KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/880
- Karar No
- 2024/725
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
Karar Metni
1.147 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/880
KARAR NO : 2024/725
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı-borçluya vermiş olduğu "sanal pos entagrasyonu, kargo entagrasyonu ve baner sosyal medya içerik" hizmetleri için ----- Nolu, 23.01.2023 tarihli ve 30.01.2023 vadeli düzenlenen fatura davalı-borçlu ----- takibine davalı- borçlunun 17.04.2023 tarihli haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu,
arabuluculuk sürecinde de yetkiye yapılan itiraz üzerine arabuluculuk görüşmelerinin durduğunu ve dosyanın gönderilen --- Sulh Hukuk ----sayılı 28.11.2023 tarihli ---- Karar sayılı ilamı ile yetki itirazının reddedildiğini ve ---- Adliyesinin yetkili olduğuna karar verildiğini borca itiraz neticesinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartılticari) arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davanın kabulü ile,
davalı-borçlunun yerinde olmayan itirazlarının iptali ile ---- İcra Dairesi' nin ----- Sayılı Dosyasındaki takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
----. İcra Dairesi' nin ----- Esas sayılı dosyası, Taraflara ait BA/BS formları, bilirkişi raporları.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında görülmekte olan -----İcra Dairesi' nin ---- Esas sayılı icra dosyasına davacı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; davacı, davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ---- İcra Dairesi' nin ----- Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu,
28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinin 3.fıkrası ile ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanabileceği belirtilmiş ve dava sırasında yapılan ticari defterlerin delil niteliğine ilişkin bu değişiklik mahkememizce kurulan 13.05.2024 tarihli ihtaratlı ara kararla belirtilmiş ancak davalı taraf ihtarata rağmen ticari defterlerini sunmamış olduğu görülmüştür.
Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir.
Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde. 6100 sayılı HMK'nın 222.
Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği,
yapılan yargılama sırasında davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde takibe konu alacağa dayanak faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu ve takibe konu faturalara ilişkin 7.375,00 TL bakiye alacağın bulunduğu, alacağa dayanak faturaların taraf BA BS formlarında da kayıtlı olduğu,
her ne kadar davacı ve davalı taraf BA BS formlarında dava konusu takibe dayanak faturaya ilişkin düzenlenen iade faturası kayıtlara işlenmiş ise de işbu iade faturasının süresinde olup olmadığı denetlenemediğinden bu aşamada mezkur kayıtlara itibar edilemeyeceği, bu haliyle faturaya konu mal/hizmetin davalı tarafa tesliminin ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekeceği (Yargıtay ----.HD.'nin 10/04/2017 tarihli ---- esas ----- karar sayılı emsal ilamı), alacağa dayanak faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olması,
davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması ve borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunmamış olması nedeniyle davacının 7.375,00 TL lik asıl alacak talebine ilişkin davasında haklı olduğu, buna mukabil TBK'nın 117.
Maddesine göre "muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer" kuralı gereği davacı tarafça icra takibinden evvel davalı tarafın temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/880, K. 2024/725, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama