KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/559
- Karar No
- 2026/306
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2026
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/559 Esas
KARAR NO: 2026/306
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2024
KARAR TARİHİ: 03/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil aleyhine ----- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tebligat muhtara yapıldığını kesinleşerek müvekkilin banka hesaplarına, maaşına haciz gelince icra takibinden haberdar olduğunu ve haciz baskısı altında----- tarihinde icra dosyasına 37.231,74-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkil aracı ile hiçbir kazaya karışmadığını, takip talebinde hiçbir bilgi ve belgeye yer verilmemiş olması böyle bir kaza tespit tutanağının ve müvekkilinde kazanın tarafı olmadığına karine teşkil ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne,
müvekkilden icra baskısı altında haksız tahsil edilen paranın ödeme tarihinden --- itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı şirketten alınarak müvekkile ödenmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, Meydana gelen kazada kolluk tarafından tutulan tutanakta davacı taraf tespit edildiğini, Anılan hasar neticesinde müvekkil şirket tarafından sigortalısına ------ tazminat ödemesi yapıldığını Meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiğini, davacı taraf meydana gelen hasardan kusuruyla sebebiyet vermesi nedeniyle sorumlu olduğunu tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, akabinde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İstirdat davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle;-------plakalı aracın sürücüsü Ayhan İnce, Karayolları Trafik Kanununun 56/c ve 84/dmaddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş olup yakın takip nedeni ile önündeki araca arkadan çarptığı,
----- kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu ---- plakalı otomobil sürücüsü ----- şeridinde nizami olarak ilerken arkasındaki aracın yakın takibi nedeni ile kendi aracına arkadan çarpması şeklinde neticelenen trafik kazasında alabileceği bir tedbir olamaması nedeni ile kusursuz olduğu ---- plakalı araç sürücüsünün olayla bir ilgisi olmaması nedeni ile kusursuz olduğu Davacıya ait ---- araç araç sürücüsünün kusursuz olması nedeni ile davalı --------- davacıdan talep edebileceği tazminat miktarı olamayacağı bu nedenle davacı tarafça yapılan ödemelerin davalıdan istirdadına hukuken mümkün olacağı hususları beyan ve rapor
edilmiştir. TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ----- Kararında da belirtilmiştir.---------, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği;
tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kaza tespit tutanağı tüm deliller incelenmekle somut olayda kazanın meydana gelmesinde davacı yana ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edilmiş olup davalı ------, davacıya karşı dava dışı 3 kişiye ödemiş olduğu sigorta bedelini davacıdan rücu hakkı bulunmadığı anlaşılarak usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalı ------ ödemiş olduğu bedelin davaya konu aracın hususi olduğu gözetilerek ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına karar vermek gerekmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/559, K. 2026/306, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama