İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/434 K.2025/478

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/434Karar2025/478Tarih19 Haziran 2025Okuma10 dk · 2.015 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/434
Karar No
2025/478
Karar tarihi
19 Haziran 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.015 kelime·10 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/434

KARAR NO : 2025/478

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 23/06/2023

KARAR TARİHİ : 19/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

"Davalı/ Borçlu ------ Şirketi’nin, Davacı müvekkili ile olan ticari

münasebeti sebebiyle müvekkilinden fuar standı satın aldığını, bunun karşılığında ise müvekkili

tarafından fatura düzenlenerek fuar standı teslim edildiğini,

Müvekkili tarafından borçlu tarafa malın teslim edilmesinin ardından borçlu lehine; 21.02.2023

tarihli fatura düzenlendiğini,

Davalı/ Borçlu tarafından ilgili faturadaki borçların ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağının

tahsili amacıyla, ----. İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyası ile

22.05.2023 tarihinde Davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını,

Ödeme emri Davalı/ Borçluya 29/05/2023 tarihinde okundu sayılarak ----- olarak tebliğ edilmiş

olup, Davalı/ Borçlu 26.05.2023 tarihinde haksız ve mesnetsiz olarak ''borcun tamamına, faize, faiz

oranına ve fer'ilerine'' itiraz edildiğini,

Davalı/ Borçlu; aleyhine başlatılan icra takibine Davacı müvekkile karşı hiçbir borcu

olmadığından cihetle itiraz etmişse de ; işbu dava dilekçesi ekinde Müvekkili şirket tarafından

Davalı şirket adına düzenlenmiş ve bedeli ödenmemiş olan faturayı sunduklarını, Davalı/

Borçlunun itiraz dilekçesinde borcu olmadığını kanıtlayacak nitelikte bir belge sunamamış olup

yukarıda da bahsedildiği üzere sadece borcu ödememe niyeti ile süreci uzatmak adına haksız

olarak ödeme emrine itiraz ettiğini,

Açıklanan nedenler ve bilcümle sair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla;

davalarının kabulü ile, Davalı/ Borçlunun ---- İcra Müdürlüğü -----

Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptaline ve takibin devamına, Davalı/Borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına

hükmedilmesine,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı tarafa icra takibine konu hiçbir borcu bulunmamakta olup, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların da haksız ve mesnetsiz

iddialardan ibaret olduğunu,

Davacı tarafın dava dilekçesinde, davacı tarafın müvekkili şirkete fuar standı satışı gerçekleştirilmiş

olduğunu, akabinde fuar standının müvekkil şirkete teslim edilerek 21.02.2023 tarih,

------ fatura no’lu 60.480,00-TL meblağlı fatura düzenlendiğini iddia ettiğini, Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili şirketin davacı taraftan fuar standı satın almamış olup,

ürün ile birlikte satın alındığı iddia olunan ürünün faturasının da müvekkil şirkete teslim edilmediğini,

Davacı taraf dava dilekçesinde salt soyut beyanlar ile ürünün teslim edildiğini iddia etmişse de

dosya kapsamında ürünün teslim edildiğine dair teslim-tesellüm tutanağı yahut irsaliye mevcut

olmadığını,

Davacı tarafın satışını gerçekleştirmediği ve müvekkil şirkete teslim etmediği ürünlerden kaynaklı

olarak 21.02.2023 tarih, ----- no’lu 60.480,00-TL tutarlı fatura ve iş bu faturaya

istinaden ----- İcra Dairesi’nin----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra

takibindeki alacak talebinin son derece haksız ve mesnetsiz olduğunu,

Bunun yanı sıra huzurdaki dava dosyasına dayanak teşkil etmekte olan 21.02.2023 tarih, -----no’lu 60.480,00-TL tutarlı faturanın E-Arşiv fatura olduğunu, bu nitelikteki

faturaların borçluya tebliğ edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu her türlü izahtan vares olduğunu,

Huzurdaki davaya konu 21.02.2023 tarih, ----- no’lu 60.480,00-TL tutarlı fatura,

müvekkil şirkete tebliğ edilmediği gibi dava dilekçesinde de faturanın tebliğ edildiğine dair

herhangi bir açıklama mevcut olmadığını,

açıklanan ve Mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle;

Huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine,

Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekilince sunulan 27/05/2024 tarihli dilekçe ile dava dilekçelerinde 60.480,00-TL olan dava esas değerini 1.603,13-TL arttırmak suretiyle 62.083,13 TL olarak; takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte hüküm altına alınması ile davanın kabulüne, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle----. İcra Müdürlüğünün -----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.

İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Mahkememizce davacı tarafından bildirilen tanıkların dinlenilmesine karar verilmiş, tanık ---- T.C.nolu ----- beyanında "2022 yılının sonlarıydı, davalı adına ----- firmasının mobilya standındaki projelerin takibini yapıyordum, bunlar üç firmaydı, -----bu ihaleye hangisi olarak girdiğimi şu anda tam hatırlamıyorum ama davalı adına girmiş olduklarını düşünüyorum çünkü hepsi aynı firmaydı, o dönemde davacı ile de çalıştık, davacı mobilya teşhir ürünlerini yapacaktı, yapıp teslim etti, bu işler 2023 yılı başında açılan mobilya fuarı için yapılmıştı, davacı teşhir ürünlerinden bir bölümünü yaptı, bunların içinde yatak,

dolap gibi mobilya ürünleri vardı, başka bir bilgim yoktur." ifadelerine, Tanık ----- T.C.nolu, ----- beyanında "Davalı firma ile mobilya yapımı için anlaşmıştık, davalı firma bir fuara katılacaktı, o fuardaki teşhir ürünlerin yapımı için anlaşılmıştı, ben davacının kardeşiyim, birlikte çalışıyoruz, ürünlerin ham maddesini davalı gönderdi, biz de işçiliğini gerçekleştirip dolap ve ------ firmasının ürünlerinin konulacağı stantların dolaplarını yaptık, ürünler teslim edilmesine rağmen bir ödeme yapılmadı." ifadelerine yer vermiştir.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile

davacının, ticari defterinin(işletme defteri) Gelir İdaresi Başkanlığı Defter

Beyan Sistemi üzerinden bildiriminin yapılarak tasdikinin yapılmış olduğu ve Sayın Mahkemenin

bilgi isteme yazısına cevaben Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden 05/03/2024 tarih ve saat 10:12 itibariyle 19(ondokuz)sayfadan ibaret oluşturularak/gönderilerek Dava dosyasına UYAP

üzerinden kaydedildiği, bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapılmış olduğu, defterin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve

Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri

gereği, sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. Davalı Şirket tarafından, bilirkişi inclemesine ticari defter ve belge sunulmadığı

gibi, yerinde inceleme talebinin de olmadığı görülmüştür.

dava dosyası içeriği, ticari defter kayıtları ve icra takip karşılaştırmalı

incelenmesi ve hesaplama:

dava dosyası içeriğine sunulan Davacı işletmenin ticari defterleri içeriğinde dava

konusu 21/02/2023 tarih ve ----- no’lu 60.480,00-TL’lik faturanın, 21/02/2023 tarihinde

Davacı işletme defterine işlenerek davalı şirket aleyhine borçlandırma yapıldığı,

davalı tarafından, icra takiben mukabil borca itiraz dilekçesinde, borca itiraz

edilmiş olmasının yanı sıra davalı vekilince dava konusu faturanın müvekkiline tebliğinin

yapılmadığı, içeriği ürünlerin teslim edilmediği belirtilmiş ve davalı tarafından bilirkişi incelemesine

defter ve belge sunulmamışsa da, yukarıda da belirtildiği üzere davalının BA Beyanları içeriğinde dava konusu faturanın davalı şirket kayıtlarına alındığı, davalı tarafından kabul edilerek

DAVACI işletmenin alacaklandırıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından, dava konusu 60.480,00-TL’lik fatura borçlandırmasına karşılık

davacı işletmeye ödeme yapılmamış olması nedeniyle davalı şirketin 60.480,00-TL fatura

tutarında borçlu olduğu, 2.155,32 TL işlemiş faiz bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 60.480,00- TL alacaklı olduğu, HMK 222/3.

Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.

Davacı işletmenin ticari defterleri içeriğinde dava konusu 21/02/2023 tarih ve ----- no’lu 60.480,00-TL’lik faturanın, 21/02/2023 tarihinde Davacı işletme defterine işlenerek DAVALI ŞİRKET aleyhine borçlandırma yapıldığı, Davalı tarafından, icra takiben mukabil borca itiraz dilekçesinde, borca itiraz edilmiş olmasının yanı sıra Davalı vekilince dava konusu faturanın müvekkiline tebliğinin yapılmadığı, içeriği ürünlerin teslim edilmediği belirtilmiş ve Davalı tarafından bilirkişi incelemesine defter ve belge sunulmadığı, Davalının BA Beyanları içeriğinde dava konusu faturanın Davalı Şirket kayıtlarında olduğu,

Davalı tarafından faturaya ve ba bildirimine itiraz edilmediği, defter de sunmadığı, buna göre davalının malları teslim aldığı,teslim aldığı malların da bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekeceği bilirkişi raporuyla davalı tarafından yapılan ödemeler sonucu kalan takibe konu asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.

Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK. 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.

Takibe kadar işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.

İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün------. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 60.480 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, işlemiş faiz talebinin reddine, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 4.131,39 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak ve ıslah ile yatırılan toplam 749,83 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 3.381,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 722,43 TL peşin harç ve 27,40 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 929,73 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 610,75-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.110,75 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %97,42 oranında olmak üzere 4.004,69 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 1.603,13 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 3.039,50 TL sinin davalıdan, 80,50 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/434, K. 2025/478, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/434
  4. Karar No : 2025/478
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 23/06/2023
  7. Karar Tarihi : 19/06/2025
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Islah
  11. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/434
Karar No
2025/478
Tarih
19 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/434 K.2025/365
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/435 K.2025/432
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/436 K.2025/809
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/439 K.2025/810
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/440 K.2025/437
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/445 K.2025/490

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.