KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/171
- Karar No
- 2024/215
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
Karar Metni
1.313 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/171
KARAR NO : 2024/215
DAVA
Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ : 08/03/2024
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya tensiben incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- Ticari Şubesi’nin -----seri numaralı 15.07.2023 keşide tarihli, keşide yeri -----olan 430.337,00 TL bedelli çekin ----- tarafından müvekkili -----lehine keşide edildiğini, anılan çekin meşru hamili davacı şirket olup, çekin davacı şirkete gönderilmek amacıyla kargoya verildikten sonra kaybolduğunu, seri numarası ve tutarları belirtilen şikayete konu çekin davacı lehine keşideci -----tarafından ileri tarihli olarak düzenlenerek 14.06.2023 tarihinde ----- irsaliye numarası ile -----şubesine teslim edildiğini, gönderi sonucunda ilgili çeklerin kargoda kaybolduğunu,
kargonun akıbeti hakkında yeterli bilgilerinin bulunmadığı bilgisinin davacı firmaya kargo firması tarafından verildiğini, çeki eline geçiren kişi veya kişilerin çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi halen söz konusu olduğunu, çekin müvekkili yedinde bulunduğu sırada çalındığını veya kaybolmuş olduğundan tahsilatı mümkün olmamakta ve bu durumda müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, iptali istenen çekin keşidecisi ve lehtarı olan şirketler piyasada ticari itibarı yüksek olan firmalar olduğundan çek vadesi geldiğinde kötü niyetli kişilerce bankadan tahsil edilme riski bir hayli yüksektir.
İşbu sebepten çek bedelinin talep edilebilmesi tehlikesine binaen çekin iptaline karar verilmesini ve müvekkilin zarara uğramaması için çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, kaybolan çekin üçüncü şahısların eline geçmesi halinde müvekkil, telafisi imkansız şekilde mağdur olacak;
üçüncü kişiler haksız şekilde kazanç sağlayacağını, davacının mağduriyetine sebebiyet vermemek için ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili çek hakkında ivedilikle ödeme yasağı kararı verilmesi gerektiğini, çek bedelinin bankadan tahsil edilmemesi için öncelikle ödeme yasağı konulmasını, devamında belirtilen çeklerin zayii nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP /TALEPa: Talep HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargıya tabidir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Kayıtları, Çek Fotokopisi, Fatura, E/Mail, Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Talep, 6102 Sayılı TTK' nin 818/1(s) maddesi delaletiyle, aynı Kanunun 757. vd. maddeleri uyarınca zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir.
Talep, HMK'nin 382(2)-e maddesi gereği çekişmesiz yargı işi olup aynı yasanın 385. maddesine göre 316-322 maddeleri kapsamında basit yargılama usulüne tabidir. Dolayısıyla HMK'nin 320/1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesi mümkündür.Talebe konu olayda 6102 Sayılı TTK'nin 757/1 maddesi uyarınca mahkememizin talep eden şirketin yerleşim yeri/merkezi bakımından yetkili olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nin 385/1 maddesi gereğince basit yargılama usulüne ve aynı yasanın 385/2 maddesine göre resen araştırma ilkesine tabi işbu talep gereğince mahkememizce Anayasa'nın 141/4 ve 6100 Sayılı HMK'nin 30.maddesi gereğince usul ekonomisi ilkesi gözetilerek.
6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (hukuki yarar) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda doğrudan aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Senedin Türünün Değiştirilmesi Başlıklı Madde 650” (1) Nama veya emri yazılı senet, ancak kendisine hak verdiği ve borç yüklediği tüm kişilerin muvafakatıyla hamile yazılı sende dönüştürebilir.
Bu muvafakatın doğrudan senet üzerine yazılması gerekir. (2) Hamile yazılı senetlerin nama veya emre yazılı senede dönüştürülebilmesi hususunda da aynı kural geçerlidir.
Bu son halde hak veya borç sahibi kişilerden birinin muvafakat bulunmazsa bu dönüştürme, ancak dönüştürmeyi yapan alacaklı ile onun haklarına doğrudan doğruya halef olan kişi arasında hüküm ifade eder." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Şartları Başlıklı Madde 651” (1) Kıymetli evrak zayi olduğu takdirde mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir.
(2) Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyan ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Hükümleri Başlıklı Madde 652” (1) İptal kararı üzerine hak sahibi hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir vaeya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir.
(2) Bunun dışında iptal usulü ve hükümleri hakkında, kıymetli evrakın çeşitli türlerine ilişkin özel hükümler uygulanır." hükmü bulunmaktadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü ile aynı kanunun Önleyici Önlemler başlıklı Madde 757” (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir.” hükmü bulunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Uygulanacak Hükümler başlıklı Madde 818” (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: s) İptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrası.” hükmü bulunmaktadır. Görüldüğü üzere çek iptal davası açma hakkı TTK 651.maddesi uyarınca, çeke bağlı alacağı bulunan hamile aittir. İptal kararını alan hamil, TTK 652.maddesinde düzenlendiği üzere, hakkını senetsiz ileri sürebilir ya da borçludan yeni bir kıymetli evrak düzenlenmesini isteyebilir. İptal davasının amacı budur. Çek keşidecisinin ise TTK 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Dava Şartları Başlıklı madde 114/1-d) “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.” 114/1-e maddesi "Dava takip yetkisine sahip olunması" ve 114/1-h maddesi "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" hükümleri ile aynı kanunun Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115/2.maddesi” Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” hükümleri bulunmaktadır.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler, yapılan açıklamalar ışığında somut olayda; dosyaya mübrez çek fotokopisine göre çekin keşidecisinin dava dışı----- olduğu,
iptali talep edilen çekin üzerinde lehtar olarak ise zayi nedeniyle iptal talep eden ----- ŞİRKETİNİN yer aldığı sabit olup dilekçedeki anlatım, olayların gerçekleşme biçimi ve işin niteliği gereği çekin keşideci tarafından talep eden şirkete kargo yoluyla gönderildiği fakat kargoda kaybolması nedeniyle talep eden şirkete tesliminin gerçekleşmediği ve böylece talep eden şirketin yetkili hamil sıfatı kazanmadığı aşikardır.
Zira, 6102 sayılı TTK’nin 788/1 maddesine göre 'açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. 6102 sayılı TTK'nin 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre ise ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur.
6102 Sayılı TTK'nin 818/1-s maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde dahi tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup, böyle bir çekin TTK'nin 757, 763, ve 764 vd. maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı da sadece lehtar ve hamile aittir.
Somut olayda olayların gerçekleşme biçiminden açıkça görüldüğü üzere çekin kargoda kaybolmak suretiyle zilyetliğinin henüz zayi nedeniyle çekin iptalini talep eden şirkete geçmediği ve böylece talep eden şirketin yetkili hamil sıfatı kazanmadığı anlaşıldığından işbu çeke ilişkin olarak zayi nedeniyle iptal davası açamayacağı gibi, ödemeden men yasağı kararı verilmesini istemesi de mümkün görülmemiştir.
Binaenaleyh; gerçekleşen bu durumun 6100 sayılı HMK’nin 114/1-h maddesi gereğince dava şartı olduğu ve dava şartı eksikliğinin giderilmesinin de mümkün olmadığı ve davacı şirket lehtarın dava tarihi itibariyle hamil sıfatını kazanamaması nedeniyle çek iptal davası açma hakkı ve hukuki yararı bulunmadığı sonuç ve kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/171, K. 2024/215, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama