KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/331
- Karar No
- 2025/302
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
3.012 kelime·15 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/331 Esas
KARAR NO: 2025/302
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/04/2022
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------- plakalı aracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi ---- günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili---- plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada --- plakalı araç sürücü 2918 Sayılı KTK’nın 57. Maddesini ihlalinden dolayı kusurlu bulunduğu,
müvekkilinin, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazaya istinaden davalı-------- eksper raporu tanzim edildiğini, sigorta şirketi bu raporu baz alarak müvekkiline hasar ödemesi için 24.750,00 TL ödemede bulunduğunu, düzenlenen bu eksper raporu afaki olduğu,
müvekkilininin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, atanan eksper raporundan da anlaşılacağı şekilde müvekkilinin aracında 64.141,50 TL hasar tespit edildiğini, yaşanan trafik kazasından sonrasında müvekkilinin aracı çok ağır hasar aldığını, söz konusu trafik kazasından dolayı müvekkiline ait araç hasarlandığını ve aracın tramer kaydına hasar işlendiğini,
müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10 TL eksik bakiye alacaklarını davalı şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ------alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10 TL değer kaybı tazminatının davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ------ alınarak müvekkiline ödenmesine,
müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 400,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı --- üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP /TALEP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca; alacağın miktarının belli olmaması halinde belirsiz alacak davası açılabileceği, davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlendiği ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından,
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ----- sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ---------- sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 41.000,00-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki uyuşmazlıkta hasar dosyasının müvekkili şirket tarafından incelendiğini,
sigortalı aracın en fazla yüzde 75 kusurlu olabileceği tespit edildiğini, bu durumda, sigortalı aracın hiç kusurunun bulunmayabileceği değerlendirildiğinden dosya üzerinde kusur tespiti yapılmasını talep ettiklerini, huzurdaki uyuşmazlığa konu talep için, işbu davadan önce, davacı yana 16.08.2021 tarihinde 1.334,00-TL değer kaybı tazminatı ödendiğini, hesaplama, tamamen doğru verilere göre yapıldığını ve müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak zamanaşımına uğramış davanın reddine,
zarar meblağının belirlendiği iddia edilmesine rağmen belirsiz alacak davası açıldığı müşahede edildiğinden davanın usulden reddine, sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından davanın reddine, aksi halde kusur tespitinde bulunulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı ve hasar tazminatı taleplerinin cevap dilekçelerinde belirttikleri ve re'sen gözetilecek nedenlerle esastan reddine, yokluklarında aldırılan ve makul gider kapsamında olmayan ekspertiz ücreti talebinin reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile,
araç hasarı ve değer kaybı yönünden yukarıda belirttikleri gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi beyan ve talep edilmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ----- Kararı, ------araç tescil kayıtları, Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı, ---------- Kayıtları, Hasar Dosyası ve Poliçe, Fotoğraflar, Ekspertiz Raporu, Banka Dekontları, Serbest Meslek Makbuzu, Bilirkişi Kök ve Ek Raporu, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu hususi araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararının.
6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince davalı ------ tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizin------ karar sayılı kararı ile kesin hüküm nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karar, ----- sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına yeniden kaydının yapıldığı ve taraf vekillerine gönderilen davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada; kaldırma kararı sonrası yeniden tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelemeye tabi ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97 ve 99 maddeleri gereği sigorta şirketine başvuru ile HMK'nin 114. maddesinde sayılan genel ve özel nitelikteki dava şartları, yargı harçları ve taraf sıfatı gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesi suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş,
uyuşmazlık belirlenmiş ve işbu dava yönünden ihtiyari nitelikte olduğu anlaşılan arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek aşamalarda delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin usule ve esasa ilişkin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere ve ----- kısaca değinmekte yarar vardır.Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir. Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide. Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır.
Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise,
“işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan ------ maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, -------motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde,
o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır.
Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.
Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.Hasar onarım bedeli yönünden;
---------- istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.
Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. --------Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar,
toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; ---- tarihinde ---- davacının malik/işleteni olduğu, dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----Plaka sayılı kamyonet ile dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------- plakalı otomobilin karıştığı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği tespit edilmiştir.
2918 sayılı KTK'nin 83. Maddesi gereğince Trafik zabıtası tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının bir örneği dosyaya mübrezdir. Haksız fiil niteliğindeki trafik kazasında kusurlu eylemiyle kazaya neden olduğu öne sürülen ------ plakalı otomobil dosyada mukim poliçeye göre kaza tarihi itibariyle davalı- nezdinde -------başlanğıç - bitiş tarihli araç başına maddi 41,000,00 TL limitli ------- poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın, 6918 Sayılı KTK'nin 97.maddesi gereğince davalı ---- şirketine başvuru yaptığı anlaşılmış olup, davalı ----------- tarafından oluşturulan hasar dosyası ve poliçe örneği de celp edilmiş olup davacıya hasara ve değer kaybına ilişkin kısmi ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlığın temelinin meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar ve değer kaybı bedelleri üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine ve buna göre oluşan değer kaybı zararının belirlenmesi halinde uyuşmazlığın çözüleceği aşikardır.
Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi ,belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır. Buna müteakip taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge, delil ve tüm kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.
Mahkememizce bu kapsamda HMK'nin 266.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden kusur oranları ve davaya konu zararların varlığı ve miktarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ------ resen seçilen Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişi----- tarafından düzenlenen ----------- tarihli ek raporda özetle kazada kusurun % 75 oranında kavşaklarda geçiş önceliğine uymayan davacının aracının sürücüsünde % 25 oranında ise aracın hızına ve teknik özelliklerine ilişkin kuralların ihlalini yapan davalıya sigortalı araç sürücüsünde olduğu, kaza nedeniyle davacının aracında 70.752,42 TL hasar onarım bedeli ve 19.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu yönünde tespit, hesap ve görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek ileri sürülen beyan ve itirazlar değerlendirilmiş kök rapora yapılan itirazlar yönünden ek rapor alınmış; ancak ek raporun gerekçeli, denetime açık ve hüküm verilmesi için elverişli ve yeterli bulunduğu anlaşılmakla davalı vekili tarafından ek rapora yapılan vaki itirazlar yerinde görülmemiştir.
(HMK,281/2,3,282) Bu kapsamda öncelikle somut olayda kusur yönünden kaza sonucunda kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımı ile bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği ve olaya uygun olduğu anlaşılmakla davalıya sigortalı araç sürücüsünün KTK'nin 52/1,a,b maddesindeki Sürücüler: Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak- Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol,
hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğuna ilişkin kuralları ihlal etmesi sebebiyle % 25 oranında kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. ----- Dolayısıyla davalının sorumluluğu bu oran nispetinde olacaktır.
Mahkememizin ----- karar sayılı kararı ile kesin hüküm nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen ilk karar, -------- Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla birlikte; kararda hasar hasar onarım tazminatı yönünden yerinde görülmüş; sadece değer kaybı ve ekspertiz ücreti talebi yönünden kesin olarak kaldırılmış durumdadır.
Buna göre esasen hasar onarım tazminatı yönünden önceki karar kesinleştiğinden hasar onarım bedeli yönünden hüküm bütünlüğü açısından önceki karar tekrar edilerek hasar onarım bedeline ilişkin olarak ----- sayılı dosya ile----- başvurduğu ve ---------- sayılı karar ile kesin olarak karar verildiği tespit edilmiş olduğundan davacının hasar onarım bedeline yönelik davasının, 6100 Sayılı HMK'nin 114/1-i maddesi gereğince 'kesin hüküm nedeniyle.
6100 Sayılı HMK'nin 115/2.maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Her ne kadar önceki karar gereği hasar onarım tazminatı yönünden karar içeriğinden anlaşıldığı üzere bir kaldırma kararı olmasa da hükmün bütün olarak kaldırılması karşısında ve özellikle değer kaybı olgusunun hasara ve hasar onarım miktarının da tespitine bağlı olması karşısında uyuşmazlık ve tahkikat genel çerçevede belirlenip sürdürülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Ne var ki bundan sonraki açıklamalar sadece değer kaybına ilişkin olacaktır. Bu kabulden ve açıklamalardan hareketle Makine Mühendisi bilirkişi ---------------- tarafından düzenlenen kök ve ek raporda belirlenen değer kaybı bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle ve özellikle aracın önceki piyasa değeri ile onarım sonrası piyasa değeri yönünden kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından işbu dava 6100 Sayılı HMK'nin 107.maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak açıldığından mahkememizce bilirkişi kusur ve hasar/değer kaybı raporu doğrultusunda alacağın/zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek verilen süreye göre talep arttırılmış ve harç tamamlanmıştır.
(HMK,107/2) Davacı vekili tarafından yapılan talep artırım dilekçesinde hasar onarım tazminatı yönünden herhangi bir arttırım yapılmadığı, değer kaybına ilişkin yapılan arttırımda da önceden yapılan ödemelere göre bakiye poliçe limitinin gözetildiği anlaşılmıştır.-------- Binaenaleyh, davacının değer kaybına ilişkin davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre benimsenen bilirkişi ek raporu da gözetildiğinde esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle;
vaki talep artırım işlemi, davalıya sigortalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle yasal faizi uygulanmasının gerekmesinin değerlendirilmesinin sonucunda davanın kabulü ile.
11.364,75 TL değer kaybı tazminatının, 2918 sayılı KTK'nin 97 ve 99/1 maddelerine gereğince temerrüt tarihi olarak belirlenen 05/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı ... şirketinin araç başına maddi 41.000,00 TL poliçe teminat limitiyle sınırlı/sorumlu olması kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ---------- 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan (geçici hukuki koruma tedbirleri kapsamında yapılan ekspertiz ücreti için ödenen fatura/makbuz bedeli dahil) yargılama giderlerinden,
hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararları yönünden yapılan giderler ortak olduğunda işin niteliği ve 327. maddeye göre dürüstlük kuralı gereği 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı ... sorumlu tutulmuştur.
Ancak davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik 1.fıkradaki hüküm açısından davacı aleyhinde, davalı vekili yararına davalı şirket lehine vekalet ücreti hesap ve takdir edilmesi gerekmiştir.
Bununla birlikte, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi ----- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinine gelince; -------içtihatlarında da açıklandığı üzere işbu davanın yalnızca KTK'nin 97/1.maddesi uyarınca yalnızca sigortaya başvuru şartına tabi olduğu,
ayrıca zorunlu arabuluculuğa tabi bir dava olmadığı halde davacı tarafından ihtiyari olarak arabuluculuk sürecine başvurulmuş olduğu anlaşılmakla bu ücretten de davacının sorumlu tutulması suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/331, K. 2025/302, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama