KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/870
- Karar No
- 2025/656
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2025
Karar Metni
1.170 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/870
KARAR NO : 2025/656
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/11/2024
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket ile davalı ... (------) arasında, ticari ilişki sebebiyle cari hesap ilişkisi mevcut olup davalı tarafından ödenmeyen cari hesap bakiyesi alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Müdürlüğü ------- Sayılı dosyası üzerinden 20.09.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkil arasında 09.06.2023 tarihinde sözlü olarak anlaşma yapılmış ve müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki kurulduğunu, davacının dava dilekçesi içerisinde söz ettiği cari hesap var olduğuna dair beyanları ve dava dilekçesi ekine sunduğu cari hesap ekstresi davamızın haklılığını ortaya koyduğunu, davacının da bu usulü kabul ettiği kendi faturaları ve ödeme dökümlerinden belli olduğunu, davalı mal teslimi yaptıkça kısmi ödeme ilişkisi devam etmiş, arada iadeler oluştuğunu davalının sunduğu tüm hesap dökümleri ortada olduğunu,
davacı ürün verdikçe müvekkil 1 yılı aşan süre boyunca kısmi ödemeler yaptığını 1 yılı aşkın süredir bu ödemeleri kabul eden davacı bu ödemelere karşı herhangi bir itiraz da bulunmadığı gibi ticari ilişkisini de devam ettirdiğini, somut olayda davacının müvekkileye karşı bu sözleşmeyi sona erdirdiğine ve bakiye alacağı talep ettiğine dair bir ihtarnamesi bulunmadığını ve yine dikkat edilirse 03.09.2024 tarihinde ödeme yapıldığı,
müvekkilin her ay ödemelere devam ettiği, devam eden ödemelerin bulunduğu bir cari hesapta yazılı bir fesih olmadan kendi keyfiyetiyle tek yanlı ve gizli gizli bakıye alacağın 20.09.2024 tarihinde icraya konulması hukuka ve vicdana aykırı olduğunu, ilgili borcun davacı tarafından fazla gösterildiğini, ---- İcra Müdürlüğü ------.
Sayılı dosyası üzerinden 20.09.2024 tarihinde ilamsız icra takibi muaccel olmayan bir borç üzerinden başlatıldığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
------- defterdarlığı yazı cevabında; davalı ...'nun 11/11/2004 tarihinde mükellefiyet kaydının açıldığı ve 31/05/2005 tarihinde sona erdiği anlaşıldığı Ödevli mükellefin 05/04/2007 tarihinde tekrar mükellefiyet kaydınının açıldığı , işletme hesabına göre defter tuttuğu ve halen mükellefiyet kaydının devam ettiği görüldüğü, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 176 nci maddesinde Tüccarlar, defter tutmak bakımından iki sınıfa ayrılır: Tinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre.
Il'nci sınıf tüccarlar, işletme hesabı esasına göre; defter tutarlar Yine aynı Kanunun " Sınıf Değiştirme" başlıklı 179 uncu maddesinde; "(I)'inciden (IN)'nciye sınıfa geçiş: İş hacmi bakımından inci sınıfa dahil olan tüccarların durumları aşağıdaki şartlara uyduğu takdirde, bunlar, bu şartların tahakkukunu takip eden hesap döneminden başlayarak Il 'nci sınıfa geçebilirler: Bir hesap döneminin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlerden % 20'yi aşan bir nispette düşük olursa, veya.
Arka arkaya üç dönemin iş hacmi 177'nci maddede yazılı hadlere nazaran ^% 20'ye kadar bir düşüklük gösterirse." hükmü yer almaktadır. Mükellef. VUK. 177.
Maddesindeki sınırı aşmadığı, ----- ticaret sicil müdürlüğünün yazı cevabında; davalı ...-------- gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve faal limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunmadığı, ------- Esnaf ve sanatkarlar odası yazı cevabında ;
davalı ...”nun 20.04.2007 tarihinde ------- sicil numarası ile ------- Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıt olduğu ve bu kaydının halen devam ettiği, tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür.Yukarıda anlatılan nedenlerle davalının işletme defterine tabi olduğu ve tacir vasfının bulunmadığı ve TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı,
görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/870, K. 2025/656, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama