KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/766
- Karar No
- 2024/971
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
Karar Metni
1.708 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/766
KARAR NO : 2024/971
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/11/2023
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalıları-----adresindeki işyerinin müvekkili tarafından 26.07.2021 başlangıç tarihli
---- numaralı ---- Paket sigorta poliçesi ile sigorta teminatına alındığını. Davalı
şirketin -----adresindeki
iş yerinde, 29.04.2022 tarihinde meydana gelen yangın ve patlama nedeniyle sigortalı----- ait işyerinin zarar gördüğünü, Zarar gören sigortalı işyerinde, müvekkili tarafından yaptırılan Ekspertiz incelemesi
neticesinde toplam 423.028,23 TL zarar tespit edildiğini, tespit edilen işbu hasar bedelinin
01.03.2023 tarihinde müvekkili şirket tarafından hak sahibi sigortalıya ödendiğini. Davalı şirketin
iş yerinden kaynaklı yangın ve patlama nedeniyle sigortalı işyerinde meydana gelen zararın
tamamından hukuken sorumlu olduğunu. Sigortalılarına atfedilecek her hangi bir kusur
bulunmadığını, Müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenen 423.028,23 TL tazminatın ödeme
tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalı borçludan rücuen tazmin ve tahsili için
---. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her şeyden önce önemle belirtmek gerekir ki; 29.04.2022 tarihinde gerçekleşen elim
olayın sebebi hala belirsiz olup müvekkil şirketten kaynaklandığı konusunda yapılmış bir tespit
bulunmadığını, mezkur olay sebebi ile --- Cumhuriyet Başsavcılığının ---
soruşturma sayılı ve ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- soruşturma sayılı
dosyası ve ilgili dosya (------) kapsamında düzenlenen iddianame ile kovuşturma evresine
geçilmiş olan ---- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında mevcut uzman
görüş raporları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında 29.04.2022 tarihinde gerçekleşen patlama
ve yangın olayının sebebinin aşağıda belirtilen olasılıklar sebebi ile meydana geldiğinin öngörüldüğünü, ilgili soruşturma dosyasına 10.05.2022 tarihinde sunulan ilk bilirkişi raporunun 14.
sayfasının 3. Paragrafında:
''Patlama olayının meydana geldiği adreste, ilk yangın olayının gerçekleşme nedeni olarak net bir
bulgu, bilgi ve belgeye rastlanamamıştır.'' tespiti yer aldığını, kaldı ki dosyaya sunulan bilirkişi ve uzman mütalaalarında atıf yapıldığı üzere işbu dosya
kapsamındaki olayın siteye ait ve iş yerinin bulunduğu sokaktan geçen ana
kanalasizyon kanalı kaynaklı olduğu noktası üzerinde durulduğunu, bu nedenle meydana
gelen kazada ilgili soruşturma ve kovuşturma aşamasında müvekkili şirket yetkilisi ve diğer
sanıklara kusur izafe edilmesi hukuka uygun olmadığını bildirdiğinden bahisle müvekkili aleyhine---- İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibi dayanak göstererek açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile "29.04.2022 tarihinde Saat 13:00 sıralarında ---- İli ---- İlçesi ----
sayılı adreste faaliyet gösteren davalı ----. isimli
işyerinde 2-3 dakika aralıklarla ardışık olarak 2 patlama ve patlamaya bağlı yangın olayı
meydana geldiği saptanmıştır.
Yine davalı --- Tesisleri çalışanlarından 3 kişinin patlama neticelinde hayatlarını kaybettiği gerek ----, gerekse çevre işyerlerinde sayıda kişinin de
yaralanmasıyla sonuçlanan elim bir iş kazası olayı yaşanmıştır. Patlama ve patlamaya bağlı
yangın olayında ---- Kimya fabrikası ağır derece de hasar almış ve kullanılamayacak
vaziyette olup, ardışık patlamalara bağlı olarak ta çevresinde çok sayıdaki işyerlerinde
ve park halindeki araçlarda maddi hasarlarla sonuçlandığı dosyadaki belgelerin
incelenmesinden anlaşılmıştır.
Davalı ---- isimli iş yerinin zemin katında
bulunan karışım kazanlarının olduğu bölgede kök sebebi kesin olarak tespit edilemeyen bir
patlama neticesinde yangın olayının meydana geldiği anlaşılmakla birlikte, ----
tarafından kullanılan imalathane zemin katında ve karıştırıcı kazan çevresinde bulunan Saf
Metil Etil Keton Peroksit güçlü bir birincil patlayıcının patlaması sonucu bahse konu hasarın
oluşmasına ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiği değerlendirilmiştir. Patlamaya bağlı
yangının seyri ile oluşan yüksek hararetle kapalı kaplarda, tanklarda ya da ortamda bulunan
yanıcı, parlayıcı kimyasalların ikinci patlamaya sebep olduğu, patlamanın etkisiyle sanayi
sitesinde bulunan diğer iş yerlerinde maddi hasar oluştuğu saptanmıştır.
Davalı ---- oluşan patlama olayının gerçekleşme nedeni olarak karıştırma tankında yapılan işlem kaynaklı mı, ürünlerin dinlenme esnasında yapılan herhangi bir işlem
veya başka herhangi bir sebeple mi meydana geldiği hususunda net bir bulgu bilgi ve belgeye
ulaşılamamıştır. Dosya içerisinde yer alan bilgilerden--- tesisinde kullanılan
kimyasalların tehlikeli olmasına rağmen kontrolsüz kimyasal reaksiyon ve sonrasında
yangın/patlama risklerine yönelik gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı anlaşılmakla;
patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında davalı ----’nın sorumluluğunun
bulunduğu, Davacı Sigorta Şirketi tarafından sigorta teminatı altına alınan ---- no.lu iş yerinin çatısı, yan duvarları, tavan alçıpanları, pvc doğrama
ve camları, pi maş boruları, havalandırma tesisatı, su tesisatı, yangın güvenlik sistemi, kamera
sistemi, elektrik tesisatı ve aydınlatma sistemi, iç kapılar, dış ve iç dekorasyon, kepenk
kapılan, laboratuvar bölmeleri, otomatik bahçe kapısı, büro malzemeleri, ofiste bulunan tv ve
bilgisayarlar, muhtelif miktarda malzemeler zarar görmüş olduğu İtfaiye tarafından tespit
edilmiştir. Dava dışı sigortalı firmanın patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında her hangi
bir kusuru yada sorumluluğunun bulunmadığı,
Davacının, davalıya TTK 1472. maddesi gereğince rücu hakkı olduğu" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile
29.06.2022 günü saat 13:00 sularında meydana
gelen patlama olayında; Davalı ---- tesisinde kullanılan kimyasalların son derecede
tehlikeli olmasına rağmen kontrolsüz kimyasal reaksiyon ve sonrasında yangın/patlama
risklerine yönelik gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı anlaşılmakla; patlama ve patlamaya
bağlı yangın olayında davalı ----’nın sorumluluğunun bulunduğu,
Davacı Sigorta Şirketi tarafından sigorta teminatı altına alınan ----no.lu iş yerinin çatısı, yan duvarları, tavan alçıpanları, pvc doğrama ve
camları, pi maş boruları, havalandırma tesisatı, su tesisatı, yangın güvenlik sistemi, kamera
sistemi, elektrik tesisatı ve aydınlatma sistemi, iç kapılar, dış ve iç dekorasyon, kepenk
kapılan, laboratuvar bölmeleri, otomatik bahçe kapısı, büro malzemeleri, ofiste bulunan tv ve
bilgisayarlar, muhtelif miktarda malzemeler zarar görmüş olduğu İtfaiye tarafından tespit
edilmiştir. Dava dışı sigortalı firmanın patlama ve patlamaya bağlı yangın olayında her hangi
bir kusuru yada sorumluluğunun bulunmadığı,
patlamanın oluşmasında, ----
Malikleri Yönetimi sorumluğunda olduğu belirtilen kanaldan sızan metan veya diğer
gazların böyle bir güçlü patlama yapmasının teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığı
anlaşılmış, patlama olayının oluş biçimi tüm yönleriyle birlikte irdelendiğinde; ---Ağır Ceza Mahkemesi ---- Sayılı dosya üzerinden aldırılan 14.01.2024
tarihli bilirkişi heyet raporu ve bahse konu dosya kapsamında bulunan uzman görüşü
raporları Site Yönetiminin sorumluluğunda olduğu beyan edilen kanalizasyonda meydana
gelen patlamanın zararın oluşmasına sebebiyet verdiğine dair görüş heyetimizce kabul
görmemiştir.
Davacının, davalıya TTK 1472. maddesi gereğince rücu hakkı olduğu. Kök raporumuzdaki
teknik ve bilimsel değerlendirmelerin aynen korunmuştur. " sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır.
Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi kök ve ek raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmediği, davacının ticari nitelikli işyeri paket sigortalısının hasarını ödemesine göre onun haklarına halef olması, zarardan haksız fiil hükümleri gereğince davalının davacıya karşı sorumlu olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Eldeki davada tazmini gereken alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden bu halde likit alacaktan sözetmek mümkün olmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının ---İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin 423.028,23 TL asıl alacak ve 9.468,88 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 29.543,88 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.223,48 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 24.320,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.223,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.493,33 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 231,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.731,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 68.874,57 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/766, K. 2024/971, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama