KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/303
- Karar No
- 2025/852
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/303
KARAR NO : 2025/852
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2021
KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğu iddiası ile müvekkili aleyhine----.İcra Müdürlüğü----- Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığını, icra takip dayanağı senedin bir protokole istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu, senedin amacı dışında sonradan kötü niyetli olarak doldurulmak sureti ile kullanılarak müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, hukuka aykırı başlatılmış olan icra takibinin iptali için yasal süre içerisinde ---- İcra Hukuk Mahkemesinde ------ Esas sayılı dosyasından takibin iptaline ilişkin dava ikame edildiğini,
dilekçe ekinde sunulan 10.02.2017 tarihli protokol itibari ile “ ---- İli, ---- İlçesi İkbaliye Mahallesi 3392 ada 3 parsel numarasında kayıtlı ------ Zemin No’lu taşınmaza ilişkin 03.06.2014 tarihinde kat karşılığı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmede müteahhid sıfatıyla----- adına yetkili ----- Şirketi adına yetkili ----- satış vaadini kabul eden müteahhitler olarak düzenleme şeklinde kat karşılığı sözleşmesinde ortaklık yapıldığını, maliklerden birinin imzası eksik olunca ------ devir etmek üzere protokol imzalandığını, müvekkili ...'ın buna karşılık 40.000 TL peşin ödeme yaptığını,
sözleşmede açıkça noterde resmi devir yapılmaz veya yapılamaz ise müvekkili ...’a 40.000 TL iade edileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen müvekkiline iade yapılmadığını, kalan bakiyeye ilişkin olarak ise 8200 ABD doları senet olarak verileceği tarihin devir günü olarak kabul edileceği açıkça belirtildiğini, takip dayanağı senedin düzenleme tarihine bakıldığında sözleşme ile aynı tarih olan 10.02.2017 tarihi olduğunun görüleceğini, protokolde taraf olan----- 10.02.2017 tarihli protokol uyarınca müvekkili ile birlikte 8.200 ABD Doları bedelli düzenlenmiş olan teminat senedini kefil sıfatı ile imzaladığını,
takip dayanağı senet üzerine kefil bilgilerinde T.C. kısmında ------’ın T.C.
Kimlik numarası yazılı olmakla birlikte, borçlu bilgileri kısmında da müvekkilinin isminin hemen altında kendi ismi de yazılı olduğunu, kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, ancak davalı ve birlikte hareket ettiği kişilerden olan ------ sanki senette kefil değilmiş gibi sonradan kefil kısmının karşısına “yok” yazıldığını ve ------kefil olarak yazılı bulunan isminin devamına "ın adresine elden veya havale ile” şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğunu,
------ ve müvekkilinin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratılıp adresine elden veya havale ile” şeklinde bir ibare eklenerek ödeme yeri olduğu ----- ve müvekkilin protokole istinaden düzenlemiş oldukları teminat senedinden başka bir senetmiş algısı yaratılmaya çalışıldığını, takip dayanağı senedin protokole istinaden verilmiş teminat senedi olduğunu beyanla;
davanın kabulü ile borçlu bulunmadığının tespitine, kötü niyetli olduğu sabit olan davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın, takip konusu senedin teminat senedi olduğundan bahisle ----.
İcra Dairesi'nde ----dosya ile başlattıkları icra takibine itiraz ederek, müvekkili aleyhine -----.İcra Hukuk Mahkemesinde ------. sayılı dosya ile takibin iptaline ilişkin dava ikame ettiğini, davanın devam ettiğini, derdest bir dava var iken davacının aynı konuya ilişkin yeni bir dava açması usulen mümkün olmadığını, derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafın tüm beyan ve iddiaları müvekkili alacaklı ile ilgili olmayıp, müvekkili alacaklı dışındaki üçüncü kişilere yönelik iddialar olduğunu, alacağın dayanağı ve takip konusu kambiyo senedi, lehtarı ----- müvekkili tarafından ciro ve teslim yoluyla alındığını,
müvekkilinin meşru hamil olduğunu, her ne kadar davacı taraf, takip konusu senedin 10.02.2017 tarihli protokol gereği düzenlenen bir teminat senedi olduğunu iddia etse de bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, söz konusu senedin ön ya da arka yüzünde teminat amaçlı verildiğine ilişkin herhangi bir açıklama, kayıt, ibare bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları protokolde "Kırk bin Türk lirası peşinat havale yapılamadığından senet teminat verildi.
Pazartesi 13.02.2017'de havale EFT yapılacaktır. Senet geri alınacaktır.
Kalan bakiye 8.200 ABD Doları senet olarak verileceği tarih devir günü olarak kabul edilir." ibareleri yer aldığını, takip dayanağı senet ile sözleşmede bahsi geçen senedin aynı senet olup olmadığına dair açık bir atıf da bulunmadığını, davacı tarafın, senedin tahrif edildiği yönündeki iddiasının da gerçek dışı olduğunu, söz konusu kambiyo senedinin üzerine herhangi bir değişiklik, tahrifat yapıldığına dair hiç bir belirti bulunmadığını beyanla; derdestlik İtirazı nedeni ile davanın Usulden Reddine, davanın esastan reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafayükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, kambiyo senedine dayanak olarak başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının ve takibe konu senedin teminat senedi olduğunun tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkememizin 07.06.2022 Tarih, ----- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesinin 13.03.2025 Tarih, ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı ile bozularak Mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydı yapılmıştır.Bozma kararı doğrultusunda Mahkememizin 30.09.2025 tarihli duruşmasında davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış ve yemin metnini sunmak üzere iki haftalık süre verilmiş olup, davacı taraf verilen süre içinde yemin metnini mahkememize sunmamıştır.
Bozma ilamında " mahkemece öncelikle ifadeler ve protokol koşullarının incelenerek, protokol gereğince noterde kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devredilmediği davacı tarafın kabulünde olmakla birlikte devrin ----- vazgeçmesi nedeniyle yapılıp yapılamadığını" ispat yükü davacıda olduğundan, davacı tarafa ispat hakkı tanınması, daha sonra hasıl olacak sonuca göre davalının protokol ve devirden bilgisinin bulunup bulunmadığı" husunun değerlendirilmesi ve davacıya ispat hakkı tanınması gerektiği belirtilmiştir.
Ayrıca dava konusu senedin istinaf ilamında da mahkememizin bozma öncesi ilamında da belirtildiği şekilde teminat senedi olmadığı değerlendirilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa protokol gereğince ------ vazgeçmesi nedeniyle devrin yapılıp yapılamadığı hususunda ispat hakkı tanınmış ise de davacı taraf bu hususta bir delil sunamamıştır.
Davacının devirden bilgisi olup olmadığı hususunda da davacı vekilinin 2. celsedeki beyanlarında notardeki devre müvekkilinin davet edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının protokole konu inşaatın ------ vazgeçtiği için yapılamadığı, senedin hükümsüz kaldığı hususlarını ispat edemediğine kanaat getirilerek davacıya dava dilekçesinde yemin deliline dayanması sebebiyle yemin delili hatırlatılmışsa da davacı tarafça yemin metni de sunulmadığı görüldüğünden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/303, K. 2025/852, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama