KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/281
- Karar No
- 2024/939
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
Karar Metni
1.464 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/281
KARAR NO : 2024/939
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirkete ----- nolu ZMMS (trafik) poliçeyle dava dışı sigortalı ----- adına kayıtlı ----- plakalı aracın 29.1.2020 tarihinde kaza yaptığını ve kaza sonunda davalı ----- yaralandığını, kaza sonrası davalının tıbbi belgelerle müvekkiline müracaat ettiğini ve % 2 engellilik oranı ve diğer tıbbi belge ve durumuna göre geçici maluliyet ve diğer giderleri için arabuluculuk ücreti hariç 18.2.2021 tarihinde toplam 23.383 TL ödendiğini,
müvekkilince TTK nun rücu hükümleri uyarınca ehliyetsiz araç kullandıran sigortalıya açtıkları davada davalı ---- Adli Tıp Kurumunun 12.10.2023 tarihli raporuna göre % 0 engelli olduğu tesbit edildiği ve Mahkemece de buna göre karar verilerek geçiçi işgörmezlik tazminatı 6.974 TL nin kabulü ile fazlaya dair rücuu taleplerinin 7.2.2024 tarihinde reddedildiğini, böylece davalıya 16.409 TL ana para fazla ödemede bulunulduğunun anlaşıldığını, fazla ödemenin iadesi için icra takibi yapılmışsa da itiraz edildiğini, arabuluculuğa başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını beyanla.
Davalının ---- İcra Müdürlüğünün----- sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptali ve takibin devamına, % 20'den aşşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine , masraf ve vekalet ücretinin de keza davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı sigorta şirketi tarafından, taraflarınca yapılan başvuru üzerine 18.02.2021 tarihinde maluliyet bedeli olarak 23.383.00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu başvuru üzerine davacı şirket tarafından ----- Devlet Hastanesinden kurul raporu alınmak üzere taraflarına yazı gönderildiğini, Pandemi hastanesi olması sebebiyle randevu hizmeti olmayan ----- Devlet Hastanesinden randevu alınamadığı için tekrar davacı şirkete başvuru yapıldığını ve ----- - Devlet Hastanesinden rapor alınabileceğinin belirtildiğini, müvekkili tarafından ilgili hastaneye başvurulmuş ve gerekli raporun alındığını,
kaza 29.01.2020 tarihinde gerçekleşmesine rağmen pandemi süreci nedeniyle rapor 13.11.2020 tarihinde düzenlendiğini, Raporda " trafik kazası sonrasında nazal kemikte multipl yer yer cokme gosteren frakturler mevcut sag maksiller sinus medial duvarda şüpheli lineer lusen hat fraktur lehine yorumlandığı, Inazal ffraktur repoze edilmiş sabit iz açısından plastik cerrahı görüşü önerildiği,
darıca farabi eahnin plastik cerrahi notuburun sırtında sol yanağa doğru uzanan yaklaşık 3 cm'lik belirgin yara izi % 2'' ifadelerine yer verildiğini, Serebral Asistans Tıbbi Danışmanlık Hizmetleri bünyesinde Dr. ---- tarafından hazırlanan raporda ise ''13.11.2020 tarihli , T.C.
Sağlık Bakanlığı ----- Devlet Hastanesi’nden verilmiş olan sağlık kurulu raporunda ise ; kazazedede , “burun sırtından sol yanağa doğru uzanan yaklaşık 3 cm’lik belirgin yara - skar izi” olduğu ve bu durumun % 2 nispetinde özürlülüğe neden olduğunun belirtildiği, raporun hastanenin ilgili departman görevlilerine şifahen sorulduğu,
resmi yazı istenmesi nedeni ile raporun varlığı ve içeriğinin doğruluğunun teyit ettirilemediğini, Sağlık kurulu raporunda belirtilen araz için “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik” bağlamında bildirilmiş olan özür oranının kanaatlerince rasyonel/doğru kabul edilebilir düzeydedir.'' ifadelerine yer verildiğini,
söz konusu hastane ve eksper raporları dikkate alındığında müvekkilin maluliyetine yol açan etkenin burun sırtından sol yanağa uzanan 3 cm'lik belirgin yara izinden kaynaklandığını davacı tarafın iddiasının haklı olabilmesi başka bir deyişle müvekkilinin maluliyetinin %0 olabilmesi için yüzünde oluşan sabit izin ortadan kalkması gerektiğini, müvekkilinin kazadan bugüne kadar herhangi bir estetik operasyon yahut sabit izi ortadan kaldıracak tedavi geçirmediğini beyanla;
mahkemece resen göz önüne alınacak nedenlerle davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile yapılan ödemenin rücuen tazminine ilişkin olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik açılan davalardandır.
İtirazın iptali istemine konu, ----.
İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı BK)’nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (Benzer hüküm 6098 sayılı TBK)’nun m. 77 vd.yer almıştır.) düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.Sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi için aranan şartların şartlardan; birinci şart, taraflardan birisinin malvarlığında bir eksilmenin vukubulmasına karşı, diğerinin malvarlığında bir çoğalmanın gerçekleşmiş olmasıdır.
Bir malvarlığındaki eksilme, aktifin azalması ya da pasifin çoğalması şeklinde olabileceği gibi, aktifin çoğalmasına ya da pasifin azalmasına engel olma yoluyla da gerçekleşebilir.
İkinci şart; sözü edilen eksilme ile çoğalma arasında bir illiyet bağının bulunmasıdır.
Üçüncü şart, yine sözü edilen azalma ile çoğalmanın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Taraflardan biri, diğerine hükümsüz bir sözleşme gereğince misli mahiyette bir şey vermişse muteber olmayan sebebe dayanan bir iktisap söz konusudur. Sözleşmedeki şekil noksanlığı, fiil ehliyetsizliği, imkansızlık, hukuka veya ahlaka aykırılık, muvazaa gibi sebepler, butlan nedeniyle kazandırmayı geçersiz kılan sebepler olduğundan bu durumlarda kazandırma geçerli hukuki sebebe dayanmamaktadır.
Dördüncü şart; vukubulan iktisabın (çoğalmanın) sebepsiz iktisap kuralları dışında, özel bir hukuk kuralına dayanılarak iadesi mümkün olmamalıdır. Zira böyle bir imkan varsa artık sebepsiz iktisap kuralları değil, sözü edilen özel kurallar uygulanır. İadenin; istihkak davası, haksız inşaat sebebiyle tazminat davası, sözleşmenin ifası davası, sözleşmeden dönme sebebiyle iade davası, vekaletsiz iş görmeye dayanan iade davası gibi yollarla gerçekleştirilmesi mümkünse, artık sebepsiz iktisap kurallarına başvurulamaz----- Tarihli Kararı)
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, " ATK Trafik İhtisas Dairesinin 20.09.2022 tarihli raporunda olayın meydana gelmesinde---- plakalı aracın dava dışı sürücüsü ---- %100 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ----'in kusursuz olduğunun tespit edildiği, davanın davacısı ile sigortalı aracın işleteni arasında görülen ve ----- ATM ----sayılı kararı ile kesinleşen davanın gerekçe kısmından. ATK'nun 12.10.2023 tarihli raporu ile.
Davalı ----- tüm vücut engellilik oranının %0 olduğunun, Geçici iş göremezlik süresinin (3) ay olduğunun tespit edildiği, Davacı ----- rücuen alacağının 16.408,90 TL asıl alacak ve 4.527,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.936,41 TL olduğu, ----.
İcra Dairesi ------ sayılı dosyası ile davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, 16.408,90 TL asıl alacak ve 4.527,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.936,41 TL üzerinden devamının gerektiği" şeklinde rapor sunulmuştur.Somut olayda 29/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının yaralandığı ve malul kaldığı, davacının sigortalısı olan ----- plakalı aracın kusurlu olduğu, maluliyetine ilişkin olarak davacı tarafından davalıya 18/02/2021 tarihinde 23.383,00 TL iş göremezlik tazminatı ödendiği,
davacının sigortalısına ehliyetsizlik sebebiyle açtığı rücu davasında davalının kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezliğinin bulunduğu, davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davalının maluliyeti ve tazminatlara ilişkin olan----Asliye Ticaret Mahkemesinin de kesinleştiği görülmüştür.
Hal böyle olunca davacının davalıya yapmış olduğu fazla tazminat miktarının tespiti için aktüer bilirkişiden rapor alınmış ve davalının sebepsiz olarak davacı aleyhine zenginleştiği, davacının davalıya fazla ödeme yaptığı bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiştir. Bilirkişi tarafından iadeye konu olacak miktar 20.936,41 TL belirlenmiş ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/281, K. 2024/939, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama