KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/323
- Karar No
- 2024/574
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
Karar Metni
2.323 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/323
KARAR NO : 2024/574
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----nezdinde ----- numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ----- plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği üzere 03.12.2022 günü sebep olduğu kaza sonucunda davacı adına kayıtlı ---- plakalı araç hasarlandığını, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi sigortalısı ----- plakalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu,
kaza tutanağı ve olay yeri resimleri incelendiğinde davacının maliki bulunduğu ---- plakalı araç sürücüsünün trafik kurallarına riyaet etmiş olduğu ancak davalı sigorta şirketi sigortalısı olan ----- plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddelerine aykırı hareket etmesinden dolayı asli kusurlu olduğu sabit olduğunu, söz konusu kazada davacının gereken dikkat ve özeni göstermiş olmasına rağmen tramer kaydında %100 kusurlu olarak gösterildiğini, davacının kusursuz olduğunu, davacının meydana gelen kaza ile ilgili olarak sigorta şirketine kazayı ihbar etmiştir.
Sigorta şirketi hasar dosyasını açarak eksper görevlendirdiğini, sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda davacının aracında toplam 13.077,18 TL hasar meydana geldiği tespit edilmiş olmasına rağmen müvekkile hiçbir ödeme yapılmadığını, yaşanan trafik kazasından dolayı davacıya ait aracın hasarlandığını ve aracın tramer kaydına hasar işlendiğini ve davacıya ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı,
kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği hususları değer kaybında gözönüne alınan aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerekeceğini, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı;
davacının kusursuz olduğunun tespiti için Mahkemece yaptırılacak kusur bilirkişi incelemesi ile kusur oranlarının tespitine, davacının aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10,00 TL maddi hasar alacağının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen 400,00 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP/TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir.
DELİLLER
Nüfus Kaydı, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Hasar Dosyası ve ZMMS Poliçesi, Kaza ve Araç Fotoğrafları, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Ekspertiz Raporu, Hasar Tespit Raporları, E-mail, Bilirkişi Raporları, Dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu araçta meydana gelen hasarın onarım bedelinin ve araçta oluşan değer kaybının. 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 9/1, 86/1,88/1 maddeleri ve genel hükümler gereğince ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, zorunlu arabuluculuk ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan dava şartları, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından takdiren bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılarak yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Dosyada mukim belgelere göre davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de, zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde ise sigorta sözleşmesi düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 1483.maddesine göre sigorta şirketlerinin faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları, 1409. maddede, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede, sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir.
Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1.
Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.
Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır.
İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Hasar onarım bedeli yönünden.
Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.
Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay -----.HD'ni ---- sayılı ilamı)
Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda.
Mahkememizce öncelikle tarafların kabulünde olan dava konusu kazaya karışan araç sürücülerinin KTK'nin 81/2 maddesinin verdiği yetki gereğince düzenledikleri kaza tespit tutanağı ve bunu doğrulayan Adli Trafik Bilirkişisi ----- tarafından hazırlanan 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı sürücünün KTK'nin 52/b ve 73. maddelerinde düzenlenen hıza ilişkin genel kurallara ve tedbirsiz ve saygısız araç kullanmaya aykırı davranmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği tespitinin somut olaya ve delilere uygun olduğu anlaşılmakla davalı şirkete sigortalı araç sürücünün kazada asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir.
(TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay ----.HD.----.) Bu kabulden hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ---- 22/04/2024 tarihli raporunda belirlenen hasar onarım bedeli ve değer kaybı miktarlarının da yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle tam olarak örtüştüğü, söz konusu zararların kaza tarihindeki piyasa koşullarına göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararları yansıttığı da kabul ve takdir edilmiştir.
Böylece somut olayda davalının yapılan başvuruya göre zararı karşılamamasına asıl sebebi olarak gösterilen kusur başta olmak üzere hasar onarım ve değer kaybı bedelleri yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetildiğinde olayın haksız fiil kapsamında olmasına göre gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen zararların kaza tarihinde geçerli olduğu sabit olan poliçe kapsam ve teminatı gereği limitiyle sınırlı olarak davalı şirket tarafından tazmin edilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur.
Binaenaleyh davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesi temelinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri gereğince esastan ispat ettiği ve davasında tamamen haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemi ve taleple bağlılık ilkesi, yapılan başvuruya göre belirlenen temerrüt tarihi ve olayda sigortalı aracının hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faiz tür ve oranı da gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.
29.393,24 TL hasar onarım tazminatı ve 23.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 52.383,24 TL tazminatın 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddeleri gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 03/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin faiz ve feriler hariç hükmedilen miktar yönünden şirketinin araç başına maddi 100.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
(AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TBK, 49, 50, 51, 61, 74/1, KTK, 3, 85, 86/1, 88 ,90,91, 97, 99, 109, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. Maddesi, HMK, 25, 26, 27, 30, 31, 33, 107, 187/1, 190, 194, 198, 266/1, 282, ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalı sorumlu tutulmuştur.
Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/323, K. 2024/574, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama