KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/132
- Karar No
- 2024/810
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
735 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/132
KARAR NO : 2024/810
DAVA
Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davaya konu edilen --- Seri No'lu ------ cihaz 24.06.2020 tarihinde dava dışı ----- Şirketi firmasından satın alındığını, ilgili cihazın ekranının kırıldığını, ekranın değişimi için ise davalı firmanın ---- Servisi ile görüşüldüğünü, teknik servis tarafından ise ekranın değiştirilebileceği belirtilmiş, değişim için 8.560 TL onarım bedeli talep edildiğini, müvekkil tarafından ise 31.08.2023 tarihinde müvekkil Avukatlık Ortaklığı hesaplarından davalı şirket hesabına “---- seri numaralı cihazınızın onarım bedeli” açıklamasıyla talep edilen tutar gönderildiğini, ancak,
davalı firmanın teknik servisi tarafından onarım bedeli alındıktan sonra 28.09.2023 tarihinde aşağıdaki şekilde İade/Değişim Belgesi konulu yazı müvekkile gönderildiğini, ilgili yazı içeriğinde onarımın mümkün olmadığı satış bedelinin iade alınabileceği veya cihazın değiştirilebileceği belirtilmiştir.
28.09.2023 tarihli yazıda; ''----- yetkili servisimize ulaştırmış olduğunuz ---- Seri No'lu ---- tamiri mümkün olamadığından müşteri memnuniyeti anlayışımız kapsamında ürününüz için değişim/iade hakkı tanınmıştır'' ''Elinizdeki bu Değişim Belgesi ve Satış Faturanızın orijinali ile birlikte ürünü satın aldığınız firmaya başvurarak değişim/iade işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz'' denildiğini, müvekkiline firma tarafından bu şekilde bir yazı gönderilmesi akabinde yazı ile birlikte müvekkil,
cihazın satın alındığı firmadan satış bedelini iade aldığını ancak müvekkili tarafından cihazın satış bedeli iade alınmışsa da davalı firmaya ödenen onarım bedeli müvekkile iade edilmediğini beyanla 8.560,00 TL onarım bedelinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın öncelikle görevsiz mahkemede açıldığını beyanla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini bildirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, dava konusu ürünün hasarı nedeniyle ödenen tamer bedelinin iadesi talepli alacak davasıdır.TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye ticaret mahkemesine aittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması gerekmektedir .Mahkememizce,
davanın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olmadığı ve nispi ticari dava yönünden değerlendirme yapılması için davacı yan ilgili vergi dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne davacının ticaret sicil kaydının bulunup bulunmadığı ve hangi sıfatla gelir vergisi yükümlüsü olduğu ve ----- Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, esnaf kaydının bulunup bulunmadığı konularında müzekkere yazılarak , müzekkere cevapları dosya içine alınmıştır.
Müzekkere cevapları uyarınca davacının ticaret sicil kaydın da ve vergi kaydında tacir kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.Davaya konu uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen mutlak ticari dava anlamında bir uyuşmazlık niteliğinde olmadığı gibi, davalının gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı, davalının tacir sayılacak bir vergi kayıtlarının bulunmadığı, bu haliyle nispi ticari dava ölçüleri yönünden de ilgili şartların oluşmadığı, davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün olmayıp 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/2 maddesi gereğince görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
5- Sair hususların gerekçeli kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/132, K. 2024/810, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama