KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/644
- Karar no
- 2024/1465
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16/12/2021
- Numarası
- 2020/520 Esas - 2021/1023 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile.
18/07/2019 tarihinde müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın Türkiye kontrolünde olan Suriye ülkesi Halep/Çobanbey bölgesi'nde sürücü ... sevk ve idaresindeyken çift taraflı meydana gelen ölümlü trafik kazasında müvekkili adına kayıtlı aracın pert haline geldiğini, müvekkili tarafından müteveffaların vefatı sebebiyle ailelerine toplam 60.000.000 USD ödendikten sonra aracın Türkiye'ye getirildiğini, aracın Türkiye'ye gelmesi sonrası 01/04/2020 tarihinde hasar başvurusunun yapıldığını, sigorta şirketinin cevabında "sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması sebebiyle" müvekkilinin taleplerinin reddedildiğini,
araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olmasının bir kusurlu davranış olarak kabul edilmeyip can güvenliği için mücbir sebep olarak kabul edilmesinin gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun mevcut olduğunu, kasko poliçesinde yurt dışında araçta meydana gelen zararların da teminat altına alındığını, sigorta şirketi tarafından olumsuz cevap verilmesi üzerine aracın pert bir şekilde 05/05/2020 tarihinde ... Pet. Tic. ve San. Ltd.
Şti'ne 90.000.00 TL bedel karşılığında satıldığını, araç satıldığı esnada kasko bedelinin 275.000.00 TL civarında olduğunu, müvekkilin 130.000.00TL civarı zararı bulunduğunu ve bu zararın kasko poliçesi gereği davalıdan tahsilinin gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,
müvekkilinin maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ... plakalı aracın pert olması sebebiyle şimdilik pert/hasar bedeli olarak 1.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacının dava dilekçesinde açıkça 130.000,00 TL zararın olduğunu beyan ettiğini, davanın mevcut koşullarda belirsiz alacak olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu araç üzerinde rehin hakkı bulunup bulunmadığı ve davacının aktif husumet ehliyeti yönünden araştırılmasının gerektiğini, 18.07.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün firari olduğunun açık olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün, sigortalı beyanı ile davaya konu kazadan sonra kolluk birimleri/tıbbi birimler ile temasa geçmediği somut vakıa olduğunu,
davacının zararının Suriye'de gerçekleştiğini, kasko sigorta poliçesinde açıkça Suriye'de ve Afganistan'da meydana gelen zararların teminat harici tutulduğundan davacının zararın coğrafi olarak kapsam dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sürücü ...’ün Suriye gibi güvenlik önlemlerinin olmadığı, hayati tehlikenin her an mevcut olabileceği, can güvenliğinin bulunmadığı bir ülkede kaza sonrası Türkiye’ye girmesinin tamamen hayatın olağan akışı içerisinde olduğunu, bunun, "kaza yerinden firar etmiş olması" şeklinde gerekçelendirilmesinin hasar bedeli ödememek için yapılan kötüniyetli bir söylem olduğunu, araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olmasının kusurlu bir davranış olarak kabul edilmeyip can güvenliği için mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini,
davalı kurum ile poliçe yurtdışı teminat klozu başlığı altında sigortalı aracın yurt dışı teminatı süresi içinde, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.2. maddesi hükmü hilafına, "yabancı ülkelerde çalınması, yanması, çarpması, çarpışması,
devrilmesi vb. hasara uğraması sigorta teminatı içine alınmıştır." şartı bulunduğunu, Genişletilmiş Kasko Sigortası Sözleşmesiyle kasko sigortası bağlamında verilen teminatların, poliçede belirtilen sınırlar dahilinde, yurt dışında da geçerli olacağı konusunda anlaşılmış olup Türkiye sınırları dışında meydana gelen zararlar da ek sözleşmeyle teminat altına alındığını, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu,
kazaya karışan sigortalanan araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olmasının tek başına kaza sonucu oluşan hasarın teminat dışı bırakılması için bir neden oluşturmayacağı ilgili Yargıtay Kararlarında da konu edildiğini, hangi rizikoların teminat dışında bırakılacağı hususunun da ispatı sigortalıya ait olması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK'nın 1409/1.maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, Davacıya ait ... plakalı aracın davalı ... tarafından kasko poliçesi ile davacı şirket lehine sigortalandığı, sigortalı aracın 18.07.2019 tarihinde Suriye sınırları içinde hasar gördüğü anlaşılmıştır.
Davaya konu Genişletilmiş Kasko Poliçesinin sözleşmenin 3.sayfasında "Yurt Dışı Teminat Klozu" başlığı altındaki düzenlemenin incelenmesinde, aracın yurt dışında çalınması, yanması, çarpma ve devrilme vb.hasara uğraması teminat altına alınmış olmakla birlikte "Suriye ve Afganistan'da meydana gelebilecek tüm hasarlar teminat dışında bırakılmıştır" (sözleşmenin 4.sayfasının ilk paragrafında) denilerek Suriye'de gerçekleşen hasarlar açıkça teminat dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle tazminata konu olayın Suriye'de gerçekleştiği ve poliçe kapsamında olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince "... davacıya ait ... plakalı aracın davalı ... tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığı, ek sözleşme ile teminat altına alınabilecek aracın yurt dışı hasarlarının poliçe kapsamına alındığı, ancak Suriye ve Afganistan'da meydana gelen tüm hasarların teminat dışında bırakıldığı..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/644, K. 2024/1465, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama