KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/646
- Karar No
- 2025/503
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/646
KARAR NO : 2025/503
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ------ Şirketi inşaat sektöründe mimari
tasarım ve dekorasyon alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davacı şirket ile davalı
arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğu, davacı şirket, davalı----- Şirketi ile sürdürdüğü inşaat işi kapsamında davalı borçluya vermiş olduğu
mallara karşılık 06.10.2023 tarihli 481.502,40-TL bedelli "------" belge
numaralı fatura gönderildiği, iş bu faturadan görüleceği üzere davacı şirketin davalıya ------sattığı, malların nakliye bedellerinin faturaya yansıtıldığı, fatura bedeli
ödenmediğinden ------ İcra Müdürlüğünün ------- Sayılı dosyasıyla
takip başlatıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin, ticari defter ve belge kayıtları ile de sabit
olduğu, davalı/borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, tüm bunların yanı sıra
davalıya, takibe konu fatura borcunu ödemesi için ekinde fatura yer alan ------
Noterliğinin 11.07.2024 tarihli ------ yevmiye nolu ihtarname keşide edildiği, 16.07.2024
tarihinde davalıya tebliğ edilmesine yani davalı temerrüde düşmesine rağmen ödeme yapılmadığı, davacı şirket tarafından ------İcra Müdürlüğü'nün ------
Sayılı dosyası üzerinden 481.502,40 TL alacağının tahsiline ilişkin ilamsız haciz yolu ile takip
başlatıldığı, davalı borçlu, işbu takibe itiraz etmiş olup Müdürlük tarafından takibin
durdurulmasına karar verildiği, itirazı kötü niyetli, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bu itirazın
iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini” beyan ederek davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından ------İcra Müdürlüğünün -------Sayılı dosyasına
yapılan İtirazın İptali ile Takibin devamına, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden
az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davalı/borçlu taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle,------ İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu-----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulu belgeler ile davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan
inceleme ve değerlendirmeler sonucunda detayları yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve
kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri
doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davacı
şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Mahkeme takdirinde olduğu,
tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, tarafların
ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 481.502,40-TL alacaklı
olduğu,
itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi
halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz
miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, İcra inkâr tazminatı ve tarafların diğer taleplerine ilişkin takdirin ise Mahkeme’
ye ait bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile davalı firmanın 2022 ticari defterlerini fiziki olarak tuttukları, 6102 sayılı
TTK’nın 64/3 maddesi hükmü gereği yapılması zorunlu Yevmiye Defteri, Envanter
Defteri ve Kebir Defteri defter açılış tasdiklerini kanuni süresinde yaptırdıkları yine
aynı madde hükümlerine göre yapılması zorunlu 202 3 yılı Yevmiye Defteri kapanış
tasdikini de kanuni süresinde yaptırdıkları;
Davalı 2023 t icari defterlerinin 6102 sayılı TTK hükümlerine göre usulüne
uygun tutulduğu açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırdıkları, kendi lehine delil olma özelliğinin olduğu; taraflar arasında defter kayıtlarına göre 06.10.2023 tarihinden itibaren ticari
i l işkinin olduğu,
------ yasal defter kayıtlarında
------Şirketi firmasının ------hesabında takip edildiği,
2023 yılı sonu i t ibariyle ----- Satıcılar Ana Hesabı alt ında ------hesabının 481.502,40 TL a lacak bakiyesi verdiği, --------Şirketi’nin 481.502,40 TL borçlu olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy.
Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Davacı ve davalı tarafın defterlerinin incelendiği, davacı ve davalı defterlerine göre davacının davalıdan 481.502,40 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından uyuşmazlık konusu olan faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği ve iade faturası kesilmediği anlaşılmıştır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ------İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 32.891,43 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.815,35 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 27.076,08 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 5.815,35 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.242,95 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 319,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.819,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 76.225,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/646, K. 2025/503, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama