KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/112
- Karar No
- 2024/741
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
Karar Metni
1.105 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/112
KARAR NO : 2024/741
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2024
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "...
KONU
Şirketin İhyası Talebini İçerir
AÇIKLAMALAR
1. Müvekkilin ----- ŞİRKETİ ve ----- alacaklı olması sebebiyle alacağın tahsili için ----İcra Müdürlüğü -----Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır.
Müvekkilin taraf olmadığı ancak şirketin borçlu olduğu, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyasından yazılan talimat gereği ---- İcra Müdürlüğünün ---- Talimat sayılı dosyasından, borçlu adına kayıtlı ----- plakalı araç satışa çıkarılmış 08/11/2023 tarihinde yapılan ihale ile 3.şahsa ihale edilmiştir. Müvekkilin başlatmış olduğu icra takibinde,---- plakalı araç üzerine konulan haczin 1. Sırada olması sebebiyle satış bedeli, müvekkilin alacaklı olduğu --- İcra Müdürlüğü ---- Sayılı dosyasına gönderilerek sıra cetveli oluşturulmasına karar verilmiştir.
2.-----İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyası üzerinden sıra cetveli oluşturularak tüm alacaklılara ve borçlulara tebliğe çıkarılmıştır. İlgili sıra cetveli dilekçe ekinde sunulmuştur (EK-1).
29.01.2024 tarihinde ise -----İcra Müdürlüğü'nce sıra cetvelinin tebliğ edilebilmesi için borçlu şirket TASFİYE HALİNDE----- ŞİRKETİ yönünden ticaret sicil müdürlüğüne tasfiye bilgilerinin sorulması hususunda müzekkere yazılmasına karar verilmiş olup ilgili tensip zaptı ve müzekkere dilekçe ekinde sunulmuştur (EK-2-3.)
3. 06.02.2024 tarihinde ... tarafından müzekkereye cevap verilmiş olup "ŞİRKETİN TASFİYESİNİN SONA ERDİĞİ 22.12.2023 TARİHİNDE TESCİL EDİLDİĞİNDEN SİCİL KAYDI TERKİN EDİLMİŞTİR. Şirketlere ait iletişim bilgilerinin ve ortak ve yetkililerinin güncel ikamet adreslerinin sicil kayıtlarımızdan tespiti mümkün bulunmamaktadır." şeklinde beyanda bulunulmuştur. İlgili müzekkere cevabı dilekçe ekinde sunulmuştur (EK-4). Yine şirketin Mersis Kayıt sorgu sonuç ekranı dilekçe ekinde sunulmuştur (EK-5).
4.-----ŞİRKETİ terkin edilmiş olduğundan sıra cetveli kendisine tebliğ edilememekte ve neticesinde sıra cetveli kesinleştirilememektedir. Şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar verilmesini, şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru atanmasının tescil ve ilan edilmesini mahkemenizden talep etme zarureti hasıl olmuştur.
................
SONUÇ VE İSTEM
Yukarıda açıklanan ve mahkemenizce re'sen gözetilecek sebeplerle; Haklı davamızın KABULÜNE, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ---- ŞİRKETİ (Mersis No: ------) unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin İHYASINA, Şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru atanmasının tescil ve ilan edilmesine, ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak "Tasfiye Halinde ----- Şirketi'' ünvanlı şirketin ---İcra Müdürlüğünün------Esas sayılı dosyaları üzerinden icra takibi yönünden ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı ...
Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı Tasfiye Memuruna tebligat yapıldığı halde bu davalı adına süresinde cevap dilekçesi sunulmamış ise de ön inceleme aşamasında vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen beyan dilekçesi ile müvekkilinin TTK'ya uygun bir şekilde tasfiye işlemini yaptığı ve davanın açılması yönünden kendisine atfedilebilir bir kusuru bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine,
aksi halde müvekkilinin yeniden tasfiye memuru olarak seçilmesine ve ayrıca davaya sebebiyet verilmemiş olması nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkilinin muaf tutulmasına karar verilmesi istenmiştir.Dava tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan "Tasfiye Halinde----- Şirketi'' unvanlı şirket aleyhine----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören icra takibi nedeniyle ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir.
TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir.
Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin tasfiyeye bağlı olarak 22/12/2023 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin "------olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, şirketin tasfiye memurunun davalı ... olduğu, münferiden temsile yetkili olduğu belirlenmiştir.Gerekli kısımlarının örneği celp edilen -----.
İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibin davacı tarafından söz konusu ihyası talep edilen şirketin de yer aldığı takip borçluları aleyhine yürütülen takip olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir.
Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket hakkında takip olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu takibin yürütülmesinin TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği anlaşılmıştır.Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için yukarıda belirtilen son tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak
atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yapılması uygun görülmüş ise de yargılama gideri yönünden yapılan irdelemeye bağlı olarak: davalı ...
Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmayarak ve bu konudaki davalı tasfiye memuru vekilinin muafiyete ilişkin talebi yerinde görülmeyerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinden davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/112, K. 2024/741, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama