KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/701
- Karar No
- 2019/71
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2019
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/701 Esas
KARAR NO: 2019/71
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2019
KARAR TARİHİ: 18/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasında tensiben dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA /TALEP
Davacı vekilinin ----- tarihinde sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile borçlu arasındaki ticari ilişki gereğince borçlunun inşaasını sürdürdüğü ---------- adresinde bulunan otel inşaat alanına müvekkili tarafından beton tedariki yapıldığını, müvekkili tarafından davalı firmaya --- adet satış faturası kestiğini, bu faturalar karşılığında davalının -------TL bedelil senet veridğini ve bu sayede toplam fatura bedelinin bir kısmını ödediğini, davalı şiketin bakiye kalan-----TL için ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı adına noter kanalı ile ihtarname gönderildiğini, fatura içeriğine yahut tutarına itiraz etmeyen davalının icra takibine itirazının ödeme vaadesini uzatmaya yönelik olduğunu,
borçlunun İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ve %20 den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin borçlu yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP: Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildiğinden dosyada davalı tarafın cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ye eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler”(HMK115.md.). Yasada açıkça dava şartlarının her aşamada mahkemece kendiliğinden araştırılacağı düzenlendiğinden ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi uyarınca "arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi" gerekmektedir.
HMK 137, 138 ve 140. maddedeki ön inceleme aşamasında dava şartlarının inceleneceğine dair düzenlemeler, henüz incelenmemiş ise tahkikata geçilmeden önce dava şartlarının incelenmesi zorunluluğunu belirtmektedir. Bu hükümler her aşamada dava şartlarının incelenebileceğine dair 115. madde düzenlemesine inceleme zamanı bakımından en erken zaman olarak sınır çizen bir düzenleme olmayıp incelemenin en geç ne zaman yapılması gerektiğini göstermektedir.
HMK.nun 30. Maddesine göre Hakim lüzumsuz masraf yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
HMK.nun 138. madde ile öncelikle dava şartları ile ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Bu hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında davacının isteminin bir miktar alacağın ödenmesine ilişkindir. Dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği eklenmediği gibi dava dilekçesinde bu yönde hiçbir açıklama da yapılmamıştır. Yasaya göre Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenlerle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114(2) ve 115. maddeleri gereğince, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadan işbu davanın açılmış olduğu anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar ve gösterilen yasal düzenlemeler uyarınca TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. Maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/701, K. 2019/71, 18 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama