KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/590
- Karar No
- 2024/890
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/590
KARAR NO : 2024/890
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 22/08/2024
KARAR TARİHİ : 04/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı icra takibinde taraf olan borçlu Tasfiye Halindeki------ Limited Şirketi'nin, ticaret sicil müdürlüğünden gelen yazı uyarınca 11/07/2017 tarihinde sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, ticaret sicilinden terkin edilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin haklara sahip olması,
borçlu kılınması nitekim münfesih şirket adına tüzel kişiliğinin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi hukuki işlem tesis edilmesinin, tesis edilen işlemlerin hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmayacağını, ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeni ile tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi ancak ihya davasının açılması ve şirketin ihyasına karar verilmesi ile mümkün olduğunu tüm bu nedenlerle Tasfiye Halinde -----Şirketi'nin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuruna usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davaya karşı cevap dilekçesi vermemiş ve duruşmaya da katılmamıştır.
Mahkememizce; ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ----- Şirketi'nin hangi nedenle, hangi usulle, hangi yasal düzenleme gereği, hangi tarihte terkin edildiği hususu sorulmuş, ---- Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan Tasfiye Halinde -----ihyası istemine ilişkindir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü haizdir.
TTK'nin 529. Maddesi "(1) Anonim şirket;
a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,
b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,
c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,
d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla,
e) İflasına karar verilmesiyle,
f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer." hükmünü haizdir.
TTK'nin 643. Maddesi uyarınca limited şirketlerin tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir.
Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re'sen nazara alınması icap etmektedir.
Bu tür davalarda husumet tüzel kişiliği kalmayan şirkete veya şirket ortaklarına yöneltilemez.Yüksek Yargıtay ----.HD.-----sayılı 28/11/2011 tarihli kararında da belirtildiği üzere. "Tüzel kişilik, ticaret sicilindeki kaydın terkini ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona erdiğinin hukuk açısından kabul edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanmış olması gerekir.
Eğer tasfiye işlemleri gerçekten tamamlanmamış ve tasfiyede gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden terkin edilse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez."Buna göre, davanın gerektirdiği şekilde, ----- Ticaret Sicil Memurluğu kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
Toplanan delillere göre, davacı taraffça dava konusu şirket aleyhine ---- Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile 26/07/2024 tarihinde takip başlatıldığı, ancak 11/07/2017 tarihinde dava konusu şirketin tasfiyesinin sona ererek ticaret sicilde tescil edildiği,
buna istinaden davacı vekilince işbu şirketin ihyası davasını açıldığı anlaşılmıştır.Buna göre, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine başlatılan icra takibinin devamı ve infazı işlemlerinin devamı için, işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğundan, anılan bu şirketin, ----- Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra takip dosyası ile başlatılan icra takibinin devamı, sonuçlanması ve infazı ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Ek tasfiye işlemlerinin de, davalı ----- tarafından yapılması uygun görülmüş ve yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır.Davalı ----- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Davalı tasfiye memuru ise verilen ihya kararı kapsamında, icra takibine konu borcun doğum tarihi nazara alındığında, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın KABULÜ ile, TTK'nın 547. maddesi uyarınca ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ---- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ---- Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, ---- Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra takip dosyası ile başlatılan icra takibinin devamı, sonuçlanması ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konuya münhasır ----- Ticaret Siciline yeniden tesciline,
2-Ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ---- TC kimlik numaralı davalı ----- tasfiye memuru olarak atanmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine,
3-Kararın ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına,
4-Alınması gerekli 427,60 TL maktu harç ile 427,60 TL başvuru harcının davalı ----- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 384,00 TL yargılama giderlerinin davalı ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- alınarak davacıya verilmesine,
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/590, K. 2024/890, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama