KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/237
- Karar No
- 2025/624
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2025
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/237
KARAR NO : 2025/624
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/03/2025
KARAR TARİHİ : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı 30.10.2019 düzenleme tarihli, 30.04.2020 vade tarihli 200.000,00-TL değerinde senedi borcuna karşılık olarak davacı müvekkile teslim ettiğini, Müvekkil, davalı borçludan senet konusu parayı icra yolu ile geri istemişse de davalı, borcunu ödemediği gibi kötü niyet ile takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira.
Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
------ Ticaret Sicil müdürlüğü yazı cevabında; davalı ...'ın gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamadığı, İstanbul defterdarlığı yazı cevabında; davalı ...'ın potansiyel mükellefiyet kaydına rastlanılmış, herhangi bir şirket ortaklığı/yöneticiliği tespit edilemediği, hususları tespit edilerek mahkememize bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının gelir vergisi mükellefi olduğu ve tacir vasfı bulunmadığı, ayrıca takip konusu senette, Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi uyarınca zorunlu unsurlardan biri olan düzenleme yerinin bulunmaması nedeniyle senedin bono (kambiyo senedi) niteliği taşımadığı anlaşılmıştır.
Takibin ilamsız olarak başlatıldığı, somut olayda mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı ve Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi uyarınca davanın Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkememiz görevsizdir.
Görev, dava şartlarından olduğundan ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115/1. maddesi uyarınca her aşamada resen gözetilmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ve dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/237, K. 2025/624, 12 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama