İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/670

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/201Karar2024/670Tarih10 Ekim 2024Okuma12 dk · 2.442 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/201
Karar No
2024/670
Karar tarihi
10 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.442 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/201 Esas

KARAR NO: 2024/670

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ: 20/03/2024

KARAR TARİHİ: 10/10/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---------- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirkete ait park halindeki ---------- plakalı araç ile davalı --------- Şti.'ye ait ---------- plakalı araç arasında 02/06/2023 tarihinde ---------- maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde tutulan itfaiye olay raporuna göre;

---------- plakalı aracın park halinde iken kayması sonucu müvekkile ait park halindeki ----------- plakalı araca çarptığı anlaşıldığından davalıya ait aracın tam (%100) kusurlu olduğunu, davacının aracı işbu kaza sebebiyle arka ve sol ön kısımlarından hasar aldığını, davacının hasarlı aracını yetkili servise götürerek sigorta şirketine bildirimde bulunulduğunu, akabinde ise mezkur kaza ile ilgili dosya açılmış ve bir sigorta eksperi tayin edildiğini,

sigorta eksperi tarafından kaza yapan aracı görebilmek ve gerekli incelemeleri yapabilmek için aracın bulunduğu servise gidildiğini ve eksper tarafından hasar bedeli tespit edilerek araca onarım onayı verildiğini, söz konusu onarım/tamir işlemleri yedi(7) gün sürmüş ve bu süre boyunca davacı şirket bünyesinde çalışan ---------- plakalı aracın ticaretten mahrum kaldığını,

bu mahrum kalmadan dolayı oluşacak olan zararın tazmin edilmesi ve davacının haklı alacağını tahsili amacıyla kusurlu aracın maliki davalı/borçlu ------------- Şti.'ye karşı --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas Sayılı dosya ile icra takibi başlatılmışsa da davalı/borçlu ----------- Şti.

30/10/2023 tarihinde mezkur icra dosyasına itiraz ettiğini, akabinde ise tarafımızca arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ancak davalı ile anlaşma sağlanamadığını, davacı şirketin, kamu ve özel kurumlara turizm taşımacılığı hizmeti verdiğini, davacının, ticaret hayatında önemli bir yere sahip olup işinin niteliği gereği şirketi bünyesindeki araçların davacı için oldukça önemli bir kazanç kaynağı olduğunu, söz konusu trafik kazası neticesinde davalı --------- Şti.'ye ait ----------plakalı aracın tam kusurlu (%100 kusurlu) fiilinden kaynaklı olarak davacıya ait ---------- plakalı aracın;

gerekli hasar onarımının yapılması için yedi (7) gün serviste kaldığını ve davacı şirketin aracını kullanamadığı süre boyunca günlük ortalama kazancı 1.200,00 TL'den toplam 8.400,00 TL kazanç kaybını talep ettiğini, işbu tutarın ise eksper tarafından minimum olarak belirlendiğini, gerçekteki kazanç kaybı ise bu miktarın çok daha üstünde olduğunu, arz ve izah edilen ayrıca re'sen gözetilecek nedenlerle; fazlaya dair her türlü beyan, talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yargılama neticesinde haklı davanın tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilerek;

davalının/borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas Sayılı dosyasına karşı yapmış olduğu itirazın iptaline ve işbu icra takibinin davalı/borçlu açısından kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsilcisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER

--------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Şüpheli İfade Tutanağı, ---------- İtfaiye Olay Raporu, ----------- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Kaza ve kazalı araç fotoğrafları, Poliçe ve Hasar Dosyası, Unıco Sigorta Kayıtları, Ekspertiz Raporları, Faturalar, Banka dekontları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE VAKIALARIN VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalı şirket adına kayıtlı araç/araç sürücüsününün kusuruna göre davacı şirketin aracının onarım süresince kazanç kaybının tahsili için 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince zarar veren aracın malik/işleteni davalı şirket aleyhinde başlattığı --------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali,

takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere 6100 sayılı HMK'nin 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartları , harç, sıfat ve hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiştir.

Ön inceleme duruşmasında daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı değerlendirilerek bu kez sulh teşviki yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerinin anlaşılması üzerine davaya konu uyuşmazlık belirlenmek suretiyle tahkikata geçilerek mevcut deliller incelenip değerlendirilerek tahkikat bitirilmiş ve aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri dinlenip tutanağa yazılmak suretiyle aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere

kısaca değinmekte yarar vardır.Davanın yasal dayanağı olan 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

(Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır.

İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide. Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.

Maddesinde de “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi,

aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.

Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre kazanç kaybına hükmedilebilmesi için; hasar gören aracın tamir süresince işletilememesi nedeniyle tamir süresinin belirlenmesi, aynı nitelikteki bir aracın kaza tarihi itibariyle sürücü-yardımcı ücretleri, yakıt, bakım v.s. masraf ve amortisman giderleri düşüldükten sonra günlük ve aylık ortalama net kazancının belirlenmesi gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar , gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan yargılama ışığında somut olaya gelince; davacı şirket vekili tarafından ---------- Esas sayılı dosyasından davacı-borçlu şirket aleyhinde 02/06/2023 tarihinde ---------- davacı şirketin malik/işleteni olduğu park halinde bulunan ticari nitelikteki ---------- plakalı araca davalı şirketin işleteni olduğu ticari niteliktemi yeni park halindeki ---------- plakalı aracın frenin boşalması sonucunda kayarak çarpması neticesinde davacının aracında oluşan hasarın tamiri süresince fiilen kullanılamaması nedeniyle oluşan kazanç kaybı zararının tahsili için genel takip yoluyla icra

takibi başlatıldığı, ödeme emri tebliğine bağlı olarak yasal süresi içinde davalı/borçlu tarafından icra takibine/borca tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, bunun üzerine icra takibinin durduğu ve davacı-alacaklı tarafından bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı olup, uyuşmazlığın icra takibine dayanak yapılan bilgi ve belgelerle sınırlı olarak incelenip çözümlenmesi gerekir. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediğinden kanun gereği iddianın inkar edildiği kabul edilmiş; davalı şirket tarafından ödeme emrine itirazında genel ve soyut ifadelerle birlikte özellikle sigorta tarafından tüm zararın karşılandığından bahisle borca itiraz edildiği müşahede edilmiştir.

Buna göre davacı vekili tarafından gösterilen deliller ve dosya kapsamına göre uyuşmazlık çözülmüştür. Öncelikle somut olayda dosyada bulunan ifade tutanağı ve itfaiye olay raporuna göre kazada kusur durumu ve oranı yönünden bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Zira meydana gelen kazanın gerçekleşme biçimine göre kusurun davalı şirket işleteni araç sürücüsünde ve/veya araçta olduğu ve yukarıda açıklanan yasal nedenlerle meydana gelen bilcümle zararın davalı işleten şirketin müteselsil sorumluluğunda bulunduğu açıktır.

Bu minvalde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 2/1-n maddesi gereği sigorta eksperlerinin tarafsız ve bağımsız niteliği, aynı kanununun 22/13 fıkrasında sigorta eksperlerinin tarafsızlığı, yine aynı kanunun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu yönündeki düzenlemeler dikkate alındığında dosyada bulununa sigorta eksperi tarafından düzenlenen itibar edilebilecek olan Ekspertiz raporuna ve dava dışı sigorta şirketinin ödeme belgelerine göre hasar, hasar onarım süresi ve hasar ödeme belgeleri ile aracın tamir süresi ve hasar miktarı ve şekli de bellidir.

Davacının talebi de aracın ekspertiz raporuna göre (7) iş günü tamir süresince göre günlük ortalama kazancı olarak hesaplayıp gösterdiği 1.200,00 TL toplam 8.400,00 TL miktarına ilişkindir.

Mahkememizce davacının aracının dosyada bulunan fotoğraflarına göre ---------- minibüs olduğu ve okul taşıtı olarak kullanıldığı, kaza tarihi olan 02/06/2023 tarihi itibarıyla ekonomik koşullar nazarında kazanç kaybı bir yana; aynı nitelikteki bir araç için günlük ikame araç bedelinin bile takipte istenen miktardan çok daha yüksek olduğu herkesçe maruf olduğu gibi, hakimlik bilgi ve tecrübesi ile de kesin olarak bilindiğinden iddia sabit görülmüş ve başta takdiri delil olan bilirkişi incelemesi dahil başkaca bir inceleme ve araştırmaya ihtiyaç duyulmamıştır.

(HMK,266/ 2.cümle, 187/2) Öte yandan dosyada bulunan dava dışı ---------- şirketinden getirtilen bilgi ve belgelere göre davacı şirketin aracının onarımının kendi kasko sigortası tarafından yaptırıldığı ve daha sonra da kasko sigortası tarafından davalı aracın ZMMS sigortacısından kazadaki kusur durumuna göre rücuen tahsil edildiği anlaşılan paranın tamamıyla hasar onarımına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Kaldı ki ZMMS sigortacısının sorumluluğu, sözleşme hukuku ve KTK gereğince poliçe teminatı ve poliçenin eki olan sigorta genel şartlarıyla sınırlı olup poliçe teminatı kapsamında olmayan ve sigorta genel şartlarında düzenlenmeyen konularda sigortanın sorumluluğu yoktur.

Trafik kazası nedeniyle oluşan kazanç kaybı ve araç mahrumiyetinden doğan ikame araç bedeli zararına ilişkin tazminat talepleri sigorta poliçe teminatı ve sigortanın eki olan sigorta genel şartları kapsamında olmadığından sigorta şirketleri tarafından olayda olduğu gibi kazanç kaybına ilişkin bir ödeme yapılmayacağı/yapılmadığı da bilinmelidir.

Binaenaleyh, davacının davasının sübut bulduğu sonuç ve kanaatiyle, taleple bağlılık ilkesi nazarında davacının tercihen takip tarihenden itibaren yasal faiz talep edebileceği hususu da gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.

2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ----------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, karar verilmesi gerekmiştir. 2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise.

Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre itirazın iptali davalarında İİK’nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir.

Burada borçlunun itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır. Bu yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.

Buna göre likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması, başka bir ifadeyle borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Somut olayda davaya konu olayın temelinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki yorum ve muhakeme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhinde hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur.

Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi -------- bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın kabulü ile; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun ---------- İcra Dairesinin ----------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına,

2-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 573,80 TL karar ve ilam harcından; 427,60 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 142,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydın

4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

5-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı 427,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı, 144,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.060,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1,13/2 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 8.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararının kabul ve ret edilen miktarlar yönünden ayrı ayrı ( 8.400,00 TL < 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/10/2024

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/201, K. 2024/670, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/670
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 20/03/2024
  7. Karar Tarihi: 10/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Deliller
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/201
Karar No
2024/670
Tarih
10 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/693
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/905
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/562
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/201 K.2024/659
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/202 K.2024/686
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/202 K.2024/826

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.