KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/64
- Karar No
- 2024/829
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
1.861 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/64
KARAR NO : 2024/829
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2022
KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı firmanın ----. elektronik haberleşme hizmeti veren iletişim ve teknoloji şirketi olduğunu, davalı/borçlu şirketin talebi üzerine 26.12.2017 tarihinde abonelik başlatılarak kurulsal tip abonelik sözleşmesi yapılarak faturalı GSM hattı satışı gerçekleştirdiğini ve haberleşme hizmeti sağlandığını, ilgili elektronik haberleşme aboneliği doğrultusunda ---- numaralı hizmet aboneliği nedeniyle davalıya verilen hizmet neticesinde davacı şirketin davalıdan 70.747,09 TL alacağı bulunduğunu ancak;
davalı tarafından borcuna karşılık ödemeler yapmadığını, davacı şirketin davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Merkezi Takip Sistemi ----- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe ilişkin olarak borca, ferilerine ve takip dayanağına haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile davalı/borçlunun Merkezi Takip Sistemi ---- Esas dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı firma ile davacı firma arasında 26.12.2017 tarihli abonelik sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda dava dilekçesi ekinde de sunulan aynı tarihli "Hat Alım Formu" imzalandığını, bu hat alım formuna konu, -----numaralı hatlar üzerinden abonelik başlatıldığını, belirtilen abonelik sorunsuz kullanılmasına ve toplam süreç içerisinde 32 hat aktif kullanılmaya başlamasına rağmen, faturaların, davalı firmanın bilgisi dışında yüksek tutarda gelmeye başladığını ve faturalar otomatik ödeme talimatında olduğu için ilk etapta sorun görülmediğini,
2019 yılı Mart ayından itibaren davalı firma tarafından kısıtlı bilgi paylaşımı yapılan faturaların incelemeye alındığını, yapılan inceleme sonucunda sözleşme kapsamında "Tüm Dünya" paketinde olması gereken hatların tarifede bulunmadığı tespit edildiğini, "Tüm Dünya" paketinin hatlara uygulandığına dair davalı firma çalışanı tarafından, davacı firma temsilcisine atılan 23.11.2018 tarihli mailin ekte sunulduğunu, bu durumun davacı firma temsilcisine bildirildiğini ve hatanın giderilmesine yönelik kendisi tarafından onay verildiğini ve bir önceki aydan kaynaklı fazla tutar 2019 yılı Mayıs faturasından "İndirim" olarak 2.100,00 TL düşüldüğünü,
buna ilişkin 3.836,00 TL'lik Mayıs ayı faturası ve sistem üzerinden indirim tanımlandıktan sonra yapılan 1.736,00 TL ödeme dekontun ekte sunulduğunu, bununla birlikte sözleşmeye aykırı olarak tanzim edilen ve otomatik ödeme talimatı kapsamında ödenen geçmiş diğer faturalar için de işlem yapılacağının bildirildiğini, fakat, davacı şirketin temsilcisi tarafından hatanın kabul edilmesine, faturada indirim yapılmasına ve diğer geçmiş faturalar için de sözleşmeye aykırılıkların giderilmesi taahhüt edilmesine rağmen, aynı usulsüz işlemlerin yapılmaya devam ettiğini, bu nedenle davalı firma tarafından faturaların ----.
Noterliğinin 08.10.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ile 12.11.2019 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnameleriyle iade edildiğini beyan ederek, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.Mali müşavir bilirkişi, telekomünikasyon uzmanı bilirkişi ve sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.Mahkememize bildirilen tanığın Mahkememizce beyanı alınmış olup;
Tanık ----- alınan beyanında: "Ben 2018 senesinden beri davalı şirkette muhasebeci olarak çalışmaktayım, firmamız yurt dışı alanında faaliyet gösteren bir firma olup, sürekli yurt dışı ile görüşmeler yapmamız gerektiğinden davacı ---- desteği aldık, davacı şirket ile yaptığımız anlaşma hem yurt dışı hat hem de data hattı olarak yapılmıştı, başlarda aktif olarak 2-3 hat kullanmakta iken işler büyüdüğünde 30lu sayılarda aktif hat kullanmaya başlamıştık, yaklaşık 30 hat yönünden 2.000 TL civarında bir ücret ödememiz gerekirken bize 8.000-9.000 TL civarında faturalandırma yapılmıştır,
başlarda bu fahiş fatura bedellerine sözlü olarak itirazda bulunmuştuk ancak herhangi bir sonuç alınamayınca noterden ihtar çektik, bize yapılan dönüşte ise 232 tane aktif hattınız bulunmaktadır, fiyatlarda herhangi bir anormallik yoktur denmiştir, biz 30 lu sayılarda aktif hat kullanıyor iken 232 tane hat bulunduğunu bu yazı ile öğrendik, tarafımızdan herhangi bir onay alınmadan bize teslim edilmeyen ancak faturada bulunan birçok hat açıldığını öğrendik, ayrıca bizim kullandığımız paketler Tüm Dünya paketi idi, paket içerisinde daha uygun olmasına rağmen yurt dışı kullanım ücreti olarak yüksek miktarlar fatura edilmişti,
biz bu yanlışlığı fark ettikten sonra davacı tarafa mail attık, kendileri bazı tutarlarda indirim yaptılar, indirim yapılan tutar 2.100 TL civarındaydı, sonrasında yine yurt dışı kullanım ücretleri fazla gelmeye başladı, biz yine mail yoluyla bildirimlerde bulunduk, ancak yine olumlu bir dönüş alamadık, bana göstermiş olduğunuz mail çıktıları olaya ilişkin anlattığım maillerdir, bu aşamalarda karşı taraftan herhangi bir muhatap bulamadık, maillerimize dönüşler olmadı, telefonlarımıza cevaplar verilmedi, bu aşamalardan sonra sözleşmenin feshine dair karşı tarafa bir ihtar gönderdik,
kendileri ise faturalandırma işlemini yapmaya devam ettiler ve ayrıca kampanyalarda belirtilen cayma bedeline ilişkin tarafımıza faturalandırma yaptılar, taraflar arasındaki görüşmeler sırasında sorunun çözüleceği yönündeki beyanlar dikkate alınarak bir kısım faturaları ödedik ancak sorunun çözülmemeye başladığı dönemde gelen faturaları iade etmiştik, ayrıca bir kısım faturaları mecbur kaldığımız için ödedik, şöyle ki,faturaların ödenmemesi halinde yurt dışı hizmetlere ilişkin,
araçların GPS takibine ilişkin tüm hizmetlerin durdurulmasıyla karşı karşıya kalmamak amacıyla bir kısım ödemelerde bulunulmuştur,karşı tarafın bize taahhüt ettiği hizmetler bize sunulmamıştır, davalı vekilinin sorusu üzerine sorulduğunda;
firmamızda en yoğun olduğumuz dönemde hatla ilgili olan kısımda 22-23 kişi çalışıyor idi, sayı olarak 30 civarında hat bulunmaktaydı, daha fazla hat kullanılmamıştı,fesih sürecinde ---- ile görüşmelerde bulunduk, kendileri aynı hizmeti çok daha uyguna sağlayacaklarını beyan ettiler ve biz de bunun üzerine bir kısım hattımızı ----- taşıdık, şu an ----- yaklaşık 19 tane hattımız bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, davalı tarafça MTS ----- esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, MTS ----- takip sayılı dosyası, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, taraflar arasında abonelik ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu, davacı tarafça alacağına ilişkin MTS ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya, bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek ve gerekli ihtaratlar yapılarak sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
26.01.2023 tarihli rapora göre, dosyadaki bilgi, belge, faturalar, ibraz edilen ticari defterler, taraflar arasında akdedilen sözleşme ışığında, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil teşkil ettiği, 31.07.2019, 31.08.2019 ve 31.11.2021 tarihli faturalara süresi içinde itiraz edilmediğinden bedel yönünden davacının bu faturalara konu ilgili hizmetleri vermiş sayılacağı, itiraz edilen faturalardan 31.10.2019 tarihli faturada telsiz kullanımı ve kampanyalı kullanımlar haricinde bir faturalandırmaya rastlanılmadığı,
davacının telsiz kullanımına ilişkin sözleşme vs belgeler ile telsiz hizmetini verdiğini ortaya koyması ve yine davalı tarafından içeriğine itiraz edilen ve dosyada sureti bulunmayan faturaya konu hizmetleri sözleşme kapsamında verildiğini ortaya koyması durumunda davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 55.135,39 TL asıl alacak, 14.681,06 TL faiz olmak üzere toplam 69.816,45 TL alacaklı olacağı, bununla beraber takipte, hesaplanan gecikme faizinin 2.790,76 TL'lik kısmını davacının faturalandırma sebebiyle asıl alacak olarak talep ettiği, takipte faizin ise 12.820,84 TL olarak talep edildiği,
(toplam 15.611,60 TL) bu sebeple 55.135,39 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren sözleşme ve talep kapsamında, Amme Alacakları Tahsili Hakkındaki Kanunda belirlenen gecikme ceza oranları kapsamında faiz işleyeceğia rapor edilmiş olup, davalı tarafça sunulan rapora itirazların değerlendirilmesi amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, itirazlar irdelenerek sunulan ek rapora göre, kök rapordaki görüş ve kanaat ile ek rapordaki görüş ve kanaatin aynı olduğu,
ayrıca takip konusu fatura içeriklerindeki belirtilen hatlar kadar telefon ya da telsizlerin davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair heyetlerinin uzmanlığının bulunmadığı rapor edilmiştir.
Dosyanın kapsamına, sunulan kök ve ek rapora ve rapora karşı beyanlara bağlı olarak, dosya, önceki bilirkişi heyetinden farklı abonelik sözleşmeleri alanında kariyer sahibi sözleşme yorum ve denetim uzmanı ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
26.11.2023 tarihli ön rapora göre, bir kısım eksikliklerin ikmal edilmesi gerektiği ve ihtilaf yönünden GSM firmalarında çalışmış bir telekomünikasyon uzmanı bilirkişinin de heyete katılımının gerekli olduğu rapor edilmiş olup, eksik hususlar giderildikten sonra dosyaya telekomünikasyon uzmanı bilirkişi eklenerek dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 01.06.2024 tarihli rapora göre, yapılan sözleşme uyarınca alınan ek hatların bulunduğunun anlaşıldığı, bu hatlarla ilgili tarifenin de ---- olduğu, başka bir deyişle ek hatlarla ilgili tarifenin Tüm Dünya tarifesi olmadığı, ancak iki hattın tüm dünya tarifesinden faturalandırıldığı,
mevcut üç hattın ise ---- faturalandırıldığı, ayrıca, taraflar arasında 26.12.2017 tarihli ----- Mobil Telefon Hizmetleri Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesinin de imzalanmış bulunduğu, davacı ----davalı ---- Sözleşme ve ----Alım Formu kapsamında elektronik ve haberleşme hizmetlerini sunmuş bulunduğu, yapılan düzenlemelerde telekomünikasyon uygulamalarına aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, alacak hesabı yönünden kök rapordaki görüşlere iştirak edildiği rapor edilmiş olup, bilirkişi raporlarının bu yönleriyle gerekçeli, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmeyerek,
taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki sebebiyle davacının davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar davacı tarafça 55.135,49 TL asıl alacak kalemi, 2.790,76 TL asıl alacak kalemi ve 12.820,84 TL faiz kalemi olmak üzere toplam 70.747,09 TL üzerinden takip yapılmış ve dava açılmış ise de, davacının tespit edilen asıl alacağının 55.135,39 TL asıl alacak olduğu, 2.790,76 TL'nin takipte asıl alacak kalemi olarak belirtildiği oysa hesaplamada bu miktarın faiz alacağına ilişkin olduğu, takipte ise 12.820,84 TL işlemiş faiz alacağının talep edildiği,
bu hali ile faiz yönünden taleple bağlı kalınarak davacının toplam alacağının 55.135,39 TL asıl alacak, 12.820,84 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 67.956,23 TL olduğu, 3095 sayılı yasaya göre taraflar arasındaki faaliyetin ticari iş sayılması sebebiyle 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca faizi talep edilebileceği tespitiyle beraber, davanın kısmen kabulü ile davalının Merkezi Takip Sistemi ---- esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, toplam 67.956,23 TL (55.135,39 TL asıl alacak, 12.820,84 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere) üzerinden takibin devamına,
55.135,39 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,20 oranında ve değişen oranlarda hesaplanacak 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesi uyarınca %24 oran (icra takibindeki taleple bağlı kalınarak) ile birlikte faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 55.135,39 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/64, K. 2024/829, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama