KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/643
- Karar No
- 2024/601
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
Karar Metni
1.685 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/643
KARAR NO : 2024/601
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----, sahibi bulunduğu ---- plakalı araç ile 02.11.2021 tarihinde saat 01.00 sularında ----- mevkinde alt geçitten geçerken yağmur nedeniyle su birikintisinden geçmek zorunda kaldığını ve daha sonra aracı park ettiğini, 02.11.2021 tarihinde saat 12.00 sularında aracını çalıştırdığında, müvekkilinin aracının geriye doğru gitmediğini fark ettiğini, bunun üzerine ilgili kasko şirketi ----- gerekli başvuruların yapıldığını, ilgili kasko şirketi ---- tarafından yapılan ekspertiz çalışmasında davacının aracının 78.453,24 TL gibi bir bedel ile onarılıp,
kullanılabilir hale geleceğinin belirtildiği ve daha sonrasında hasar ile beyanın uyumsuz olduğu belirtilerek herhangi bir işlem yapılmadığını, davacının gerçekleşmiş olan maddi hasar neticesinde aracın onarım bedeline ilişkin ----- Makina Mühendisleri Odası'ndan ekspertiz raporu hazırlattırdığını, hazırlanan bu raporda kasko şirketinin hasar maliyetini yüksek gösterdiğinin tespit edildiğini, bunun karşılığında ----2.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti (ekspertiz) ödendiğini, davacının yüksek gösterilen hasar maliyetini kabul etmediğini, aracını kendisinin yaptırdığı,
bahse konu kaza sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin 11.460,00 TL olarak belirlendiğini, davacının aracında meydana gelen maddi hasar bedelinin tazmini için 30.12.2021 tarihinde davalı şirkete yazılı başvuru yapıldığı,
işbu başvuru neticesinde davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirketin ödeme yapmaması nedeniyle 28.01.2022 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, konu dosya için 30.06.2022 tarihinde Uyuşmazlık Hakem Kararı ----- numarasıyla karar verildiğini, kararda, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelere bırakılmasına ve dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun dosyadan el çekmesi nedeniyle işbu davayı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açma gereğinin hasıl olduğunu, davalı sigorta şirketinin TTK 1401, 1409, 1427.
Maddeleri uyarınca sigortacıya yüklenen gerçek hasarı ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, anılan yasal düzenlemelere göre davalı şirket tarafından maddi hasar bedeli ve ekspertiz ücreti tutarı kadar ödeme yapılmasının gerektiği, söz konusu zararın tazmini için ---- Adliyesi Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu ancak davalı şirketin ödeme yapmayı reddettiği beyan edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
davacının uğradığı maddi zarar sebebiyle 100,00 TL maddi hasar bedeli ile 2.500,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere şimdilik toplamda 2.600,00 TL'nin davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, 17/02/2021 - 17/02/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, ---- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ---- plakalı aracın 02/11/2021 tarihinde karışmış olduğu trafik kazasında hasarlandığının iddia olunduğu,
hasar tazminatının karşılanması talebiyle işbu davanın açıldığını, davacı yan tarafından, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın 02/11/2021 tarihinde karışmış olduğu kaza neticesinde, davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasar nedeniyle 04/11/2021 tarihinde ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine ----- No'lu Hasar Dosyası açıldığını, meydana gelen hasar Kasko Sigortası Genel Şartları Gereği Teminat Dışı olduğunu, sigortalı aracın en son 28/05/2021 tarihinde servise gelerek bakıma alındığı,
son 18 aya ait kayıt bulunmadığını, kaza yerinde güvenlik kamerası olmadığını, aracın sel suyuna maruz kaldığı belirtilen ---- alt geçidinin tek şeritli olduğu, geçit boyunca geniş yağmur suyu oluklarının bulunduğunu, alt geçidin tek şeritli olması nedeniyle bir başka araçtan su sıçramayacağını, geçit boyunca uzanan geniş su oluklarının bulunması sebebiyle ise geçitte yağmur suyunun birikemeyeceğinin değerlendirildiğini, sigortalı sürücü ---- olay anında fotoğraf çekmediğini,
beyan edilen olay gününe ait Meteoroloji Genel Müdürlüğünden temin edilen hava tahmin raporunda 01/11/2021 tarihi saat 23:59 ile 02/11/2021 tarihi saat 03:30 arasında hafif yağmur şeklinde rapor edildiğini, tespitlerinin yapıldığını, kasko sigortası genel şartlarında da ilgili husus açıkça belirtilmiş olduğundan meydana gelen kazadaki talep edilen hasar tazminatının teminat dışı olduğunu, sigorta sözleşmeleri, gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşmeler olduğunu,
somut olayda başvuru sahibi sigortalı tarafından doğru ihbar mükellefiyetine ve iyi niyet kurallarına da aykırı davranılmış olduğunun dosyada mübrez belgeler ile ortaya koyulmuş olduğundan davalı şirketin tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Mahkeme tarafından rizikonun poliçe teminatı kapsamında olduğu ve zararın karşılanması gerektiği kanaatine varılması halinde dahi davacı tarafın talebine göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı,
gerçek zararın tazmini ilkesi gereği, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişiler tarafından, inceleme yapılarak araçta oluşan hasarın belirlenmesinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça her ne kadar hükmedilecek tazminatın KDV dahil tutarı talep edilmiş ise de, tazminata KDV'nin dahil edilebilmesi ancak onarıma ilişkin faturanın davacı tarafça sunulması halinde mümkün olacağını, aksi görüş davacının ödemediği tutarın ve dolayısıyla meydana gelmeyen zararın haksız olarak davalı sigorta şirketin yükletilmesi anlamına gelecektir ki bu durum hukuka aykırılık teşkil ettiğini, arz edilen nedenlerle;
aleyhine açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Nüfus Kaydı, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Büyükşehir Belediye Başkanlığı müzekkere cevabı, ---- Meteoroloji Bölge Müdürlüğü müzekkere cevabı, Araç Hasar Fotoğrafları, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası, Faturalar, Ekspertiz Raporu, Sigorta poliçesi ve Hasar dosyası, Bilirkişi Raporu, sair bilgi, belgeler İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava, maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen İMMS Poliçesi teminatı kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114 ve115.maddeleri gereğince dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Bilindiği üzere sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401.
Maddesinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacının malik ve sürücüsü olduğu---- plakalı hususi otomobilin davalı sigorta şirketi nezdinde 17/02/2021 - 17/02/2022 başlangıç ve bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğu sabittir.
Yine dosyadaki bilgi, belge ve bilirkişi raporuna göre araçta 11.460,00 TL hasar onarım bedeli bulunduğu ve davacı vekili tarafından bu bedel üzerinden dava değerinin kısmi ıslah yoluyla artırıldığı açıktır.
6102 sayılı TTK'nin 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.
Bu ilkeler uyarınca somut olaya bakıldığında ----- Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ---- Meteoroloji Bölge Müdürlüğü müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve diğer delillere göre 02/11/2021 tarihinde gece saat 01.00 sularında iddia edildiği gibi ----- ili ---- kavşağında aracın hava filtresini ve dolayısla motorurunu etkileyecek şekilde yağmur ve sel suları hadisesinin vuku bulmadığı açıkça anlaşılmıştır.
Buna göre dosyada bulunan hasar araştırma raporu ve olayların gerçekleşme biçimi ve iddianın öne sürülüşüne ve hasarın meydana geldiği yer ve zamana ilişkin somut bir delil bulunmayışına göre olayın ve hasarın iyiniyet kurallarına ve doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı şekilde ihbar edildiği anlaşılmış olup, rizikonun teminat kapsamında kaldığının ispat yükünün davacı sigortalıya geçtiği ve davacının işbu iddiasını TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri nezdinde usulüne uygun olarak ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TTK,1409, 1446/2 HMK, 25/2, 26, 27/2/b,30, 31, 109, 187/1, 190, 194, 198, 266 vd ) Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davacı taraf gider olan ekspertiz ücreti hariç dava esas değeri olan 11.460.00 TL üzerinden sorumlu tutulmuştur.
Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen dava şartı arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/643, K. 2024/601, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama