KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/473
- Karar No
- 2024/744
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
2.484 kelime·12 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/473 Esas
KARAR NO: 2024/744
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 14/07/2023
KARAR TARİHİ: 07/11/2024
-----maddesine göre ---- adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------Ticaretnde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirkete ait ----- plakalı araç ile davalı araç sürücüsünün idaresindeki ------ araç arasında ------ tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, davacı şirketin işleteni olduğu, dava dışı araç sürücüsü olan ----- idaresindeki ---- geldiğinde---- üzerinde seyir halinde olan davalı ----sevk ve idaresindeki -----plakalı araca kavşak içerisinde sol yan tarafından çarpmış ve araçlar sürüklenerek ---- plakalı aracın sol ön tarafında---- üzerinde park halinde bulunan -------- çarpması sonucu üç araçlı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
çarpmanın sonucunda davacı şirkete ait aracın ön kısımlarında ciddi hasar meydana geldiğini, olay yerine gelen polis ekipleri tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, davacı şirketin işletini olduğu aracın onarımı davacı şirket tarafından yapıldığını, onarıma ilişkin davacı şirket 30,305,05 TL tutarında hasar meydana gelmiş olup davalı sigorta şirketi ve davalı yana kusuru oranında yansıtma fatura tanzim edildiğini, ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı araç sürücüsü davacı şirketin aracının ön kısmında meydana gelen hasardan tali ve %25 oranında kusurlu olduğunu,
hasara maruz kalan araç üzerinde gerçekleştirilen onarımlar sonucunda davalı sigorta şirketine, davalı araç sürücüsünün kusuru oranında,----- tutarında yansıtma fatura tanzim edildiğini, hasarın tespiti için ekspertiz yapılmış olup ekspertiz ücreti 478,96 TL tutarında olup davacı şirket tarafından ödendiğini, arz edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, borçlunun takibe, asıl alacağa, ferilerine ve faize ilişkin haksız itirazlarının iptaline,
----- icra dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı ----- tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir.Ancak davalı davada kendisini vekilli temsil ettirmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı ----------- tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir.
Ancak davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiştir.Davalı----------- tarihli beyan dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait araçta kaza tarihinde sürücüsü olan ------- asli ve tam kusurlu olarak % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğini, davacı tarafın, bahse konu aracın onarımı süresince mahrumiyet zararı taleplerini kabul etmediklerini, zira mahrumiyet zararına ilişkin talepler dolaylı zarar niteliğinde olup, davalı şirket nezdinde düzenlenen -------- teminatı dışında kaldığını,
davacıya ait aracın tamiri süresince çalıştırılamaması nedeniyle oluşabilen kazanç kaybı veya ikame araç gideri trafik sigortası kuvertürü dışında olduğunu, zira, hasar veren aracın trafik sigortacısı, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1 nci madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1 ncı maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1 nci madde hükmü, gerekse Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının 1 nci madde hükmü, ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüş bulunduğunu, diğer anlatımla, aracın uğradığı hasar teminat kapsamında kalırken,
aracın sigorta ettireni malikin kazanç kaybı, ikame araç gideri teminat dışında kaldığını, açıklanan hususlar dahilinde dava esasına sunulan kusur raporu gereği sigortalı aracın kusursuz olması sebebiyle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava ------ Tutanağı, ------ Dosyası, Yaralanmalı ve Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ---- kayıtları, ----dosyası ve Poliçesi,---- Raporu, Faturalar, Kazalı Araç Fotoğrafları, Bilirkişi Raporları,----- Kusur Raporu, Dosyadaki Diğer Bilgi ve Belgeler.
İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:Dava, yarlanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar onarım bedelinin davalı sürücünün % 25 kusur oranına göre.
2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü sıfatıyla davalı gerçek kişi ile 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS Poliçesi teminatı kapsamında 2918 Sayılı KTK'nin 85/1-son, 91/1, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusur durum ve oranına göre davalı sigorta şirketinden tahsili için başlatılan ---------- icra takibine karşı davalılarca yapılan itirazlar nedeniyle.
2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi kapsamında açılmış itirazların iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, taraf sıfatı ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı çözmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek tahkikat işlemleri yerine getirilmiş,
mevcut ve toplanan deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve son duruşmada hazır bulunan davalı gerçek kişi vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde;---------Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak,
genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ----- Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ----- yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. ----Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. --------Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır.
Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir.
İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Bilindiği üzere Haksız fiil ise öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir.
Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1.
Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.
Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK. madde 61. gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1).
Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya gelince ;
davacı şirket tarafından -------- dosyasından davalı-borçlular hakkında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına bağlı olarak meydana gelen hasar onarım bedelinin davalı sigortalısı araç sürücüsünün kazada & 25 oranında kusurlu olduğu iddiasına bağlı olarak zararın bu oranda rücuen tahsili için icra takibi başlatıldığı ,icra takibine yapılan itirazlar üzerine icra takibinin durdurulduğu ve bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Dolayısıyla eldeki somut uyuşmazlığın da yaralanmalı/ maddi hasarlı trafik kazasında kusur, hasar ve hasar onarım bedeli üzerinden çözülmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.
Mahkememizce bu şartlara göre açılan işbu dava üzerine taraf teşkili sağlanarak işin esasının incelenmesine geçilmiş, davalılar davaya yanıt vermediğinden yasa gereği münkir kabul edilerek davacı vekili tarafından gösterilen deliller toplanmıştır.
Olayın temeli dosyada bulunan kaza tespit tutanağına ve diğer delillere göre ------- davacı şirketin malik/işleteni olduğu dava dışı sürücü --- sevk ve idaresindeki ----- plakala sayılı hususi ---- ile davalı işleten-malik-sürücü ---- sevk ve idaresindeki----------- karıştığı yaramamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Davalı --- sorumluluğundaki --- araç davalı sigorta şirketine kaza tarihi kapsar şekilde -----------başlangıç ve bitiş tarihli olarak zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olduğu da tartışmasızdır. Somut olayda tarafların hukuki sorumluluğu ve yasal nedenler yukarıda gösterilmiş olup buna göre davalıların sorumlu tutulabilmesi için öncelikle kazada sürücünün kusurlu olup olmadığı ve hasarın uygun olup olmadığının tespiti gerekmiştir.
Bu kapsamda Mahkememizce evveliyetle HMK'nin 266.maddesi gereğince olayın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden sürücülerin kusur durum ve oranı yönünden rapor düzenlenmesi için dosya ---- resen seçilen---- Bilirkişisine tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ------ tarafından dosya üzerinde üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 12.03.2024 tarihli raporda özetle; ---- plakalı araç sürücüsü----, kazanın oluşumunda %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu,---- plakalı araç sürücüsü ------ kazanın oluşumunda % 0 (YÜZDE SIFIR) KUSURSUZ olduğu, ----- plakalı (park halinde) olan aracın sürücüsünün, kazanın oluşumunda % 0 (YÜZDE SIFIR) KUSURSUZ olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu işlemin ardından dosya makine mühendisi bilirkişiye verilmiş ve hasar yönünden rapor tanzimi istenmiştir. Makine Mühendisi bilirkişi ------ tarafından düzenlenen 24/04/2024 tarihli raporda ise davacının aracında 30.305,05 TL hasar onarım bedeli oluştuğuna ilişkin hesap ve görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının taraf vekillerini tebliğine müteakip davacı vekilinin özellikle kusur raporuna karşı itirazları üzerine dosya bu kez---- gönderilerek mevcut rapor ve itirazlar doğrultusunda kusur raporu istenmiştir. ------ tarafından düzenlenen 22/08/2024 tarihli raporda da bilirkişi raporu teyit edilmiş ve davalı sürücünün kazada kusurunun olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi kusur raporu ve onu teyit eden -----raporunu inceleme ve değerlendirmesine göre davacı şirkete ait araç sürücü-------- olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşak kollarını kontrolü altında bulundurması, kaza mahalli olan kontrolsüz kavşakta sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği,
kontrolsüzce kavşak müşterek alanına girmesi neticesi sağ tarafından gelen ve ilk geçiş hakkına sahip aracın hareket alanına girdiği anlaşılmakla meydana gelen kazada KTK'nin 84/h) maddesindeki kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiğinden tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmış ve önceki bilirkişi raporu ve ona karşı yapılan itirazlar nezdinde düzenlenen----- raporunun kazaya ve tarafların durumuna uygun olduğu gibi,
gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilerek aynen benimsenmiştir. -------Buna göre "hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez" ilkesi gereği zarar görenin zararının tamamen kendi araç sürüsünün kusurundan kaynaklanması karşısında bunun sonuçlarına katlanması gerektiği, davalıların 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince zarardan sorumlu tutulamayacakları sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Binaenaleyh; yukarıda ayrıntılı olarak yasal nedenleri ve ilkeleri gösterildiği üzere yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK'nin 6 ve HMK'nin 190. maddeleri esaslarına göre ispat edilemeyen ve hukuki temeli bulunmayan işbu davanın esastan reddine karar verilmiştir. ----------- 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/473, K. 2024/744, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama