İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/625 K.2024/859

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/625Karar2024/859Tarih5 Aralık 2024Okuma19 dk · 3.762 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/625
Karar No
2024/859
Karar tarihi
5 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.762 kelime·19 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/625 Esas

KARAR NO: 2024/859

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 06/09/2022

KARAR TARİHİ: 05/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ------ tarihinde meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliği oluştuğunu, buna bağlı olarak bakıcı ihtiyacı doğduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketi sigortalısı ---- plakalı araç sürücüsünün sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere davacının müterafik kusuru bulunmadığını, tazminat hesabında gelir olarak asgari ücretin kullanılmasına muvafakatleri olduğunu, davacının tedavisini gerçekleştiren doktorların ağır işlerde çalışamayacağını belirttiklerini,

----- vücudunun çoğu yerinde kırıklar meydana geldiğini ve platin takıldığını, ------ kişi başına sakatlık ve tedavi - bakıcı gideri halinde ayrı ayrı 410.000,00 TL teminat sağladığını ve bu meblağın davacıya ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine teminat limitleri dahilinde ödeme yapması için 05/04/2022 tarihinde başvurulduğu fakat davalı tarafından 02/06/2022 tarihinde açılan dosyada yapılan medikal değerlendirme sonucunda trafik kazasına bağlı sürekli engellilik oranının %40 olduğu kanaatine varıldığı şeklinde cevap verildiğini, davacının ----- sevk edilip burada %19 iş göremezlik oranı belirlendiğini,

bu raporun davalıya 07/07/2022 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalının yasal 8 iş günlük süre içinde cevap vermeyerek temerrüde düştüğünü, arz edilen nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla.

HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttiğimiz talebimizi artırım hakkımız saklı olmak üzere, HMK madde 107 uyarınca işbu belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’ndan müvekkilim -------10,00.TL geçici iş göremezlik, 10,00.TL sürekli iş göremezlik ( maluliyet) ve 10,00.TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 30,00.TL maddi tazminatın, ihtarnamenin tebliğ tarihinin sekiz iş günü sonrası olan 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini,

yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacının taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limite ile sınırlı olduğu ve davalı tarafça davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, davacının tazminat talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığının ispata ve tespite muhtaç olduğunu, ------ uygulamaları gereği,

kaza tarihinden itibaren 12 aylık iyileşme süresi geçmediğinden, davacının kalıcı maluliyetinin tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, dava dosyasına sundukları uzman mütaalasında da belirtildiği üzere iki farklı sağlık kurulu raporu arasında farklılık bulunduğunu ve davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığını, ------ rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının taleplerinden geçici ve sürekli bakıcı gideri, tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebine konu tazminatın hesaplanması için gerçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunması gerektiğini,

davalı şirketin davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, davalı şirket aleyhine tazminat hesaplaması yapılması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması halinde %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- Kayıt Örnekleri, --- Kayıtları, ----- Dosyası,--------- Araştırması, ---- Kayıtları, ----- Soruşturma Sayılı Dosyası, ------Dosyası ---- Kayıtları, Uzman Raporu, ------Kusur Raporu, ---- Maluliyet Raporu, Bilirkişi Hesap Raporu, Dosya kapsamındaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI :Dava, Yaralanmalı/Ölümlü Trafik Kazasından kaynaklanan bedensel zararlar nedeniyle 6098 Sayılı TBK'nin 54. maddesi gereğince (1.Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar) doğan zararların.

6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. İle 1483. maddelerinde düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddelerine göre sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketinden tahsiline yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak;

öncelikle resen gözetilmesi gereken başta Hukuk Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre zorunlu arabuluculuk dava şartı ile 2918 Sayılı KTK'nin 97. maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115.maddelerine göre genel ve özel dava şartları ile taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir.

Akabinde esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş, deliller incelenmiş ve karar duruşmasına katılan taraf vekillerinin son sözleri dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir.

Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir.

Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören , zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı yasa'nın 85/1.

Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.

Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,

ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir.

Zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.------- ise, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.

Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.

İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.

Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1 maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, -----Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında,bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;

böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ---------2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim,durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır.2918 Sayılı KTK'nin 90. maddesinin yaptığı atıf gereğince uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. Maddesinde ise “Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.

4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. '' Buna göre bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebilir.

Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik, kalıcı sakatlık ya da maluliyet nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir.Yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; ----- tarihinde saat 21.30 sularında ------ isimli kişinin sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı hususi nitelikteki otomobilin karıştığı maddi hasarlı/ yaralanmalı ve ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.

Kazaya ve dava konusu zarara sebep olduğu ileri sürülen --------- motorlu aracın davalı sigorta şirketine kaza tarihi itibarıyla ------- başlangıç ve bitiş tarihli kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde 410.000,00 TL ve kişi başına sağlık gideri 410.000,00 TL teminat limitiyle ------- sigortalı olduğu tespit edilmiştir. Meydana gelen trafik kazası nedeniyle ------------ tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmiş ve kazada kusurun sürücüde olduğunun yazıldığı görülmüştür.

Mahkememizce dava konusu uyuşmazlığın çözümü için esaslı üç unsur olan kusur, maluliyet ve zarar hesabı üzerinde durulmuştur. Davacı kazaya karışan araçta yolcu konumundadır. Kazada birden fazla kişi ölmüş ve yaralanmıştır. Buna göre mahkememizce gösterilen tüm deliller ve resen getirtilmesi gereken bilgi ve belgeler dosyaya kazandırılmıştır.

Akabinde davalının sorumluluğu kusura dayalı olduğundan ve kazada kusuru ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan öncelikle kusur durum ve oranının tespiti için dosya------ Dairesine gönderilmiş ve rapor alınmıştır. Daire tarafından düzenlenen ---- tarihli raporda özetle; müteveffa sürücü ---------- idaresindeki otomobille yerleşim yeri içi caddeyi takiben seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamadan süratli biçimde seyretmesi, dikkatini yola vermemesi,

dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyretmesi neticesinde olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip sağdan yol dışı kalması ile meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu bu hususlar muvacehesinde olayda müteveffa sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ------- raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve vaki beyan ve itirazlar değerlendirilmiş, ------raporunun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki ifade, bilgi ve belgelere göre olayın oluş şekline uygun ,

kazaya karışan sürücünün kural ihlallerinin gösterildiği ve oranların doğru şekilde tespit edildiği anlaşılmakla hükme esas alınması gerektiği kabul ve takdir edilmiştir.

Zira az evvel bahsedilen bilgi ve belgelere araçta yolcu olarak bulunan davacının müterafik kusuru tespit edilememiştir.---------- Davalının kusura dayalı sorumluluğu bulunduğunun tespit edilmesine müteakip ise davacının geçici ve kalıcı maluliyet durumunun ve tedavi gideri kapsamında bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından kazadan itibaren tüm tedavi ve tetkiklere ilişkin sağlık kuruluşlarından bilgi ve belgeler celbedilmiş ve dosya bu kez ------------ Dairesine gönderilerek kaza tarihideki yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet durumu;

oranı, süresi ve bakıcı ihtiyacı ve süresine ilişkin rapor tanzim edilmesi istenmiştir. Anılan kurum/daire tarafından düzenlenen ------ tarihli raporda özetle; ------- oğlu-----doğumlu, ------- tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde.

I.Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, omuz eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.10 (%1), Şekil 2.11 (%3)’e göre üst ekstremite özürlülük oranı %4 olup Tablo 2.3’e göre; %2,II.Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Torakal omurganın özür oranları, Tablo 1.3, Kategori II’ye göre; %8Balthazard formülüne göre;

%9,84,1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 (yüzdeon) olduğu,2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 2 (iki) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği" yönünde görüş , oran ve süre verilmiştir.

Bu rapor da, taraf vekillerine tebliğ edilmiş ve rapora karşı davalı vekili tarafından uzman raporu da sunulmak suretiyle itirazlar öne sürülmüştür. Ancak dosyada bulunan soruşturma evraklarına göre kazanın meydana geliş şekli ve diğer yolcuların ve sürücünün akıbeti ile tüm tıbbı veriler ve davacının tedavi evraklarına göre ------ raporuna itibar edilmesi gerektiği düşünülmüştür.

Böylece maluliyet raporunun da usul ve yasaya uygun ve yerinde olduğu kabul ve takdir edildiğinden tazminat hesabı aşamasına geçilmiş ve dosya teknik bilgi gerektiren tazminat hesabı konusunda ----------- listesinden resen seçilen nitelikli hesaplamalar uzmanı bir bilirkişiye verilmiş ve kusur ve maluliyet oran, süre ve durumlarına göre tazminat hesabı yapılarak rapor düzenlenmesi istenmiştir.

Bilirkişi Aktüerya uzmanı -------- tarafından hazırlanan ------ tarihli raporda özetle ;------ işlemiş dönem geçici iş göremezlik tazminatı tutarı, ------- raporunda belirtilen 6 aylık iyileşme süresi boyunca %100 maluliyet oranı ve %0 kusur oranı üzerinden, 14.684,21 TL, işlemiş dönem sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı, ------ raporunda belirtilen %10 maluliyet oranı ve %0 kusur oranı üzerinden, 39.191,04 TL, işleyecek aktif dönem sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı,---------raporunda belirtilen %10 maluliyet oranı ve %0 kusur oranı üzerinden, 690.796,14 TL, işleyecek pasif dönem sürekli iş göremezlik tazminatı tutarı,

------ raporunda belirtilen %10 maluliyet oranı ve %0 kusur oranı üzerinden, 285.862,31 TL , işlemiş dönem geçici bakıcı gideri tazminat tutarı, --------raporunda belirtilen 2 aylık süre için, 4.804,40 TL Davaya konu kaza tarihinde ------------ olduğu, tüm tazminat kalemlerinin toplamının 1.035.338,10 TL olduğu ve -------- limitini aştığı yönünde rapor verilmiştir. Anılan bilirkişi hesap raporu da taraf vekillerine tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından talep artırım dilekçesi verilmiştir. Davalı vekili tarafından gerek rapora gerekse talep arttırım dilekçesine karşı bir dizi beyan ve itiraz öne sürülse de esasa etkili görülmemiştir.

Mahkememizce dosya kapsamı ve taraf vekillerinin tüm beyan ve itirazları gözetilerek yapılan değerlendirmede öncelikle kusur durum ve oranının olaya ve dosya kapsamına uygun bir şekilde belirlendiği ve kusurun % 100 oranının davalı sigorta şirketine sigortalı davalı araç sürücüsünde olduğu, davacı yolcuya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı tespit edildiğinden varsa doğan zarardan davalı sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasının yukarıda açıklanan yasal nedenler ve ilkeler uyarınca mümkün olduğu tespit edilmiştir.

Yine ------ raporuna göre davacının kalıcı ve geçici maluliyet oranları ile bakıcı ihtiyacı ve süresi de --------- uygulamasına göre kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş olup hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır.

Nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen hesap raporuna gelince; raporun ----- uygulaması gereği ------------ esas alınarak proğrasif rant yöntemine göre düzenlendiği, raporun gerekçeli, denetime açık , hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu yasal sebeplerin bulunduğu ve hesaplanan tazminatlardan sigortalısı araç sürücüsünün % 100 kusur oranına göre davalının poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceği anlaşılmıştır.

Hülasa; yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler kapsamında haksız fiil niteliğindeki trafik kazası ile malüliyet/zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, ortaya çıkan geçici ve kalıcı maluliyet ve bakıcıdan oluşan tedavi gideri nedeniyle hesap ve talep olunan tazminat alacaklarından ( geçici ve kalıcı iş göremezlik ile tedavi gideri,) davalının sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Binaenaleyh; mahkememizce taleple bağlılık ilkesi, talep arttırım dilekçesi, sigorta poliçesinin türü, tarih ve kapsamı ile limitleri, 2918 sayılı KTK'nin 97.maddesine göre davalıya yapılan başvuruya bağlı olarak hesaplanan sekiz iş günü sonrasına tekabül eden temerrüt tarihi, sigortalı aracın hususi nitelikte olmasına göre yasal faiz uygulanmasının gerekmesi, özellikle kusur, hasar (maluliyet) ve hesaba (tazminat) ilişkin genel olarak denetimi yapılan ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görüldüğü için benimsenen ---------- raporları ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisi tarafından ibraz edilen rapor da gözetildiğinde;

davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6, HMK'nin 190 maddeleri gereğince usulüne uygun olarak ispat ettiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Mamafih davalı vekili tarafından hatır taşıması savunma ve definde bulunulmuştur.

Bilindiği üzere hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda, 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse --------- benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, bilhassa dosyadaki soruşturma dosyası içeriğine göre davacı yolcunun sürücü ile arkadaş oldukalrı, kazanın ve hazin sonucun toplu bir arkadaş gezmesi sırasında meydana geldiği, davacı yolcunun hatır için taşındığı açık olduğundan ------- uygulaması gereği tazminatlardan % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının gerektiği düşünülmüş ve gözetilmiştir.

Binaenaleyh, davanın kısmen kabul; kısmen reddi ile; a-) 328.000,00 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin (82,000,00 TL) talebin reddine, b-) 11.747,36 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin (2.986,84 TL) talebin reddine, c-)3.843,52 TL tedavi giderlerine (geçici bakıcı gideri) ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin (960,88 TL) talebin reddine karar verilmiştir. -------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden. Yüksek Yargıtay'ın kararlık kazanmış içtihatları gereğince 6098 sayılı TBK'nin 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde,

indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceğinden somut olayda reddedilen kısımlar hatır taşımasından mütevellit takdiri bir indirim olması nedeniyle aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuştur.--------- Bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir

kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ İLE;

a-) 328.000,00 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (82,000,00 TL) talebin reddine,

b-) 11.747,36 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (2.986,84 TL) talebin reddine,

c-)3.843,52 TL tedavi giderlerine (geçici bakıcı gideri) ilişkin maddi tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine göre yapılan başvuruya bağlı olarak temerrüt tarihi olarak belirlenen 15/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; -davalı sigorta şirketinin kişi başına sağlık giderleri teminatı sigorta poliçesi limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla- davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (960,88 TL) talebin reddine,

2-)Harçlar Kanunu gereğince başlangıçta adli yardım kararı nedeniyle harç alınmadığından dava tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL başvuru harcı ve hükmedilen miktar üzerinden 23.470,69 TL peşin harç olmak üzere toplam 23.551,39 TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına,

3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-)Davacı Adli yardımdan yararlandığından devlet bütçesinden yapılan; 293,00 TL posta ücreti ve 4.250,00 TL Bilirkişi ücreti, 6.048,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 10.591,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen toplam miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 54.974,54 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avanslarının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına )

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle---- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/625, K. 2024/859, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/859
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 06/09/2022
  7. Karar Tarihi: 05/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü /
  9. Deliller
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/625
Karar No
2024/859
Tarih
5 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/626 K.2024/885
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/626 K.2024/970
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/631 K.2024/2009
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/631 K.2024/710
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/631 K.2024/1020
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/633 K.2024/838

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.