KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/557
- Karar No
- 2024/6
- Karar tarihi
- 8 Ocak 2024
Karar Metni
1.634 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/557
KARAR NO : 2024/6
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 08/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlu, davacı ile kimyasal madde silikon sıkma tabancası kartuş gövdesi ve tetiği için anlaştıklarını, anlaşma gereği, mal ve malzemeler davacı tarafından eksiksiz ve tam olarak yapılıp, davalı borçluya sevk irsaliyesi ile gönderilerek teslim edildiğini, fatura da, sevk irsaliyeleri ile gönderildiğini ve davalı tarafından itiraz edilmeksizin kabul edildiğini, ticari defterlerine işlendiğini, ancak aradan yıllar geçmesine rağmen ve sürekli ödeneceği söylenmesine rağmen bu zamana kadar fatura borcu ödenmediğini, bu nedenle davacı tarafından 29/06/2021 tarihinde borçluya icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu,
icra takibine haksız bir şekilde itiraz ederek borcunu ödemediğini, davalı borçlu itiraz dilekçelerinde gerçek dışı, ispata muhtaç iddialarda bulunduğunu, davacıya ait olmayan sahte imzalı belgeler ve davacının ile ilgisi olmayan sahte makbuzlar ile itiraz edildiğini, itiraz ekinde sunulan hiçbir belgeyi, makbuzu kabul etmediklerini, itiraz etiklerini, imzaların davacıya ait olmadığını, söz konusu makbuzlarda sahte olup dilekçe ekinde davacıya ait makbuz sunulduğunu, imza incelemesi ile de kolayca davacıya ait olmadığının tespit edileceğini beyan ederek;
icra takibine yapılan yersiz, mesnetsiz ve hukuka aykırı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun %20 dan aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına çarptırılmasına, takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa vükletilmesine karar verilmesini talen ve dava etmistir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı taraf dava dilekçelerinde,-----Tarıhinde davalı şirkete kimyasal madde silikon sıkma tabancası, kartuş gövdesi ve tetiği sattığını ancak bu alışverişin üzerinden yıllar geçmesine rağmen herhangi bir ödeme almadıklarını, bu nedenle de icra takibi başlattıklarını iddia ettiğini, davacı tarafın dava dilekçelerinde ileri sürmüş olduğu iddiaların tamamın asılsız olduğunu, davalının herhangi bir borcu olmadığını, -----..." bir adi ortaklık olup bu adi ortaklığın kurucusu ...
T.C.
Kimlik Numaralı ... isimli şahıs olduğunu, davalı şirket,----- ile muhatabı-----olduğunu, dava şirket yetkilileri davacının iş yerine gittiğinde dahi muhatap olarak ... öne çıktığını, davacı şahıs diğer başka işlerle uğraştığını, yani davacı tarafın tek başına bir işletme sahibi olmadığın, ..., davacı şirket ile----- arasındaki tüm ticari ilişkiye hakim bir isim olduğunu, davalı şirket, gerek nakit gerekse çek ile -----olan borcunun tamamını ödediğini,----- ortaklarından ... isimli şahıs, dilekçe ekinde ibraz etmiş olduğumuz tahsilat makbuzları ile ilgili bilgi sahibi olduğunu,
ayrıca davacı ... ile haricen yapmış olduğu görüşmede "herhangi bir alacağının olmadığını, ancak resmi kayıtlara ödemeleri işlemediğini ve iş yapmak için kendisine sermaya lazım olduğunu, müvekkilimizin kendisine bir miktar para vermesini ve bu şekilde ibraname verebileceğini beyan ettiğini" davacı bu konuşmayı yaptığı sırada tanıklarımızdan ...
T.C. kimlik numaralı ----- bizzat yanlarında bulunduğunu, bu nedenlerle; davacının haksız davasının reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı icra takip dosyası, Taraf şirketlere ait BA/BS formları,-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 123.900,00 TL alacak yönünden 05.07.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak "26.07.2018 TARİH VE------NUMARALI FATURA ile 20.07.2018 TARİH VE----- NUMARALI FATURA ALACAKLARI" açıklamasının gösterildiği, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından 02.08.2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
SMMM bilirkişisinden alınan 19.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacı ...'in ibraz ettiği 2018 yılı İşletme Defterinin Yeni TTK'ya göre, İşletme Defteri ticari defter sayılmadığından HMK 222 gereği delil teşkil etmeyeceği, davalı taraf defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının İşletme defteri tek yanlı kayıt usulüne göre gelir ve gider esasına göre tutulduğundan davalı tarafın borç/alacak bakiyesinin görülmediği, davalının ticari defterlerine göre dava ve takibe konu edilen 2 adet 123.000 TL tutarlı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, 2018 yılı Ba formu ile bildiriminin yapıldığı ve 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı tarafa58.303,00 TL borçlu göründüğü,
davalı vekili tarafından dosyaya sunulan davacının kaşesinin bulunduğu tahsilat makbuzlarına göre davalı tarafından dava dışı ...'ya 12 adet 147.347,00 TL tutarlı çekin teslim edildiği, iş bu çeklerden 7 adet 65.397,00 TL tutarlı çeklerin davalının defterlerinde kayıtlı olduğu,------Vergi Dairesinin yazı cevabına göre; "davacı ...'in 01/09/2014 tarihinde "Plastikten Kalıp Ve Döküm Modeli İmalatı faaliyeti ile dairemizde faaliyete başladığı ve 10/11/2015 tarihinde faaliyetinin sonlandığı,
Söz konusu mükellefin 25/01/2018 tarihinde "Metalden Kalıp Ve Döküm Modeli İmalatı" faaliyet konusu ile dairemizde yeniden faaliyete başladığı ve 23/11/2018 tarihinde faaliyetinin sonlandırdığı" ----- Sosyal Güvenlik Merkezinin yazı cevabına göre davacı adına işyeri tescil bilgisinin bulunmadığı,
Davalı tarafından dava dışı ...'ya yapılan ödemelerin takibe konu faturalar için yapılmadığının kabulü halinde, davacının davalından takip tarihi itibariyle 123.900 TL alacaklı olduğu, Davalı tarafından dava dışı ...'ya yapılan ödemelerin takibe konu faturalar için yapıldığının kabulü halinde, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 58.303,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, -----İcra Müdürlüğü’nün------ Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.
."..Yukarıda belirtilen, kanun maddesine ait gerekçede de açıklandığı üzere, TTK 1530.maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.Bu sebeple davacının, Mahkemenin olayda TTK'nın 1530.maddesi hükmünü uygulamamış olmasına yönelik istinaf sebebi Dairemizce yerinde görülmemiştir."---- BAM. -----.
HD. -----)Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 123.900,00 TL'lik alacağına konu 2 adet faturanın davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
buna karşın davalı tarafça dava konusu borca ilişkin davacı tarafa yapılan herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilemediği, her ne kadar davalı tarafça davacı ve dava dışı ... arasında adi ortaklık bulunduğu ve bu nedenle ödemelerin dava dışı ...'ya yapıldığı iddia edilmiş ise de dinlenen tanık beyanları ile davacı ve dava dışı ... arasında adli ortaklık bulunduğuna ilişkin beyanların tutarlı, samimi ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, esasen ...'nın davacı ve onunla aynı sektörde yer alan kişilere aracılık ederek, aracılık ettiği işlerden komisyon aldığı,
dava konusu faturaların davalı taraf defter ve BA formlarında yer alması karşısında artık faturalara konu işlerin davacı tarafça yerine getirildiğinin kabulünün gerekeceği, kaldıki davalının da bu yönde herhangi bir itirazının bulunmadığı, itirazların dava konusu faturalara ilişkin ödemelerin dava dışı kişiye yapılarak borcun sona erdiğine ilişkin olduğu,
ancak yukarıda yer verilen açıklamalar muvacehesinde bu yöndeki savunmalarını da ispat edemediği anlaşılmakla davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/557, K. 2024/6, 8 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama