KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/8
- Karar No
- 2023/886
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2023
Karar Metni
1.621 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/8
KARAR NO : 2023/886
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2021
KARAR TARİHİ : 11/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
26.02.2020 günü saat 07.40'da sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----plakalı otobüs ile ----- adresinde hız sınırlarını aşmış bir şekilde seyir halindeyken bisiklet sürücüsü müvekkili görmeyerek çarpması neticesinde ağır yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay neticesinde müvekkilin ağır yaralandığını, bakım ihtiyacı doğduğunu, teyzesi ---- çalıştğıı işi bırakarak yeğenine bakmak zorunda kaldığını, trafik kazası sebebiyle ----Cumhuriyet Başsavcılığı---- Sayılı dosyadan soruşturma başlatıldığını, akabinde davalı hakkında taksirle yaralama suçundan ----.
Asliye Ceza Mahkemesi ---- Sayılı dosyadan kamu davası açıldığını, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda her ne kadar kazanın oluşumunda ----- plakalı aracın 2918 sayılı KTK'nın 51, 52/1-a,b maddesi gereği tali kusurlu olduğu tespit edilmişse de bu rapora itiraz edildiğini, davalı sürücü kavşağa yaklaşırken, dönemeçlere girerken araç hızını düşürmemek, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan dikkatsiz ve tedbirsiz özen yükümlülüğüne aykırı araç kullanıp yaralanma olayında asli ve tam kusurlu olduğunu,
araç sürücüsü ----- küçük çocukların top oynadığı ve araç geçişinin çok seyrek olduğu bir yolda son sürat seyir halinde olması sebebiyle tam kusurlu olduğu kanaati ile yeniden kusur raporu alınması ile bu hususun ortaya çıkacağını, ------ alınan raporda kazanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğunu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tibbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında,
birden fazla kemik kırığı olması nedeniyle skorlama yapılarak şahısta saptanan kırıkların birlikte hayat fonksiyonlarını ağır(6) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirildiğini, kalıcı sakatlığın yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile müvekkilin çok genç oluğu ve davalının kusur durumu da gözetilerek manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkili yaşanan olay sebebiyle evden dahi çıkamadığını, uzun bir süre yatağa mahkum bırakıldığı hiçbir zaman eski fiziksel kuvvetini geri kazanamayacağını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını,
trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle HMK'nın 107. maddesine göre belirlenecek kazanç kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasının yol açacağı zarar, tedavi giderleri, bakıcı giderleri, tedavi amaçlı yapılan yol giderleri vs. dahil maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER
Emniyet Müdürlüğü, ------ yazı cevapları-
----. Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas ----- Karar sayılı dosyası,
----Trafik İhtisas Dairesi ve ----- İhtisas Dairesince düzenlenen raporlar, aktüerya raporu.
----Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas ---- Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı
----müşteki, dava dışı ----- şüpheli sıfatıyla dosyada yer aldığı, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçuna ilişkin kamu davası açıldığı görülmüştür.
----- Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08/03/2022 tarihli raporunun incelenmesinde; dava konusu kazanın gerçekleşmesinde dosyamız davacısı ----- %70 oranında, dava dışı sigortalı ----- ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.---- İhtisas Kurulunun -----karar numaralı raporunun incelenmesinde; dosyamız davacısı ------ 26.02.2020 tarihli trafik kazası sebebiyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında kişinin tüm vücut engellilik oranının % 24 olduğunun, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, akabinde alınan rapor ile de bakıcıya ihtiyaç duymadığının belirtildiği görülmüştür.
Doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 19.04.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davacı tarafın 4.000 TL belgesiz tedavi gideri bulunduğu, işbu bedelin davacının %70 lik kusur oranına tekabül eden miktarının 1.200 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Geçici-Sürekli İş Göremezlik tazminat hesabı için aktüerya bilirkişisine tevdii edilen dosyaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; davacının dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı alacağının davalının %30 kusur oranına göre 2.092,23 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 435.618,63 TL
olarak hesaplandığı, dava dosyasında mevcut Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine göre teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu, Davalı sigorta şirketine 11.09.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 24.09.2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmüş olduğ tespit edilmiştir.Davacı vekili tarafından 19.11.2023 tarihinde bedel arttırım talepli dilekçe sunulduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı ve araç sürücüsü aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir
6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 56. maddesine göre vücut bütünlüğü, TBK 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.Somut olayda.
26.02.2020 tarihinde davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki----- plakalı otobüs ile davacı tarafa ait bisikletin çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, ----- Trafik İhtisas Dairesi raporu ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı-----%70 kusurlu, davalı şirket sigortalısı----- %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, yine alınan ----- raporu ile dosyamız davacısının % 24 maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Kusur ve maluliyete ilişkin dayanak raporlar dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdii edildiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin19.11.2023 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir
Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir.Huzurdaki davada; Davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, 11.09.2020 tarihinde davalıya başvuru yaptığı ve başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası olan 24.09.2020 tarihinde davalı sigorta şirketinin mütemerrit olduğu dikkate alınarak davalı sigorta şirketi bakımından 24.09.2020 tarihinden diğer davalı bakımından ise kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu alacak talebine ilişkin faizin belirlenmesinde kazaya sebebiyet veren aracın türü değil, kullanım amacı nazara alınması gerektiğinden ve sigortalı aracın otobüs olarak kullanılıyor olması nedeniyle hükmedilen tazminatın avans faizi ile tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki açıklamalar ve nitelendirmeler kapsamında,
Davacı ----- 26.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması ve %24 oranında malul kalması nedeniyle manevi ızdırap çektiği, olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak, yalnızca davalı şirket bakımından arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunduğundan davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/8, K. 2023/886, 11 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama