KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/70
- Karar No
- 2024/54
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2024
Karar Metni
1.338 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/70 Esas
KARAR NO:2024/54
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/01/2022
KARAR TARİHİ:22/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın yasalara aykırı olduğunu, borçlunun yetki itirazı geçerli bir itiraz olsaydı dahi konusu para olan borçlara ilişkin açılan icra takiplerinde alacaklının adresinin bulunduğu yerdeki icra daireleri de yetkili daireler olduğunu, bu nedenle borçlunun yetki itirazının reddi gerektiğini, davacı ve davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı ve ödenmemiş olan icra takibine konu cari hesap ekstresinin ekte olduğunu, söz konusu faturalarda da görüleceği üzere alacaklı davacı şirket ile borçlu davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç söz konusu olduğunu,
davalı davaya konu icra takibine itirazında davacı borcu olmadığı iddiasında bulunmasına rağmen takibe konu borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge de sunulmadığını beyan ederek; borçlunun yetki itirazının reddine, davamızın kabulü ile ------ dosyasına vaki itirazın iptali ile (10.508,25 TL Asıl Alacak açısından) takibin asıl alacağa işleyecek ticari reeskont avans faiz ile birlikte devamına, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın şirketlerine yaptığı icra takibine yaptıkları itirazın, itiraz dilekçemizde yetkili icra dairesinin gösterilmediği iddiası ile geçerli olmadığını belirtmişse de bu husus gerçek olmadığını, dilekçelerinde açıkça "Yetkili İcra Daireleri---- ve -------- İcra Daireleri'dir." şeklinde açıkça belirtildiğini, şirketlernin yerleşim yerinin ------ olduğunu, ayrıca davacının icra takibine konu alacağının dayanağı taraflara arasındaki mal alımından kaynaklanmakta olup, söz konusu mal-----alınmıştır.
Bu nedenle----- İcra Daireleri yetkili olduğunu, taraflar arasındaki satışın ticari iş niteliğinde olmadığını, şirketleri tarafından alınan malzemelerin ------ şirket yetkilisinin evinde kullanılması için alınmış olup, bu durumda şirketlerin tacir durumunda değil tüketici durumunda olduğunu ve sözleşmeden dönme hakkını kullandıklarını.
Davacı tarafa süresi içinde dönme hakkını kullandıklarını bildirdiklerini satılan malzemenin teslim edileceği yerin iletilmesi veya teslim almaları bildirildiğini, konu ile ilgili mesaj ve mail çıktılarının mevcut olduğunu, söz konusu mallar hala davacı tarafından teslim alınması için şirketleri tarafından depo edildiğini beyan ederek;
öncelikle şirketimiz aleyhine açılan işbu haksız davanın mahkemenizin yetkisiz olması nedeni ile reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı yan aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
------Esas, Taraf şirketlere ait ---- formları, bilirkişi raporları.-------- sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 11.988,69 TL alacak yönünden 05.11.2021 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı tarafından 18.11.2021 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. ----- eliyle düzenlenerek mahkememize ibraz edilen 16.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
davacı tarafın ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu ve lehine delil vasfı bulunduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre dava konusu alacağa dayanak tüm faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın davalı şirketten 10.508.25 TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir.Talimat mahkemesine ibraz edilen 17.07.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; davalı tarafın ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu ve lehine delil vasfı bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre dava konusu alacağa dayanak tüm faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu,
davacı tarafın davalı şirketten 10.504,95 TL alacağının bulunduğu, faturaların tarafların ----formlarında kayıtlı olduğu, davacı ve davalı kayıtlarında alacak/borç arasındaki 3,30 TL farklılık olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, ------sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Her ne kadar davalı borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine ve mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de dava konusu alacağın para alacağı olması sebebiyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 89. Maddesinin "para borçları alacaklının ikametgahında ödenir" hükmü gereğince alacaklının yerleşim yerinin icra dairesinin ve mahkememizin yetkisi içerisinde bulunduğu anlaşılmakla davalı borçlunun icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yönelik itirazı mahkememizce yerinde görülmemiştir.Türk Medeni Kanunun 6.
Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.---- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu 10.504,95 TL'lik alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen ------ formlarında kayıtlı olduğu,
bu haliyle davacının asıl alacak talebine ilişkin davasında kısmen haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/70, K. 2024/54, 22 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama