KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/355
- Karar No
- 2025/668
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/355 Esas
KARAR NO: 2025/668
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 24/04/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ------ Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı olup davalı şirket tarafından düzenlenen ----------- Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında mesleki faaliyetlerine yönelik sigortalı olduğunu, müvekkili hekim aleyhine " Hasta ------ uygulanan tıbbi müdahalenin tıp ilmi ve hukuk kurallarına uygun olarak yapılmadığı" iddiası ile -------Sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, 384.007,4-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini,
mahkeme kararının temyiz edildiğini ve yapılan inceleme üzerine -------- İlamı ile yerel mahkeme kararının onanarak kesinleştiğini, bahse konu tazminat davasının yapılan yargılaması sırasında davalı/borçlu sigorta şirketine mahkeme aracılığı ile davanın ihbar edildiğini, bahse konu tazminat davasının kesinleşmesi neticesinde, başlatılan icra takibi kapsamında, -----Sayılı dosyada tehiri icra kararı alınabilmesi amacıyla müvekkili tarafından -------- aracılığıyla sunulan 980.000,00 TL tutarındaki teminat mektubu, 19.01.2024 tarihinde nakde çevrilerek alacaklı tarafa ödendiğini,
takip dosyasında bakiye kalan 132.534,24 TL tutarındaki alacak ise, adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında diğer davalı ---------- tarafından, müvekkiline rücu edilmek kaydıyla ilgili icra dosyasına ödendiğini, Davalının daha evvel gönderdiği yazılarda icraya ödediği kısmi ödeme gerekçesini ve miktarı "Ödenecek Tutar 835.185,29/2 si 417.592,64-TL (Müteselsil müşterek sorumluluk gereği) olarak borcun yarısını ödeyeceğini ifade ettiğini, müvekkilinin ihtirazı kayıtla ödeme talebinin reddedildiğini,
müvekkili açısından ödenen teminat masrafları bulunmasına rağmen borçlu davalının daha evvel kabulünde olan ve gönderdiği ibraname ile sabit olan rakam üzerinden icra takibi başlatıldığını, akabinde davalı sigorta şirketinden, ----- Poliçesinin teminatı kapsamında ödeme yapılmasının talep edildiğini ancak ödeme taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine ------- sayılı dosyasında sigorta şirketi aleyhine icra takibi başlatıklarını, İcra takibi üzerine Borçlu/davalının icra dosyasına ----------kısmi ödeme yaptığını,
kısmi ödeme harici tutar açısından ise taraflarınca başlatılan takibe davalı şirketin haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabulculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlu tarafından--------dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borca itirazı haksız olan davalı şirketin alacağın likit ve belirli olması nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
---- nezdinde bulunan ve ----- kapsamında açtırılan----- kapsamında olan ve ödenmeyen dava tarihi itibariyle ------ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesine, Arabuluculuk başvuru ücretlerinin, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesinde hukuka aykırı şekilde itirazın iptali ve takibin devamı talebi ile tazminat talepleri aynı anda ileri sürüldüğünü, Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere; aynı dava dilekçesinde hem itirazın iptali davası hem de genel hükümlere göre alacak davası isteminde bulunulamayacağını, 6100 sayılı hmk'nın 31. maddesi gereğince davacıya talep sonucunun açıklatılmasını talep ettiklerini, huzurdaki davada görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, Mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini,
müvekkili şirket nezdinde ki tıbbî kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mâlî sorumluluk sigorta poliçesi bakımından: Davacı ------- müvekkili sigorta şirketi nezdinde ------ numaralı 400.000,00 TL teminat limitli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, huzurdaki dosya açısından ilk talep tarihindeki Tıbbî Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mâlî Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tespit edilmesinin gerektiğini, İcra dosyasına müvekkili şirket tarafından poliçe ve sorumluluk esasları doğrultusunda ödeme yapıldığını, ancak davacı hekimin,
kendi sorumluluğunu aşacak şekilde yapmış olduğu (takipte itiraza konu edilen) ödemeyi iç ilişkide diğer müteselsil borçlu olduğu anlaşılan dava dışı kuruma rücu etmek yerine hukuka aykırı şekilde müvekkili sigorta şirketinden talepte bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı ve birlikte müşterek müteselsil borçlu olduğu ifade edilen dava dışı-----------arasındaki iç ilişkinin açıklığa kavuşturulması,
iç ilişkide sorumluluk oranlarının ne olacağı ve buna bağlı olarak rücu dava dışı kuruma rücu edilebilecek tutarın tespiti gerektiğini, davacı tarafın genel şartlara aykırı olarak sorumluluğunu aşan şekilde ödeme yaptığı ve sigorta poliçesinden doğan yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini beyanla.
Fazlaya ilişkin her tür talep, beyan, itiraz, dava, şikayet ve sair yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın usul ve esas bakımından reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---------- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanunkapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafça düzenlenen Tıbbi Kötü Uygulamaya ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereğince yapılan eksik ödeme nedeni ile karşılanmayan tazminatın tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacının yasada tanımlanan şekilde tüketici olduğu, davalının ise kendi sigortacısı olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın da 6502 sayılı Tüketici Yasası'nın yürürlüğe girdiği 28/05/2014 tarihinden sonra 27/02/2025 tarihinde açılmış olmasına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Hal böyle olunca da; görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu gözetilmek suretiyle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/355, K. 2025/668, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama