KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas No
- 2023/709 - Karar No:2025/71
- Dosya no
- 2023/709
- Karar no
- 2025/71
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/03/2023
- Numarası
- 2019/632 E-2023/179 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Karar yazım tarihi
- 22.01.2025
Karar Metni
1.739 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle; taraflar arasında Samsun Şehir Geçişi ve Samsun Azot Ayr.-Ünye Yolları Km:9+400-29+040 kesiminin İkmal inşaatına işine ait Sanat Yapıları, Üst Yapılar ve Toprak İşlerinin imalatı sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının, davalının alt yüklenicisi olarak üstlenmiş olduğu işleri tamamladığını, yapılan işlere ilişkin düzenlenen faturaların davalı tarafa gönderildiğini, davalının bir kısım ödemede bulunduğunu fakat bakiye 399.999,90 TL fatura ve cari hesap alacağını ödemediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11011 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunarak icra takip talebinde borcun sebebi olarak 19.08.2019 tarihli sözleşme, fatura ve cari hesap gösterilmiş ise de davalıya borcun sebebini gösteren hiçbir belge tebliğ edilmediğini, davacının taraflar arasında ne şekilde bir ticari ilişki bulunduğunu, hangi yazılı kaynak ile alt yüklenici sıfatı kazandığını, yaptığı işleri belgelendirmediğini, yapılan araştırmada 2019 yılında yapılmış sözleşmeye rastlanılmadığını, davalının davacıya borcu bulunmadığı gibi davacının davalıya 23.660,51 TL borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddine ve lehlerine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu uyuşmazlığın 2019 yılında davalı şirketçe davacıya düzenlenen, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında gözükmeyen ancak, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında mevcut olan 2 adet yansıtma faturasından kaynaklandığı, davalının davacıya, 05.09.2019 tarih 264243 sıra numaralı " ...
Şantiye Muhtelif Harcamaları Yansıtma -TCK Kontrol Mühendisi kiralık araç bedeli yansıtma” açıklamalı 139.086,10 TL ve 05.09.2019 tarih 264244 sıra numaralı " Bordro bedeli yansıtma -...
Şantiye belgesiz harcamaları yansıtma - İnşaat All Risk ve Mali mesuliyet sigorta bedeli yansıtma - kiralık araç trafik cezası yansıtma” açıklamalı 284.574,31 TL olmak üzere 2 adet toplam 423.660,41 TL tutarında yansıtma faturası düzenlediği, faturaların davacıya tebliğ edildiğine dair dosya kapsamında delil olmadığı, davalının tacir olması, belgeleri saklama yükümlülüğünün 10 yıl olması, dava tarihi itibariyle 10 yılın geçmemiş olması,
davalı kayıtlarında yer alan yansıtma faturalarının davacı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle davalı kayıtlarında yer alan bu iki adet yansıtma faturalarına itibar edilmediği ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 399.999,90 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle açılan davanın kabulüne, davalının Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2019/11011 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;taraflar arasında 02.01.2015 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığı, savunma haklarının kısıtladığı, delillerinin dikkate alınmadığı, uyuşmazlığın sadece ticari defter incelemesi ile çözülmesinin mümkün olmadığı,
bir faturanın tebliğ edilmemiş olmasının diğer delillerin dikkate alınmaması sonucunu doğurmayacağı, faturanın şeklen tebliğ edilip edilmediğinden ziyade yıllar sonra ikame edilen dava yönünden davacının gerecekten alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17. maddesinde "Taşeron'a ücret tahakkuku, iş bu sözleşmede belirtilen koşulların yada belirtilmemiş olsa bile Taşeron'a ait tüm yükümlülüklerin (Ana Sözleşmeden Doğan Yükümlülükler Dahil) yerine getirilmiş olması kaydıyla.
Taşeron tarafından hazırlanarak ...'a tevdi olunacak hakediş raporunun ... tarafından kontrol edilmesini, onaylanmasını ve gerektiğinde hakediş raporları ve/veya bozuk, hatalı imalatlar düzeltildikten sonra, hakediş raporunun kabulünü takiben; tahakkuk edilmiş bedelden varsa; malzeme ve benzeri kira kesintileri, nakdi teminat kesintisi, avans kesintisi, akaryakıt kesintisi, ziyan edilen malzeme kesintisi, ana sözleşme gereği idarenin yapacağı ve diğer tüm kanuni ve sair kesintiler ile iş bu sözleşmenin ilgili maddeleri gereği müteahhit tarafından yapılan diğer kesintiler yapıldıktan sonra ödenecektir." mükmünün düzenlendiği,
sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda hak ve borçların sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davacının alacaklarının İdarenin ...-... Adi Ortaklığına ödeme yapması, tenzilat ve diğer kesintilerden sonra (malzeme, ekipman, isg vb.) ... Adi Ortaklığının ... Grup firmasına ödeme yapması ve yine sonrasında tenzilat ve diğer kesintilerden sonra (malzeme, ekipman, isg vb.) ...
Grup firmasının davacıya ödeme yapması şeklinde ilerlediği, taraflar arasında sözleşme bulunduğu hallerde sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediği, ...-... kesintilerinin tamamının incelenmesi gerektiği, ...-... tarafından kendilerine yansıtılan faturalar ile cari hesapların sunulmasına rağmen incelenmediği, uyuşmazlık konusu 2 adet faturanın ...-... tarafından kendilerine yansıtıldığı ve bu nedenle ödeme alamadıkları, sözleşme uyarınca bu iki faturanın davacıya yansıtılması gerektiği, davacının alacağı bulunmadığı,
ihale konusu işin belirlenen kısımlarının tamamlanması ile birlikte idare tarafından ... İnş. San. Tur. Nak. Ve Tic. A.Ş.+.... İnş. Ve Tic. A.Ş.
Adi ortaklığına hakediş düzenlenerek ödeme yapıldığı, bu hakedişin ardından yüklenici adi ortaklık tarafından davalıya hakediş ödemesi yapıldığı, davalı ise adi ortaklıktan hakediş ödemesi aldığında, kendi aralarındaki sözleşmeye istinaden davacı Kalyoncu Proje firmasına hak ediş ödemesi yaptığı, yapılan kesintilerin yansıtma fatura ile mahsup edildiği, ilk 4 hak edişin bu şekilde ödendiği, 5 nolu hak ediş bakımından ise dava dışı idarenin 01.06.2015 tarihli hakediş raporu ile dava dışı ...
İnş. San. Tur. Nak. Ve Tic. A.Ş.+.... İnş. Ve Tic. A.Ş.
Adi ortaklığından 400.000,00 TL teminat kesintisini uhdesinde tutmak suretiyle hakediş ödemesi yaptığı, teminat için ayrılan meblağın dışında kalan ve adi ortaklığa ödenen meblağdan, adi ortaklıkça 01.06.2015 tarih 091304 nolu fatura(muhtelif giderlerin yansıtma bedeli) ve 01.06.2015 tarih 091305 nolu fatura (bordro yansıtma bedeli-inşaat all risk ve zorunlu mali mesuliyet sigorta ek poliçe-muhtelif belgesiz harcama yansıtma bedeli) ile kesinti yapıldığı, davacı tarafından 10.06.2015 tarih 024502 nolu 1.134.304,07 TL bedelli faturanın tanzim edildiği,
davalı tarafından da 26.06.2015 tarih 262241 nolu ve 26.06.2015 tarih 262239 nolu faturalar ile yansıtma bedellerinin fatura edildiğ ve kalan meblağın davacıya ödendiği, son olarak ilerleyen aşamada İdarece teminat olarak yükleniciden kesilen bedelin yükleniciye ödendiği, yüklenici ... İnş. San. Tur. Nak. Ve Tic. A.Ş.+.... İnş. Ve Tic. A.Ş.
Adi ortaklığı tarafından davalı şirkete 01.09.2016 tarih 091307 nolu fatura (139.086,10 TL) ve 01.09.2016 tarih 091308 nolu fatura (284.574,31 TL) ile şantiye muhtelif harcamaları+TCK Kontrol Mühendisi kiralık araç bedeli+bordro yansıtma bedeli+şantiye harcama yansıtma bedeli+inşaat all risk ve mali mesuliyet sigorta bedeli+kiralık araç trafik cezası yansıtma bedeli uygulandığı ve hiçbir ödeme yapılmadığı, açıklanan nedenlerle davacının gerçek bir alacağı bulunmadığı, sehven yansıtma faturasının düzenlenmediği, ilk 4 hak ediş uyarıca yansıtma bedelinin davacıya ait olduğunun sabit olduğu,
davacının dava dilekçesinde ticari ilişkiyi somutlaştırmaması ve borcun kaynağına ilişkin gerekçeli açıklamada bulunmaması karşısında davacının icra inkar tazminatı talebinde bulunmayacağı alacağın likit olmadığı, sözleşme hükümleri çerçevesinde ...-...
Adiş Ortaklığı tarafından yapılacak kesintilerin alacağından düşülerek ödeneceğinin kabul edilmesine rağmen kötü niyetle takip başlatıldığı, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, faiz yönünden yeterli inceleme yapılmadığı, icra takibinde yıllık %19,50 avans faizi talebinde bulunulduğu, hangi tarihten itibaren faiz işletildiği görülmemekle birlikte davacının faiz talebinin hukuka aykırı ve fahiş olduğu belirtilerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, hukuksal nitelikçe 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptâli davasıdır. İtirazın iptâli davası İcra ve İflas Hukuku'nun kendine özgü kuralları içinde açılır ve özellikle icra hukuku ile sıkı sıkıya bağlıdır. İtirazın iptâli davaları takipteki talep ve takip dayanağı ile bağlı olup, incelemenin takibe konu alacak ve dayanağı üzerinden yapılması gerekir.
Davanın dayanağı bulunan Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2019/11011 Esas sayılı dosyasındaki takipte, takip dayanağı olarak sözleşme, fatura ve cari hesap alacağı gösterilmiş olup itirazın iptâli davasında incelemenin takip dayanağı sözleşme, fatura ve cari hesap kapsamında yapılması gerekmektedir.
Bu kapsamda; takip dayanağı olarak gösterilen ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 17. maddesinde; " Taşerona ücret tahakkuku, iş bu Sözleşmede belirtilen koşulların, ya da belirtilmemiş olsa bile Taşerona ait tüm yükümlülüklerin /Ana Sözleşmeden doğan tüm yükümlülükler dahil) yerine getirilmiş olması kaydıyla; taşeron tarafından hazırlanarak ...'a tevdi olunacak hak ediş raporunun ... tarafından kontrol edilmesini, onaylanmasını ve gerektiğinde hak ediş raporları ve/veya bozuk, hatalı imalatlar düzeltildikten sonra, hak ediş raporunun kabulünü takiben; tahakkuk etmiş bedelden, varsa;
malzeme ve benzeri kira kesintileri, nakti teminat kesintisi, avans kesintisi, akaryakıt kesintisi, ziyan edilen malzeme kesintisi, ana sözleşme gereği idarenin yapacağı ve tüm kanuni ve sair kesintiler ile işbu sözleşmenin ilgili maddeleri gereği müteahhit tarafından yapılan diğer kesintiler yapıldıktan sonra fatura karşılığı 30 gün vadeli çek karşılığı taşerona ödenecektir" düzenlemesi mevcut olup davalı bu maddeye dayanarak 05.09.2019 tarih 264243 sıra numaralı " ...
Şantiye Muhtelif Harcamaları Yansıtma -TCK Kontrol Mühendisi kiralık araç bedeli yansıtma” açıklamalı 139.086,10 TL ve 05.09.2019 tarih 264244 sıra numaralı " Bordro bedeli yansıtma -... Şantiye belgesiz harcamaları yansıtma - İnşaat All Risk ve Mali mesuliyet sigorta bedeli yansıtma - kiralık araç trafik cezası yansıtma” açıklamalı 284.574,31 TL olmak üzere 2 adet toplam 423.660,41 TL tutarında yansıtma faturasına dayanarak borçlu değil alacaklı olduğunu iddia etmektedir.
Mahkemece yapılan yargılamada; mali müşavirden taraf defterlerinin incelenmesi neticesinde alınan raporlar doğrultusunda davalı tarafça kesilen yansıtma faturalarının takip tarihinden sonra düzenlendiği, faturaların tebliğ edildiğinin ve yansıtma faturalarında belirtilen miktar kadar alacaklı olunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de takibin sadece fatura ve cari hesaba dayalı olmadığı, takip dayanağında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin de gösterildiği, davalının da sözleşmenin 17. maddesine dayanılarak mahsup talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece; aralarında sözleşme konusunda uzman bilirkişinin de bulunacağı konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak; taraf iddia ve savunma, beyan ve delilleri ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile davalı tarafça mahsup talebinde bulunulan sözleşmenin 17. maddesi hükmü de değerlendirilmek suretiyle davalı tarafça dava dışı iş sahibi ile olan ana sözleşme kapsamında davalı hakedişinden yansıtma faturası olduğu ileri sürülen faturalar kapsamında kesilen bir bedel bulunup bulunmadığı, var ise bu bedelin davacı hakedişinden mahsubunun gerekip gerekmeyeceği de incelenerek denetlenebilir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... · e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi, E. 2023/709, K. 2025/71, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama