KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/708
- Karar No
- 2025/34
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2025
Karar Metni
1.536 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/708
KARAR NO : 2025/34
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı borçlu ile dava dışı temlik eden ----aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı ----borcu bulunduğunu, müvekkili ...'ın delillerde ve ekte sunulan ----. Noterliği'nin 16.03.2022 tarih ve ----- “temlik sözleşmesi” ile dava dışı alacaklı şirketten alacağını temlik aldığını ve alacaklı konumuna geçtiğini, davalı ile yapılan görüşmeler sonucunda borcun ödenmemesi nedeniyle ----.
İcra Müdürlüğü'nün-----. sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe davalı tarafça 01.12.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşmaya varamadıklarını, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının alacağı devir alınan ----- borçlu olduğu ve sunulan irsaliyeler ile de satılan bu malların davalıya teslim edildiği ve davalının haksız yere borca itiraz ettiğinin görüleceğini, yapılacak yargılamanın süreceği zaman dikkate alındığında alacaklarının sürüncemede kalma riski altında bulunduğundan davalı şirketin mal, para,
araç ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir verilmesini talep ettiklerini belirterek ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir verilmesine,-----İcra Müdürlüğü'nün ------ Sayılı dosyasında yapılan itirazın İptaline ve takibin devamına, asıl alacağın 96 20'den aşağı olmamak üzere tazminata, dava masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinin kabulüne, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı tarafın takibe konu alacağın %20 den az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, müvekkilin fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER. ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası, BA BS formları, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı taraf aleyhine----İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyası nezdinde davacı tarafça başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Somut olayda; ----. Noterliği'nin 16.03.2022 tarihli, ------ yevmiye numaralı, Temlik Sözleşmesi ile davadışı -----davalı ... ---- olan 9.820 Euro alacağının davacı ...'a temlik edildiği, huzurdaki dava ile işbu temlik edilen bedelin davalı taraftan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin talep edildiği görülmüştür.
SMMM bilirkişiden alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının incelenmesinde;
Davadışı ----- şirketinin incelenen kayıtlarına göre; TL, Euro ve USD olarak takip edilen davalı ... ile ticari ilişkisinin 2016 yılı öncesinden süregeldiği, 03.01.2020 tarihinde sonlandığı, Dava dışı ----- şirketinin davalı ...'na TL hesabından 47.026,59 TL borçlu, USD hesabından 9.574,21 TL alacaklı, Euro hesabından 41.906,98 TL alacaklı olduğu, söz konusu hesapların netleştirilmesi sonucında toplamda 4.454,60 TL alacaklı olduğu görülmüştür.
Davalı ...'nun incelenen kayıtlarına göre; dava dışı ----- şirketi ile ticari ilişkisinin 2016 yılı öncesinden süregeldiği, 03.01.2020 tarihinde sonlandığı, davalı ...'nun dava dışı ---- şirketine 5.302,44 TL borçlu olduğu görülmüştür.
Taraflar BA BS formlarının uyumlu olduğu görülmüştür.
Davadışı ----- tarafından davalı ...'na kesilmiş faturaların kur bilgisine yer verilerek TL olarak düzenlendiği, söz konusu bu faturaların Vergi Usul Kanunu gereği tarafların resmi defter kayıtlarında TL olarak yer aldığı, davadışı----- yardımcı defterlerinde ise TL tutarlarının yanında döviz tutarlarınında kayıtlı olduğu görülmüştür.
Döviz cinsinden takip edilen hesaplarda, döviz cinsinden düzenlenen faturalara ilişkin davalı tarafından yapılan ödemelerin davadışı firma tarafından ödeme günündeki ----- döviz alış kuru esas alınarak defterlerine kayıt edildiği görülmüştür.
Davalı tarafından davadışı firmaya teslim edilen vadeli çek ve senetlerin de davadışı firma tarafından vade tarihlerindeki kur dikkate alınmadan kendilerine teslim edilen tarihteki ----- döviz alış kurunun esas alınarak kayıtlarına işlendiği görülmüştür.
Neticeten;
EURO hesabında 19.092,91 Euro karşılığı 41.906,93 TL davacı alacaklı
USD hesabında 5.462,91 Dolar karşılığı 9.574,22 TL davacı alacaklı
TL hesabında 47.026,59 TLdavalı alacaklı
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların defter ve kayıtları ile BA BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, bu haliyle alacağa konu mal/hizmet tesliminin yerine getirildiğinin kabulü gerekeceği, tarafların defterlerindeki sonuç alacak/borç miktarının farklı çıkmasının nedeninin döviz hesabına ilişkin yapılan ödemelerde farklı tarihlerdeki kur esas alınarak defterlere kayıt yapılmasından kaynaklandığı, davalı tarafın kendi defter ve kayıtlarında dava dışı ------ şirketinin kayıtlarına göre daha fazla miktarda borçlu göründüğü, davacı tarafın defterlerindeki alacak miktarı olan 4.454,60 TL'nin
08.11.2018 ------ ---- Satış faturası 1.663,87 TL = 270,71 Euro
09.11.2018 -- ------ Satış faturası 509,55 TL = 82,44 Euro
21.11.2018 - ------- Satış faturası 89,88 TL = 14,75 Euro
04.12.2018 -- ---- Satış faturası 1.163,06 TL = 197,30 Euro
bedelli faturalar ile
05.11.2018 ------Satış faturası 1.743,07 TL lik = 279,07 Euro bedelli faturanın 1.028,20 TL lik = 164,61 Euro kısmından kaynaklandığı bu haliyle davacı tarafın bakiye alacağının 4.454,60 TL = 729,81 EURO olduğu anlaşılmakla işbu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İcra inkar tazminatı talebinin değerlendirilmesinde;
İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur.
Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.
Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
(HGK'nın 07/06/2006 tarihli, ---- sayılı ilamı)Somut olayda; dava konusu alacağın faturadan kaynaklandığı bu haliyle borç miktarının olayda olduğu gibi davalı şirket tarafından hesaplanıp belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2.maddesi gereğince davacı lehine koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerine davanın kabul red oranı dikkate alınarak karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın kısmen kabul edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere kabul red oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmiştir.
Vekalet ücreti bakımından yapılan değerlendirmede;
Yargıtay ----HD nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı; "....yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava tarihindeki kur üzerinden hesap edilen dava değerine göre vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmasına...", şeklindedir. (aynı yönde Yargıtay ----. HD --- Esas --- Karar, Yargıtay ----. HD nin ----Yargıtay ----. HD nin ----., Yargıtay -----. HD nin------. sayılı ilamları.)
--- BAM ----- HD nin ----- Esas------ Karar sayılı ilamı; "... Yabancı para alacağına ilişkin davalarda, dava değeri dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirlenir. Aksinin kabulü, dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunu doğurur. Bu nedenle yabancı para alacağına ilişkin davalarda vekalet ücreti hesabında hükmolunan alacağın dava tarihindeki kur karşılığı ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınır. Harç da dava tarihindeki kur karşılığı üzerinden hesaplanır. Somut olayda mahkemece harç ve vekalet ücretinin dava tarihindeki kura göre belirlenmesi gerekirken karar tarihindeki kura göre hesaplama yapılması ----
Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, buna göre yabancı para alacağına ilişkin davalarda dava değerinin dava tarihi itibariyle Türk parası karşılığı üzerinden belirleneceği, aksi halde dava değerinin yargılama sırasında değişmesi sonucunun ortaya çıkacağı anlaşılmakla mahkememizce yabancı para alacağına ilişkin açılan huzurdaki davada dava tarihindeki kur ve karar tarihindeki tarife hükümleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
***Dava tarihindeki Euro kuru=29,69 TL
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/708, K. 2025/34, 17 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama