KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/432
- Karar No
- 2026/139
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/432
KARAR NO : 2026/139
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 21/05/2025
KARAR TARİHİ : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili tarafından 10/02/2021-2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ---- adına, ----- plakalı minibüs için ---- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı aracın, dava dışı üçüncü kişinin sevk ve idaresindeyken 04/04/2021 tarihinde, park halindeki ---- ve ------ plakalı araçlara çarpıp kaçarak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, İşbu kaza neticesinde ---- ve ------ plakalı araçlar hasara uğradığını,
dava dışı zarar görene ait -------- plakalı aracın hasarına ilişkin müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde hak sahibine 6.282,80 TL hasar tazminatı ödendiğini, dava öncesi, davalıya oluşan zararla ilgili rücu ihtarı gönderilmiş olup davalı tarafça ödeme yapılmadığını, Rücu alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine, ---.
İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Kazaya kendi kusuru ile sebebiyet veren davalı haksız ve kötü niyetli olarak bu takibe itiraz etmiş olup ---- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı icra takibinin durdurulduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----.
İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda ,---- plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu, ---- plakalı araç ---- meydana gelen kazada kusursuz olduğu,----- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.------- plakalı aracın hasar bedelinin 16.715,18 TL olduğu, Davacının Mahkeme'ye sunduğu Ödeme yazısı: Şirketimiz kayıtları incelendiğinde.
04.04.2021 tarihli kazaya ilişkin olarak ------- numaralı hasar dosyası oluşturulduğu, Dosya kapsamında “Araç Hasarı” nedenli hasar dosyası için, 07.06.2021 tarihinde ---- 10,284.88 TL, 07.11.2024 tarihinde ------- 2,347.57 TL 07.11.2024 tarihinde---- 3,935.23 TL, 23.06.2021 tarihinde -------' a 147,50 TL tazminat ödemesi yapıldığı görülmektedir.
Ödemelere ilişkin dekont, hasar evrakları ve poliçe yazımız ekinde gönderilmektedir.” Davacı sigorta şirketinin KZMMS poliçesi ile sigortalı olan ------- plakalı aracın maliki olan davalıya KZMMS Genel Şartları B.4 “f” bendi gereğince rücu hakkı olmadığı, davacı sigorta şirket tazminat tutarını banka dekontu ile Sayın Mahkeme'ye “ehliyetsiz” olması nedeniyle KZMMS Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (b) bendi gereğince sözleşmenin tarafı olan sigortalısından rücuen talep hakkı olduğu görüş ve kanaatine varılmaktadır." şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün --- sayılı ----- Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren KarayollarıMotorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde.
“Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir
hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.Dosya kapsamından,
ZMSS genel şartlarının ilgili maddesinde açıkça hasara neden olan trafik kazaları sonucu dava dışı 3. kişiye bu anlamda yapılan ödemenin, diğer şartların da varlığı halinde sigortalıya rücu edebileceği düzenlenmiştir. Davacının meydana gelen maddi hasar bedelini ilgili hak sahibine ödedikten sonra, araç için ödenen hasar bedelinin rücu istemi ile iş bu davayı sigortalı hakkında açtığı anlaşılmıştır.
Somut olayda sigortalıya ait aracın kaza sonrasın da olay yerinin terk edildiğine yönelik delil bulunmadığı, kaza tespit tutanağının usulüne uygun olarak tutulduğu, usul ve yasaya uygun hükme esas alınan bilirkişi raporuyla da davacı sigorta şirketinin KZMMS poliçesi ile sigortalı olan ------ plakalı aracın maliki olan davalıya KZMMS Genel Şartları B.4 “f” bendi gereğince rücu hakkı olmadığı anlaşılmakla rücu koşulları mevcut olmamakla ispat edilemeyen davanın reddi yolunda hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/432, K. 2026/139, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama