KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/605
- Karar No
- 2026/480
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2026
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/605 Esas
KARAR NO : 2026/480
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/07/2025
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
09.05.2025 tarihinde --------- yolunda meydana gelen trafik kazasında, -------- plakalı traktör sürücüsü -------- kontrolsüz şekilde ana yola çıkması neticesinde ---------- plakalı motosiklet sürücüsü ---------- vefat ettiğini, müvekkiller -------- ve --------- çocukları olan müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, kaza tespit tutanağına göre traktör sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müteveffanın ve müvekkillerin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı --------- Ş. nezdinde sigortalı olan aracın poliçe limitinin 2.700.000, 00-TL olduğunu,
davalı şirkete 03.06.2025 tarihinde yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını ve 14.06.2025 tarihinde temerrüdün oluştuğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, yetkili mahkemenin ----------- Mahkemeleri olduğunu, tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin esas alınması gerektiğini, müteveffanın ---------- Üniversitesi Ziraat Mühendisliği son sınıf öğrencisi olması nedeniyle emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin ticari temerrüt faizinden sorumlu olduğunu,
kısmi ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200, 00-TL maddi tazminatın 14.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK 107. maddesine aykırı olduğunu ve alacak tutarının dava tarihinde belirlenebilir olduğunu belirterek davanın usulden reddini talep ettiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava öncesinde müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını ve gerekli belgelerin sunulmadığını ifade ettiğini, --------- plakalı aracın ---------- numaralı poliçe ile sigortalı olduğunu ancak sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu vurguladığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuruna itiraz ettiğini,
ceza soruşturması dosyasının celbedilerek taraflar arasında CMK 253. maddesi uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini istediğini, uzlaşma varsa davanın reddi gerektiğini belirttiğini, davacının gerçek gelirini ispat etmesi gerektiğini ve belgelendirilemeyen gelirler için asgari ücretin esas alınması gerektiğini savunduğunu, tazminat hesaplamasının Hazine Müsteşarlığınca kabul gören aktüer uzmanı tarafından yapılması gerektiğini bildirdiğini, 7327 sayılı Kanun ve ilgili genel şartlar uyarınca destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatı hesaplamalarında yeni aktüeryal kuralların uygulanması gerektiğini ileri sürdüğünü,
müvekkil şirketin usulüne uygun temerrüde düşürülmediğini belirterek kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine itiraz ettiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını beyan ettiğini, ticari temerrüt faizi taleplerinin reddini istediğini, kaza tespit tutanağına göre davacının kask takmadığının anlaşıldığını ve bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalınan zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Davacılar vekili 11.05.2026 tarihli dilekçesi ile dosya kapsamında davalı taraf ile sulh olunduğunu, davadan feragat ettiklerini, davada yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını sulh protokolü gereği arabuluculuk ücretinin davalı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını beyan ettiği ve vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili 11.05.2026 tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti ve masraf taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/605, K. 2026/480, 14 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama