KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/91
- Karar No
- 2025/70
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2025
Karar Metni
670 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/91 Esas
KARAR NO: 2025/70
DAVA
Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 30/01/2025
KARAR TARİHİ: 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkiline ait taşınmazın, ---- tarihli ----- 7.7 ve 7.4 şiddetindeki büyük depremler ve devamında meydana gelen artçı depremler neticesinde ağır hasar aldığını, bunun üzerine müvekkili tarafından--- tarihinde --- ihbarında bulunularak, ---- numaralı hasar dosyası ikame edildiği,
------ tarafından hasar bedeli olarak ---- ödeme yapıldığını, müvekkiline ait taşınmazda yapılan hasar tespiti neticesinde ----- sistemine kaydedilmiştir. ancak ------- göre "hasar tespit süreçleri sonunda orta hasarlı olduğu kesinleşen binalar, yeni bir hasar tespit işlemi tesis edilmesine gerek kalmaksızın ağır hasarlı binalar gibi işlem görür." hükmü yer aldığını, müvekkiline ait taşınmazın yıkıldığını, ----poliçesindeki orta hasarlı tazminat ile giderilmesinin mümkün olmayan bir zarara uğradığının açık olduğunu, bu nedenle ---------tarafından poliçede yer alan teminat bedelinin tamamının ödenmesi gerektiğini beyanla;
davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meydana gelen depremler nedeniyle ağır hasara uğrayıp yıkımına karar verilen taşınmaz için ---- poliçesi kapsamında yeni tarifeye göre ve ağır hasarlı (tam hasar) tazminatına ilişkin şimdilik 100 TL ek tazminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dilekçeler teatisi ve ön inceleme yapılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen hasar nedeni ile zararın sigorta şirketinden tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır.
Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet,
bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez.
Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafça düzenlenen -------- gereğince yapılan eksik ödeme nedeni ile karşılanmayan deprem hasarının tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin tacir olduğu tartışmasız olmakla birlikte davacı gerçek kişinin taşınmazın ticari nitelikte olduğu iddia ve ispat edilmemiştir.
Kaldı ki tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın konut niteliğinde mesken olduğu görülmektedir. Uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Ayrıca davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ticari ilişki olduğundan bahsedilemeyeceği, taşınmazın konut niteliğinde olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Bu hali ile eldeki davada görevli mahkeme tüketici mahkemeleri olacaktır. Bu nedenle mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/91, K. 2025/70, 4 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama