km yol katettikten sonra servise ulaştırıldığı şeklinde belirtildiğini ancak yetkili servisin işbu gerekçesi kabul edilebilir olmadığını, arıza lambasının yanmasını müteakip ilgili çalışma derhal sona erdirilerek aracın en yakın yetkili servise teslimi için hareket geçilmiş, ancak bu süre zarfında araç motorundan anlamlandırılamayan sesler gelmesi sebebiyle aracın kurtarıcı yardımı ile aynı gün en yakın yetkili servise teslimi gerçekleştirildiğini, arızaya sebep olan hadisenin başlı başına üretimden kaynaklanan gizli ayıp mahiyetinde olduğu tartışmasız olduğunu,

müvekkil şirket araç kiralama hizmeti ifa etmekte ve işbu kiralanan araçların kamu kurumları nezdinde faaliyeti söz konusu olduğundan dava konusu aracın onarım bedeli müvekkil tarafından karşılanarak tamiri gerçekleştirildiğini, müvekkil tarafından bahse konu ayıpların, davalıların hem kanuni yükümlülükleri gereği hem de araçların garanti süresi içerisinde olması sebebiyle ücretsiz olarak onarılması ve onarım bedellerinin karşılanması gerektiği davalılara defalarca iletilmişse de herhangi bir sonuç alınamadığını, müvekkile ait ----- plakalı araç.

05.09.2022 tarihinde yetkili servise teslim edilmiş olmakla aracın ücretli olarak onarımın tamamlandığı 27.10.2022 tarihine kadar yetkili serviste çalışamaz durumda kaldığını, müvekkile ait aracın serviste kalmış olduğu süreler bakımından dava dışı firma aylık 22.000,00-tl hakediş ödemelerinden mahrum kaldığını, müvekkile ait aracın motorunun değiştirilmiş olması nedeniyle müvekkilin işbu aracını satarken zorluklar yaşayacağı ve aracın mevcut haliyle değer kaybına uğradığı da izahtan vareset olduğunu, yapılan tüm bu açıklamalar dahilinde müvekkil şirket,

aracında mevcut gizli ayıpların davalılar tarafından onarımının sağlanmaması nedeniyle araçların onarımını yetkili servislerde kendi nam ve hesabına sağlamak zorunda kalmış olup ayrıca araçlarını serviste kaldığı süre boyunca ticari işlerinde kullanmaktan mahrum kalarak kazanç kaybına uğramış, ayrıca mekanik aksamdaki temel parçanın değişimi sebebiyle aracın değer kaybına uğraması söz konusu olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne,

ayıp nedeniyle yapılan onarımlar kapsamında zararın tazmini amacıyla 55.290,97-tl 'nin ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkile ödenmesine aracın yetkili serviste kalmış olduğu süre boyunca kullanılamaması nedeniyle ticari kazanç kaybı bedelinin tazmini amacıyla kısmi dava olarak şimdilik 500,00-tl,

araçta mevcut ayıplar nedeniyle değer kaybı bedeli olarak alacak miktarının yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesiyle artırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 500,00-tl olmak üzere toplam 1.000,00-tl' nin ticari avans faizi ile birlikte satıcı sıfatıyla davalı ------ alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; Islah dilekçesi doğrultusunda ıslah yoluyla arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettiği miktarların birleştirilmesi sonucunda ; 55.290,97 TL onarım bedeli zararı alacağının ve 35.332,98 TL ticari kazanç kaybı alacağının dilekçemizde talep ettiğimiz faiz oranları ve faiz başlangıç tarihleri ile birlikte davalı'dan alınıp müvekkile ödenmesine, değer kaybı bedeli alacağımızın dava dilekçemizde talep ettiğimiz faiz oranları ve faiz başlangıç tarihleri ile birlikte Davalı'dan alınıp müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ıslah ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı -----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkil şirket, otomobil ve yedek parça alım satım işleriyle iştigal ettiğini, Davaya konu 25.06.2021 tescil tarihli----plakalı ----- Şase No.lu---- model araç, müvekkil şirket ----- yetkili bayisi tarafınfan sıfır olarak 07.06.21 tarihinde, davacı yan ----satılıp teslim edildiğini, müvekkil şirket ile karşı taraf arasındaki ----- plakalı araca ait alım-satım sözleşmesinde müvekkil üstlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini Müvekkil şirket, TBK’nın satıcıya yüklediği satılanı teslim, zilyetliğini ve mülkiyetini geçirme borçlarını eksiksiz ifa ettiğini,

hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte aracın ayıplı olarak teslim edildiği kabul edilse dahi TBK uyarınca ayıp ortaya çıkar çıkmaz alıcı bu durumu derhal satıcıya bildirmek zorunda olduğunu, ancak davacı yan durumu derhal müvekkil şirkete bildirmemiş, aracı 210 km kullandığını, Davacı yan, yağ basıncı düşük ikaz ışığı yanmasına rağmen durumu satıcıya bildirmediği,

aracı kullanmaya devam edip aracı hasarlı hale getirdiğini, davaya konu motor hasarı, aracın satış sırasında garanti belgesi ve diğer belgeler ile birlikte teslim edilen ---- kullanıcı el kitabındaki uyarı ve ikazlara uygun kullanılmamasından meydana geldiğini, kullanıcı kendisine yapılan bu uyarıyı dikkate almadan aracı ısrarla kullanmaya devam etmiş yağ lambasının yanmaya başlamasından sonra aracı 213 Km ve 11,5 saat kullanmaya devam etmiş ve motor çalışamaz hale gelince çekici yardımı ile yetkili servise getirildiğini, Kullanıcı hatasından kaynaklanan,

aşırı yükleme sonrası rampa aşağı olan sürüşlerde sürekli frene basma durumları ile rampa aşağı veya normal kullanım sırasında egzoz ve motor freninin aktif olarak kullanılmaması nedeni ile ---- sensörlerinin üretim kaynaklı olmaksızın arızası bir seferliğe mahsus olarak iyi niyet garantisinden onarıldığını, 425.07.2022 tarih. ----- sayılı iş emri numaralı servis kaydından da görüldüğü gibi davacı/ sürücü aracı teknik şartlara uygun olarak kullanmamayı alışkanlık haline getirmiştir.

Servis kaydında kendisinin de kabul ettiği üzere 25.07.2022 tarihinde yapılan onarımda " Arızanın aşırı yükleme sonrası rampa aşağı olan sürüşlerde sürekli frene basma durumları ile rampa aşağı veya normalkullanım sırasında eksoz ve motor freninin aktif olarak kullanılmaması nedeni ile ---- sensörleri üretim kaynaklı olmaksızın kullanım kaynaklı arızalanmıştır ve bir seferliğe mahsus iyi niyet garantisinden verildiğini kabul ediyorum. " şeklindeki beyanında da bunu açıkça kabul ettiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, Davacı tarafın kötü niyetle hareket ettiği açıkça sabit olduğundan.

6100 sayılı HMK’nın 329/1-2 maddesi gereğince davacı taraf aleyhine davaya konu alacağın %10’u oranında sözleşmesel vekalet ücreti ile 5.000,00 TL disiplin para cezasına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yandan tahsiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı taraf, müvekkil şirket tarafından üretimi yapılan ----- plaka ve ----- şase numaralı ----- aracı 07.06.2021 tarihinde müvekkilin bayisi olan diğer davalıdan satın aldığını, Davacının da dilekçesinde açıkladığı gibi, davacı araç kiralama işleriyle ilgilendiğinden dava konusu aracı da ------ kiralandığını, dava konusu araç motor arızası nedeniyle 05.09.2022 tarihinde çekici ile yetkili servise getirilmiş ve arıza konusu, yetkili servis tarafından şirkete iletildiğini Müvekkil şirket konunun uzmanı teknik ekibi görevlendirerek arızayı ve oluş nedenlerini inceletildiğini,

Teknik heyetin raporu ve servis kayıtları ile belirlendiği gibi dava konusu araç, için 6 adet iş emri açıldığı, iş emirlerinin dağılımı incelendiğinde, 2 adet periyodik bakım kaynaklı, 1 adet müşteri ödemeli, 3 adet garanti kapsamında değerlendirilmiş iş emri bulunduğunu, İyi niyet olarak değerlendirilen garanti talebi incelendiğinde, arızanın aşırı yükleme sonrası trampa aşağı olan sürüşlerde sürekli frene basma durumları ile rampa aşağı veya normal kullanım sırasında egzoz ve motor freninin aktif olarak kullanılmaması nedeni ile ----- sensörleri üretim kaynaklı olmaksızın kullanım kaynaklı arızalandığını,

ve bir seferliğe mahsus olarak iyi niyet garantisinden onarım yapıldığını, araç üzerinden alınan kayıtlar incelendiğinde, aracın yağ basıncı düşük uyarısı verdiği aracın yağ basınç uyarısı verdiğinde derhal motoru durdurup çekici ile servise götürülüp bakım ve kontrollerinin yapılması gerektiği halde, sürücü yağ basıncı düşük uyarısı gelen aracı 11.5 saat ve 213 Km boyunca kullanmaya devam ederek aracın motor ve bağlantılı sistemlerinde büyük hasarlara sebebiyet verdiğini, davaya konu motor hasarı,

aracın satış sırasında garanti belgesi ve diğer belgeler ile birlikte teslim edilen ----- kullanıcı el kitabındaki uyarı ve ikazlara uygun kullanılmamasından meydana geldiğin, araç kullanmaya başlayan kişiye ilk öğretilen kurallardan birincisi, aracın yağ lambasının yanması/ sinyal vermesi halinde derhal motoru durdurup aracı servise çektirmesi gerektiğini, 25.07.2022 tarih, ----- sayılı iş emri numaralı servis kaydından da görüldüğü gibi davacı sürücü aracı teknik şartlara uygun olarak kullanmamayı alışkanlık haline getirdiğini,

Servis kaydında kendisinin de kabul ettiği üzere 25.07.2022 tarihinde yapılan onarımda " Arızanın aşırı yükleme sonrası rampa aşağı olan sürüşlerde sürekli frene basma durumları ile rampa aşağı veya normal kullanım sırasında eksoz ve motor freninin aktif olarak kullanılmaması nedeni ile ----- sensörleri üretim kaynaklı olmaksızın kullanım kaynaklı arızalanmıştır ve bir seferliğe mahsus iyi niyet garantisinden verildiğini kabul ediyorum." şeklindeki beyanında da bunu açıkça kabul ettiğini, aracını kurallara uygun kullanmayan ve arızanın meydana gelmesinde 100 kusurlu olan davacının bu davayı açmaya hakkı bulunmadığını,

Aracı ----- kiraladığını beyan eden ve kira sözleşmesinde meydana gelecek her türlü arıza, bakım ve onarım giderlerinin de kiralayana (sözleşmede kiracıyı ifade etmek için kullanılmış) ait olacağı kararlaştırıldığını, Esasında bu sözleşmeye göre davacının bu davayı açmaya da hakkı bulunmadığını, Zarar ve onarım bedeli talebini kiracısından istemesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yandan tahsiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi heyeti tarafından alınan kök ve ek raporda özetle.

Davaya konu aracın motor arızasının, İkaz Lambası yanmasına rağmen, anında motoru stop ettirmek gerektiği halde , ortalama 200 km. yol ettiği , dolayısıyla arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı sebebiyle ayıplı olmadığı, Ayıp olsa idi dahi, Aracın ayıplı olduğu hususunun teslim sırasında açıkça belli ve anlaşılabilir (açık ayıp) olabileceği, Satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunmadığı,

Ayıbın malın kullanılmasıyla birlikte sonradan anlaşılacak (gizli ayıp) nitelikte olduğu ayıbın onarılabileceği, ayıbın niteliği ile aracın misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi talebinin orantılı/makul olmadığı, Araçtaki Motor arızasının kalıcı olarak onarıldığı, Hasarın, 05.09.2022 Tarihinde oluştuğu, Üretim hatası olmadığı, Hasar bedelinin 55.290,97 TL. olduğu, Motor Revizyonu yapılmasıyla Dava konusu araçta Değer kaybı olmadığı,

Kazanç kaybının arıza, hasar tarihi itibariyle, motor revizyon süresi 7 Gün X Kira bedeli 666,66 TL.( 20.000,00/30- 666,66 TL/Gün ) KDV Hariç - 4.666,62 TL. ( KDV Dahil 5.506,61) olacağı hususlarını beyan ve rapor etmişlerdirTaraflar tacir olup, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya 6098 sayılı Borçlar Kanunu (TBK) ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir.

Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 25/1, 3). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 25/I hükmü de uygulanacaktır.

Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Bu noktada uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karışı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır:Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” denilmektedir.

Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi).

Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır.

Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (------). Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 25/4’de zamanaşımı süresi altı ay olduğunun belirlenmesi nedeniyle gizli ayıplarda azami ihbar süresi altı aydır.

Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225.

Maddesine göre Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir.

Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz.

Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur.

Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 25/3. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur.

Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.

TTK 25/3. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223.

Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.

Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanununun 227 ve 228. maddelerinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. Ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığını kimin kanıtlaması gerektiğini bulabilmek için hukukumuzda “ispat yükü”nün nasıl düzenlendiğine bakmak gerekmektedir.

Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir.Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur.

Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur.

Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır (1086 sayılı HUMK m. 238/1.

6100 sayılı HMK m.187/1).Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir.

Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder.

O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir.

Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu aracın motor arızasının ikaz lambası yanmasına rağmen, anında motoru stop ettirmek gerektiği halde , ortalama 200 km. yol ettiği , dolayısıyla arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı sebebiyle ayıplı olmadığı,

ayıp olsa idi dahi, aracın ayıplı olduğu hususunun teslim sırasında açıkça belli ve anlaşılabilir(açık ayıp) olabileceği, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunmadığı, ayıbın malın kullanılmasıyla birlikte sonradan anlaşılacak (gizli ayıp) nitelikte olduğu ayıbın onarılabileceği, ayıbın niteliği ile aracın misli ile değiştirilmesi ya da bedel iadesi talebinin orantılı/makul olmadığı,

araçtaki motor arızasının kalıcı olarak onarıldığı usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle somut olayda meydana gelen hasara davaya konu aracın motor arızasının ikaz lambası yanmasına rağmen, anında motoru stop ettirmek gerektiği halde , ortalama 200 km. yol ettiği ve arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığı hususu gözetildiğinde yukarıda izah edilen hususlar gözetilerek hasar bedeli ve kazanç kaybı tazmini için TBK madde 49 da belirtilen yasal şartların oluşmadığı kanaatiyle açılan davanın reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar harcı 427,60 TL 'den davacı tarafça yatırılan 961,31 TL peşin harç ve 600,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.561,31 TL harçtan mahsubu ile artan 1.133,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yokluğunda davalı vekillerine (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/157, K. 2024/684, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/157
  4. Karar No : 2024/684
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 06/03/2023
  7. Karar Tarihi : 27/09/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Savunma
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/157
Karar No
2024/684
Tarih
27 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/157 K.2024/615
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/158 K.2024/583
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/159 K.2024/609
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/159 K.2024/1442
  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/160 K.2024/557
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/161 K.2024/717

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.